3. bölüm / 11
Alabora1. Bölüm
Bölümler 11Şu an: 1. Bölüm
- 1 Giriş Bölümü379 kelime
- 2 1. Bölüm457 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2. Bölüm502 kelime
- 4 3. Bölüm468 kelime
- 5 4. Bölüm523 kelime
- 6 5. Bölüm1.166 kelime
- 7 6. Bölüm1.199 kelime
- 8 7. Bölüm1.225 kelime
- 9 8. Bölüm1.350 kelime
- 10 9. Bölüm932 kelime
- 11 10. Bölüm (Sezon Finali)537 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nil’in ölüm haberi okulun üzerine ağır bir sis gibi çökmüştü.
Yalın Koleji normalde gürültülü bir yerdi. Koridorlarda kahkahalar, tartışmalar, kapıların çarpma sesleri eksik olmazdı. Ama o gün sanki herkes sesini kısmış gibiydi.
Öğrenciler sınıflara girmişti ama kimse derse odaklanamıyordu.
Fısıltılar dolaşıyordu.
Aynı cümleler tekrar tekrar söyleniyordu.
“Gerçek mi?”
“Nasıl olmuş?”
“Kim bulmuş?”
Ama asıl soru kimsenin yüksek sesle sormaya cesaret edemediği soruydu.
Bu gerçekten bir kaza mıydı?
Ömer pencerenin kenarındaki sırada oturuyordu.
Gözleri dışarıda olsa da aslında hiçbir şeye bakmıyordu. Aklı başka yerdeydi.
Nil.
Onu çok yakın tanıdığı söylenemezdi ama okulda herkes gibi o da Nil’i bilirdi. Sıcakkanlı, herkese kolay yaklaşabilen biriydi.
Bir anda ölmüş olması tuhaftı.
Yanındaki sırada Cihan oturuyordu. Kalemiyle masaya ritmik şekilde vuruyordu.
“Bu işte bir gariplik var,” dedi sonunda.
Ömer gözlerini ona çevirdi.
“Nasıl bir gariplik?”
Cihan omuz silkti.
“Bilmiyorum ama. Nil merdivenden düşüp ölecek
biri gibi değildi.”
Ömer bir şey söylemedi.
Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.
Buse içeri girdi.
Normalde sınıfa girerken gülümseyen biriydi ama o gün yüzünde hiçbir ifade yoktu. Sanki bütün gece uyumamış gibiydi.
Ömer bunu fark etti.
Buse gelip Selin’in yanındaki sıraya oturdu.
Selin hemen eğildi.
“İyi misin?”
Buse başını salladı.
“Değilim.”
Selin biraz daha yaklaştı.
“Nil yüzünden mi?”
Buse kısa bir süre sustu.
Sonra fısıldadı.
“Dün bana bir şey söyleyecekti.”
Selin kaşlarını çattı.
“Ne?”
“Bilmiyorum. Tam anlatacakken biri geldi.”
“Kim?”
Buse cevap vermedi.
Sadece omuzlarını kaldırdı.
Koridorun diğer ucunda Karan duvara yaslanmış duruyordu.
Yanında Tolga vardı.
Tolga kantinden aldığı kolayı açtı.
“Bütün okul bunu konuşuyor,” dedi.
Karan hiçbir şey söylemedi.
Bakışları koridorun sonundaydı.
Tolga ona baktı.
“Sen neden bu kadar sessizsin?”
Karan dudaklarını hafifçe büzdü.
“Çünkü herkes aynı şeyi söylüyor.”
“Ne?”
“Kaza.”
Tolga bir yudum kola içti.
“E değil mi?”
Karan başını hafifçe iki yana salladı.
“Bilmiyorum.”
Öğle arasında okulun bahçesi normalden daha kalabalıktı.
Herkes gruplar halinde konuşuyordu.
Ömer, Buse, Cihan, Selin ve Derin bahçenin köşesindeki banklardan birine oturmuştu.
Kimse birkaç saniye konuşmadı.
Sonunda Cihan sessizliği bozdu.
“Polis bodrumu kapatmış.”
Buse hemen başını kaldırdı.
“Ciddi misin?”
“Evet.”
Selin kaşlarını çattı.
“Bu iş büyüyor gibi.”
Derin hâlâ sessizdi.
Ömer ona döndü.
“Sen yine bir şey düşünüyorsun.”
Derin yavaşça başını kaldırdı.
“Evet.”
“Ne?”
Derin bir an durdu.
“Nil ölmeden önce birine mesaj atmış.”
Cihan hemen doğruldu.
“Yine o mesaj meselesi.”
Selin merakla baktı.
“Ne mesajı?”
Derin telefonunu çıkardı.
Ekranı birkaç saniye inceledi.
Sonra konuştu.
“Dün gece 22:47’de bir mesaj gönderilmiş.”
Buse’nin sesi biraz titredi.
“Ne yazıyor?”
Derin gözlerini ekrandan kaldırdı.
“‘Onu gördüm.’”
Herkes sustu.
Ömer yavaşça sordu.
“Kim?”
Derin başını iki yana salladı.
“Mesajda yazmıyor.”
Cihan kaşlarını kaldırdı.
“Peki kime atılmış?”
Derin cevap vermedi.
Sadece telefonunu kapattı.
Selin sabırsızlandı.
“Derin.”
Derin sonunda konuştu.
“Numara kayıtlı değil.”
Ömer kaşlarını çattı.
“Yani?”
Derin gözlerini grubun üzerinde gezdirdi.
Ve sakin bir sesle söyledi.
“Bu numara”
Kısa bir duraksama oldu.
“okuldaki birine ait.”
Bölüm etkileşimi
