7. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: 𝑺𝒐𝒏𝒈ü𝒍 𝑭𝒊𝒅𝒂𝒏

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 7. BÖLÜM

~İLK KARŞILAŞMA

Bazı anlar vardır yaşandıktan sonra sen o yaşadığın anı sana hissettirdiği duyguyu içinde tekrar yaşarsın, yaşatırsın.
Unutmamak içinde olabilir ama bir kısım yaşadıklarına anlam yükleyemediği için o anı tekrar tekrar kendi içinde yaşar. Çünkü bir cevap bulamaz ve buda onun daha fazla düşünmesini, kendini mental olarak yorması ve bin bir türlü seneryo kurmasına neden olur.

Babama gelen telefondan sonra uzun bir sessizlik olmuştu masada. Yemek bittikten sonra herkes bir yere dağılmıştı. Bende hızla odama çıkıp kapıyı kilitledikten sonra yatağıma geçmiştim.Hiç bir şey yapmadan sadece olduğum yerde kalıp zamanın akıp geçmesini beklemek ister gibi yorganı çenemin hizasına kadar çektim.

Düşünceler beynimi kemirip durmaya çoktan başlamıştı.

Ne kadar istemesemde hâla kabus görmeye devam ediyordum. Annemlere geçmediğini söylersem tekrar bir psikiyatriste görünmemi söyleyeceklerdi. Yedi sekiz yaşlarında kabuslardan dolay gitmiştim o zamanlarda yurda bırakıldığımı, kabuslarda ağladığımı falan görüyordum.

Zaten bir buçuk yıl sonunda artık gitmemiştim. Seansları kesmeden yaklaşık iki ay önce kabus görmemeye başlamıştım.
Tâki şimdiye kadar tekrardan başlamıştı. Bunlarda o gece yaşananlar ve benzeri kabuslardı. Hepsinin sonuda bir şekilde kötü bitiyordu.

Yaşantılarımızda çoğu zaman güzel olan anlar akılda kalır ama insanlar yara aldığı şeyleri akıldan silemez. Her zaman zihninin bir köşesinde dururlar ve bazen olur olmadık zamanlarda kendilerini hatırlatırlar,ne kadar o kötü anları zihninden silmek istesende.

Kapıdan hafif tıkırtılar duyduğumda aniden bakışlarım o tarafa döndü.Kapı kulpu bir kaç defa aşağı doğru indiğinde kilitli olduğu için açılmamıştı.

O gelmişti.

Uzaklaşan ayak sesleriyle ne zaman tuttuğumu bilmediğim nefesi geri verdim. Gözlerimden süzülen yaşlara engel olamamıştım. Titreyen bedenimle yatakta büzüşüp yorganı tekrar çenemin hizasına kadar çekip sıkı sıkıya sardım kendimi.

Gerçi cansız bir nesne güven verebilir miydi insana?Kötülüklerden koruyabilir miydi?

Uykuya daha fazla direnemeyip kabuslar alemine girmiştim çoktan.

⏳⌛️

Sabaha karşı ter içinde uyanmıştım, sebebiyse bu aralar dinmeyen kabuslarım. Duşa girip ılık su eşliğinde temiz bir duş aldıktan sonra saat erken olduğu için masaya oturup ders çalışmaya başladım.

Tam odaklanamasamda ders çalışmaya çalışıyordum ama zihnim ya gördüğüm kabuslara yada bu günkü hastane olayına gidiyordu.

Odamda biraz daha oyalandıktan sonra aşağı inmeye karar verdim. Yemek salonuna indiğimde annemle ben yoktuk bir tek. Babam ve o da yeni yerlerine oturmuş olmalıydılar.

Ne kadar yüzünü dahi görmek istemesemde buna mecburdum aynı ortamlarda bulunmaya.Ama işte her zaman tehlike varmış gibi tetikte olmaktan da yorulmuştum. Bazen ne hissettiğimi bile çözemiyordum, bir sis bulutu zihnimi istila etmiş gibiydi…

“Günaydın” deyip yerime oturdum. Sağ dirseğimi masaya yerleştirip yanağımı yasladım elimi. Bakışlarım tabağımdayken üzerimde olan bakışları hissedebiliyordum.

“Günaydın kızım” göz ucuyla babama bakıp tekrar tabağıma döndüm. Annemde kısa sürede gelip yerine oturduğunda kahvaltıya başlamıştık. Kahvaltı annemle babamın iş hakkında konuşmalarıyla devam ediyordu.

Sessizliğm devam ederken doyduğumu hissedip arkama yaslandım. Bakışlarımı tabağımdan kaldırıp masanın başındaki yerinde oturan babama çevirdim.

“Doydum ben baba,odama çıkıp hazırlananıyım izninle” masada genellikle herkes beraber kalkmak zorunda olduğu için sorma gereksinimini duymuştum. Babam yemeğini yerken kafasını sallamıştı. Aldığım onayla sandalyemden kalkıp odama yöneldim doğrudan.

Nisan ayının sonlarındaydık artık havalar ısınmaya başlıyordu ama henüz ince giyinecek kadar değildi. Ona göre hızlıca giyinip makyaj masama geçtim yaptığım hafif doğal makyajımla parfümüde üstüme bocaladıktan sonra ayaklanıp çantamı aldıktan sonra çıktım.

Merdivenlerin başına yaklaştığımda adımlarım olduğum yere çakılı kaldı. Merdivenlerin başında duvara yaslanmış şekilde durmuştu.Beni görünce duvardan ayrılıp yerinde dikleşti.

Göz bebeklerim korkudan titreşirken hareket dahi edemiyordum. Onun karşısında bu kadar savunmasız kalmam canımı çok yakıyordu. Nefesimin hızlandığını hissediyordum. Kalbim göğüs kafesimi delmek istercesine çarpıyordu çünkü artık yapabileceklerini acı bir şekilde biliyordum.

Yanıma doğru yaklaştığında eğer bir şey yaparsam bana inanmayacaklarını biliyordum. Anlatırsam bana inanmayacaklarınıda.

Geçmişte dinlenilmeyen bir çocuk, öz güveni kırılan çocuk gelecekte her an yalan söylemeye ve kendine güvenmemeye meyilli bir çocuk olur.

Önümde durduğunda tüm bedenimin titrediğini hissediyordum.

Annemin aşağıdan gitmemiz için seslenmesiyle kendime gelip tam yanından bir adım atıp geçiçektim ki belimi tutup boynuma yaklaştı. Gözyaşlarım akıp boğazıma doğru keskin çizgilerle süzülüyordu bir bir. Dudaklarını boynuma bastırmasıyla bir hıçkırık firar etti dudaklarımdan.

“Bı-bırak, lütfen bırak beni” diye fısıldadım. Boynumu emip dişlerini hafiften geçirdiğinde bir hıçkırık daha kaçıverdi dudaklarımın arasından. Diliyle ısırdığı yeri yalayıp öptükten sonra burnunu çeneme doğru sürtüp kafasını kaldırdı.

“Bir bilsen bana ne yaptığını Aden. Senin için nasıl çıldırdığımı görmüyor musun yavrum? Beni deli ediyorsun.” Ellerini çektiğinde hızlıca odama koştum. Kapıyı kilitledikten sonra banyoya geçtim.

Boynumu temizlemem lazım

Boynumdaki izi geçmeli

Dudaklarının izini silmeliyim

⏳⌛️

Evdeki yaşanan olaydan sonra zorda olsa toparlanıp aşağı indikten sonra yaşadığım şeyleri tekrardan çaktırmamaya çalışmıştım.

Yoruluyordum artık

Kendimi sevmiyordum eskisi kadar

Annemle babamla beraber hastahaneye gitmek için arabaya binmiştik.Eminim ki onların aklından da ne için çağırıldığımız geçiyordu.

Adını magazinden duyduğum bir iş adamının hastahanesiydi önünde durduğumuz hastahane. Magazini pek takip etmesemde arada bir bakınıyordum, hastahanenin adı soyadlarından geliyordu çünkü.

Babam resepsiyona doğru ilerleyip konuştuktan bir kaç dakika sonra bize döndü. Asansöre doğru ilerlediğimizde annem ne olduğunu sormuştu,babamda resepsiyondaki adamın bir bilgim olmadığını söyleyip sadece doktorun odasını tarif ettiğini söylemişti.

O sırada asansöre binip çıkmıştıkta. İlerleyip bir odanın önünde durduğumuzda babam kapıyı tıklatıp açmıştı annemle ben geçtiğimizde babamda geçip kapatmıştı ardından kapıyı.

Oda da ilk dikkatimi çeken şey odaya girdiğimiz gibi sağımızda bulunan iki kişilik koltukta oturan adam olmuştu çünkü benzerliğimiz şaka gibi aynıydı. Yanındaysa eşi olduğunu tahmin ettiğim kumral alımlı, güzel bir kadın oturuyordu.

Hemen pencerenin önünde kollarını göğsünde bağlamış esmer,uzun ve dikkat ‘kaslı’ tahminen benden iki üç yaş büyük olan bir çocuk duruyordu.

Hemen o kadın ile adamın yanındaki tekli koltukta oturan sarı saçlı yeşil gözlü süslü bir kız oturuyordu. Her halinden süslü takılmayı sevdiğini anlayabilirdiniz. Yanlış anlamayın süslü diye yargılamıyorum sonuçta herkes kendini nasıl beğeniyorsa öyle takılır.

Babam o adamı tanıyor olucak ki tokalaşıp bir kaç kelime konuştular. Tahminen onlarda neden burda olduklarını bilmiyordular. Ve oda da aşırı gergin bir hava vardı.

Bizde yerimize geçtiğimizde doktor daha yoktu hâla. O sırada adamla benzerliğimiz aklıma tekrardan düştü. Sahi benzerliğimiz olay. Dünyada her insanın bir benzeri vardır derler benimde benzerim bu amca mı yani?

Gözüm çocuğa kaydığında o da galiba babası olduğunu sandığım adamla bana bakıp duruyordu. Demek ki bu benzerliği o da fark etmiş olmalı.

Odayı incelediğimde duvarlar beyazdı klasik. Oda modern bir şekilde döşenmişti. Masanın hemen arkasında ki duvarda monte edilmiş modern bir kitaplıkta duran bir kaç dosya, başarı belegesi çerçeveleri ve kitaplar vardı. Bir de bir kaç süs eşyası duruyordu.

Oda genel olarak ferahtı.

Odaya giren doktor yeni ameliyatta çıktığı için geç gelmişti. Özür falan dileyip konuyu uzatmadan giriş yaptı.

“Hastanemizde kızlarınızın doğdu gün bir hemşiremizin dalgınlığına gelip bebekler karışmış. Sonradan aslında farkına vardığını ama hem güçlü aileler olduğunuz için hem de korktuğu için söyleyememiş.” bu doktor ne dediğinin farkında mıydı şuan da?

Derin bir nefes alıp kaldığı yerden devam etti. “İki gün önce bize ulaştı hemşire ve her şeyi itiraf etti. Hakkında işlem başlatıldı. Bizde çalışmalar sonucunda sizlere ulaştık. Diyeceğim o ki bebekler karıştırılmış doğumdan sonra ve biz bu konuyu netleştirmek için DNA testi yapacağız isterseniz?”

🖇️📎🖇️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

141okunma 9beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18