7. bölüm · Bir Kokteyl Fazla
7# Buluşma
Bugün mühendis bey ile buluşma günüm.
Adını hala bilmiyorum o kadar umrumda değil yani.
Aylin teyzelerin bize geldiği akşamın üzerinden üç gün geçmişti bu zaman diliminde abim adam akıllı eve bile girmez olmuştu Emir abiyi de görmüyordum. Ne yapıyorlar ki..
Üzerime siyah kolej eteği üzerime bordo kazak giyip ön tarafını içime bastım.
Siyah bot ve kombinim okay yani bence ilk ve son buluşma için süper oldu. sadece yüzümü parlatacak hafif renklendirecek bir makyaj yaptım saçlarımın uçlarımı dalgalandırıp omuzlarımdan bıraktım.
Çantamı alıp odamdan çıktım.
-Anne ben çıkıyorum.
-Dur kız bir bakayım sana.
Diyip mutfaktan çıktı. Etrafımda dönüp
-Güzel olmuşmuyum.
-Güzel olmuşmuyum.
-Olmamışsın, git çıkar üstündekini cadı. Adam mı dövelim istiyorsun.
Emir ile aramızda geçen diyalog aklıma gelince yüzüm düştü neden o aklıma gelince mideme ağrı giriyor ki.
-Güzel olmuşsun güzel Maşşallah benim kızıma.
- Sağol annem hadi çıkıyorum ben.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Buluşacağımız kafe'ye geldiğimde cam kenarında masanın üzerinde bir adet çiçekle beni bekleyen kumral adamı gördüm. Ona doğru gidince ayağa kalkıp sandalyeyi çekmek istedi.
-Lütfen oturun.
Diyerek elimle onu durdurup kendi sandalyemi çektim.
Çantamı sandalyenin sırt kısmına yaslayıp önüne oturdum.
Elimi uzatıp.
-Merhaba.
Dedim.
Ne diyebilirim ilk defa böyle bir halt yiyorum.
Elimi tutup dudaklarına götürdü.
Açık olayım bu beni rahatsız etti ama gülümsemek zorunda kaldım. Hemen elimi kurtardım.
-Beni kırmadığınız için çok minnettarım.
-Estağfurullah. İsminizi sorsam kabalık edermiyim. Kötü bir hafızam varda.
-Öncelikle lütfen sizli bizli konuşmayı bırakalım. Rica ediyorum.
Sen kimsin yar-
Zorla gülümseyip.
-Peki.
-Adım Cihan.
-Memnun oldum Cihan bey.
-Bende çok memnun oldum Asya hanım.
Bu asalak neden yüzüme bakıp sırıtıyor.
Tamam aynısını bazen Emir abi'de yapıyor ama o yaparken rahatsız olmuyorum.
-Ne içersiniz?
-Ben bişey almayayım bu ara iştah eksikliği yaşıyorum.
Bu detayı neden verdim şimdi.
-Hemen konuşacağımızı konuşalım çünkü benim biraz işim var.
İşim yok.
-Pekala ben birşeyler içeriz diye düşünmüştüm.
-Zamanım yok gerçekten.
Öyle olsun gibisinden kafasını yana doğru eğdi.
-Herkesin söylediğini söylemek istemezdim ama beni öyle heycanlandırıyorsun ki söyleceğimi unutuyorum.
Öyle alırız adamın aklını başından.
Kafamı kibarca devam et artık dercesine salladım.
-Benim ki beğenmenin ötesinde birşeye dönüşmeye başladı eğer bir şans verirsen-
Elimi kaldırıp. Onu susturdum bundan sonrasının nereye varacağını biliyordum.
-Cihan bey lütfen ben öğrenciyim. Okuyorum ve böyle şeylere ayıracak inanın vaktim yok. Annem çok itiraz edince kıramadım sadece. Şimdi lütfen beni anlayın. Ve bu mevzu burada kapansın.
Anladım dercesine kafasını salladı.
-Sadece konuşalım senden bir beklentim yok.
-Lütfen işleri zorlaştırmayalım. Eminim benden çok daha iyilerini görüp beğeneceksiniz.
-Sadece seni istiyorsam.
Dedi ciddi bir ifadeyle.
-Şuan ki durumda ve konumda bu benim için bişey anlam ifade etmiyor.
-Tek sorun okul mu? Yoksa hayatında birisi olduğu için mi kabul etmiyorsun?
Yerinde biraz diklenerek.
-Bu sizi hiç ilgilendirmez.
- Bunu bir hayır hayatımda biri yok olarak alıyorum.
-Nasıl istiyorsanız öyle algılıyorsunuz.
-Bizde okulun bitene kadar bekleriz.
Dedi.
Çiçekleri kucağıma koyup kalkıp gitti piç.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Eve geldiğimde annem nasıl geçti gibisinden bir sorguya çekti.
İyi geçmediği tipim olmadığı gibisinden bişeyler geveleyip odama kapandım.
Bir saat sonra aşağıdan gelen gürültülerle odamdan çıktım. Annem evde yoktu. Abim, Emir abi Defne ve ne alakaysa Yeliz vardı.
Abim delirmiş gibi bağırıyor, birşeyler söyleyerek volta atıyordu. Emir abinin de ondan bir farkı yoktu Yeliz cadısı abime sakın ol gibisinden zırlarken salonun kapısında olduğumu ilk farkeden Defneydi.
Bana çaktırmadan çık yukarı dedi dudaklatını oynatarak o kaş göz yaparken.
Ben içeri girdim çok zekiyim çünkü ben.
-Abi ne oluyor.
Abim birden bana döndü bakışlarla birini öldürmek mümkün olsaydı ben şuan yaşamıyordum.
-Ne oldu? Ne oldu?
Dedi anlam veremez gibi sinirlerini dahada bozmuşum gibi psikopatça gülmeye başladı.
Ne oluyor dercesine diğerlerinin yüzüne bakmaya başladım.
Emir abi'nin bakışlarında hem öfke hem kırgınlık hemde hayal kırıklığı vardı.
Defne bana bakıp kafasını yana doğru eğdi.
Yeliz sırıtarak bana bakıyordu.
Bu şeytan niye burada.
Abim kahkahasına bir dur deyip aynı şekilde hatta daha sinirli bir şekilde bana döndü.
-Lan daha ne olsun. Daha ne olsun elin piçiyle, kardeşim kafe köşelerinde yok elini öpüyor yok çiçek veriyor. Asya ben demedimmi olmayacak diye.
Diyip üzerime yürümeye başladı.
Gelip tam önümde durdu.
Abim bana ilk defa bağırıyordu ilk defa onu bu kadar öfkeli görüyordum.
Önüme gelip yüzüme doğru elini sallamaya başladı benim gözlerim dolmaya başlamıştı.
Abim yaptığı hayvanlıkların hepsini etrafımızda insanlar varken yapmak zorundamıydı?
-Demedim mi Asya demedim mi gitme daha küçüksün demedim mi.
Diye son ses bağırdı yüzüme doğru.
Bende beş yaşında babasından azar yiyen bir kız gibi kafamı yere eğip ağlıyordum.
Abim cebindeki telefonu çıkarıp gözüme doğru sokarcasına bişey gösterdi.
Bir fotoğraf Cihan benim elimi öperken, diğer fotoğrafta kucağıma çiçeği bıraktığı zaman çekilmişti kim çekmişti bunları.
Mesaj sayfasının kim olduğuna baktım.
Yeliz'im.
Hemen gözlerimi kaldırıp Yeliz'e baktım abime fotoğrarı o yollamıştı.
Kafamı kaldırdım ve Abimin gözlerine bakmaya çalıştım.
-Bişey söyle.
Diye bağırdı yüzüme doğru.
Emir abi aramıza girip beni kolumdan tutup arkasına aldı. Abime sakin olmasıyla alakalı bişey söyledi abim dahada vahşileşti.
-Bişey söylesene Asya bişey söyle yapmadım de gitmedim de bişey de.
-Gittim. Gittim ama böyle birşey olmayacağını söyledim. Abi gerçekten bişey olmadı.
-Bişey olmadı diyor adam vakumlamış lan elini bişey olmadı diyor
Delireceğim.
Abim Emir abiden kurtulup arkasına dönüp ellerini delirmişçesine saçlarına geçirdi.
O sırada kenardan sırıtarak beni izleyen yellozu gördüm.
Yüzündeki şeytani sırıtışla, derdi ne bu şeyta'nın.
O an içime salınan öfke ve güçle Emir abi'den kolumu kurtarıp onun üzerine atladım. Saçından tuttuğum gibi kendimi kaybetmişçesine bağırmaya başladım.
-Neden yaptın bunu ne geçti lan eline.
-Çokmu hoşuna gidiyor abimin benden nefret etmesini sağlamak.
Yeliz o cırtlak sesiyle bağırıyordu sanki canını alıyoruz hem ağlayıp bağırıyordum hemde yellozun saçlarına asılmış yoluyordum.
Belime sarılan kolları hissedince dahada asıldım.
Abim bağırıyordu, Emir abi bağırıyordu ve ben kafayı yemiş gibi asılıyordum saçlarına.
Abim Yeliz'i elimden alıp arkasına çekti ben ne olduğunu anlamadan kafamın yana düşmesiyle yüzümde bir yanma hissettim.
Abim bana vurmuştu, abim bana tokat atmıştı. Beni gözünden sakınan abim benim canımı kendi elleriyle yakmıştı.
Yüreğimin tam ortasına onu her gördüğümde tekrar yanacak kor bir ateş bırakmıştı.
Yüzümü yerden kaldırdım yanağımı tutarak kızardığına emin olduğum gözlerimle abime baktım o öfke ve pişmanlığın karışımı bakışlar çoktan gözlerine oturmuştu kafamı iki yana sallayarak.
-Seni asla affetmeyeceğim.
Dedim bastıra bastıra.
Yelloza, Defne'ye beni az önce belimden tutup engellemeye çalışan Emir abiye son kez bakıp salondan çıktım, odama döndüm. Kapımı kilitledim, kendimi yatağıma bırakıp kafamı yastığıma gömdüm ve daha şiddetle ağlamaya başladım.
Defne kapımın önünden ayrılmadı onlara gitmeyi teklif etti ama orada'da Emir abi var bende kendi odama sığınmayı tercih ettim.
Bölüm sonu✨
