8. bölüm · Biz Çocuktuk

Elif Elates🔥

Ben ilk defa duygularıma hakim olamadım. Borayda beni çeken birşey vardı biliyordum ama benim için endişelendini gördümde onunda benim için ne hissettini tahmin ettim.

Eve gitmemiştik. Hastane çok kalabalıktı. Yoğun bakım üniteleri doluydu yoğun bakımda yer kalmayınca diğer hastanelere naklettik bazı hastaları koridorlar ağlama sesleriyle dolup taşıyordu. Boray dün yanımdan hiç ayrılmadı sabah kalktımda Borayın omuzuna kafamı koyup uyuya kalmıştım. Sabah Borayı zorda olsa yolladım. Ertan sürekli yanımdaydı ama Boray gibi değildi. Hastaneden çıkmak istiyordum bunalıyordum. Ani bir kararla kot ceketimi giydim çantamı koluma takıp askeriyeye doğru ilerledim...

Rüzgar kalbindeki yükle yemekhaneye doğru ilerliyordu. Verilen selamlara garip bir şekilde güldü. Ve sonunda yemekhaneye vardı. Masada Boray, Adil, Ahmet ve Eylül oturuyordu. Gülerek yanlarına gitti Boray bu haline bir anlam verememişti. Rüzgar masaya oturdu. Adil merakla soruyu yönetti "hayırdır Komutanım yüzünüzde güller açıyor" Rüzgar derin bir nefes aldı "aşık olmuşumda haberim yok adilcik" Adil kahkaha atmaya başladı Rüzgar anlam vermeyerek "ne oldu lan neye gülüyon" Adil kahkasını kesti. Boray burda devreye girdi "kısa ve net bir soru kime aşık oldun?" Rüzgarın gülüşü büyüdü "Elin hanımın arkadaşı Elif Ada hanıma nasıl ama tam da benlik kız dimi" Borayın kaşları çatıldı. Boray gözlerini Rüzgara dikti "lan piç o benim sevdiğim kadının arkadaşı başkasınımı bulamadın aşık olcak" Rüzgar hayal kırıklığıyla baktı "birşey olmaz ki hem-"
Adil, Rüzgarın lafını böldü "Komutanım siz Elin hanıma mı aşıksınız?" Boray, Adile döndü "lan kes sesini götüne G3 sokmamı istemiyorsan sus haa sokun Komutanım diyorsan devam et" Adil susmuştu ama halen yüzündeki gülümseme duruyordu. Eylül anlamamış bir şekilde "şimdi Elin hanıma yengemi diyeceğiz?" Boray sabır temalı bir nefes aldı "Eylül sende bu çenesi düşükle takıla takıla onun gibi oldun" Adil tip bir bakış attı "ayıp oluyor komutanım yani benmi çenesi düşük oluyorum" Ahmet kahkaha attı "senden başka çenesi düşükmü var" Adil yüzünü ekşitti. Tam bir şey diyecektiki yanlarına bir asker geldi asker selamında durup "Boray Komutanım sizi görmek isteyen ela gözlü kumral bir kadın var" Boray Kim oldunu anlamıştı "tamam ben geliyorum sen gidebilirsin" Asker tekrar selam verip gitti. Adil ağzı kulaklarına gelecek şekilde gülüyordu aklından kurnazca planlar geçiyordu. Boray o sırada Elinin yanına gitmişti. Elin gülümsüyordu elinde ise bir poşet vardı. Boray elindeki poşeti alıp "bu nedir bana dimi inşallah banadır" Elin gülüyordu ve bir kereden Boraya sarıldı. Boray da sarılıldı "beni bu kadarmı özledin" Elin sarılıken kafa salladı "ama sana söylim burası askeriye dedikodu çıkar sonra derlerki Komutanın sevgilisi" Elin bunu duyduğu an Boraydan ayrıldı. Elindeki poşeti göstererek "poşet sana tek değil Timinede içinde baklava ve künefe var" utanmıştı ama belli etmiyordu. Boray gülümsedi "iyi bari başkasına değilmiş yine" Elin gülümsedi. Tam o sıra bir ses geldi " Elin yenge" bu Adilin sesiydi. Elin sorgularmışcasına baktı " Elin yenge?" Adil şaşkın olmuş gibi bir hale girdi " aaa yengemi dedim Ben, pardon yanlışlıkla dedim" Elin buna inanmıştı ama Boray Adile sen bittin temalı bakışlar atıyordu. Adil bunları hiç takmadan devam etti "buyrun gelin içeri ,gelin bir çayımızı için" Elin gülümsedi "aslında olabilirde Komutanınız beni istemiyor gibi Ben gideyim" Adil, Elinin kolunu tuttu " aaa olurmu hem dün sizinle öyle tanışmak istemezdik bunu tanışma sayalım" Elin gülümsedi ve elini Adilin omzuna elini koyup "evet güzel bir tanışma olmadı ama hastane malum yoğun biraz ondan bir dahakine sözüm olsun" Adil gülümsedi " peki bir dahakine sözünüz olsun" Elin, Adillin omzundan elini çeker ve Boraya elini uzatır el sıkışır "ben gidiyorum sanada yani sizede afiyet olsun" Boray gülümsedi "teşekkürler yani teşekkür ederiz" Elin gülümseyip uzaklaştı. Boray, Elin gözden kaybolduğu an Adile sinirle baktı. Adil bu bakışları fark ettinde aklına gelen bu kurnaz fikire sövüyordu sonu iyi olmuyacaktı biliyordu.