Bölüm 3 : Alın Yarası

Vaveyla Yazarı: Via Hayal

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: Bölüm 3 : Alın Yarası
  1. 1 Bölüm 1 : İlk Kıvılcım579 kelime
  2. 2 Bölüm 2 : Gece Devriyesi712 kelime
  3. 3 Bölüm 3 : Alın Yarası867 kelime · Okuduğun bölüm
  4. 4 Bölüm 4 : Acı-Tatlı Gerçekler834 kelime
  5. 5 Bölüm 5 : Yasak Bahar829 kelime
  6. 6 Bölüm 6 : Kilitli Umut785 kelime
  7. 7 Bölüm 7 : Hırçın Kıskançlık1.049 kelime
  8. 8 Bölüm 8 : Sonbahar816 kelime
  9. 9 Bölüm 9 : Yaralı Sayfalar824 kelime
  10. 10 Bölüm 10 : Anka'nın Düşüşü1.055 kelime
  11. 11 Bölüm 11 : İkinci Şans1.124 kelime
  12. 12 Bölüm 12 : Zamanın Diğer Kıyısı861 kelime
  13. 13 Bölüm 13 : Küllerinden Doğan Anka1.587 kelime
  14. 14 Bölüm 14 : Acıların Üzerine Krema857 kelime
  15. 15 Bölüm 15 : Louvre Ve Pembe Kurdele1.121 kelime
  16. 16 Bölüm 16 : La Maison de Pâtisserie d'Anka1.451 kelime
  17. 17 Bölüm 17 : Keşif Dokunuşu (+18)972 kelime
  18. 18 Bölüm 18 : Kaderin Kırmızı İpi1.253 kelime
  19. 19 Bölüm 19 : İki Ülke, Tek Masal1.356 kelime
  20. 20 Bölüm 20 : İlk Aidiyet1.516 kelime
  21. 21 Bölüm 21 : Altın Kafesteki Çatlak1.025 kelime
  22. 22 Bölüm 22 : İki Cehennem Arasında903 kelime
  23. 23 Bölüm 23 : Küllerin Savruluşu1.959 kelime
  24. 24 Bölüm 24 : İkinci Şans1.283 kelime
  25. 25 Bölüm 25 : Yeni Gökyüzü614 kelime
  26. 26 Bölüm 26 : Uçurumun Ardındaki Uyanış1.178 kelime
  27. 27 Bölüm 27 : Gerçeğin Peşinde974 kelime
  28. 28 Bölüm 28 : Kaderin Düğümlenen İpi1.055 kelime
  29. 29 Bölüm 29 : Tek Başına Anka974 kelime
  30. 30 Bölüm 30 : Yavru Vatan & Yeni Hayat899 kelime
  31. 31 FİNAL : ACI PASTA2.042 kelime
  32. 32 ☆ KİTAP ŞARKISI ☆21 kelime

Aradan geçen birkaç gün boyunca telefon elimde bir kor parçası gibi durdu ama yazmaya bir türlü cesaret edemedim. Onunla konuşmak, sesini duymak, zihnimin dehlizlerinde yankılanan o bahar kokulu nefesine tutunmak kuşkusuz en büyük arzuydu. Lakin aramızdaki o on yıllık uçurum ve sırtımda bir kambur gibi taşıdığım bu zoraki evlilik, atacağım her adımda ayaklarımı geri çekmeme sebep oluyordu. Bana karşı takınacağı tavır, bir yanlış anlama ihtimali ruhumu ürkütüyordu.

O gün, sessizliğin içinde profil resmini açıp yüzünün her ayrıntısını dakikalarca inceledim. Bal köpüğü rengi gözleri, sanki benim saçlarımın rengiyle gizli bir ahenk içindeymiş gibi duruyordu; bu küçük tesadüfe tebessüm etmeden duramadım. Otuz bir yaşının getirdiği o hafif tecrübe izleri, gözlerinin etrafında ince kırışıklıklar olarak belirmişti. Kirpikleri ise bir erkeğin sahip olabileceğinden çok daha uzun ve hacimliydi; ben kat kat maskara kullansam bile bu doğal görkemi yakalayamazdım. Doğal bir çekiciliği, derin bir manası vardı o bakışların. Kilolu olmamasına rağmen yanakları hafifçe dolgundu. Dudakları ise canlı, pembemsi bir renkteydi. İçimdeki yasak çekim, o an bir anlığına da olsa o dudakların tadını, serinliğini merak etti. Sakalları, kirli sakaldan biraz daha uzun, kahve tonlarının ağırlığında, yüzüne bir olgunluk katıyordu.

Bu kadar detaylı bir incelemenin ardından içimdeki cesaret mayını infilak etti ve parmaklarım kendiliğinden ekrana dokundu.

(Mesaj - 15:42)
Şeyda: Merhaba, ben Şeyda.

Cevap beklerken kalbim sanki göğüs kafesimi parçalayıp dışarı çıkacaktı. Çok geçmeden telefonum titredi.

Revan: Yazmana sevindim. Bir sorun yoktur umarım?

Şeyda: Hayır, her şey yolunda. İyiyim, numaramı kaydetmek istersin diye yazdım.

Revan: İyi yapmışsın, iyi olmana sevindim. Allah’a emanet ol.

Şeyda: Sen de.

Konuşmayı bu kadar kısa kesmesine içten içe bir sitem duysam da adam haklıydı. Benimle neden uzun uzun konuşacaktı ki? Hangi sıfatla, ne hakla benden kelimelerini esirgememesini bekleyebilirdim?

Akşam yemeğinin ardından kendimi banyoya attım. Sıcak suyun altında uzunca bir süre kalıp hem bedenimi hem de düğüm düğüm olmuş zihnimi dinlendirmeye çalıştım. Duştan çıkıp giyinirken, Emrullah’ın yatakta oturmuş bir şeyi pürdikkat incelediğini gördüm. Yanına yaklaştığımda, avucunun içinde benim telefonumun olduğunu fark ettim. O an sanki biri elini göğsüme daldırıp kalbimi yerinden söküp aldı.

Bana öyle zehirli, öyle sert bir bakış fırlattı ki ruhumun sarsıldığını hissettim.

— Maşallah! İki günlük komşunun p*çiyle numaralaşmaya da başlanmış ha! Fahişe seni! Ona mı pazarlayacaksın kendini?

Bu hakaretlerin ağırlığı altında bedenim eziliyordu. Hiçbir kadının duymaması gereken, insanın haysiyetini ayaklar altına alan bu lafları sözde kocamdan işitiyordum.

— Düzgün konuş lütfen! dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. Öyle bir şey yok. Sadece komşu olduğunuz için numarasını vermek istedi.

Emrullah bir anda yerinden fırlayıp zifiri bir gölge gibi üzerime yürüdü.

— Lan bana bak lan! Senin karşında çocuk mu var? Kim kime komşu oldu diye iki günde numara verir?

Sırtım duvara yaslandığında kaçacak, sığınacak hiçbir yerim kalmamıştı. Bedenime inen her bir darbenin acısı, ruhumdaki o cılız umudu ve kendime verdiğim kurtuluş sözünü yerle bir ediyordu. Kaç saat sürdü o işkence, ne zaman bitti bilmiyorum. En sonunda kendisi de yorulup çekildi ve köşesine zıbarıp yattı.

Zar zor ayağa kalkıp kendimi lavaboya dar attım. Musluğu açıp suyun sesi altında uzun bir süre bekledim; düşündüm, hıçkıra hıçkıra ağladım. Giyinip aynaya baktığımda alnımdaki o çiğ yara izini gördüm. Vücudumdaki morlukları kıyafetlerle örtebiliyordum ama bu iz, hayatımın ne kadar kirli bir karanlıkta olduğunun açık bir ilanıydı.

Ertesi sabah uyandığımda annemin o soğuk sesiyle karşılaştım:

— Yine ne yaptın da dayak yedin? Seslerin gece buraya kadar geliyordu, dedi.

— Senin gibi anne olmaz olsun! diyerek kendimi dışarı attım.

Boğuluyordum. Emrullah bir yandan, annem bir yandan üzerime karabasan gibi çökmüşlerdi. Mahalledeki manava gidip birkaç taze meyve alarak kendimi mutfağa atmak, kendi sessiz dünyama ışınlanmak istiyordum. Manavın önüne yaklaştığımda, kapıdan çıkan Revan’ı gördüm.

Uykulu gözlerle beni görünce önce gülümsedi, selam vermek için dudaklarını araladı. Ancak bakışları alnımdaki o derin yara izine takılınca yüzündeki o aydınlık ifade bir anda söndü. Endişe ve hiddetle karışık bir sesle fısıldadı:

— Şeyda... Yoksa... diyebildi sadece.

O an yerin dibine girmek, bir buhar olup yok olmak istedim. Hemen uzaklaşmak için yeltendim ama Revan çevik bir hareketle kolumdan tutup beni kendine çekti. O an, bileğimdeki diğer izlere de şahit oldu. Parmak uçlarını, sanki bir kutsala dokunur gibi bileğimdeki yarada gezdirdi. Sonra alnımdaki yaraya dokundu parmak uçlarıyla.

— Polise gidelim... dedi kararlılıkla.

Umutsuzca başımı iki yana salladım.

— Bir şey yapmıyorlar ki... Kaç defa gittim. Uzaklaştırma verdiler ama o süre bitince daha beterini yaşadım. Kadın sığınma evi desen, cezaevi sistemi gibiydi zaten. Hayattan darbe yiyenlere bu katı kurallar fazla değil mi? dedim yaşlı gözlerle.

Revan başını kederle yere eğdi.

— Haklısın... Adalet sadece lafta kalıyor. Kaç tane kadın bu boşluklar yüzünden öldürüldü. Ama sana bir şey olsun istemem Şeyda, dedi.

Yanaklarımdan süzülen yaşlara mani olamadım. Revan, elleriyle o yaşları sildi. İlk defa biri tarafından böyle derinden düşünülüyor, korunma altına alınıyordum. Ve ilk defa gözyaşlarımı kendi ellerim değil, şefkat dolu başka bir el siliyordu.

— Sen yine de KADES’i telefonda hazır bulundur. Sessiz yardım işaretini de biliyorsun, değil mi? Ben devriyedeyken bana camdan o işareti yaptığın an kocan falan dinlemem, o kapıya gelirim, dedi.

Ona sımsıkı sarılmak, omuzlarında hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyordum. Ona karşı duyduğum mahcubiyet ve içimdeki o sıcak heyecanla sadece teşekkür edip eve doğru yürüdüm. Mutfağa girdiğimde ellerim titreyerek yumurtaları kaba kırdım. Ben o kapta yumurtaları çırparken, aslında çırpılan sadece yumurtalar değildi. Yumurtanın unla iç içe geçip kaybolması gibi; aklım, kalbim ve hayallerim de karmaşık, acı bir tarifin içinde birbirine karışıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

254okunma 35beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18