30. bölüm · BİR KATİL SUSARSA

30.BÖLÜM

IRMAK İLKDOĞAN

𖤍
“Bazı geceler geçmişte kalmaz.
Çünkü geçmiş, seni beklemek yerine bulunduğun yere gelir.”

00.06
Kapı tamamen açıldı.
Selim kıpırdamadı.
Yasemin nefesini tutmuştu.
Murat birkaç adım geride, karanlığın içinde duruyordu.
Kapının ardında bir oda yoktu.
Bir koridor vardı.
Ama bu koridor...
az önce bulundukları koridor değildi.
Duvarların rengi değişmişti.
Daha eskiydi.
Boyalar yer yer dökülmüş, tavandaki floresanların bazıları çalışmıyor, bazılarıysa düzensiz biçimde titriyordu.
Hava ağırdı.
Toz kokuyordu.
Ve çok uzaktan...
bir saatin sesi geliyordu.
TIK.
Selim'in gözleri kapının içine kilitlendi.
TIK.
Yasemin yavaşça fısıldadı:
— Burası...
Sustu.
Selim ona baktı.
— Neresi?
Yasemin cevap vermedi.
Murat verdi.
— 12 Mayıs.
Selim'in yüzü sertleşti.
— Bu mümkün değil.
Murat:
— Burada mümkün olmayan şeyler çoktan geride kaldı.
Selim kapının eşiğine geldi.
Koridorun sonunda küçük bir tabela vardı.
ODA 00
Selim'in nefesi değişti.
— Oda 00.
Yasemin:
— Aynı yer.
Selim:
— Ama 12 Mayıs gecesi...
Murat:
— Hatırladığınız yer değil.
Selim ona döndü.
— Ne demek bu?
Murat:
— Siz 12 Mayıs'ı hatırlamıyorsunuz.
Selim:
— Hatırlıyoruz.
Murat:
— Hayır.
— 23.47'yi hatırlıyorum.
— Saatini hatırlıyorsun.
Murat bir adım yaklaştı.
— O geceyi değil.
Selim cevap vermedi.
Çünkü tam o sırada koridorun duvarındaki saat göründü.
23.41
Yasemin'in gözleri büyüdü.
— Biz 23.47'den başlıyorduk.
Murat:
— Çünkü 23.47 size gösterilen ilk dakikaydı.
Selim:
— Öncesinde ne vardı?
Murat'ın bakışları karardı.
— Altı dakika.
Selim:
— Altı dakikada ne oldu?
Murat cevap vermedi.
Duvar saati ilerledi.
23.42
TIK.
23.43
TIK.
23.44
TIK.
Selim'in kalbi hızlandı.
— Burası bir kayıt.
Murat:
— Evet.
— Kimin kaydı?
Murat Selim'e baktı.
— Hepimizin.
Bir anda odanın içinden sandalye sürtünmesi duyuldu.
GICIR.
Yasemin irkildi.
Selim elini kaldırdı.
— Bekle.
Sessizlik.
Sonra tekrar:
GICIR.
Bu kez daha yakından.
Selim:
— İçeride biri var.
Murat:
— Vardı.
Selim ona döndü.
— Ne demek “vardı”?
Murat:
— 12 Mayıs'ta.
Selim:
— Kim?
Murat:
— İçeri girdiğimizde üç kişi vardı.
Selim:
— Üç kişi.
Murat başını salladı.
— Evet.
Selim:
— Sen, Yasemin ve ben.
Murat'ın yüzü değişti.
— Hayır.
Selim:
— O zaman kim?
Murat cevap vermedi.
Yasemin araya girdi.
— Az önce üçüncü kişinin sen olmadığını söyledin.
Murat:
— Ben üçüncü kişi değildim.
Selim:
— Peki kimdi?
Murat:
— Onu hatırlamanız gerekiyor.
Selim:
— Hatırlayamıyorum.
Murat:
— Çünkü onu hatırlamak istemeyen siz değildiniz.
Kısa bir sessizlik.
— Sistem istemedi.
Selim:
— Sistem?
Murat:
— Hayır.
Murat başını kaldırdı.
— Bu kez sistem değil.
Selim:
— Kim?
Murat cevap vermedi.
Oda 00'ın kapısı biraz daha açıldı.
ÇAT.
İçerideki masa göründü.
Masanın üzerinde üç nesne vardı.
Bir kaset.
Bir saat.
Ve fotoğraf.
Selim içeri girdi.
Yasemin hemen arkasındaydı.
Murat kapının önünde kaldı.
Selim fotoğrafa uzandı.
Fotoğrafta dört kişi vardı.
Selim.
Yasemin.
Murat.
Ve yüzü çizilmiş biri.
Selim fotoğrafı çevirdi.
Arkasında tarih vardı.
12 MAYIS
Altında tek bir cümle:
“Dördüncü kişi fotoğraftan silinmedi.”
Selim'in kaşları çatıldı.
— Yüzü neden yok?
Murat:
— Çünkü yüzünü hatırlarsanız...
Selim:
— Ne olur?
Murat:
— Kim olduğunuzu hatırlarsınız.
Selim yavaşça fotoğrafa baktı.
— Bunun ne anlamı var?
Murat:
— Belki de yanlış soruyu soruyorsun.
Selim:
— Doğru soru ne?
Murat:
— Fotoğraftaki dördüncü kişi kim değil.
Bir an sustu.
— Fotoğrafta neden dört kişi olduğu.
Yasemin fotoğrafı Selim'in elinden aldı.
Uzun süre baktı.
Sonra yüzü değişti.
— Selim...
— Ne?
— Bu fotoğrafı tanıyorum.
Selim:
— Nereden?
Yasemin:
— Ben çekmedim.
— Biliyorum.
— Hayır.
Yasemin fotoğrafı daha sıkı tuttu.
— Ben fotoğrafta yokken çekildiğini hatırlıyorum.
Selim sustu.
Murat'ın yüzü gerildi.
Selim ona döndü.
— Sen biliyorsun.
Murat:
— Bir kısmını.
— Söyle.
Murat:
— Fotoğraf çekildiğinde...
Dışarıdan bir saat sesi geldi.
TIK.
Murat sustu.
Selim:
— Devam et.
Murat:
— Arda oradaydı.
Yasemin'in eli dondu.
Selim:
— Arda?
Murat:
— Evet.
Selim:
— O zaman dördüncü kişi Arda mı?
Murat:
— Hayır.
Selim'in yüzü gerildi.
— Ama az önce Arda'nın orada olduğunu söyledin.
Murat:
— Arda oradaydı.
— O zaman beş kişi var.
Murat:
— Hayır.
Selim:
— Neden?
Murat:
— Çünkü fotoğraftaki Arda...
Sustu.
— Arda değildi.
Odanın içindeki hava bir anda ağırlaştı.
Yasemin:
— Ne demek bu?
Murat:
— O gece Arda'nın kendisiyle karşılaşmadık.
Selim:
— Hatırasıyla mı?
Murat:
— Evet.
Selim:
— Peki gerçek Arda nerede?
Murat:
— Bilmiyorum.
Selim:
— Yalan.
Murat:
— Hayır.
Selim:
— Herkes aynı şeyi söylüyor.
Murat:
— Çünkü kimse gerçeği bilmiyor.
Selim:
— Ama sen bir şey biliyorsun.
Murat cevap vermedi.
Selim fotoğrafa tekrar baktı.
Dördüncü kişinin yüzü karalanmıştı.
Ama bir şey dikkatini çekti.
El.
Dördüncü kişinin sağ elinde küçük bir saat vardı.
Saat:
23.47
Selim'in nefesi kesildi.
— Bu saat...
Yasemin:
— Ne?
Selim kendi bileğine baktı.
Saatinde de aynı rakam vardı.
23.47
Murat bir adım geri çekildi.
— Ona dokunma.
Selim:
— Neden?
Murat:
— Çünkü o saat zamanı göstermiyor.
Selim:
— Ne gösteriyor?
Murat:
— Kimin hatırladığını.
Selim saate baktı.
Rakamlar bir anda değişti.
23.46
Sonra:
23.45
Yasemin:
— Geri gidiyor.
Murat:
— Başladı.
Selim:
— Ne başladı?
Murat:
— 12 Mayıs.
Bir anda oda değişti.
Masa aynı yerdeydi.
Sandalyeler aynı yerdeydi.
Ama kapının yanında...
bir çocuk duruyordu.
Selim dondu.
Çocuk sırtını dönmüş, duvara bakıyordu.
Elinde küçük bir saat vardı.
23.47
Selim:
— Sen...
Çocuk yavaşça başını çevirdi.
Yüzü görünmedi.
Çocuk:
— Ağabey.
Selim'in yüzü değişti.
Yasemin:
— Selim, cevap verme.
Çocuk:
— Beni hatırladın.
Selim:
— Sen kimsin?
Yasemin:
— Hayır!
Ekran açıldı.
SORU 04 AKTİF
KİMİ UNUTTUNUZ?
Selim çocuğa baktı.
Çocuk gülümsedi.
— Beni.
Selim:
— Seni tanımıyorum.
Çocuk:
— Tanımadığını düşünüyorsun.
Selim:
— Kimsin?
Çocuk:
— Adımı söylersen...
Bir an sustu.
— ...bu odadaki yanlış kişi gerçek olur.
Selim'in yüzü gerildi.
— Hangi yanlış kişi?
Çocuk cevap vermedi.
Arkasındaki karanlığa baktı.
Selim de baktı.
Karanlığın içinde biri duruyordu.
Bir adam.
Başını eğmişti.
Yavaşça kaldırdı.
Selim'in nefesi kesildi.
Adam...
Selim'di.
Ama farklıydı.
Yüzü daha solgun.
Bakışları daha soğuk.
Üzerinde 12 Mayıs gecesinde giydiği kıyafetler vardı.
Yasemin geri çekildi.
— İki Selim...
Murat:
— Hayır.
Selim:
— O kim?
Murat:
— Hatırladığın Selim.
Selim:
— Ben Selim'im.
Murat:
— Biliyorum.
Selim:
— O zaman o kim?
Murat:
— Senin unuttuğun hâlin.
Selim karşısındaki kişiye baktı.
Diğer Selim konuştu.
— Geç kaldın.
Selim:
— Neye?
Diğer Selim:
— Beni hatırlamaya.
Selim:
— Sen gerçek değilsin.
Diğer Selim:
— Bunu kim söyledi?
Selim:
— Sistem.
Diğer Selim gülümsedi.
— Sistem gerçek ile hatırayı ayırt edemiyor.
Bir adım attı.
— Sen nasıl ayırt edeceksin?
Selim cevap veremedi.
Yasemin:
— Bu bir oyun.
Diğer Selim Yasemin'e döndü.
— Hayır.
— Ne?
— Oyun değil.
Yavaşça Selim'i gösterdi.
— Bir seçim.
Murat:
— Yeter.
Diğer Selim:
— Sen hâlâ korkuyorsun.
Murat:
— Çünkü ne olduğunu biliyorum.
Diğer Selim:
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— Sen de sadece hatırlıyorsun.
Murat sustu.
Selim:
— 12 Mayıs'ta ne oldu?
Diğer Selim cevap vermedi.
Selim:
— Söyle.
Diğer Selim:
— 23.47'de biri öldü.
Yasemin'in yüzü değişti.
Selim:
— Kim?
Diğer Selim:
— Bunu hatırlamıyorsun.
Selim:
— Arda mı?
Diğer Selim:
— Hayır.
— Murat mı?
— Hayır.
— Yasemin mi?
Diğer Selim başını iki yana salladı.
— Hayır.
Selim:
— O zaman kim?
Diğer Selim Selim'e baktı.
— Sen.
Oda sessizleşti.
Selim'in yüzündeki ifade dondu.
Yasemin:
— Hayır.
Murat:
— Bu doğru değil.
Diğer Selim:
— Hanginiz için?
Murat cevap vermedi.
Selim:
— Ben ölmedim.
Diğer Selim:
— Burada olan Selim öldü.
Selim:
— Ben buradayım.
Diğer Selim:
— İşte sorun bu.
Bir anda duvardaki saat:
23.47
oldu.
Sonra bütün ışıklar söndü.
Karanlık.
Yasemin:
— Selim!
— Buradayım.
Murat:
— Kimse hareket etmesin!
Bir ses duyuldu.
Tak.
Bir sandalye çekildi.
GICIR.
Sonra biri oturdu.
Selim:
— Kim var?
Murat:
— Sorma.
Selim:
— Neden?
Murat:
— Çünkü cevap verirse...
Bir ses fısıldadı.
— Ben buradayım.
Selim'in nefesi kesildi.
Ses...
kendi sesiydi.
Ama arkasından geliyordu.
Selim yavaşça döndü.
Kimse yoktu.
Yerde bir kâğıt vardı.
Üzerinde:
“BEN SENİN ARKANDAYIM.”
Selim kâğıdı aldı.
Altında başka bir cümle vardı:
“AMA SENİN ARKANDAN BAKAN KİŞİ BEN DEĞİLİM.”
Yasemin:
— Ne yazıyor?
Selim cevap vermedi.
Çünkü kâğıdın arkasında yeni bir tarih vardı.
12 MAYIS
Ve altında:
23.47
Sonra bir satır daha belirdi.
“O GECE ODADA DÖRT KİŞİ YOKTU.”
Selim:
— Dört kişi yoktu.
Yasemin:
— Ne?
Selim:
— Dört kişi yokmuş.
Murat:
— Devamını oku.
Selim kâğıdı çevirdi.
“ODADA ÜÇ KİŞİ VARDI.”
Altında:
“AMA DÖRT HATIRA.”
Selim'in yüzü gerildi.
Yasemin:
— Dört hatıra...
Murat:
— İşte mesele bu.
Selim:
— Dört kişi değil.
Murat:
— Dört farklı hatırlama.
Selim:
— Arda'nın hatırası.
Murat:
— Evet.
— Benim hatıram.
— Evet.
— Yasemin'in.
— Evet.
Selim yavaşça Murat'a baktı.
— Dördüncü?
Murat sustu.
Selim:
— Dördüncü hatıra kimin?
Murat cevap vermedi.
Çocuk karanlıktan konuştu.
— Senin.
Selim ona döndü.
— Benim mi?
Çocuk:
— Dördüncü kişi hiç olmadı.
Selim'in yüzü değişti.
— O zaman dördüncü hatıra...
Çocuk:
— Bir kişinin değil.
Kısa bir sessizlik.
— Bir gecenin.
Saat:
23.47
Birden ileri sıçradı.
23.48
Yasemin'in gözleri büyüdü.
— Zaman ilerledi.
Murat:
— Hayır.
Selim:
— Ne?
Murat:
— Bu bizim zamanımız değil.
Saat tekrar değişti.
23.49
23.50
23.51
Selim:
— Ne oluyor?
Murat:
— 12 Mayıs'ın son altı dakikasını yaşıyoruz.
Selim:
— Ama 23.47'den sonrasını bilmiyoruz.
Murat:
— Artık biliyoruz.
Selim:
— Ne zaman bitecek?
Murat:
— 00.00'da.
Yasemin:
— Peki sonra?
Murat ona baktı.
— Kim kaldıysa...
Murat'ın sesi kısıldı.
— ...döngü onu hatırlayacak.
Selim:
— Ya kimse kalmazsa?
Murat:
— O zaman döngü yeniden başlar.
Bir anda kasetçalar çalıştı.
ÇIT.
Cızırtı.
Sonra Arda'nın sesi:
— Eğer bunu duyuyorsanız...
Selim dondu.
Arda:
— ...beni öldüğümü sanıyorsunuz.
Yasemin'in gözleri büyüdü.
Arda'nın sesi devam etti:
— Ama ben ölmedim.
Murat gözlerini kapattı.
Selim:
— Arda?
Kayıt:
— Ölen kişi bendim.
Sessizlik.
Selim:
— Ne?
Kayıt devam etti.
— Ama ölen Arda değildi.
Cızırtı.
— Çünkü Arda...
Uzun bir sessizlik.
— ...benim hatırladığım kişiydi.
Kaset durdu.
Selim kasetçaları eline aldı.
— Bu ne demek?
Murat:
— Arda'nın kim olduğunu bile bilmiyoruz.
Selim:
— O zaman neden hep karşımıza çıkıyor?
Murat:
— Çünkü birinin onu hatırlaması gerekiyor.
Yasemin:
— Kim?
Murat:
— Sen.
Yasemin dondu.
— Ben mi?
Murat:
— 12 Mayıs gecesi Arda'yı ilk gören sendin.
Selim Yasemin'e döndü.
— Bana neden söylemedin?
Yasemin'in sesi titredi.
— Çünkü onu gördüğümü hatırlamıyordum.
Murat:
— Hatırlıyordun.
Yasemin:
— Hayır.
Murat:
— Hatırlıyordun.
Yasemin:
— Hayır!
Odadaki ses yankılandı.
Bir anda duvarın üzerinde yazı belirdi.
YASEMİN HATIRLADI.
Altında:
00.00
Yasemin'in yüzü bembeyaz oldu.
Selim:
— 00.00 mı?
Murat saate baktı.
Saat:
23.59
Bir dakika kalmıştı.
Murat:
— Hazır olun.
Selim:
— Neye?
Murat:
— Gece değişecek.
Saat:
23.59.30
TIK.
23.59.31
TIK.
Yasemin:
— Selim...
— Buradayım.
— Eğer ben seni unutursam...
Selim:
— Unutmayacaksın.
— Ya unutursam?
Selim cevap veremedi.
Çünkü o sırada odanın köşesinde başka bir siluet belirdi.
Arda.
Ama bu kez yüzü netti.
Gerçek gibiydi.
Arda Selim'e baktı.
— 10 saniye.
Selim:
— Neye?
Arda:
— Karar vermen için.
Yasemin:
— Hangi karar?
Arda:
— Hanginizin hatırlanacağına.
Selim:
— İkimiz de.
Arda:
— Olmaz.
Selim:
— Neden?
Arda:
— Çünkü döngü iki aynı hatırayı taşıyamaz.
Yasemin:
— Peki hangimiz?
Arda Selim'e baktı.
— Bunu siz seçeceksiniz.
Saat:
23.59.40
Selim:
— Ya seçmezsek?
Arda:
— Döngü seçer.
23.59.45
Yasemin Selim'in elini tuttu.
— Sakın beni seçme.
Selim:
— Neden?
Yasemin:
— Çünkü ben...
Sustu.
Selim:
— Çünkü sen ne?
Yasemin'in gözleri dolmadı.
Ama sesi ilk kez gerçekten kırıldı.
— Ben zaten bir kez unutuldum.
Saat:
23.59.50
Selim:
— Kim tarafından?
Yasemin:
— Sen.
Selim dondu.
23.59.52
Murat:
— Selim, dinleme.
Selim:
— Hayır.
Yasemin:
— 12 Mayıs'ta sen beni unuttun.
Selim:
— Ben hatırlamıyorum.
Yasemin:
— Biliyorum.
23.59.55
Arda:
— Üç saniye.
Selim:
— Yasemin...
Yasemin:
— Ne olursa olsun...
23.59.57
— ...beni hatırlama.
Selim:
— Ne?
23.59.58
Yasemin geri çekildi.
23.59.59
Bütün ışıklar söndü.
Tamamen.
Bir saniye boyunca hiçbir şey olmadı.
Sonra...
00.00
Bir çığlık duyuldu.
Ama kimin çığlığı olduğu anlaşılmadı.
Işıklar geri geldi.
Oda boştu.
Murat yoktu.
Arda yoktu.
Çocuk yoktu.
Yasemin yoktu.
Selim yalnızdı.
Duvarın üzerinde tek bir yazı vardı:
12 MAYIS TAMAMLANDI.
Selim nefesini tuttu.
— Yasemin?
Cevap yoktu.
— Yasemin!
Sessizlik.
Selim kapıya koştu.
Koridor bomboştu.
Oda 01.
Oda 02.
Oda 03.
Oda 12.
Oda 48.
Hepsi vardı.
Ama Yasemin yoktu.
Selim'in telefonu titredi.
Ekranda bilinmeyen bir numara.
Bir mesaj:
“SENİ HATIRLADIM.”
Selim'in nefesi kesildi.
İkinci mesaj geldi.
“AMA SEN BENİ HATIRLAMIYORSUN.”
Selim'in parmakları dondu.
Üçüncü mesaj:
“ÇÜNKÜ 12 MAYIS'TA UNUTTUĞUN KİŞİ BEN DEĞİLİM.”
Selim ekrana baktı.
Son mesaj birkaç saniye sonra geldi.
“ARDA'YI UNUTTUN.”
Selim'in yüzü değişti.
Ardından ekranın tamamı karardı.
Ve yalnızca tek bir cümle kaldı:
“ARDA'YI DEĞİL.”
Bir satır daha oluştu.
“ARDA'NIN YERİNE GEÇENİ.”
Selim'in nefesi kesildi.
Arkasından bir ses duyuldu.
Çok yakından.
— Selim...
Selim yavaşça döndü.
Yasemin oradaydı.
Ama gözleri boştu.
Selim:
— Yasemin?
Yasemin başını kaldırdı.
— Beni tanıyor musun?
Selim birkaç saniye sustu.
— Evet.
Yasemin gülümsedi.
Ama gülümsemesinde hiçbir sıcaklık yoktu.
— Güzel.
Selim:
— Neden?
Yasemin:
— Çünkü ben seni artık tanımıyorum.
Selim'in yüzü dondu.
Yasemin'in arkasındaki duvarda yeni bir ekran açıldı.
49. DÖNGÜ
Altında:
KİŞİ SAYISI: 3
İsimler belirdi.
SELİM
MURAT
ARDA
Selim ekrana baktı.
— Yasemin nerede?
Ekran:
YASEMİN KAYDI BULUNAMADI.
Selim:
— Hayır.
Ekran:
YASEMİN HATIRASI BULUNAMADI.
Selim:
— Hayır!
Ekran:
YASEMİN HİÇBİR ZAMAN BURADA OLMADI.
Selim geriye çekildi.
Yasemin'e baktı.
Yasemin ona baktı.
Sonra yavaşça sordu:
— Selim...
— Ne?
— Sen beni neden hatırlıyorsun?
Selim cevap veremedi.
Çünkü duvardaki saat yeniden:
23.47
olmuştu.
Ve karanlığın içinden çocuk sesi geldi.
— Çünkü bu kez...
Kısa bir sessizlik.
— ...yanlış kişiyi hatırladın.
KARANLIK.
𖤍