12. bölüm · Alabora
10. Bölüm (Sezon Finali)
Salon bir anda kaosa dönmüştü.
Öğrenciler birbirlerine bakıyor, fısıltılar giderek yükseliyordu. Satranç tahtaları unutulmuştu. Herkesin dikkati tek bir yerdeydi.
Yüsra.
Yüsra olduğu yerde donup kalmıştı.
Polisin söylediği cümle hâlâ havada asılı gibiydi.
“Eğer bana bir şey olursa bunun sebebi Yüsra.”
Cihan şaşkınlıkla fısıldadı.
“Bu ciddi olamaz.”
Tolga başını iki yana salladı.
“Bu gerçek mi?”
Selin yavaşça ayağa kalktı.
Gözleri doğrudan Yüsra’ya kilitlenmişti.
“Yüsra…”
Ama Yüsra cevap vermedi.
Derin birkaç adım öne çıktı.
Kalbi hızlı atıyordu.
“Bu doğru mu?”
Yüsra’nın gözleri dolmuştu.
Ama konuşmadı.
Polis memuru sakin ama sert bir sesle konuştu.
“Yüsra Akın.”
Salon tamamen sessizleşti.
“Seninle konuşmamız gerekiyor.”
Yüsra başını iki yana salladı.
“Ben…”
Ama cümleyi bitiremedi.
Yasmin arka tarafta duruyordu.
Yüzünde garip bir ifade vardı.
Ne şaşkın ne üzgün.
Sanki bir şeyleri izliyormuş gibi.
Tam o sırada Yüsra bir adım geri attı.
Derin hemen fark etti.
“Yüsra”
Ama Yüsra bir anda döndü.
Ve koşmaya başladı.
Salon bir anda karıştı.
“HEY!”
Polis memuru bağırdı.
“Dur!”
Ama Yüsra kapıya doğru koşuyordu.
Öğrenciler kenara çekildi.
Kapıdan çıktı.
Koridora doğru koştu.
Ömer hemen arkasından çıktı.
“Yüsra!”
Derin de koşmaya başladı.
Cihan ve Selin de peşlerinden geldi.
Koridor boştu.
Yüsra merdivenlere doğru koşuyordu.
Aynı merdivenler.
Bodrum merdivenleri.
Derin bunu fark etti.
“Hayır”
Yüsra merdivenlerin başında durdu.
Nefes nefeseydi.
Arkasından gelen ayak sesleri yaklaşıyordu.
Ömer, Derin ve Selin birkaç metre geride durdu.
Polis de geliyordu.
Yüsra yavaşça döndü.
Gözlerinden yaşlar akıyordu.
“Ben istemedim”
Derin sakin bir sesle konuştu.
“Yüsra.”
“Lütfen”
Yüsra başını iki yana salladı.
“Ben sadece korktum.”
Selin kaşlarını çattı.
“Ne yaptın?”
Yüsra gözlerini kapattı.
Sonra fısıldadı.
“Nil gerçeği öğrenmişti.”
Derin’in kalbi hızlandı.
“Ne gerçeği?”
Yüsra cevap vermedi.
Sadece merdivenlere baktı.
Aynı yere.
Nil’in düştüğü yere.
“Ben onu öldürmek istemedim…”
Ömer yavaşça konuştu.
“Ne oldu?”
Yüsra titreyen bir sesle cevap verdi.
“Onu ittim.”
Koridor bir anda buz kesmiş gibiydi.
Selin nefesini tuttu.
Cihan arkadan fısıldadı.
“İnanamıyorum”
Yüsra ağlıyordu.
“Bir anlık bir şeydi.”
Derin yavaşça sordu.
“Peki Nil neyi öğrenmişti?”
Yüsra başını kaldırdı.
Gözleri bir anda korkuyla büyüdü.
“Benim değil”
Herkes ona baktı.
Yüsra titreyen bir parmakla birini işaret etti.
“Onun yüzünden.”
Hepsi aynı anda döndü.
Yasmin.
Yasmin merdivenlerin başında duruyordu.
Ve yüzünde çok hafif bir gülümseme vardı.
Kimse konuşamadı.
Yasmin yavaşça alkışladı.
“Bravo.”
Selin şaşkınlıkla baktı.
“Yasmin?”
Yasmin merdivenlerden bir adım indi.
Sonra sakin bir sesle konuştu.
“Nil fazla meraklıydı.”
Derin’in kalbi hızlandı.
“Ne demek istiyorsun?”
Yasmin birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra söyledi:
“Gerçek oyunu anlamıştı.”
Ömer kaşlarını çattı.
“Ne oyunu?”
Yasmin gülümsedi.
“Satranç.”
Sonra ekledi:
“Bazı taşlar feda edilir.”
Yüsra ağlıyordu.
“Ben bunu istemedim…”
Yasmin ona baktı.
“Biliyorum.”
Sonra polis memuruna döndü.
“Onu götürebilirsiniz.”
Polis Yüsra’ya doğru yürüdü.
Ama tam o anda…
Derin bir şeyi fark etti.
“Dur.”
Herkes ona baktı.
Derin yavaşça konuştu.
“Nil’in mesajı.”
Yasmin kaşlarını kaldırdı.
“Ne olmuş?”
Derin devam etti.
“Mesajda Yüsra yazıyordu.”
Sonra ekledi:
“Ama Nil’in yazım tarzı bu değildi.”
Salon tekrar sessizleşti.
Derin gözlerini Yasmin’e çevirdi.
“Mesajı sen değiştirdin.”
Yasmin birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Belki.”
Polis memuru kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Yasmin omuz silkti.
“Kanıtınız var mı?”
Kimse konuşamadı.
Yasmin arkasını döndü.
Koridordan yürümeye başladı.
Sonra durdu.
Başını hafifçe yana çevirdi.
Ve son cümleyi söyledi.
“Satrançta bazen”
Kısa bir duraksama oldu.
“gerçek şah kimse fark etmez.”
Yasmin yürüyüp gitti.
Koridorda kalan herkes aynı şeyi düşünüyordu.
Oyun daha yeni başlamıştı.
