Zincirlerin Ötesi kitap kapağı

7. bölüm / 9

Zincirlerin Ötesi

7.Bölüm-İlk Hoşlantı

Vaveyla Yazarı: Melike Ece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 7.Bölüm-İlk Hoşlantı

Işıl’ın seslenmesiyle arabada olduğumuzu herhangi bir ters olay olmadığını ve örgütün önünde olduğumuzu farkettim. Işıl konuştu;

-“Alara ben Yağız’a numaranı vermiş olabilirim bu konuda bana kızma ama sen uykumda ne sayıklıyordun?”

-“Öğrenmene gerek yok Işıl, işine dön. Ayrıca Asena Timi’nin tamamına haber ver. Operasyon var.”

-“Sen haber ver. Banane!” dediğinde ayağa kalktım. O ise gidip Berfin’e haber vermeye gitti.

Bir dakika! Yağız’a numaramı mı vermişti? Elime telefonumu aldım ve mesajlara baktım.

+9054 678 90 12
-Ee Su Perisi? Nasıl gidiyor?

Bu çocuk kafayı yemiş olmalı. Çünkü ben bunlardan uzaklaşmak için eğitim binasını normal bir ev haline getirdim. Şimdi ki şansıma tüküreyim. Ne diye kaydetcem ben bu çocuğu?

Telefondan “Kişiyi kaydet” tuşuna tıklayıp daha sonra “İsim” kısmına tıkladım. İlk başta parmaklarım sadece klavyenin üstünde dursada aklıma ilk gelen şeyi yazdım. Kaydet tuşuna tıklayarak telefonu kapayacağım anda ikinci bir mesaj ekranı aydınlattı;

Yağız Adlı Dağ Ayısı🐻
-“Niye cevap alamadım?”

Ne yani? Her yazdığına anında cevap mı vericeğim? Çok beklersin Yağız Bey! Klavyenin üstünde gezen parmaklarımı tutan bir el beni korkutmuştu. Bir erkek eli olduğuna emindim. Arkamdan gelen ses elin kime ait olduğunu bulmamı kolaylaştırdı;

-“Görüldü yemeyi sevmem Su Perisi.” Konuşmasının hemen sonrasında yüzünü bana çevirdi ve gözlerimin içine bakarak konuşmaya devam etti;

-“Ayrıca hareketlerine karşı tepki verilmemesine de.” Dediğinde konuşmama fırsat vermeden beni itmiş ve yüz üstü çarpmak üzere olduğum duvarla karşı karşıya geldiğimde etrafımda yarım tur dönmemi sağlayıp beni duvara yasladı. Sırtımın sertçe çarpması canımı acımıştı ve evet, şuan da bile umrumdaydı. Elini yüzüme getirdi. Yanağımı okşadı ve daha sonra elini gözüme yaklaştırdı. Rimelimi bozacaktı dağ ayısı. Benden tepkisiz kalmamı beklememişti. Ellerimi duvara yerleştirip elimi tuttuğundan dolayı bu karara varmıştım. Konuşmaya karar verdiğimde ağzımı kapamaya çalışsa da başarısız olmuştu;

-“Sizin tim hep bu kadar sapık mı oluyor?” sözümün sonunda derin bir nefes aldı ve konuştu;

-“Ne istersen yaparım?”
-“O zaman bıraksana beni mal.”
-“Emredersiniz majesteleri.”
Yapmacık bir gülüş sesi çıkardım;
-“Komikmiş.”
-“Şaka yapan mı var?” dedi ve tuttuğu ellerimi bırakıp çıkabilmem için yol açtı. Neydi bu? Kendini havalı mı zannetti şimdi? Her şeyi boşverdim de Ayaz da,Yağız da aynı şeyi yaptı. Geriye ortalıkta gözükmeyen Arda kaldı. Lan! Bunun amacı beni oyalamak olmasın?

Bu düşünce ile odalarına doğru koştum. Bunlar milleti kenara sıkıştırıp öpmeye çalışmak için doğmuş. Böğürme sesi çıkardığında kapıyı açmıştım. İçeride Işıl yoktu ama Işıl’ın odasıydı. Ayrıca şerefsizin üstü yoktu. Kapıyı hızla kapattım. Tekrar böğürdüm ve “Işıl nerede?” diye bağırdım. Kapının arkasından sesin duyulmuş olduğunu düşünüyordum. Ancak cevap net oldu;

-“Giyindim,gelebilirsin!” Hâlâ cevap alamamıştım ancak dediğini yapıp içeri girmiştim. Beni görür görmez konuşmaya başladı;

-“Şimdi ne diyeceksen söyle.”
-“Işıl nerede” dedim ve ‘Ben nerden biliyim.’ Diyeceği anda konuşmaya devam ettim;

-“Eğer o Yağız beni oyalamak için yaptıysa onu da seni de öldüreceğim.”
-“Sakin ol şampiyon.”

Dejavu yaşamışıtm. Gerçek anlamda dejavu yaşamıştım. Ayrıca Yağız’ın söyleyiş şekli ile söylemesi ayrı ikonikti. Niye aklıma gelmişti ki şimdi? Aşık olmuş olamazdım,değil mi? Yani umarım. Kafayı yemek üzereyim. Düşüncelere boğulmaktan nefret ederim. Erkeklere bağlanmaktan da. Üstelik yan odamda yatmaya başladı. Şansıma bak. Bu düşünceler ile boğulurken Arda’nın sesi böldü;

-“Ne oldu? Aklına Yağız mı geldi?” Aklımı mı okumuştu?
-“Hayır,ne alaka?” dedim isyan edercesine. İnkar etmezsem tüm tim duyar,dedi kodum çıkardı.
-“Her neyse, Işıl nerede?”
-“Bahçede olacaktı,çiçek toplamaya gitti. Bana buket yapıcakmış. Bende karşılığında onu motorla götüreceğim.”
-“Şimdi siz sevgili misiniz?”
-“Evet,çoktan.”
-“Şanssızın tekiyim.”
-“Niye senin yok diye mi?”
-“Ayaz’dan önce sen yiyeceksin o mermiyi.”
-“Sustum.”
-“Her neyse,ben kaçtım.”

Artık tamamen güveniyordum sanırım. Kızlarla ise... Kabul edemesemde sevgili olmalarına karşı bir nefretim yok artık. Tabii belli etmemeliyim. Yoksa sorguya çekilirim. Onlarla uğraşamam. İşıl’ı aramaya devam ediyordum ama bu sefer içimde bir korku yoktu. Bu kızın amacı Berfin’e haber vermekti. Ama ben Arda’ya söylemedim. Bu nedenle odaya geri dönüp Arda’ya 1 saat sonra odamda olmasını söyledim ve arada dönen son bir konuşmayı sonlandırmak amacıyla odadan kaçtım. Çünkü açtığı konu tamamen ‘Yağız’dan hoşlanıyor musun?’ sorusu ile başladı ki bu nedenle devamını dinlemek zorunda olmadığımı düşünüp odadan çıkmasını söyledim. Ama kendisi bana Işıl’ın ona burada beklemesini söylediğini anlattı. Işıl ve Berfin olmasa bunları zaten işbirliğine kabul etmeyecektim. Varoluşlarına şükretsinler.

Berfin ve Işıl’ı bahçede gördüm ve herkesin operasyonu öğrendiğini söylediler. Bende hepsini 1 saat sonra odamda görecektim ancak ondan önce Işıl’dan hesap sormalıydım.

-“Işıl!”
-“Efendim Alara?”
-“Sen niye benim numaramı Yağız’a verdin tam olarak?”
-“İstediği için.” Dediğinde sahte bir gülüşle;
-“Çok komikmiş, zaten bizde onun isteği üzerine hareket edecektik zaten.”
-“Ama napayım? Acayip çocuksu bir sevinç vardı yüzünde. Gözleri parlıyordu. Bende ‘Hayır.’ Diyemedim.”
-“İyi bok yedin.”
-“Sen bizi odana çağırdın da şuan da sen niye odanda değilsin. Baksana,Yağız bile seni bekliyor.”
-“Sırf Yağız var diye bile gitmem.” Dediğimde iç sesim “Oraya ışınlanmalısın.” diyordu ama ben kendimi Berfin orada diye gittiğimi söyleyerek kandırıyordum. Operasyon hakkında konuşmam gereken konular vardı ve en ana sebep buydu. Şimdiden sırılsıklam aşık olmuş olamam değil mi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.