11.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: 𝑺𝒐𝒏𝒈ü𝒍 𝑭𝒊𝒅𝒂𝒏

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 11.BÖLÜM

~DERİNDEN GELEN BAĞLAR

Hayatın acımasızlığı bitmez hiç bir zaman.
Unuttum dersin unutmazsın.
Bir şarkı sözü olur,bir koku olur, bir eşya olur seni zamanda yolculuğa götürür…
Sana bir şeyleri hatırlatır.
Kimi acıtır kimi yaşayamadıklarının yükününü taşımak zorunda bırakılır.
Unuttum dersin,
Sonra bir gece kafanın içinde dönen sesler, anılar yaşartmaz mı gözlerini?
Unutmuştum ben dersin,neden tekrar hatırladım dersin elbette ama sen sadece hatırlamak istemedin daha fazla acı çekmemek için.
Unutmak ayrı hatırlamak istememek ayrı..
Çünkü bilirsin bazen bazı şeyleri hatırlıyor olmak sadece acı verir,
Hatırladığın mutlu anı zamanında mutluluk vermiş olsada şuanda onu hatırlamak sadece acı veriyor olması..
Çünkü artık o an tekrar yaşanmayacak, acı veren tarafta bu değil mi?
Bir zamanlar hayatının mutluluğunu, üzüntüsünü yaşadığın kişinin artık hayatında olmaması.
Hatırlamak istemememizin sebebide bu değilmi artık hayatımızda olmaması…

⏳⌛️

Bazen olur ya kötü bir şey yaşamışsındır, kendini kötü hissediyordundur ama anlatacak kimsen yoktur. Arkadaşın vardır, ailen vardır ama anlatamazsın.

Bunun sebebi acaba hissettirilmeyen güven duygusu mudur yoksa her şeyi içinde yaşayan biri olaraktan mıdır bilemiyorum.

Ama bazı şeylerde vardır zorunlusundur.
Çünkü başka seçeneğin yoktur. Hayır, her zaman bir yol vardır deme. Çünkü bazı durumlar vardır ki kestiremediğin şeylerin olacağından korkarsın.

Başka seçeneğin yoktur.
Bazı durumlarda vardır ki, bir karar almışsındır çok can yakıyordur ama umursamazsın yakmasını çünkü bilirsinki o karar doğru karardır.
Doğru kararı verirken acıyan canını umursamayacaksın ki, yanlış kararı seçip tatlı bir esintiye kapıldıktan sonra hoyrat bir fırtınada boğulmamak için..

Bazen yeter artık dersin yaşadıklarına oysa kaç milyon insanın senden daha beter acılar, şartlar içinde olduğunu bilmez misin?

Hiç bir zaman acılar kıyaslanmaz ve inanın ki bana acıyı yaşamayan yaşayanın derdinden anlamaz..
Üzülür, içi acır ama senin içinin yandığı ile onun o acıyı anlamaya çalışmasındaki acı bir olmaz.

Kimi insanlar da vardır acıyla dalga geçer, kimi insan vardır bıçak kendi sırtına saplanmadığı sürece seni tiye almaz.

Allah yaşatana yaşatmadığını da bırakmaz. İster yarın olsun,ister on yıl sonra olsun.

⏳⌛️

O sabahdan sonra iki gün geçmişti. Birşey yokmuş gibi davranmaktan, herşey yolundaymış gibi davranmaktan yorulmuştum.
Okulda işlenen konuyu bildiğim için bir süreliğine okula ara vermiştim ama evde çalışıyordum.
Annem ve babamla geçirmiştim bu iki günü. Onlarda biliyor ki geçmişin telefi edilemeyeceğini. Bunun pişmanlığını yaşadıklarını hissediyordum.
Bazen bazı şeylerin kıymetini artık olmadıklarında anlarız ve bu geriye pişmanlıklar ve keşkeler bırakır ya öyle işte.

Annemlerle kısa bir sarılma faslını da geçtikten sonra Kenan bey babayla siyah bir jeepe binmemizle yeni bir serüvene ilk adımı atmış gibş hissediyordum.

Camdan dışarıyı seyre dalmışken Kenan bey babanın sesi sessizliği böldü.

“Nasıl hissediyorsun?” Yumuşak çıkan ses tonu ve yüzündeki samimi gülümsemeyle içtenlikle sorduğu belliydi.

“ Yani karışık biraz” gülümsemesi genişlediğinde” Hepimiz için öyle bir durum inan” dediğinde bende ona karşılık gülümsedim.

Tatlı bir adama benziyordu. Tabi adam diyorum ama DNA raporu baban diyor.

Sessiz geçen araba yıolculuğunun arabanın yavaşlayıp demir kapılardan lüks bir siteye girmesiyle geldiğimizi anladım.

Yaklaşık beş dakika sonra durduğumuzda heyecanlanmıştım aslında biraz.

Arabadan indiğimizde dikkatimi ilk çeken şey birbirlerine benzer olan villalardı. Kenan bey baba “ Gel bakalım, evimize geçelim” diyince onu dinleyip yanına doğru çekingen adımlarla yürüdüm.
Çekingenliğimi anlamış olucakki hafşfça gülümsedi.
Evimiz olarak sahiplenmeside dikkatimden kaçmamıştı tabi.

Kapıyı çaldığında, ellerimin titrediğini fark ettiğimde giydiğim ceketimin ceplerine yerleştirdim.

Kapı açıldığında açan kişi Melek hanımdı.Yani DNA annem.
DNA annem, Kenen bey baba da demek komik geliyormuş umarım sesli bir şekilde dile getirmem.

Yüzünde ki kocaman gülümsemesiyle “ hoş geldiniz” geçmemiz için kenara çekildi.
Kenan bey baba karısına sarılıp geçtiğinde bende tam geçecektim ki etrafıma sarılan bir adet Melek hanımın kolları buna izin vermedi.

Abi sarılmasıyla bozguna uğrasamda sarılmadım sadece sarılmasına izin verdim.
Geri çekilince mahcup olmuş gibiydi. “ Kusura bakma kızım aniden sarıldım, tutamadım kendimi”
Uzatmak istemeyip “sorun yok” dediğimde derin bir nefes aldı.
Ne tuhaf insanın kendi kızına sarıldığı için özür dilemesi.
Ama başka mevzu bizimkisi,17 yıl sonra gerçek kızına sarılması…

İçeri geçmeden önce şoförün bavullarımı taşıyarak getirdiğini görmüştüm.
Şimdi ise önümde yürüyen Kenan bey babayı takip ediyordum yüksek ihtimalle salona geçiyorduk.

Dış kapının az ötesinde yukarı çıkmak için merdivene vardı orayı geçtikten sonra iki üç basamak aşağı inince kocaman salon karşıladı bizi.
Salonun geniş ve aydınlık olması iç açıcıydı. En uzak köşede yemek masası ve orada ki ortama uygun bir kaç dekorasyon yapılmıştı.
Diğer tarafta modern koltuk takımları yerleştirilmişti Sempatik ve sıcak bir atmosfer hakimken salon moderniyetini de kaybetmemişti.

Koltuklarda oturan dört erkek beklemiyordum aslında. Onların bakışları da bana döndüğünde gerçektende şaşırmış benziyordular.
Yanlarında oturan o gün hastenede olan çocuk ayağa kalktı bir anda. Gülümseyerek bize doğru gelirken konuşmaya başladı “Hoş geldin Aden”
Salonun ortasında dikilmiş olduğumuz için yanımıza geldiğinde, çekinerekte olsa konuştum ”Hoş buldum. Emirdi değil mi?” Kafasına salladıktan sonra gülümsedi ve “ Abi, Emir abinim” diyince afalladım bir an.
Bu çocuk abi olmaya çok meraklı kesin olarak yada abi dedirtmeye.

Oturanların arasında gözlerinin mavi olduğu kişi konuşunca bakışlarım o tarafa çevirdim” İki günde abi mi oldun lan Emir”
Dalga mı geçiyordu yoksa mizahı mı öyle anlamadım.

“Tabi ki de Metecim abiyim ben” Kendine abi dedirtmesi abisine de ismiyle hitap ederk alaycı bir tavır takınan Emir’in eğlenceli biri olmasını yorumladım.
Saygısızlıktan değildi onlar böyle anlaşıyordu galiba çünkü abiside sinirlenmemişti aksine gülüyordu.

“Kesin bakıyım zevzekliği, geçip oturalım önce” Melek hanımcığımın oğullarını tatlıca azarlamasından sonra elini sırtıma koyup koltuklara doğru yönlendirdim oturmam için.

Kenen bey babada oturunca sessizlik çöktü birden ve üzerimde bakışlarını hissetsemde konuşmadım. Bide konuşacak mıydım, alla alla.

“ Küçük hanım hoş geldin evimize Giray ben” aralarında en büyüğü olduğunu tahmin ettiğim adam konuşmuştu. Sevecen duruyordu aslında. Annesine benziyordu koyu kahverengi saçı ve gözleri. Belirgin olan sert ve şekilli yüz haltları vardı, yakışıklı adamdı.

Sevecen bir şekilde gülümseyip”hoş buldum” dedim. Kendimi tanıtmayı düşünmedim çünkü zaten biliyorlardır.

“Biraz tuhaf oluyor ama evine hoş geldin Aden, Yaman bende.” Bunlar birbirlerine de benziyorlar. Sevecen bir şekilde gülümsediğinde bende hafif gülümsemeyle kafamı salladım. Kaçıncı kez hoş buldum diyemeyecektim.

Ortama sessizlik çökünce Emirin şakacı ama altında ima yatan sesi tekrar duyuldu.” Eee Mete beyciğim kendinizi tanıtmanız için davetiye mi bekliyorsunuz”

Yanında oturan abisi onu tiye almadan ensesine bir şaplak atıp isteksiz bir şekilde konuştu.”Hoşgeldin Mete ben” onaylar anlamda kafamı salladım.

Diğerlerine göre soğuk davranmıştı. Yani yeni tanıdığı ‘kardeşine’ böyle davranmadı normal ama incelik olarak hafif bir tebessüm edebilirdi.

Burda yeni gelen ben olduğum için nasıl davrandıysa öyle davranmıştım. Sonuçta onların tek hayatı tepe takla olmamıştı.

Aradan geçen bir kaç saat daha öyle benide sohbetlerine katıp konuşmaya çalışmıştılar. Zaten sonrasında Giray ve Yaman Kenan bey babayla şirkete geçmiştiler.

Mete’de arkadaşlarıyla dışarı çıkacağını söylemişti. Emirde bana odamı göstermişti. Odamı düzenledikten sonra üstümü değiştirip aşağı inmiştim çünkü Emir evi ve buraları gezdirecekti bana.

Sıcakkanlı bir insandı, alaycı bir yönüde vardı. Konuşmalarımızda çekingen davrandığının farkındaydım. Ama benim onlarla yaşayacağımdan dolayı bana anlayışlı ve sıcak bir şekilde yaklaşıyorlardı.

Çekingen adımlarla salona indiğimde Emir telefonla konuşuyordu.Benim aşağı indiğimi görünce ayaklandı.” Tamamdır, sende gel. Hem seni biriyle tanıştıracağım.”

Telefonu kapattıktan sonra bana döndü” Hadi evi gezdireyim sana sonra siteyi gezdireceğim sana sistırım” Kardeşim demesini görmezden gelerek gülümsedim. ”Hem yakın arkadaşıma da tanıştırıcam seni. Kardeşim, gamzelim, mavişim diye” İltifatları karşısında utandığım için bakışlarımı kaçırdığımda gür bir kahkaha attı.

Önüme dönüp bir kaç adım attım. “ Hadi gezdirmeyecek misin?” Dediğimde yanıma geldi alaycılar bir şekilde “Evet tur rehberin olarak ilk mutfaktan başlıyoruz” dediğinde bir kıkırtı dudaklarımdan döküldü.

Geriye Emirin şakalarıyla anlattığı ev turu başlamıştı.
Evden sonra sitede tur atacakmışız ve arkadaşıyla tanıştırıp hava atacakmış. Neyin havasıysa.

Ama aklımı kurcalayan bir şey vardı,Aslıyla aralarının nasıl olduğunu merak etmiştim. Çünkü bu kadar şeyi benle yapıp, kardeşi olarak bu kadar çabuk benimsemesi tuhafıma kaçmıştı.
Ama rahatsız olmuyordum davranışlarından. Hani derler ya kan kanı çeker, öyleydi galiba.

İnsanlar tanıdığını sandığı insanla iki defa tanışırmış.
Bazen bazı insanlar için büyük konuşmamak gerekiyormuş o öyle bir insan değil deme, o yapmaz deme çünkü bir gün anlarsın ki o öyle bir insanmış, o yaparmış sadece doğru zamanı kolluyormuş…

Derler ya düşmanını uzakta arama ya sofrandadır yada soyadındadır.

🖇️📎🖇️

Uzun da oldu.
Aslında bir kurgu var sürekli aklıma geliyor eğer onu şimdi yazarsam büyük ihtimalle buna bölüm yetiştiremem o yüzden yazmıyorum onu ve seneryoları dönüp duruyor beynimde.
Bu bitince başlarım büyük ihtimalle.
Neyseee
Beğenmeyi unutmayınızzz
🌸🌸🌸

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

53okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18