29. bölüm · BİR KATİL SUSARSA
29.BÖLÜM
𖤍
“Bazı kapılar açılmak için yapılmaz.
Bazıları, içeride ne olduğunu unutmaman için kapalı tutulur.”
00.00
Karanlık.
Selim gözlerini açmadı.
Açarsa bir şey göreceğini biliyordu.
Ama ne göreceğini bilmiyordu.
Bazen insanın korktuğu şey karanlık değildi.
Karanlığın içinde ne olduğunu öğrenmekti.
Selim nefesini tuttu.
Bir saniye.
İki saniye.
Üç.
Hiçbir şey olmadı.
Saat hâlâ 00.00'dı.
Yasemin hemen yanında duruyordu.
Selim onu göremiyordu.
Ama nefesini duyabiliyordu.
Bu kez yankı vardı.
Çok hafif.
Neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir yankı.
Selim başını çevirdi.
— Yasemin?
Cevap gelmedi.
— Yasemin?
Yine sessizlik.
Selim elini uzattı.
Parmakları boşluğa değdi.
Bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
— Buradayım.
Ses arkasından geldi.
Selim hızla döndü.
Yasemin birkaç metre geride duruyordu.
Selim'in kaşları çatıldı.
— Az önce önümdeydin.
— Hayır.
— Seni gördüm.
— Ben seni görmedim.
Selim sustu.
Yasemin'in yüzü karanlığın içinde belli belirsiz seçiliyordu.
— Saat hâlâ 00.00.
— Biliyorum.
— Kaç dakika geçti?
Yasemin cevap vermedi.
Selim saatine baktı.
— Bir dakika bile geçmedi.
Yasemin yavaşça başını kaldırdı.
— Belki de zaman ilerlemiyor.
— Sistem çalışıyor.
— Sistem çalışıyorsa neden saat ilerlemiyor?
Selim cevap vermedi.
Çünkü tam o anda uzaktan bir ses geldi.
TIK.
İkisi de sustu.
TIK.
Selim kapıya baktı.
Kapı hâlâ aralıktı.
Ama artık kapının arkasında karanlık yoktu.
Bir koridor vardı.
Uzun.
Dar.
Ve koridorun sonunda tek bir ışık yanıyordu.
Yasemin fısıldadı:
— Az önce orada koridor yoktu.
Selim:
— Biliyorum.
— O zaman şimdi nereden çıktı?
Selim kapıya doğru yürümeye başladı.
Yasemin kolundan tuttu.
— Gitme.
Selim durdu.
— Neden?
Yasemin'in gözleri koridorun sonundaki ışığa kilitlenmişti.
— Çünkü o ışığı tanıyorum.
Selim ona baktı.
— Nereden?
Yasemin cevap vermedi.
— Yasemin.
— Oda 12.
Selim'in yüzü değişti.
— Oda 12'de ne vardı?
Yasemin:
— Hatırlamıyorum.
Selim:
— Az önce tanıdığını söyledin.
— Işığı tanıyorum.
— İçeriyi değil?
Yasemin başını salladı.
— İçeriyi hatırlamıyorum.
Selim kapıya baktı.
— Belki de mesele bu.
— Ne?
— Biz hatırlamadığımız şeylerin peşinden gidiyoruz.
Yasemin:
— Ya bizi onlar çağırıyorsa?
Selim cevap vermedi.
Koridorun sonundaki ışık bir kez söndü.
Sonra tekrar yandı.
Bir kez.
İki kez.
Üç kez.
Selim'in yüzü gerildi.
— Bu bir sinyal.
Yasemin:
— Hayır.
— Nereden biliyorsun?
— Çünkü bunu daha önce gördüm.
Selim ona döndü.
— Ne zaman?
Yasemin gözlerini kapattı.
Bir görüntü zihninin içinde belirdi.
Beyaz bir oda.
Masa.
Kaset.
Bir sandalye.
Ve kapının önünde duran biri.
Yüzü görünmüyordu.
Ama elinde bir saat vardı.
Saatin üzerinde:
00.00
Yasemin gözlerini açtı.
— Daha önce.
Selim:
— Kaçıncı döngüde?
Yasemin'in sesi titremedi.
Ama yüzündeki ifade değişti.
— Kırk altıncı.
Selim:
— 46.
— Evet.
— Ama sen 47. döngüde 47 kez aynı şeyi hatırladığını söyledin.
Yasemin:
— Çünkü 46. döngüde hatırladığım şeyleri 47. döngüde unuttum.
Selim:
— Ve 48'de?
Yasemin:
— Başka bir şey hatırladım.
— Ne?
Yasemin Selim'e baktı.
— Seni.
Selim birkaç saniye sustu.
— Beni zaten tanıyorsun.
— Hayır.
Yasemin bir adım yaklaştı.
— Ben senin şu anki hâlini tanıyorum.
Selim:
— Ne demek bu?
— Diğerini değil.
Selim'in yüzü sertleşti.
— Diğer Selim'i mi?
Yasemin cevap vermedi.
Bu sessizlik cevap olmuştu.
Selim koridora baktı.
— O hâlâ burada mı?
Yasemin:
— Bilmiyorum.
— Ama onu gördün.
— Evet.
— Nerede?
Yasemin'in bakışları koridorun sonuna kaydı.
— Oda 00'ın içinde.
Selim'in nefesi kesildi.
— Oda 00'a geri mi döndük?
— Hayır.
— Emin misin?
Yasemin:
— Çünkü bu koridorun sonunda Oda 00 yok.
Selim:
— Ne var?
Yasemin:
— Oda 01.
Selim durdu.
Kapının yanında küçük bir tabela belirdi.
Daha önce orada yoktu.
Üzerinde:
ODA 01
Altında:
00.00 — 00.01
Selim tabelaya baktı.
— İlk dakika.
Yasemin:
— Evet.
Selim:
— Sistem bizi burada tutuyor.
Yasemin:
— Belki de bir şeyin olmasını bekliyor.
Selim:
— Ne?
Yasemin:
— Bizim hatırlamamızı.
Selim başını iki yana salladı.
— Hayır.
Yasemin ona baktı.
— Neden?
Selim:
— Çünkü bu kez sistem bizim hatırlamamızı istemiyor.
Yasemin:
— Nereden biliyorsun?
Selim tabelaya baktı.
— Bize soru sormadı.
Yasemin sustu.
Selim devam etti.
— Bize bir oda verdi.
— Bunun farkı ne?
— Soru cevaplamamızı istemek başka.
Selim'in sesi alçaldı.
— Bir yere girmemizi istemek başka.
Koridorun sonunda bir kapı açıldı.
ÇAT.
Yasemin irkildi.
Selim elini kaldırdı.
— Bekle.
İçeriden hiçbir ses gelmedi.
Selim bir adım attı.
Yasemin arkasından geldi.
İkinci adım.
Üçüncü.
Koridorun duvarlarında küçük ekranlar belirmeye başladı.
İlk ekranda:
SELİM
İkinci ekranda:
YASEMİN
Üçüncü ekranda:
MURAT
Selim durdu.
— Murat.
Yasemin de ekrana baktı.
Dördüncü ekran açıldı.
ARDA
Beşinci:
DENİZ
Altıncı ekran açılmadı.
Siyah kaldı.
Selim ekrana yaklaştı.
— Altıncı kim?
Yasemin:
— Bilmiyorum.
Selim:
— Ama beş isim var.
Yasemin:
— Altıncı ekran neden kapalı?
Selim elini ekrana yaklaştırdı.
Ekran kendiliğinden açıldı.
Tek bir kelime çıktı:
SEN.
Selim geri çekildi.
— Ben zaten ilk ekrandayım.
Yasemin:
— Belki o ekran sen değilsin.
Selim ona baktı.
— Başka kim olabilir?
Yasemin cevap vermedi.
Altıncı ekranda yeni yazı belirdi.
SELİM — 2
Selim'in yüzü gerildi.
— Hayır.
Yasemin:
— İki Selim.
— Birinin kopya olduğunu söylemişti.
— Hangisinin?
Selim sustu.
Ekrandaki yazı değişti.
KOPYA BELİRLENEMEDİ.
Sonra:
GERÇEKLİK BELİRLENEMEDİ.
Sonra:
HATIRA BELİRLENEMEDİ.
Yasemin fısıldadı:
— Sistem de bilmiyor.
Selim:
— Sistem bilmiyorsa...
Yasemin:
— Bizi kim test ediyor?
Bir anda koridorun bütün ışıkları söndü.
Karanlık.
Selim Yasemin'in sesini duydu.
— Selim?
— Buradayım.
— Elini uzat.
Selim elini uzattı.
Yasemin'in eli onun eline değdi.
İkisi de birkaç saniye kıpırdamadı.
Sonra uzaktan bir ses geldi.
— Selim.
Selim dondu.
Yasemin elini daha sıkı tuttu.
Ses tekrarlandı.
— Selim.
Bu kez daha yakından.
Selim fısıldadı:
— Bu benim sesim.
Yasemin:
— Biliyorum.
— Nereden geliyor?
— Önümüzden.
Selim başını kaldırdı.
Koridorun sonunda bir siluet vardı.
İnsan şeklindeydi.
Kıpırdamıyordu.
Selim:
— Kim var orada?
Yasemin hemen:
— Sorma.
Selim sustu.
Siluet bir adım attı.
Tak.
Bir adım daha.
Tak.
Selim'in nefesi yavaşladı.
Siluet ışığa yaklaştı.
Yüzü hâlâ görünmüyordu.
Sonra konuştu.
— Güzel.
Selim'in kaşları çatıldı.
Ses yaşlı değildi.
Çocuk değildi.
Erkekti.
Ama tanımlanamayacak kadar sakindi.
— Ne güzel?
Siluet:
— İlk soruyu sormadın.
Yasemin Selim'e baktı.
— İlk soru neydi?
Siluet cevap verdi.
— “Sen kimsin?”
Selim:
— O zaman kim olduğunu söyle.
Siluet başını hafifçe eğdi.
— Yine dayanamıyorsun.
Selim:
— Sen kimsin?
Siluet:
— İşte.
Işık bir anda yandı.
Siluetin yüzü göründü.
Selim olduğu yerde kaldı.
Yasemin'in eli gevşedi.
Çünkü karşılarında duran kişi...
Arda'ydı.
Selim:
— Arda?
Arda gülümsedi.
Ama gözlerinde hiçbir sıcaklık yoktu.
— Bu kez doğru söyledin.
Selim ona doğru bir adım attı.
— Sen neredeydin?
Arda:
— Beni neden aradın?
Selim:
— Seni ben aramadım.
Arda:
— Aradın.
— Ne zaman?
Arda'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— 48. döngüde.
Selim sustu.
Arda devam etti:
— Kapının önünde.
— Hangi kapının?
— Oda 48'in.
Selim'in gözleri büyüdü.
— Ama sen orada değildin.
Arda:
— Ben değildim.
Selim:
— Ne?
Arda:
— Orada benim hatıram vardı.
Yasemin bir adım öne çıktı.
— Arda...
Arda ona baktı.
— Sen beni daha önce gördün.
Yasemin sustu.
— Nerede?
Yasemin cevap vermedi.
Arda:
— Oda 00.
Selim:
— Yasemin, bunu bana neden söylemedin?
Yasemin:
— Çünkü ne gördüğümü bilmiyordum.
Arda:
— Biliyordun.
Yasemin:
— Hayır.
Arda:
— Hatırlıyordun.
Yasemin:
— Hayır.
Arda'nın yüzü değişti.
— İşte döngülerin en sevdiği kelime.
Selim:
— Hangisi?
Arda:
— Hayır.
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra Arda cebinden küçük bir kaset çıkardı.
Selim'in gözleri kasete takıldı.
Üzerinde:
MURAT
Selim:
— O kaset...
Arda:
— Senin cebindekiyle aynı.
Selim kendi cebine baktı.
Kaset hâlâ oradaydı.
Selim:
— İki kaset.
Arda:
— Hayır.
Selim:
— Ne demek hayır?
Arda kaseti havaya kaldırdı.
— Aynı kaset.
Yasemin:
— Ama iki tane.
Arda:
— Biri gerçek.
Selim:
— Diğeri?
Arda:
— Hatıra.
Selim'in yüzü gerildi.
— Hangisi hangisi?
Arda:
— Bunu siz belirleyeceksiniz.
Selim:
— Nasıl?
Arda kaseti yere bıraktı.
Kaset zemine çarptı.
Tık.
Bir ekran açıldı.
TEST 49 — SORU 01
Altında:
MURAT'IN SESİNE GÜVENEBİLİR MİSİNİZ?
Selim:
— Evet.
Ekran:
YANLIŞ.
Yasemin:
— Hayır.
Ekran:
YANLIŞ.
Arda:
— Hayır.
Ekran:
YANLIŞ.
Selim:
— O zaman doğru cevap ne?
Ekran:
MURAT'IN SESİ YOK.
Selim'in yüzü değişti.
— Ama duyduk.
Ekran:
DUYDUNUZ.
Selim:
— O zaman vardı.
Ekran:
DUYMAK, VAR OLDUĞUNU KANITLAMAZ.
Yasemin:
— Bu ne demek?
Ekran cevap vermedi.
Arda yere baktı.
— Çünkü burada sesler insanlardan önce geliyor.
Selim:
— Ve insanlar sonra mı?
Arda:
— Bazen.
Selim:
— Bazen?
Arda:
— Bazen insanlar hiç gelmiyor.
Yasemin:
— Murat gibi mi?
Arda cevap vermedi.
Selim ona yaklaştı.
— Murat nerede?
Arda:
— Bilmiyorum.
Selim:
— Yalan.
Arda:
— Bilmiyorum.
Selim:
— Sen onu gördün.
Arda:
— Hatırasını gördüm.
Selim:
— Aynı şey değil.
Arda:
— Burada aynı şey.
Bir anda koridorun sonunda bir kapı açıldı.
Üzerinde:
ODA 02
İçeriden bir ses geldi.
— Selim...
Selim'in yüzü gerildi.
Yasemin:
— Bu kez cevap verme.
Ses tekrarlandı.
— Selim...
Selim sustu.
Arda ona baktı.
— İyi.
Selim:
— Ne?
Arda:
— Öğreniyorsun.
— Neyi?
Arda:
— Seslerin isimlere ihtiyacı olmadığını.
Selim:
— Arda...
Arda başını kaldırdı.
— Ben Arda değilim.
Sessizlik.
Yasemin'in yüzü değişti.
Selim:
— Ne dedin?
Arda:
— Ben Arda değilim.
Selim:
— O zaman kimsin?
Arda gülümsedi.
— İlk soruyu yine sordun.
Ekran açıldı.
UYARI
SELİM SORU SORDU.
Ardından:
00.01'E 3 SANİYE.
Selim saate baktı.
00.00.
Yasemin:
— Sayaç başladı.
Selim:
— Kaç saniye?
Ekran:
3
2
1
Saat değişti.
00.01
Koridor bir anda sarsıldı.
Bütün kapılar aynı anda açıldı.
Oda 00.
Oda 01.
Oda 02.
Oda 03.
Oda 12.
Oda 48.
Ve en sonunda...
Üzerinde hiçbir numara olmayan kapı.
Selim geriye çekildi.
Arda ortadan kaybolmuştu.
Yasemin:
— Arda nerede?
Selim cevap vermedi.
Çünkü yerde yalnızca kaset vardı.
Selim eğildi.
Kaseti aldı.
Arkasında yeni bir yazı vardı.
“ARDA'YA İNANMA.”
Selim yazıya baktı.
Yasemin yaklaştı.
— Bunu kim yazdı?
Selim:
— Bilmiyorum.
Kasetin altından küçük bir kâğıt çıktı.
Selim açtı.
Tek cümle:
“Çünkü Arda zaten 12 Mayıs'ta öldü.”
Selim'in eli dondu.
Yasemin'in yüzü bembeyaz oldu.
— Hayır.
Selim kâğıda baktı.
— Sen bunu biliyor muydun?
Yasemin:
— Hayır.
— Emin misin?
— Evet.
Selim:
— O zaman neden “hayır” dedin?
Yasemin birkaç saniye sustu.
Sonra:
— Çünkü bunu daha önce okudum.
Selim:
— Nerede?
Yasemin:
— Aynı yerde.
Selim:
— Hangi döngü?
Yasemin'in gözleri dolmadı.
Ama sesi ilk kez gerçekten kırıldı.
— 12 Mayıs.
Selim:
— O döngü değil.
Yasemin:
— Benim için öyle.
Selim sustu.
Yasemin devam etti.
— Çünkü 12 Mayıs'tan sonra ne olduğunu hatırlamıyorum.
Selim:
— Peki Arda?
Yasemin:
— Onu da hatırlamıyorum.
Selim:
— Ama az önce gördün.
Yasemin:
— Hayır.
Selim:
— Ne?
Yasemin kapıya baktı.
— Ben Arda'yı görmedim.
Selim:
— Ben de gördüm.
Yasemin:
— Hayır.
Selim:
— Yasemin...
Yasemin ona döndü.
— Sen Arda'yı gördün.
Selim:
— Evet.
Yasemin:
— Ben ise onun yerine bir şey gördüm.
Selim:
— Ne?
Yasemin'in bakışları karanlık kapıya kaydı.
— Arda'nın hatırlanmış hâlini.
Selim'in nefesi kesildi.
Tam o anda kaset çalıştı.
CIZIRTI.
Sonra Murat'ın sesi geldi.
— Selim...
Selim başını kaldırdı.
— Murat?
Yasemin:
— Sus.
Kayıttaki ses devam etti.
— Eğer bunu dinliyorsan...
Cızırtı.
— ...49. döngü başlamıştır.
Selim:
— Nerede olduğunu söyle.
Kayıt devam etti.
— Beni arama.
Selim:
— Neden?
Murat'ın sesi:
— Çünkü beni bulursan...
Uzun bir sessizlik.
— ...Yasemin'i kaybedersin.
Yasemin dondu.
Selim ona baktı.
— Ne demek bu?
Kayıt:
— Ve Yasemin seni bulursa...
Cızırtı.
— ...Selim'i kaybedersiniz.
Kayıt kesildi.
Selim kaseti elinde tuttu.
— Bu ne demek?
Yasemin:
— Bilmiyorum.
Selim:
— Yine mi?
Yasemin:
— Bu kez gerçekten bilmiyorum.
Selim:
— Peki neden Murat senin adını söyledi?
Yasemin cevap vermedi.
Selim:
— Yasemin?
Yasemin yavaşça başını kaldırdı.
— Çünkü Murat beni tanıyordu.
Selim:
— Zaten tanıyordu.
Yasemin:
— Hayır.
Selim:
— Ne demek hayır?
Yasemin'in sesi alçaldı.
— Murat beni ilk gördüğünde adımı biliyordu.
Selim sustu.
Yasemin devam etti.
— Daha tanışmamıştık.
Selim:
— Bunu neden daha önce söylemedin?
Yasemin:
— Çünkü hatırlamamam gerekiyordu.
Selim:
— Kim söyledi?
Yasemin:
— Ben.
Selim:
— Sen mi?
Yasemin başını salladı.
— 12 Mayıs gecesi.
Selim:
— Kendine mi söyledin?
Yasemin:
— Evet.
Selim:
— Neden?
Yasemin:
— Çünkü o gece kendime güvenmiyordum.
Selim'in bakışları değişti.
— Kendinden neden korkuyordun?
Yasemin cevap vermedi.
Koridorun sonundaki kapı yavaşça açıldı.
Bu kez içeriden ışık gelmedi.
Bir ses geldi.
Yasemin'in sesi.
— Selim.
Selim dondu.
Yasemin'in yanında olduğunu biliyordu.
Yanındaki Yasemin de sesi duydu.
İkisi aynı anda birbirlerine baktılar.
Kapının ardından tekrar:
— Selim.
Yasemin fısıldadı:
— O benim sesim.
Selim:
— Evet.
— Ama ben konuşmadım.
Kapının ardından üçüncü kez:
— Selim...
Bu kez sesin tonu değişti.
Daha gençti.
Daha çocuktu.
Selim'in yüzü gerildi.
— Deniz.
Yasemin:
— Sakın.
Selim:
— Bu Deniz'in sesi.
Yasemin:
— Deniz sana hiç adınla seslenmedi.
Selim sustu.
Kapının ardından çocuk sesi:
— Selim...
Selim gözlerini kapattı.
Bir görüntü geldi.
Bir oda.
Bir çocuk.
Bir masa.
Duvarın üzerinde saat:
23.47
Çocuk masanın yanında duruyordu.
Selim görüntüde kendisini gördü.
Çocuk ona bakıyordu.
Ama çocuk Deniz değildi.
Selim gözlerini açtı.
Yasemin:
— Ne gördün?
Selim cevap vermedi.
— Selim?
— Bir çocuk.
— Deniz mi?
Selim başını iki yana salladı.
— Hayır.
Yasemin:
— Kimdi?
Selim'in sesi kısıldı.
— Bilmiyorum.
Kapının ardından çocuk yeniden konuştu.
— Ağabey...
Selim cevap vermedi.
Çocuk:
— Beni neden unuttun?
Selim'in yüzü değişti.
Yasemin:
— Selim...
Çocuk:
— Ben seni hiç unutmadım.
Selim kapıya baktı.
— Sen kimsin?
Yasemin:
— Selim, hayır!
Geç kalmıştı.
Ekranlar aynı anda açıldı.
SORU 02 AKTİF.
KİMİ UNUTTUN?
Selim cevap veremedi.
Ekran:
5
4
3
Yasemin:
— Bir isim söyleme.
Selim:
— Neden?
— Çünkü isim söylersen onu gerçek yaparsın.
2
Selim sustu.
1
Ekran:
CEVAP ALINAMADI.
Bir saniye sessizlik.
Sonra:
GÜZEL.
Yasemin:
— Ne?
Yeni yazı:
İLK KEZ DOĞRU CEVAP VERDİNİZ.
Selim:
— Hiçbir şey söylemedik.
Ekran:
TAM OLARAK BU NEDENLE.
Yasemin:
— Sistem bizim susmamızı mı istiyor?
Ekran:
SİSTEM DEĞİL.
Selim'in yüzü gerildi.
Yeni satır:
O.
Yasemin:
— Kim?
Ekran cevap vermedi.
Koridorun ışıkları birer birer söndü.
Son ışık da kapandı.
Karanlık.
Selim Yasemin'in yanında olduğunu hissediyordu.
Sonra başka bir nefes duyuldu.
Bir kişi daha vardı.
Selim yavaşça başını çevirdi.
— Yasemin...
— Buradayım.
— Senin yanında biri var mı?
Yasemin:
— Hayır.
Selim:
— Emin misin?
Yasemin:
— Evet.
Üçüncü bir ses duyuldu.
Çok yakından.
— Ben varım.
İkisi de sustu.
Selim:
— Kim konuştu?
Cevap gelmedi.
Yasemin:
— Selim...
— Ne?
— Ses senin arkandan geldi.
Selim yavaşça arkasını döndü.
Kimse yoktu.
Ama yerde yeni bir kâğıt vardı.
Selim eğildi.
Kâğıdı aldı.
Üzerinde:
“BENİ GÖREMEZSİN.”
Altında:
“ÇÜNKÜ BEN SENİN GÖRDÜĞÜN ŞEY DEĞİLİM.”
Selim kâğıdı çevirdi.
Arkasında tek bir tarih vardı.
12 MAYIS
Yasemin kâğıdı görünce bir adım geriledi.
— Hayır.
Selim:
— Ne oldu?
Yasemin:
— Bu tarih...
— Ne?
Yasemin gözlerini kapattı.
— O gece Arda'yı görmedim.
Selim:
— Ne gördün?
Yasemin gözlerini açtı.
— Seni.
Selim sustu.
— Ben ne yapıyordum?
Yasemin'in sesi fısıltıya dönüştü.
— Bir kapının önünde duruyordun.
— Hangi kapı?
— Oda 00.
— Yanında kim vardı?
Yasemin cevap vermedi.
Selim:
— Yasemin.
Uzun sessizlik.
Sonunda:
— Murat.
Selim'in yüzü değişti.
— Murat mı?
— Evet.
— İkimiz birlikte miydik?
Yasemin:
— Hayır.
Selim:
— O zaman?
Yasemin:
— Murat kapının içindeydi.
Selim:
— Ben?
Yasemin:
— Sen kapının dışındaydın.
Selim:
— Peki sen?
Yasemin'in gözleri kapıya kaydı.
— Ben...
Durdu.
— Ben sizi izliyordum.
Selim:
— Nereden?
Yasemin:
— Oda 03'ten.
Selim:
— Ama Oda 03...
Yasemin:
— Yoktu.
Selim sustu.
Yasemin:
— O gece Oda 03 yoktu.
Selim:
— O zaman sen neredeydin?
Yasemin'in cevabı çok kısa oldu.
— İçeride.
Selim:
— Nerede?
Yasemin:
— Oda 00'da.
Selim'in yüzü değişti.
— Az önce dışarıda olduğunu söyledin.
Yasemin:
— Hatırladığım kadarıyla.
Selim:
— Hangisi doğru?
Yasemin ona baktı.
— Bilmiyorum.
Ekran tekrar açıldı.
SORU 03
12 MAYIS'TA ODA 00'DA KAÇ KİŞİ VARDI?
Selim:
— Üç.
Ekran:
YANLIŞ.
Yasemin:
— Dört.
Ekran:
YANLIŞ.
Selim:
— İki.
Ekran:
YANLIŞ.
İkisi de sustu.
Sonra ekranda yeni yazı oluştu.
CEVAP: BİR.
Selim:
— Bir kişi.
Yasemin:
— Kim?
Ekran:
BUNU BİLİYORSUNUZ.
Selim:
— Hayır.
Ekran:
HATIRLAMIYORSUNUZ.
Selim:
— Kim?
Ekran:
SELİM.
Selim'in yüzü dondu.
Yasemin:
— Bu mümkün değil.
Ekran:
NEDEN?
Yasemin:
— Çünkü Selim dışarıdaydı.
Ekran:
HANGİ SELİM?
Sessizlik.
Selim ekrana baktı.
Sonra Yasemin'e.
Yasemin de ona bakıyordu.
İkisinin de aklında aynı düşünce vardı.
İki Selim.
Ama şimdi soru değişmişti.
Ya iki Selim yoksa?
Ya 48. döngü boyunca gördükleri iki kişi...
aynı kişinin iki farklı hatırasıysa?
Selim yavaşça konuştu.
— Yasemin...
— Ne?
— Ya diğer Selim diye biri hiç olmadıysa?
Yasemin'in yüzü değişti.
— O zaman kimi gördük?
Selim cevap veremedi.
Ekran açıldı.
SON SORU.
Altında:
KİMİN HATIRLANDIĞINI BUL.
Selim ekrana baktı.
Yasemin'in nefesi kesildi.
Koridorun sonunda bir siluet belirdi.
Bu kez yüzü görünüyordu.
Selim önce baktı.
Sonra bir adım geriledi.
Çünkü yüz...
ne Arda'ya aitti.
Ne Murat'a.
Ne Deniz'e.
Ne de diğer Selim'e.
Siluet Yasemin'e baktı.
— Beni hatırladın.
Yasemin'in gözleri büyüdü.
— Hayır.
Siluet:
— Bu kez söyledin.
— Hayır.
— 47 kez söyledin.
Yasemin başını iki yana salladı.
— Seni tanımıyorum.
Siluet:
— Tanıyorsun.
Selim araya girdi.
— Sen kimsin?
Siluet ona döndü.
— Sen de beni tanıyorsun.
Selim:
— Hayır.
Siluet:
— O zaman neden beni görünce korktun?
Selim cevap vermedi.
Çünkü yüz artık değişiyordu.
Bir an Arda.
Bir an Murat.
Bir an Deniz.
Bir an Selim.
Sonra...
Yasemin.
Siluetin yüzü Yasemin'in yüzüne dönüştü.
Yasemin geriye çekildi.
— Bu mümkün değil.
Siluet:
— Döngülerde mümkün olmayan tek şey...
Kısa bir sessizlik.
— ...unutulmaktır.
Selim:
— Sen kimsin?
Siluet:
— Bunu öğrenmek için 49. döngüye girdiniz.
Selim:
— Peki neden ilk dakikadayız?
Siluet gülümsedi.
— Çünkü ilk dakika bitmeden önce karar vermeniz gerekiyor.
Yasemin:
— Ne kararı?
Siluet:
— Hanginiz hatırlanacak?
Selim:
— İkimiz de.
Siluet:
— Hayır.
Yasemin:
— O zaman biri unutulacak.
Siluet:
— Hayır.
Selim:
— Ne olacak?
Siluet:
— Biri hiç var olmamış olacak.
Sessizlik.
Saat ekranda belirdi.
00.01
Sonra saniye ilerlemeye başladı.
00.02
Selim'in yüzü değişti.
— Saat ilerliyor.
Yasemin:
— Evet.
00.03
Siluet geri çekildi.
Selim:
— Dur!
Siluet:
— Artık geç.
Selim:
— Nereye gidiyorsun?
Siluet:
— Döngünün dışına.
Yasemin:
— Orası neresi?
Siluet:
— Hatırlamadığınız yer.
00.04
Siluet karanlığın içine karıştı.
Selim arkasından baktı.
— Bekle!
Cevap gelmedi.
Yasemin Selim'in yanına geldi.
— Selim.
— Ne?
— Duvara bak.
Selim döndü.
Koridorun duvarında yeni bir yazı vardı.
49. DÖNGÜ
Altında:
00.04
Ve en altta:
KİŞİ SAYISI: 3
Selim'in yüzü değişti.
— Üç mü?
Yasemin:
— Ama burada ikimiz varız.
Selim ekrana baktı.
Son satır yavaşça değişti.
SELİM
YASEMİN
?
Selim:
— Üçüncü kim?
Yasemin cevap vermedi.
Çünkü arkasından bir ses geldi.
— Ben.
Selim ve Yasemin aynı anda döndü.
Koridorun sonunda...
Murat duruyordu.
Selim'in nefesi kesildi.
— Murat?
Murat başını kaldırdı.
— Sonunda.
Selim ona doğru bir adım attı.
— Sen yaşıyor musun?
Murat cevap vermedi.
Yasemin:
— Murat...
Murat ona baktı.
— Seni hatırlıyorum.
Yasemin'in yüzü değişti.
— Beni nereden tanıyorsun?
Murat:
— 12 Mayıs'tan.
Selim:
— Sen o gece neredeydin?
Murat:
— Oda 00'da.
Selim:
— Kaç kişi vardınız?
Murat'ın yüzündeki ifade değişti.
— Üç.
Selim:
— Kimler?
Murat cevap vermeden önce Selim'e baktı.
Sonra Yasemin'e.
Sonra kendi arkasına.
— Ben.
Bir saniye durdu.
— Yasemin.
Bir saniye daha.
— Ve...
Murat sustu.
Selim:
— Kim?
Murat'ın yüzündeki bütün renk çekildi.
— Sen.
Selim:
— Ben zaten üçüncü kişiyim.
Murat başını iki yana salladı.
— Hayır.
Selim:
— Ne demek hayır?
Murat'ın sesi fısıltıya dönüştü.
— Sen üçüncü kişi değildin.
Selim sustu.
Murat:
— Üçüncü kişi...
Karanlığa baktı.
— ...senin hatırındı.
Saat:
00.05
Ekran açıldı.
TEST 09 HAZIRLANIYOR.
Altında:
AMAÇ: GERÇEK KİŞİYİ BULMAK.
Ve son satır:
DÖNGÜ 49 DEVAM EDİYOR.
Selim ekrana baktı.
Yasemin Murat'a.
Murat ise karanlığa.
Karanlığın içinden çocuk sesi yeniden geldi.
— Ağabey...
Selim gözlerini kapattı.
Bu kez ses Deniz'in sesi değildi.
Murat'ın sesi değildi.
Arda'nın sesi değildi.
Yasemin'in sesi değildi.
Selim'in sesi de değildi.
Ama Selim onu tanıyordu.
Çünkü bu sesi...
12 Mayıs'tan beri ilk kez duyuyordu.
Çocuk tekrar konuştu.
— Beni hatırladın.
Selim gözlerini açtı.
Koridorun bütün ekranları aynı anda karardı.
Son ekranda yalnızca bir cümle kaldı:
“49. DÖNGÜDE İLK HATIRLAYAN SELİM DEĞİL.”
Bir saniye.
İki saniye.
Son satır belirdi.
“İLK HATIRLAYAN ARDA.”
Selim'in yüzü dondu.
Murat geri çekildi.
Yasemin fısıldadı:
— Ama Arda...
Ekran cevap verdi.
“ARDA HİÇBİR ZAMAN UNUTMADI.”
Karanlık.
Ve koridorun en sonunda...
bir kapı daha açıldı.
Üzerinde numara yoktu.
Yalnızca tek bir kelime vardı:
12 MAYIS
Kapının ardından Arda'nın sesi geldi.
— Bu kez geçmişe gitmeyeceksiniz.
Kısa bir sessizlik.
— Geçmiş buraya gelecek.
Kapı tamamen açıldı.
Ve 49. döngünün gerçek başlangıcı...
00.06'da başladı.
𖤍
