Bölümler 11Şu an: 5. Bölüm
- 1 Giriş Bölümü379 kelime
- 2 1. Bölüm457 kelime
- 3 2. Bölüm502 kelime
- 4 3. Bölüm468 kelime
- 5 4. Bölüm523 kelime
- 6 5. Bölüm1.166 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 6. Bölüm1.199 kelime
- 8 7. Bölüm1.225 kelime
- 9 8. Bölüm1.350 kelime
- 10 9. Bölüm932 kelime
- 11 10. Bölüm (Sezon Finali)537 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bodrum katı sessizdi.
Tavandaki tek lambanın solgun ışığı duvarlara vuruyor, merdivenlerin gölgesi yere uzun çizgiler gibi düşüyordu. Polis şeridi hâlâ yerindeydi.
Ömer, Derin ve Cihan birkaç saniye boyunca koridorun sonundaki kişiye baktı.
Burçak.
Burçak da onlara bakıyordu.
Ortada garip bir sessizlik vardı.
Cihan kaşlarını kaldırdı.
“Sen burada ne yapıyorsun?”
Burçak birkaç adım daha yaklaştı.
“Size aynı soruyu sorabilirim.”
Derin kollarını bağladı.
“Bakmaya geldik.”
Burçak’ın gözleri merdivenlere kaydı.
Sonra tekrar Derin’e döndü.
“Polis burayı kapattı.”
Cihan omuz silkti.
“Kimseyi görmedik.”
Burçak birkaç saniye sustu.
Sanki bir şey söylemek istiyordu ama vazgeçti.
Ömer dikkatle onu izliyordu.
“Sen neden buradasın?” diye sordu.
Burçak kısa bir nefes aldı.
“Nil’in sınıf arkadaşıydım.”
Cihan hemen cevap verdi.
“Bu soruya cevap değil.”
Burçak’ın yüzü biraz sertleşti.
“Merak ettim.”
Derin hafifçe başını yana eğdi.
“Gerçekten mi?”
Burçak’ın bakışları Derin’de sabitlendi.
“Evet.”
Derin birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra yavaşça konuştu.
“Nil ölmeden önce birine mesaj attı.”
Burçak’ın yüzünde küçük bir değişim oldu.
Çok kısa sürdü.
Ama Derin bunu fark etmişti.
Cihan hemen sordu.
“Bunu biliyor muydun?”
Burçak hemen cevap verdi.
“Hayır.”
Ama sesi biraz hızlı çıkmıştı.
Ömer bunu fark etti.
“Peki dün akşam Nil’i gördün mü?”
Burçak başını iki yana salladı.
“Hayır.”
Derin bir adım yaklaştı.
“Emin misin?”
Burçak kaşlarını çattı.
“Evet.”
Tam o sırada yukarıdan bir kapı sesi geldi.
Birisi merdivenlerden aşağı iniyordu.
Ayak sesleri.
Hepsi aynı anda başlarını çevirdi.
Biraz sonra iki kişi merdivenlerin başında göründü.
Yasmin ve Yüsra.
Yasmin koridora bakıp hafifçe gülümsedi.
“Demek herkes burada.”
Cihan iç çekti.
“Harika.”
Yüsra biraz geride duruyordu. Sessizdi.
Gözleri merdivenlere kaydı.
Sonra yere.
Nil’in bulunduğu yere.
Bir anlığına yüzündeki ifade değişti.
Ama bunu kimse fark etmedi.
Yasmin kollarını bağladı.
“Polis görürse bayağı sorun olur.”
Ömer omuz silkti.
“Sen de buradasın.”
Yasmin gülümsedi.
“Ben meraklı biriyim.”
Derin hâlâ Yüsra’ya bakıyordu.
“Sen neden geldin?” diye sordu.
Yüsra bir an durdu.
Sonra sakin bir sesle cevap verdi.
“Nil benim de arkadaşımdı.”
Koridorda tekrar kısa bir sessizlik oldu.
Cihan merdivenlere baktı.
Sonra yere.
Sonra tekrar Derin’e döndü.
“Derin.”
Derin gözlerini ondan ayırmadı.
“Ne?”
Cihan yavaşça sordu.
“Nil düşmüş olabilir mi gerçekten?”
Derin birkaç saniye düşündü.
Sonra başını iki yana salladı.
“Hayır.”
Ömer kaşlarını kaldırdı.
“Neden bu kadar eminsin?”
Derin merdivenleri işaret etti.
“Çünkü biri düşerse basamaklardan yuvarlanır.”
Herkes merdivenlere baktı.
Derin devam etti.
“Ama Nil”
Kısa bir duraksama oldu.
“merdivenlerin başında bulundu.”
Koridor bir anda daha da ağırlaşmış gibiydi.
Yasmin’in gülümsemesi silindi.
Cihan yavaşça fısıldadı.
“Yani biri”
Ömer cümleyi tamamladı.
“onu itmiş.”
Kimse birkaç saniye konuşmadı. Sanki Derin’in söylediği cümle koridorun içinde asılı kalmıştı.
“Birisi onu itmiş.”
Cihan yutkundu.
“Bunu kesin olarak söyleyebilir miyiz?”
Derin merdivenlere baktı.
“Henüz değil.”
Ömer kollarını bağladı.
“Ama mantıklı olan bu.”
Yasmin hafifçe güldü.
“Bu bayağı ciddi bir suçlama.”
Derin gözlerini ona çevirdi.
“Birini suçlamıyorum.”
“Şimdilik,” dedi Yasmin.
Koridorda hafif bir gerilim oluşmuştu.
—
Yüsra hâlâ sessizdi.
Bakışları merdivenlerdeydi.
Sanki o an başka bir şey düşünüyordu.
Bir an için gözlerini kapattı.
Ve zihninde bir görüntü belirdi.
Gece.
Karanlık bodrum.
Nil’in sesi.
“Bunu kimseye söylemeyeceğim.”
Sonra bir tartışma.
Bir adım.
Bir itiş.
Ve Nil’in dengesini kaybedip merdivenlere doğru düşmesi.
Yüsra’nın kalbi hızlandı.
Ama yüzünde hiçbir şey belli olmadı.
Gözlerini tekrar açtı.
—
Cihan duvara yaslandı.
“Polis bunu fark etmemiş mi?”
Ömer başını iki yana salladı.
“Belki fark etmiştir.”
Cihan kaşlarını kaldırdı.
“Yani?”
“Belki de hâlâ araştırıyorlardır.”
Selin’in sesi merdivenlerden geldi.
“Tabii ki araştırıyorlar.”
Herkes başını çevirdi.
Selin ve Buse merdivenlerden aşağı iniyordu.
Selin etrafına baktı.
“Bütün ekip burada toplanmış.”
Cihan gülümsedi.
“Dedektif kulübü.”
Buse’nin bakışları merdivenlere kaydı.
Bir an durdu.
Sonra yavaşça sordu.
“Burası mı?”
Ömer başını salladı.
“Evet.”
Buse birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sanki o noktaya bakmak bile ona zor geliyordu.
—
Derin tekrar konuştu.
“Nil ölmeden önce bir şey görmüş.”
Yasmin başını eğdi.
“Mesaj meselesi.”
“Evet.”
Selin kaşlarını çattı.
“Peki kimi görmüş?”
Derin başını iki yana salladı.
“Henüz bilmiyoruz.”
Cihan derin bir nefes aldı.
“Harika.”
Sonra ekledi:
“Demek ki katil aramızda olabilir.”
Bu cümle koridorda yankılanmış gibi oldu.
Herkes bir an birbirine baktı.
Karan’ın sesi arkadan geldi.
“Abartıyorsunuz.”
Herkes döndü.
Karan ve Tolga merdivenlerden aşağı geliyordu.
Tolga etrafa bakıp ıslık çaldı.
“Burası bayağı ürkütücüymüş.”
Karan doğrudan Ömer’e baktı.
“Burada ne yapıyorsunuz?”
Ömer kısa cevap verdi.
“Bakıyoruz.”
Karan merdivenlere baktı.
Sonra yere.
“Bir şey buldunuz mu?”
Derin konuştu.
“Belki.”
Karan kaşlarını kaldırdı.
“Ne?”
Derin gözlerini grubun üzerinde gezdirdi.
“Nil biriyle karşılaşmış olabilir.”
Tolga hemen sordu.
“Burada mı?”
“Evet.”
Selin düşünceli görünüyordu.
“Belki biriyle tartıştı.”
Cihan ekledi:
“Ve biri onu itti.”
Koridorda yine sessizlik oldu.
Tam o anda Derin’in telefonu titredi.
Yeni bir mesaj.
Derin ekrana baktı.
Aynı numara.
Kalbi hızlandı.
Mesajı açtı.
Tek bir cümle vardı.
“Bodrumdan çık.”
Derin kaşlarını çattı.
Ama mesajın devamı daha ürkütücüydü.
“Çünkü seni izliyorum.”
—
Derin’in yüzü ciddileşti ama bunu belli etmemeye çalıştı.
Cihan hemen sordu.
“Ne oldu?”
Derin telefonu kapattı.
“Bir şey yok.”
Ama Ömer bunu fark etmişti.
“Derin.”
Derin ona baktı.
“Ne?”
“Bir şey saklıyorsun.”
Karan hafifçe güldü.
“Tabii saklıyor.”
Herkes ona döndü.
Karan duvara yaslanmıştı. Gözleri doğrudan Ömer’e bakıyordu.
“Bu ekipte herkes bir şey saklıyor zaten.”
Ömer kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Karan omuz silkti.
“Bilmiyorum. Ama herkes dedektif gibi davranıyor.”
Cihan araya girmeye çalıştı.
“Karan.”
Ama Karan devam etti.
“Biriniz de polisi aramayı düşünmedi.”
Ömer bir adım yaklaştı.
“Polis zaten burada.”
Karan alaycı bir şekilde güldü.
“Evet ama siz kendinizi Sherlock sanıyorsunuz.”
Koridordaki hava bir anda gerildi.
Selin fısıldadı.
“Şimdi başlayacak.”
Buse kaşlarını çattı.
“Selin.”
Ama Selin haklıydı.
Ömer ve Karan birbirlerine bakıyordu.
İkisi de geri adım atmayan tiplerdi.
Ömer sakin ama sert bir sesle konuştu.
“Eğer bir problemin varsa açıkça söyle.”
Karan hemen cevap verdi.
“Var.”
Koridor tamamen sessizleşmişti.
Tolga içinden “Eyvah.” diye mırıldandı.
Karan birkaç adım yaklaştı.
“Sen herkese ne yapması gerektiğini söylüyorsun.”
Ömer kaşlarını kaldırdı.
“Çünkü biri mantıklı düşünmek zorunda.”
Karan’ın yüzündeki ifade sertleşti.
“Yani diğer herkes aptal mı?”
Ömer başını iki yana salladı.
“Ben öyle demedim.”
Karan bir adım daha yaklaştı.
“Demene gerek yok.”
Cihan hemen araya girmeye çalıştı.
“Tamam, sakin olun. Napıyorsunuz.”
Ama artık çok geçti.
Karan Ömer’e doğru eğildi.
“Her şeyi kontrol edebileceğini sanıyorsun.”
Ömer geri çekilmedi.
“Ben sadece gerçeği bulmaya çalışıyorum.”
Karan’ın sesi yükseldi.
“Gerçeği mi?”
Bir an durdu.
Sonra sertçe söyledi:
“Yoksa herkesi suçlu gibi mi görüyorsun?”
Ömer’in bakışları sertleşti.
“Eğer biri suçluysa ortaya çıkacak.”
Karan güldü.
“Belki de o kişi sensindir.”
Koridor bir anda buz kesmiş gibiydi.
Cihan hemen konuştu.
“Tamam, bu saçma olmaya başladı.”
Ama o anda Karan Ömer’i omzundan itti.
“Yeter artık.”
Ömer geriye doğru yarım adım attı.
Sonra Karan’ın yakasından tuttu.
“Beni itme.”
Tolga hemen ileri atıldı.
“Hey!”
Ama Ömer ve Karan artık birbirlerine çok yakındı.
İkisinin de gözlerinde aynı şey vardı.
Öfke.
Karan Ömer’in elini sertçe itti.
“Ne yapacaksın?”
Ömer cevap vermedi.
Bir saniye sonra Karan ona doğru hamle yaptı.
Ve ikisi yere düştü.
Cihan bağırdı.
“Hey!”
Tolga hemen araya girdi.
Selin geri çekildi.
Buse şok olmuştu.
Derin birkaç adım ilerledi.
Tolga Karan’ı çekmeye çalışıyordu.
“Karan yeter. Bırak!”
Cihan Ömer’i tutmaya çalıştı.
“Ömer, dur! Ömer.”
Ama iki saniyelik o kaosun içinde bir şey oldu.
Yüsra’nın bakışları yerdeki merdivenlere kaydı.
Ve dudaklarının arasından çok hafif bir fısıltı çıktı.
Kimsenin duymadığı bir cümle.
“Yine aynı yerde”
Sonra birden sessizleşti.
Çünkü Derin onu duymuştu.
Bölüm etkileşimi
