6. bölüm · Akkaya Kıyılarına Vurmuş Bir Deniz Kızı
Yakınlık Yakıcı
TEODEN HİKAYESİ PART VI
Odadaki bütün işleri hallettiğimde aşağıya indim.
Sıla gitmiş Ali'de uyanmıştı.
Bir şeyler hazırlamak için mutfağa geçtim.
Ben masayı hazırlamayı bitirimişken. İçerden Teoman seslendi.
-Deniz Kızı bakar mısın?
-Bakamam müsait değilim.
Az önce Sıla'ya ayak işleri için geldiğimizi söyleyip şimdi bana Deniz Kızı diyemez kim veriyor ya buna bu hakları.
-Deniz Kızı gel diyorum.
-Bende sana gelemem diyorum. Söyle salak sevgiline o gelsin.
-Duyamadım bir şey mi dedin?
-Birincisi benim adım Deniz Kızı değil.
-İkinciside ben senin uşağın değilim.
-Ayrıca az önce bana o aptal sevgilinin yanında ayak işçisi deyipte şimdi bana Deniz Kızı diyemezsin.
Bunları söylerken Teoman'a doğru ilerlemiştim, hala yatağında oturuyordu. E tabi yürüyemiyor ki.
Beni görünce doğruldu ve
-Sen kıskandın mı az önce?
- Yuh yok daha neler. Saçmalama istersen çıldırdın galiba ne alakası var ki ben nerden seni kıskanıcakmışım hemde Sıla'dan seni.
-Aahhah yok be ayy şaka gibi.
Ben tek solukta bu cümleyi kurarken Teoman sessizce beni izliyordu.
Eyvahlar olsun ne diye bu kadar tepki verdim ki ne alakaydı şimdi bu. Ya gerçekten kıskandım sanırsa. Utançtan nara dönüşeceğim şimdi ya offff.
-Deniz Kızı?
-Efendim.
-Sen utandın mı kıpkırmızı oldun.
-Ben mi kızardım,
Ben kızardım Allah Allah sen yanlış görüyorsun.
Galiba.
Hızla mutfağa ilerledim. Hem kıpkırmızı oldum hemde ne o öyle bana bi haller oldu?
Yok ben konuştukça batıyorum ne oldu bana bir anda.
#Arkadaşlar küçük bir bilgilendirme anlamışsınızdır ki , Deniz'in iç sesi ile muhabbetleri olacak.
Diyalogları ayırt edebilmeniz için de Deniz'in iç sesinin işareti( * )bu işaret olacak . Haliyle Deniz'in iç sesleri ile konuşmalarını kimse duymayacak ama bazen Deniz'in söylediklerini etrafındakiler duyabilir
*Galiba aşık oldun.
-Ohaa yok daha neler Teoman'a mı?
-Bir şey mi dedin Deniz Kızı?
-Yok yok.
*Bence oldun ne o kekelemeler falan ilkokula geri dön istersen.
Ne saçmalıyorsun ya yok öyle bir şey diyorum.
Aklımı yitirmiş olmam gerek böyle bir şey olmuş olması için.
*Yani bu senin akıllı halin mi? Benimle konuşuyorsun.
Olmayan birisiyle.
Ama sen bilirsin.
Kendimi tutamayıp güldüm. Bugün çok garip şeyler oluyordu gerçekten.
Sakinleşip tekrar Teoman'ın yanına döndüğümde.
-Sen iyi misin?
-İyiym iyiyim, neden iyi olmayayım ki.
-Bena tekerlekli sandalyemi getirebilir misin?
-Nasıl oturacaksın ki tek başına.
-Sen getir hallederim ben gerisini.
-Nerde peki bu sandalye?
-Odam da olmalı.
-Odana mı gireceğim?
-Girmek istemez misin?
-Hayır.
Teoman önce hafifçe güldü sonra
-Bana tahminen ne zaman evet dersin?
-Ne eveti be yok sana evet falan.
-Ali'den sandalyeyi isteyeceğim merdivenlerden ben indiririm. Ama odana girmeyeceğim.
Dedim ve bir şey söylemesini beklemeden Ali'ye seslendim o gelince beraber merdivenlerden çıktık.
*Ne o niye girmiyorusun çocuğun odasına?
*Böyle fırsat kaçar mı?
Başlatma fırsatına adına duymak bile hayattan soğumama neden oluyor.
*Emin misin? Sanki onu görünce daha çok alev alıyor gibisin hep aşktan bunlar.
*Ama Teoman'da şimdi ateşli çocuk. Neydi o revirde üstüne düştüğün zaman taş taşş.
Ya sen susacak mısın ne olsun istiyorsun.
Ayrıca ne alakası var abarttığın kad- ar da de-ğil.
*Hahah sen bile kekeledin bu etkilenmemiş halinse senin etkilendiğin halini büyük merakla bekliyorum.
Sen öyle san asla böyle bir şey olmayacak hem bana kalırsa ben sanki Aras'a karşı bir şeyler hissediyor gibiyim.
*Aynen aynen.
Sensin ya aynen unut o sarı serseriyi.
-Bana mı dedin abla?
-Yok ablam sana der olur muyum aklıma bir şey geldi de.
-O zaman Teoman abiye mi dedin çünkü o da sarıya.
-Yok ablacım ona da demedim.
-Tamam sen şimdi boşver bunları, sen Teoman abinin odasına giriyorsun orada bir tekerlekli sandalye var onu bana getiriyorsun. Tamam mı?
-Neden sen girmiyorsun Teoman abi sana izin vermiyor mu?
*Haaahhh noldu Deniz hanım açıkla bakalım şimdi çocuğa durumu. Ne diyeceksin ben ona çok aşığım odasına girince kalp krizi geçiririm o yüzden girmiyorum sen giriyorsun desene.
Abartt yok öyle bir şey
-Anlamadım abla.
-Ay ablacım sana demedim, şimdi sen küçüksün ya sen gir ben girmeyeyim ayıp. Hadi çok kafana takma sen bunları alda gel sandalyeyi.
-Peki abla.
Ali sandalyeyi alıp gelmişti.
-Abla bir kere de ben deneyebilir miyim?
-Olmaz Ali.
-Abla lütfen.
-Olmaz dedim.
-Ama hadiii lütfennn.
-Ali ablacım ısrar etme lütfen.
Sandalyeyi katlayıp merdivenlerden aşağı inmeye başladım merdivenleri bitirip sandalyeyi açtım.
Ali gelip.
-Abla eğer sandalyeye oturmama izin vermezsen senin Teoman abiye "sarı serseri" dediğini söylerim.
-Aaaaaa ayıp ama Ali ona söylemediğimi söylemiştim.
-Banane banane.
-Ali sana inanmıyorum ablacım tam bir hainsin doğru söyle Teoman seni tehtid mi etti?
-Ben kimi tehdit etmişim Deniz Kızı?
-Bana Deniz Kızı demeyi kes.
-Bende sandalyemi bekliyorum nerde kaldınız?
-Teoman abi ablam senin için ne söyledi biliyor musun?
Anlık şokla hemen Ali'nin ağzını kapattım.
-Aliii Alii tamam sus sus bineceksin ama bunu çok fena ödeşeceğiz.
Ali sırıtarak önümdeki tekerlekli sandalyeye oturdu.
-Hadi abla sür beni.
Aliii Aliii.
-Seni bir beş dakika daha bekletmekten zevk alacağım Teoman.
Ali'yi tekerlekkli sandalyede evin içinde bir kaç tur attırdıktan sonra sandalyeyi Teoman'ın önüne bıraktım.
-Benide Ali'yi sürdüğün gibi sürer misin?
-Ne münasebet neden yapacakmışım bunu?
-İstemez misin?
-Sanmıyorum.
-Kendin binebileceğini söylemiştin bin ve gel kahvaltı hazır.
Ben Ali ile mutfağa geçerken anneminde merdivende ayak sesi duyuluyordu. Hanfendimiz anca uyanabilmişti.
TEOMAN'DAN
Deniz ve Ali içeri geçmişlerdi önümdeki tekerlekli sandalyeye birde kendime bakıyordum. Gerçekten tek başıma binebilecek miydim?
Ben tam binmeye çalışırken Nuray teyzenin sesini duydum.
-Teoman evladım napıyorsun öyle tek başına binilmez buna Deniz sana yardım etmiyor mu Denizzz kızım gelde bir yardım et Teoman'a.
-Ben hallederim Nuray teyze.
-Ne demek ben hallederim. Dur aman dikkat et zarar verme kendine. Denizzz kızım kime diyorum.
-Daha yeni yemek yemeye başlamıştık ya hemen mi? Noldu yine.
Söylene söyelene salona geldim.
-Noldu anne yine ne var? Diyen Deniz'in sesini duydum.
-Kızım niye yardım etmiyorsun Teoman arkadaşına tek başına binemez o.
-Arkadaşım falan değil o benim.
-Deniz söylenmede hadi yardım et çocuğa. Ayrıca ayıp hamile halimle ben mi yapayım? Hazırladın mı kahvaltıyı ben çok açım. Hadi içeri geçtim ben.
-Senden gerçekten nefret ediyorum Teoman hani kendin halledebilirdin.
-Ben aslında hallediyordum annen çağırdı.
-İyi hallet bakalım o zaman.
Ellerime sandalyenin kollarını tutmuşken vücudumun ağırlığını kollarıma verip sandalyeye geçmeye çalışıyordum ama ayağımın ağrısıyla çokta kuvvet uygulamak istemedim. Tam vücudumu sandalyeye koydum derken sandalye hareket etti Allah kahretsin tekerlekleri kilitlemeyi unutmuşum. Yine yere yapışacağım derken Deniz'i sandalyeyyi tutarken gördüm.
-Baya kendin halledebiliyormuşsun Teoman.
Hadi tutuyorum bin dedi. Ve eğilip sandalyenin kilidini açtı. Karşıma geçti ve
-Ellerini bana ver ve üç deyince tüm gücünü bana yükleyip arkanı dönüp sandalyeye oturacaksın" dedi
Yine kendimi ona karşı hayran hissettim. Ellerini tutmak için ellerimi uzattım ve ellerimi tuttu. Sanki o ellerimi tutunca başparmağımdan vücuduma bir uyuşma hissettim sanki şuracıkta alev olmuş yanıyor gibiydim. Gibiydik ya da...
Üç dediği anda kendimi önce ona doğru sonra sandalyeye bıraktım. Ama kendimi sandalyeye bıraktığımda ellerini bırakmadığım için o da şuan benim üzerimdeydi. Bir santim kadar uzaktı sadece bana. Kalbimin atışı kulaklarımı yırtarcasına atıyordu.
Neydi onda bu kadar kalbimi yerle gök arasına sığıdıramayacak şey. Bu yakınlığın verdiği etkiyle saçlarının o güzel kokusu doldu burnuma, fırsattan istifade eder gibi yüzünün her santimini incelemek istedim gözlerim önce gözlerine yavaş yavaş ise dudaklarına kaydı. Şuan aklımda tek bir şey vardı.
Onu sanırım öpmek istiyordum.
###
Bölümleri beğenirseniz devamı gelecektir. Saygı çerçevesinde merakla fikirlerinizi bekliyorumm ✨✨
Eğer daha yumuşak ve eğlenceli bir şey arıyorsanız diğer kitabım AŞKIN KİLOMETRESİ OTOBÜSTE YAZAR'a göz atmayı unutmayın lütfenn 💖💖💖
