20. bölüm · Akkaya Kıyılarına Vurmuş Bir Deniz Kızı

Ben

haznemdekihikayeler 001

TEODEN HİKAYESİ PART XX

Ağlarken bile beni gülümsetmeyi başarmıştı.

Bana "Ağlama Deniz Kızı'm benide mahfediyorsun" dedi madem bu kadar aşık başkasına,, Sıla ile barışamayacak kadar,, neden bana böyle davranıyor ki...

Ağlarken gülümsememe sebep olduğu için teşekkür ettim varlığına Teo.

Başım omzundaydı ama hala boğuk boğuk ağlama sesim çıkıyordu.

Yavaşça ağlayışım göz yaşlarım duruldu.

Kafasını sakince kaldırdı. Ellerim sırtından aşağı indi. Başımı omzunun çukurundan kaldırıp ona baktım. Gözlerim ıslak ıslaktı. Acıyorlardı.

Elleri yüzüme yaklaştı gözlerime baktı onay istercesine, ne yapacağını anlamasamda kafamı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım. Yavaşça en nazik hareketiyle yanaklarımdan iz süren yaşlarımı sildi elleriyle. Elleri yanaklarımdaydı,
yaşlarımı siliyordu..

Hem bana sarılmış hemde yaşlarımı silmişti.
Bu nasıl bir Teoman Akkaya?
Bu adeta gönderilmiş bir melekti..
Hasreti olduğum sıcaklık.
En çok ihtiyacım olan şeydi.

Kalbimin atışının hızlanmış olmasının farklı bir sebebi vardı. Belki içimde bir yerde uzun bir süre ne kendime ne de ona itiraf edemeyeceğim bir sebep.

Yaşlarımı sildiği o naif ellerini omuzlarımın kenarlarına koyarak bana yön verdi ve tekrar banka oturttu. Düşen ceketini omuzlarıma koydu o da hiçbir şey söylemeden yanıma daha da yakınıma oturdu ve başımı tekrar omzuna yasladı. Ve bu onları yaparken ben ilk defa hiç karşı çıkamadım.
İlk defa ona karşı bu kadar uysaldım ve yakındım... Hemde haddinden fazlasıyla.
Ona karşı çıkacak gücü bile kendimde bulamıyordum.

Ona ilk defa teslim olmuştum.

-Teoman,,dedim. Deniz'e, kendime aykırı bir sakinlikte.

-Efendim.

-Yapamaz mısın sana yalvarıyorum.
-Buna çok ihtiyacım var.
-Hem sana söz veriyorum ben şunları bir halledeyim, o sevgililik oyununu oynayacağız.
-Deniz sözü.

-Ahh Deniz Kızı sen hiç aşık olmadın mı?

-Ne alaka ya şimdi?

-Başkasını severken kolay mı istemediğin birinin yanında durmak?

-E bunca zaman durdun ya zaten. Çok kısa bir süre daha dursan ne kaybedebilirsin ki?

-Sevdiğim kızı?

-Kaybetmezsin canım.

-Ama çok korkuyorum Deniz ben bu hayatımda birisini kaybedeceğim diye korkuyorum.

-Bende korkuyorum Teoman bende sevdiğime bir şey olacak diye aklım çıkıyor. O yüzden gecenin bir saati senden burada bir şey istiyorum.

-Söz ver Deniz Kızı ben sevdiğim kızı kaybetmeyeceğim. Çünkü buna dayanamam.

-O zaman yeni anlaşmamız şöyle.
Ben bu aptal durumdan kurtulduğum ilk an sana geleceğim. Sevdiğin kızı öğrenip onu sana getirmek için elimden geleni yapacağım söz.

-Ya kalbi dolarsa. Acılarında yanında ben değilde başkası olursa, ona giderse ne yapacaksın?

-Eğer siz ikinizin bir araya gelmesi gerekiyorsa buna kimse engel olamaz.

-O zaman anlaştık değil mi?
-Peki ne kadar sürecek bu?
-Yani Sıla ile ne kadar daha devam edeceğim?

-Onu sana yarın söyleyeceğim.
-Teşekkür ederim Teo,, deyip ilk defa ben bir ona adım atarak sarıldım. Ama garip gelince tam geri çekilecektim ki onun kollarını belimde bana sımsıkı sarılırken hissettim.
.
.
.

Her anlamda çok güzel bir histi.....

-Ben artık gideyim..
Hiçbir şey söylemedi. Adımlarım eve götürürken beni

Kalbime bir bıçak düştü, Teoman'a söz verirken Aras'la olan konuşmalar nüfuz etti aklıma.
Ben gerçek anlamda tam bir yangının içindeydim ve yalnız yanmayacaktım başkalarıda benimle yapacaktı kim oldukları önemsiz.

----

Telefonumdaki bildirimi yolda eve giderken okudum.

Ve uzun zaman sonra not bırakan o ruh hastası geri dönmüştü

"Filmi izlemeye hazır mısın küçük deniz kızı?"

###

Bölümleri beğenirseniz devamı gelecektir. Saygı çerçevesinde merakla fikirlerinizi bekliyorumm ✨✨

Eğer daha yumuşak ve eğlenceli bir şey arıyorsanız diğer kitabım AŞKIN KİLOMETRESİ OTOBÜSTE YAZAR'a göz atmayı unutmayın lütfenn 💖💖💖