27. bölüm · Bir Kokteyl Fazla
27# Saklı kalan
Müşahede odasının kapısını yavaşça açtım. Annem yatakta uzanıyordu, yüzü çok solgundu. Adım seslerimi duyunca başını bana doğru çevirdi; gözlerindeki o yorgun bakışlarla doğrudan gözlerimin içine baktı.
"Asya..." dedi kısık bir sesle. "Abin nerede?"
"Gitti anne," dedim yanına gidip elini tutarak. "Yeliz fenalaşınca onu eve götürmek zorunda kaldı."
Annem derin bir nefes aldı. "Abin babanın durumunu öğrendi, değil mi?" diye sordu.
Kafamı salladım. "Öğrendi anne. Üstelik Emir'le beni parkta yan yana görmüş, her şeyi tamamen yanlış anlamış."
Annem bu sözlerim üzerine büyük bir üzüntü yaşadı ama bir şey söyleyemeden odanın kapısı aniden açıldı. İçeri giren kişi hastanenin güvenlik görevlisiydi.
"Asya Hanım?" dedi görevli doğrudan bana bakarak. "Otoparkta sizinle olan Emir Alacalı şu an başhekimlik katında polislerle birlikte. Sizi de aşağıya çağırıyorlar."
"Polis mi? Emir'e ne olmuş?" diyerek hızla yataktan doğruldum.
"Hastanenin çıkışında bir kavga yaşanmış. Şikayet var. Lütfen benimle gelin."
Annemin arkamdan seslenmesini umursamadan odadan fırladım. Koridorda bekleyen Defne’ye annemin yanında kalmasını söyleyip hemen alt kata koştum.
Başhekimlik odasının önünde iki polis bekliyordu. Aralık kapıdan içeri baktığımda, Emir’in bir sandalyede oturduğunu gördüm. Odanın diğer köşesinde ise yüzü gözü darmadağın olmuş, burnu kanayan Cihan duruyordu.
Odaya girdiğimde Emir hemen ayağa kalktı. "Asya, senin burada ne işin var?" dedi endişeyle.
"Emir, neler oluyor? Cihan'ın burada ne işi var?" diye profesyonelce sordum.
Polis memuru araya girdi: "Asya Hanım, Cihan Bey'in şikayeti üzerine buradayız. Emir Bey’in kendisini otopark çıkışında sıkıştırıp darp ettiğini ve telefonunu zorla aldığını iddia ediyor."
Cihan oturduğu yerden öfkeyle konuştu: "Yalan mı? Arkamdan gelip bana saldırdın, telefonumu gasp ettin! Onur'a her şeyi anlatmamdan korktun, değil mi?"
Emir sakinliğini bozmadan cebinden eski, siyah bir telefon çıkardı ve masanın üzerine koydu. Bu, Cihan’ın kendi şahsi telefonu değildi.
"Ben onun şahsi telefonunu almadım," dedi Emir polislere bakarak. "Bu cihazı otoparkın arkasındaki çalılıklarda buldum. Bu telefon, günlerdir Asya’ya gizli numaradan tehdit mesajları atan hatla eşleşen cihazdır. Cihan bizi gizlice kaydederken bu telefonu düşürdü. Ben sadece delili korudum."
Polisler masadaki telefona bakarken Cihan’ın yüzü anında asıldı ve gözlerini kaçırdı. Cihan'ın bizi uzun zamandır birilerinin talimatıyla takip ettiği artık çok netti.
Tam o sırada cebimdeki telefonum titredi. Arayan abimdi.
Telefonu açtım. "Abi?" dedim.
Onur’un sesi ahizenin diğer ucundan buz gibi geldi: "Yeliz’i eve bıraktım Asya. Şimdi hastaneye geri dönüyorum. Vedat Bey laboratuvardan yeni tahlil sonuçları almış. Seninle ve babamla ilgili... O yarım kalan cümlemi tamamlamaya geliyorum. Sakın bir yere ayrılmayın."
Telefon kapandı. Cihan’ın korku dolu bakışları ve Emir’in kararlı duruşu arasında kalakaldım. Abim hastaneye dönüyordu ve laboratuvardan çıkan o yeni sonuçlar, hepimizi büyük bir yüzleşmeye doğru sürüklüyordu.
Bölüm sonu✨
