Bölümler 16Şu an: BAĞ EVİNDE ODA SAVAŞLARI
- 1 MASA 4’TEKİ DEPREM516 kelime
- 2 YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI, ESKİ BİR KAOS MU?479 kelime
- 3 YOL KAOSU VE ÇATILAYAN CAMLAR343 kelime
- 4 DİNLENME TESİSİNDE BARIŞ KANUNLARI375 kelime
- 5 BAĞ EVİNDE ODA SAVAŞLARI424 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 GECE YARISI MUTFAK KAZALARI480 kelime
- 7 SABAH KAHVALTISINDA BÜYÜK İDDİA393 kelime
- 8 PATİKADA KAYBOLAN SESSİZLİK431 kelime
- 9 DERENİN SESİ VE CÜZDAN DÜŞMANI AKŞAM YEMEĞİ372 kelime
- 10 GECE, GERÇEKLER VE İSTANBUL'A DÖNÜŞ480 kelime
- 11 ŞEHİR, KAHVE VE ESKİ TELAŞLAR405 kelime
- 12 SANAT, IŞIKLAR VE SERGİ KRİZİ451 kelime
- 13 BÜYÜK SÜRPRİZ VE KIRILAN CAMLAR430 kelime
- 14 GECE ÇORBACISI VE İSOTLU TERAPİ436 kelime
- 15 MASA 4334 kelime
- 16 BONUS BÖLÜM: BİR GECE, BİR ŞİŞE VE HESAPTA OLMAYAN AŞK1.839 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece yarısına doğru bağ evinin ahşap kapısının önüne vardıklarında, arabadaki herkes yorgunluktan tükenmiş haldeydi. Dağın eteğindeki iki katlı, otantik bağ evi sessizce onları bekliyordu. Enes, paspasın altındaki ağır demir anahtarı alıp kapıyı açtığında, içeriye odun ve çam kokusu karışımı tatlı bir serinlik yayıldı.
"Sonunda!" dedi Melis, çantasını salondaki geniş deri koltuğa fırlatarak. Siyah kemik gözlüklerini çıkarıp gözlerini ovuşturdu, ardından şık ceketini kenara bıraktı. "Yemin ederim bir saat daha o arabada kalsaydım kuzenimin bu güzelim evini ateşe verecektim."
"Sakin ol Melis," dedi Onur. Kot gömleğinin kollarını kıvırmış, elindeki notebook ile koridordaki odaları inceliyordu. "Günün analizini yaparsak: Trafikte kaybettiğimiz süreyi tesisteki hızlı mola ile telafi ettik. Şimdi tek yapmamız gereken odaları adil bir şekilde dağıtmak."
Pelin, koyu renk saçlarını geriye atarak valizinin üzerine oturdu. Yanaklarındaki allık gecenin bu saatinde bile tüm canlılığını koruyordu. "Ben üst kattaki balkona bakan master odada kalıyorum. Tartışmaya kapalı."
"Pelin," dedi Gökhan, açık renk dağınık saçlarını karıştırıp havalı gözlüğünü tişörtünün yakasına asarak. "O odada çift kişilik tek bir yatak var. İstatistiki olarak —Onur’un deyimiyle— bizim aynı odada kalmamız bu evin sabaha karşı yanması anlamına gelir."
"Seninle kalacağımı kim söyledi Gökhan?" dedi Pelin çenesini dikleştirerek. "Ben Buse ile kalıyorum."
Buse, gri rahat eşofmanının kapüşonunu hafifçe geriye itip gözlerini büyüttü. Sevimli ve çaresiz bir edayla Ersin’e baktı. "Ama Pelin... Ben sabahları sessizlikte uyanmayı seviyorum. Seninle kalırsam gecenin üçünde Gökhan ile yaptığınız mesajlaşma kavgalarını dinlemek zorunda kalırım."
Ersin, siyah spor üstünün içinde serin havaya aldırış etmeden bahçe kapısına yaslanmıştı. Açık renk dalgalı saçları rüzgârda hafifçe süzülürken elindeki dergiyi sehpanın üzerine bıraktı. "Buse haklı. Bence Pelin ve Gökhan’ı alt kattaki mahzen benzeri küçük odaya kilitleyelim, biz de üst katta huzurla uyuyalım."
"Ersin!" dedi Pelin sitemle.
Enes, siyah tişörtünün içinde omuzlarını dikleştirip salondaki ahşap masanın üzerine vurdu. Hacimli koyu saçlarını geriye atarak grubun lideri edasıyla son noktayı koydu: "Yeter! Dağılımı ben yapıyorum ve itiraz istemiyorum.
Üst Kat Balkonlu Oda: Melis ve Buse (Kızlar kulübü, gürültü yok).
Üst Kat İkinci Oda: Pelin tek başına (Gökhan'dan en uzak nokta).
Alt Kat Geniş Oda: Ben, Ersin ve Onur.
Salondaki Çekyat: Gökhan."
Gökhan şaşkınlıkla Enes’e baktı. "Çekyat mı? Benim omurga sağlığım hakkında bir fikrin var mı Enes? Ben bu tarzla çekyatta mı yatacağım?"
Melis gözlüklerini tekrar takıp alaycı bir şekilde gülümsedi. "Gökhan’cığım, ayrılıp barışma rekorları kırarken düşünecektin bunu. Çekyat sana az bile."
Pelin valizini çekip merdivenlere yönelirken Gökhan’a döndü, dudaklarında hafif bir zafer tebessümü vardı. "İyi uykular Gökhan. Çekyatın yayları batarsa çikolata yersin, iyi gelir."
Gökhan gözlerini devirip salondaki koltuğa kendini bıraktı. Herkes odalarına çekilirken, bağ evindeki ilk gecenin sessizliği çökmüştü; ama bu sessizliğin uzun sürmeyeceğini gruptaki herkes çok iyi biliyordu.
Bölüm etkileşimi
