3. bölüm / 24
BODRUM'DA BİR YAZ ~ TEODENBölüm ~ 3 KADER OYUNU
Bölümler 24Şu an: Bölüm ~ 3 KADER OYUNU
- 1 Bölüm 1 ~ AKKAYALAR KOLEJİ220 kelime
- 2 Bölüm 2~ KARŞILAŞMA725 kelime
- 3 Bölüm ~ 3 KADER OYUNU829 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4 ~ BİR NEFES KADAR YAKININDA829 kelime
- 5 BÖLÜM 5 ~ HOŞ GELDİN DENİZ KIZI684 kelime
- 6 BÖLÜM 6 ~ DEPO622 kelime
- 7 BÖLÜM 7 ~ NEFRET'İ ÖĞRENMEK725 kelime
- 8 BÖLÜM 8 ~ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ1.028 kelime
- 9 BÖLÜM 9 ~ ÖFKE BALDAN TATLIYMIŞ951 kelime
- 10 BÖLÜM 10 ~ KAYBETME KORKUSU944 kelime
- 11 BÖLÜM 11 ~ KAZA735 kelime
- 12 BÖLÜM 12 ~ GÖRÜNMEZ YARALAR768 kelime
- 13 BÖLÜM 13 ~ BAŞIMIN EN GÜZEL BELASI459 kelime
- 14 BÖLÜM 14 ~ BUNDAN SONRA SADECE SEN669 kelime
- 15 BÖLÜM 15 ~ AİDİYET NOKTASI614 kelime
- 16 BÖLÜM 16 ~ÖPERSEN GEÇER628 kelime
- 17 BÖLÜM 17 ~ MARİN762 kelime
- 18 BÖLÜM 18 ~ DAYANAMAZ O848 kelime
- 19 BÖLÜM 19~ BİZDEN GEÇTİ1.180 kelime
- 20 20 ~ FİNAL1.774 kelime
- 21 ÖZEL BÖLÜM ~ 1435 kelime
- 22 ÖZEL BÖLÜM~ 2624 kelime
- 23 DUYURU52 kelime
- 24 DUYURU 231 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Deniz
Hayat bazen o kadar acımasız olabiliyordu ki... Şu an olduğun durum bile ağlamama neden olabilirdi. Dişlerimi kıracak kadar sıkarken gözlerimin dolduğunu fark ettim ve buda beni daha çok sinirlendirdi. Ne oluyordu bana? Sanırım herşeyin üst üste gelmesi piskolojimi alt üst etmişti. Ağlamamaya direnirken başımı çevirip hala aval aval bana bakan Teoman'a çevirdim. Peki afedersiniz de bu mal neden elektirik direği gibi hala yanımda durup sinirlerimi bozuyor? Şimdi dövsem hakkım değilmiydi? Valla hakkımdı.
"Ne bakıyorsun be!"
Dudaklarını bilmiyorum dercesine büzdü.
"Gözlerinin dolmasına neden olacak kadar ağır birşey söyledimmi diye düşünüyorum Deniz kızı" Sabır! Bir dakika bir dakika... Deniz kızı mı!
"Sensin Deniz kızı! Bakma öyle elimin tersiyle bir çakarım ağızına alırsın cevabını"
Galiba sinirlerim birazcık bozulmuştu...
Teoman kaşları çatık bir şekilde bana daha önce dünyada görünmeyen bir objeymişim gibi bakarken bu sefer de gülmemek için zor tuttum kendimi. O kadar garip bakıyordu ki insanın gülesi geliyordu ne yapayım!
"Sanırım birazcık sinirlisin..."
"Hıhı aynen burazcık sinirliyim. O yüzden şimdi kes sesini."
Dudaklarında varla yok arasında bir tebessüm belirirken ben fark etmeden dudaklarındaki tebessüm kayboldu. Ve kapıyı çaldı. Sonunda!
"Gel!" İçeriden gelen sesle Teoman beklemeden kapıyı açıp içeriye girdi. Ama bir an durup bana baktı ve göz kırpıp yerine doğru yürüdü. Allahım sen bana sabır ver!
****
( Herşeyi anlayabilmeniz için biraz ilahi bakış açısıyla devam edeceğim)
Teoman denize göz kırptıktan sonra daha fazla onun öldürücü bakışlarına maruz kalmamak için hızla yerine oturdu. Deniz ise hala kapıda dikilip çatık kaşlarla Teoman'a bakıyordu. Ama garip birşey vardı. Bu kız saçma bir şekilde teoman'ın dikkatini çekmişti. Ve dahada garip birşey vardı ki, oda bunun teoman'ın hoşuna gitmesiydi... Koridorda denizin söyledilkleri zoruna gitmemişti. Aksine hoşuna gitmişti.
Bu kızı ilk kez dernekte gördüğünde de ona böyle hissettirmişti. Garip bir kızdı. Derin bir nefes alıp dikkatle onu izlemeye devam etti.
Deniz yavaş adımlara Öğretmen masasının önünde durup, ellerini önünde birleştirip Kenan hocaya baktı. Başı önünde değil, daima dikti. Bu ise daha bi dikkat çekiciydi.
"Hoş geldin Deniz. Direkt yerine geçebilirsin Çünkü derse başlamam gerekiyor" Deniz kısa bir anlığına sınıfta göz gezdirip tekrar öğretmene döndü.
"Nereye geçecektim hocam?"
Kenan hoca sınıfa kısa bir anlığına bakıp tekrar denize döndü.
"Arasın yanına geçebilirsin. Duvar kenarı ikinci sıra"
Deniz söylenen yere baktığında bir çocuğun tek başına oturup, Elindeki kalemle oynadığını gördü. Onaylarcasına başını sallayıp sırasına yöneldi. Aras başını kaldırdı ve Denize baktı. Kimsenin yanında oturmasından hoşlanmazdı. O yüzden sırasıda kimse oturmazdı. Gerçi sorun sadece onun kimsenin yanında oturmasından hoşlanmaması değildi. Zaten kimsenin onun yanında oturmak istememesiydi.
Aras bu okuldaki çocuklar gibi değildi.
Arasın ailesi yoktu.
Deniz bir baş selamı verip çantasını sıraya asarak yerine oturdu. Aras duvar kenarında oturuyordu.
Teoman'ın gözleri denizin her hareketini izlerken kaşlarını çattığının farkında bile değildi. O çocuğun yanına oturmuştu. Aras'a olan nefreti anlatılamaz bir noktadaydı. Teoman'ın takıldığı diğer şey ise Denizin ona gülmesiydi.
Aslında Deniz umrunda değdi. Kime gülüyorsa gülsündü. Ama işte o adama gülmüştü. Oysaki ona hep kaşlarını çatarak bakmıştı. Teoman daha önce hiç bukadar bozulmamıştı. Ellerindeki kalemi kıracak kadar sıkarken, Gözlerini denizden ayırdı ve sınıfa çevirdi.
"Ee arkadaşlar Tanışmayacakmısınız arkadaşla?!" Dudakları iki yana kıvrılırken gözlerini tekrar ona garip garip bakan denize çevirdi.
"Yada durun. Zaten onun kendini tanıtmaya pekte niyeti yok gibi. Ben tanıtayım o zaman. Deniz arkadaşımız, Annemin ona sunduğu burs sayesinde bu okulda. Aksi taktirde aptal bir mahalle okulundan gidecek başka yeri yoktu. " Denizin kaşları havaya kalkarken teoman'ın ne yapmaya çalıştığını sorguluyordu.
Sınıftan uğultu sesi yükselirken Kenan hoca elini sertçe masaya vurdu.
"Sessizlik! " Ama nafileydi. Tüm sınıf küçümseyici bakışlarını denize çevirmişti.
"Yanlız çok belli Arkadaş daha önce böyle bir okul görmemiş olmalı öyle değilmi? O zaman bizde tanıtırız." Bu konuşan evrendi. Deniz hala dilini yutmuş gibi birşey demezken sonunda kendine gelip gözlerini sıkıca yumdu. Birşey dememeliydi. Eğer karşılık verseydi devamının geleceğini biliyordu. Ve bu işleri dahada yokuşa sürükleyecekti.
Herkes sustuktan sonra ders başladı.
****
Zil çaldığı anda Kenan hoca sınıftan çıktı ve ardından öğrencilerde çıkmaya başladı. Deniz masanın üzerindeki eşyalarını topladıktan sonra çantasını da koluna taktı ve kapıya doğru yürümeye başladı. Ama birinin kolundan tutup onu kendine çekmesiyle dudaklarından kısık bir çığılık koptu ama devamı gelemedi çünkü iri bir el dudaklarının üzerine kapanıp onu susturdu. Denizin gözleri iri bir şekilde açılırken karşısındaki adama bakıyordu. Tam olarak teomandı.
Deniz hala olduğu konumun şokundayken teoman'ın elini kendinden uzaklaştırmaya çalıştı. Ama Teoman yerinden bir milim kıpırdamıyordu. Deniz duvarla teoman'ın arasında dururken sınıfta bir kaç kişi kalmıştı ve onlarda teoman'ın nasıl biri olduğunu bildikleri için çok durmadan sınıftan çıktılar.
"Ee Deniz kızı? Nasıl beğendin mi okulumuzu" ardından elini hızla çekti. Ama bu sefer de tek kolunu denizin yanındaki duvara sabitleyip onu kollarıyla hapise aldı.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun gerizekalı herif! Kimsin sen!"
Denizin sorduğu soru ile Teoman kısa bir anlığına başını arkaya atıp gür bir kahkaha attı. Tekrar yüzünü denizin yüzüne yakınlaştırdı ve gözlerinin içine baktı.
"Tanıştırayım güzelim. Ben Teoman Akkaya, Bu okulda olduğun sürece kabusun olacak tek kişi" Tek kişi demişti çünkü kimse onun avıyla oynayamazdı. Kimse buna cesaret edemezdi.
****
Bölüm sonuuuu bölüm istiyorsanız yorum ve beğeni bırakın yeterliii hadi BAYY (bu arada çift olmasını istediğiniz birileri varsa söyleyin yazarınıza hallederizz🤭😘)
Bölüm etkileşimi
