36. bölüm · Akkaya Kıyılarına Vurmuş Bir Deniz Kızı
Sevmek Bazen Vazgeçmek Midir?
TEODEN HİKAYESİ PART XXXVI
Geceyi aptal kabuslarla geçirmiştim. Dinlenememiş daha da çok yorulmuştum adeta.
Uyku girmemiş gözlerimi cama vuran ışıkla açtım. Kendime gelememiştim henüz, güneş daha yeni doğuyordu sanki.
Yataktan doğruldum. Kalkıp aynada kendime baktığımda gözlerimin altını mor halkalar esir almıştı. Kendime geldikçe Teoman'ında burada olduğunu hatırladım. Hemen içeri geçtiğimde gözlerim onu aradı. İkimiz içinde çok kötü bir gece geçirmiştik. Ama salona girdiğimde o yoktu uyanmış mıydı?
Örtüler katlanmış bir şekilde koltuğun üzerine bırakılmıştı.
-Teoman?
-Burda mısın?
Seslendim ama cevap yoktu mutfağa baktım.
.
.
.
Yoktu.
Lavobaya baktım.
.
.
.
Yoktu.
Son çare balkona baktım. Arabası yoktu. Gitmişti. Dün ona söylediklerimden sonra kalmasını hangi yüzle isteyebilirdim ki hangi hakla....
Kendimi balkonda ki koltuğun üzerine bıraktım. Daha doğrusu yığıldım.
Arabasının olduğu artık boş olan yere dakikalarca baktım.
Bana da bu yakışırdı zaten.... Aciz bir korkaktım. Her şeyi herkesi karşıma aldım ama onu yanıma alamamıştım.
Her şey bitti mi Kırık?
*Bitmek yaptıklarının yanında az kalacak Deniz.
İyi bir şey söyle.
*En iyi şeyi sen dün toprağa gömdün Deniz.
İyi bir şey söyle Kırık. Nolur.
*İyi bir şey yok artık Deniz.
İyi bir şey söyle Kırık lütfen. Buna çok ihtiyacım var.
*Kendine iyi bak Deniz.
-----
Gözlerimi çalan telefonumla araladım. Çalıyordu. Kendime gelmeye çalışarak telefonumu almaya gittim içeriye.
Telefonu aldığımda elime babam arıyordu.
Saat sekiz olmuştu. Bir pazar sabahına böyle değilde kahvaltı için ne zaman uyanmak nasip olacaktı.
Açtım telefonu.
-Deniz kızım nasılsın uyandın mı?
-Uyandım babacığım.
-Teoman nasıl nerde o da uyandı mı?
Tedirgin olmuştum. Babamın bana göz kulak olsun diye çağırdığı çocuğa demediğim kalmamıştı. Ne diyecektim şimdi. Sağ elim saçlarımdaydı babama bir cevap vermeliydim. Ne yapacağımı düşünüp etrafa bakarken salonda Teoman'ın örtülerinin üzerindeki notu fark ettim. Hemen uzanıp aldım.
"Babana kahvaltı yapıp gittiğimi söylersin. Müsadenle senin için yapabileceğim son şey."
Teoman
-Deniz kızım bir şey mi oldu cevap versene.
-Hah babacım biz kahvaltı yaptık o da çıktı şimdi evine gidiyordu.
-Aferin güzel kızım. Tamam öğleye doğru hastane gelirken annenle bize kıyafet falan getirirsin olur mu?
-Tabi babacığım hastane yemeği yemeyin yiyecek bir şeyler de hazırlarım ben. Annem nasıl iyi dimi.
-Çok şükür iyi kızım. Hadi kapattım annen rahatsız olmasın.
-Tamam babacığım. Dikkat edin kendinize. Bir kaç saate gelirim ben.
Telefonu kapattım ,,elimdeki nota bakakalmıştım.
Allah beni kahretsin. Gerçekten bu defa kahrolayım.
Kendime inanamıyorum. Yaptıklarımın acısı ilk defa bu kadar net yüzüme çarpmıştı.
Ben bu güzel kalbin dün katili olmuştum. O yine beni düşünmüş Allah'ım ne yapacağım ben.
Ne yaptım ben.....
Anlatmalı mıydım.....
Arkasından gitmeli miyim.....
Onu ikna edene kadar dibinden ayrılmamamlı mıyım.
Ben ne yapmalıyım...
Nasıl onarırdım ki şimdi olanları...
Ama ben hiç onun kadar cesur olamadım.
Onu kaybetmeyi göze aldım.
---------------zaman atlaması bir hafta-------------
Teoman'la olanların üstünden bir hafta geçmişti.
Günler zehirle bezenmişti o gideli yüzüm gülmek için hiç kırışmamıştı bile. Geceler hakim olamadığım göz yaşlarımla geçiyordu.
.
.
.
Annem eve gelecek kadar durumu iyiye gitmişti. Ali'yi de Sevtap teyzenin yanından aldık. Sevtap teyzenin önemli işleri varmış. Şehir değiştirmesi gerekiyormuş. Ben gittiğimde hiç böyle bir şey olmamıştı. Gariplik seziliyordu..
Bende annemin durumu ile ilgili bilgi topmaya çalıştım kim yapmış, neden olmuş, olabilir diye.
Aklıma ilk gelen Şebnem Akkaya'ydı ama hiçbir net kanıtım yoktu. Kafamdaki tüm oklar onu gösterirken elim bomboştu, ama o değildi artık bunu kabullenmeliydim.
Hiç karşılaşmamıştık bile bu daha da garipti.
----
Bu akşam...
O gün gelmişti.
O ruh hastasının bana notlar gönderen delinin aldığı sinema biletinin tarihi gelmişti.
Akşam evden ayrılacaktım.
Tüm hazırlıklarımı yapıp kapıyı çektim. Belki bir daha dönmemek üzere...
Atılan sinema konumuna doğru ilerledim.
Biraz eski bir yere benziyordu. Bir dakika burası kullanıma açık mıydı?
Kapıdan içeri girdim ama gişede kimse yoktu. Etraf fazla mı sessizdi sanki.
Yavaşça ilerledim afişlerin olduğu kısma.
Bende sadece hangi film olduğu vardı. "İlk Aşkım" romantik bir filme gelmiştik.
Allah'ım nerde, kim bu ruh hastası filminide sinemasınıda ileteceğim şimdi ona....
Ben içerideyken ışıklar kapandı birden ve sinema salonun ışığı yandı. Kimse yoktu.
Arkamdan bir ses duyduğumda olanlar olmuştu.
-İyiki geldin Deniz. Bu anı ne kadar uzun süredir beklediğimi bilemezsin.
-Bu....ses ...??
-Sen diyip arkamı döndüğümde şaşkınlığımın haddi hesabı yoktu. Başımdan aşağı dökülen kaynar sular derimi yakıp geçmişti.
Bunca zaman acıya sebep olan kişi... Şimdi tam karşımdaydı.
###
Bölümleri beğenirseniz devamı gelecektir. Saygı çerçevesinde merakla fikirlerinizi bekliyorumm ✨✨
Eğer daha yumuşak ve eğlenceli bir şey arıyorsanız diğer kitabım AŞKIN KİLOMETRESİ OTOBÜSTE YAZAR'a göz atmayı unutmayın lütfenn 💖💖💖
