Zincirlerin Ötesi kitap kapağı

2. bölüm / 9

Zincirlerin Ötesi

1. Bölüm-Yeni Planlar

Vaveyla Yazarı: Melike Ece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 1. Bölüm-Yeni Planlar

Yavaşça gözlerimi açtım ve önüme bakmamla şunu farkettim,bugün de güneş batıdan doğmamıştı. Bu da demek oluyor ki bizler hâlâ kadınların önemsiz görüldüğü o krallıkta yaşıyoruz. Yatağımdan doğruldum ve önüme düşen kahverengi tutamları geriye attım. Her ne kadar örgüt lideri olsakta güzeliğimizden ödün vermemeliydik değil mi? O çakma parfüm sıkan erkekler beni öldürmeye çalışsın diye değil tabi ki! Onlardan hayır gelmez ve evet, olay çakma parfüm sıkmaları değil. Banyoya doğru ilerledim. Kapıyı açıp içeri girdim ve benim güzel bakım malzemelerimi gördüm. Sanırım banyoda yarım saat geçirmiştim çünkü Işıl dışarıda bağırıyordu.

-Alaraaaa! Çık artık dışarı! Altınıza edeceğiz burda!

-Sen sus bakayım sen! Karşında içinde üye olduğun örgütün lideri duruyor. Seni burada ölüme terk edebilir.

Onunla bu şekilde alay etmek eğlenceliydi çünkü Işıl bundan nefret ederdi.

-Ay iyi ki bir örgüt kurmuşsun ya! Her dakika hatırlatmak zorunda mısın?

-Çıkıyorum şimdi banyodan. Birde o zaman söyle.

Benim yanımda küçücük kalıyordu. Bu nedenle bu konuşmadan sonra arkasına bakmadan uzaklaştı. Aslında daha çok işim vardı. Peeling yapacaktım,buhar banyosu yapacaktım, kil maskesi yapacaktım,tonik ve serum kullanıp göz çevreme göz kremi uygulayacak ve nemlendirici sürüp masaj yapacaktım. Bunları yapmak benim için bir terapiydi. Kalbimde bulunan kötülükleri bu şekilde atardım ben. Sinirimi,üzüntümü, stresimi veya negatif olan tüm duygularımı bakım ile,kendime vakit ayırarak yok ederdim. Etrafı kırmazdım. Ağlamazdım veya ağlayamazdım. Eğer ağlarsam beni küçük düşürmeye çalışırlardı. Örgütüm değil,dış dünyadan bahsediyorum.

Banyodan çıktığımda Işıl'ı göremedim. Bu yüzden biraz ilerledim ve odadan çıktım. "Bööö!" diye bağırarak çıktı karşıma. Bildiğin yerimde zıplamıştım. Tekrar konuştu: "Baak örgüt lideri de olsan benden korkuyor musun işte." Sanırım benle dalga geçmeye çalışıyordu ama söyledikleri umrumda değildi. "Aynen aynen,kesinlikle öyle Işılcığım." Işıl'ın en nefret ettiği şeyler bunlardı ve benimde yapmayı en çok sevdiğim şeyler bunlardı çünkü Işıl,sinirlendiğinde çok tatlı oluyordu. "Azıcık relax ol Işılcığım." dediğim de bağırarak tepki verdi: "Yeter Alara!" Fark ettim de Işıl acıkmıştı ve açken çok sinirli oluyordu. Kısaca şimdi kafama bir sokak lambası geçirebilirdi. Kendimi topladım ve "Hadi kahvaltıya." dedim. Cevap vermemişti ama birazdan Işıl'da gelirdi.

Mutfağa gittim. Leyla yine döktürmüştü. Masaya oturup bana ayrılan yemeği yedim. Sanırım biraz gecikmiştik. Ben yemek yerken Leyla karşımda diğer çocuklarla ilgilenirdi. Onu asla anlayamıyorum. Bazı çocuklar çok yaramaz oluyor. Düşünsenize siz bir çocuğu ölümden kurtarıyorsun ama o çocuk sizin canınıza okuyor. Biri Leyla'nın gözünü çıkarcaktı ancak Leyla o çocuğa bakmaya devam etti. Hemde en iyi şekilde. Çok sabırlı bir kişiydi. Ben olsam bir daha o çocuğun yüzüne bakmazdım.

-Alara?
-Efendim Leyla.
-Şey diyecektim. Artık erkek çocukları da mı alsak? Hani kadınlardan nefret eden toplumu yok etmek için. Çünkü eğer biri kadınlardan nefret eden bir toplumda büyürse kadınlardan nefret eder ve bu sonsuza kadar devam eder.

Ben bunu nasıl düşünemedim ya? Acayip mantıklıymış. E o zaman niye hazırlanmıyoruz ki?

-Mantıklıymış Leyla, hazırlıklara başlıyoruz. İşimize yarayacak kişilerin listesini çıkaracağım. Ben odama geçiyorum. Listeyi hazırlamam lazım.

Odama doğru ilerledim.
_________________________________________________________

Odama gireli 30 dakika olmuştu. Mavilerle dolu olan bu oda bana gökyüzünü hatırlatıyordu. Birde annemin gözlerini. Babam tarafından bıçaklandığı anı görmüştüm.

Uyuma taklidi yapıyordum. Babam yanıma gelmişti. Annemde çoktan uyuyordu. Babam yanıma gelip beni öptüğü zaman ona sarılacaktım. Yani ayağa kalkarken kucağında olacaktım. Çocukça bir oyundu bu. Ama babam beni öpmedi,annemin karnına bıçak sapladı. Yayılan kanlar yüzüme sıçradı. Ama uyuyordum ben. Babam öğrenmemeliydi. Çocuk Alara diyordu ki; "Baban üzülmesin sessiz ol." Şimdi ki Alara ise neden şikayet etmedin diyordu kendi kendine. Bu nedenle kurulmuştu bu örgüt. 8 yaşındaki Alara,örgüt lideri olmuş,yeni planlar yapıyordu. Annesinin ve bu şekilde ölen tüm kadınların intikamını almak içindi bunlar.

Elimde bir liste vardı ama emin değildim. En çok işimize yarayacak kişilerin Gizem ve asker koğuşu olduğu çok netti. Listeyi tekrar göz attı.

Teğmen Selin Uysal
Kıdemli Astsubay Asya Güner
Astsubay Başçavuş Duru Şahin
Astsubay Çavuş Alya Karahan
Astsubay Eylül Ertürk
Astsubay Işıl Karahan
Doktor Berfin Yalçın
Hemşire Pınar Kaya
İletişim ve Bilgisayar Uzmanı Gizem Demir
Psikolog Nilgün Altun
Çocuk Bakıcısı Meral Yüce
Çocuk Bakıcısı Leyla Gökhan

Asker koğuşu aileyi ikna edecekken çocuğun travma yaşamaması için 2 çocuk bakıcısı ve 1 psikolog bizimle gelecek. Doktor ve hemşire ise herhangi bir yaralanma durumunda yardım etmek için yanımızda duracaktı. Zorlu bir görev olsa da bizler, Asena Örgütü zorlukları atlatmakta bir numaraydık. Listede ki herkese haber vermesi için bu listeyi Meral'e attım.

Alara; Meral.
Alara; Sana atacağım listede ki kişilere haber vermeni istiyorum.
Alara; Artık erkek çocuklarını da ailelerden uzaklaştıracağız.
Alara; Çünkü erkek çocuklarını almazsak kadın düşmanları artmaya devam edecek.
Alara; Liste bu.
Alara: Bir fotoğraf gönderildi.*
Meral; O iş bende.
Alara; Ha bide şey var.
Alara; 3 gün sonra göreve başlıyoruz. Hazır olsunlar.
Meral; O iş bende dedim ya.

Sana güveniyorum Meral. Gözümü kara çıkarma.
_________________________________________________________

Gün içerisinde sinirimi bozan Alya'ya olan cevabım belliydi. Time özel parkurda 40 tur! Yani tam olarak 200 km! Bence yeterliydi. Sinirlenmeyi hak etmiyorum. Sonra anlımda iz çıkıyor. Neymiş kaşını çatıyormuşum. Tabi çatarım. Ne sinirlendiriyorsunuz. Sonra bakımım boşa gidiyor.

-Alara koşum bitti!
-Yalan atma Alya,daha 5 dakika oldu!
-Ama çok yoruldum. Lüptennn.

Lütfen yerine lüpten dediğinde karşı konulamaz bir tatlılığa sahip oluyordu.

-Uf, tamam.

Yine ikna etmişti. Ağzımdan tamam kelimesi çıkmasa olmayacaktı. Zaten bir Işıl bir Alya. Kardeş olmalarına şaşmamak lazım. Aynı özelliklere sahipler. İkisi de sinir bozucu ve ikiside tatlı. Eğer şuan normal bir ülkede yaşıyor olsaydık yani kadınlar hor görülmeseydi şu zamana kadar 50'ye yakın çıkma teklifi almış olabilirlerdi. Bu dünyayı düzeltmekte bize düşerdi. Odama gidip hazırlandım. Hazırlanmaktan kastığım yanıma silah alıp asker üniforması giymekti.

-Alara! Girebilir miyim? Seni yarı çıplak görmek istemiyorum da.
-Girebilirsin, ben çoktan giyindim bile.
-Heh,iyi.

Sesinden kim olduğu anlaşılıyordu. Selin'di yanıma gelen kişi. Bence Es-selâ daha mantıklı. Bir sinirlendirirsen kurtuluşun olmayacak bir kişiydi Selin. Ölüm demek denebilirdi. Gözü dönerse acımazdı,bazense bitki bile koparmakyan korkardı. Bizde ki beddualardan biriyse "Selin'i sinir et İnşallah,"dı.

-Alara,bir erkek grup bizimle çalışmak istiyormuş. Kendileri önümüze bir kaç kadın çıkardı. Aslında 68 tane ama neyse. İşte o kadınları kurtardıklarını ve birlik olurlarsa daha çok kişiyi kurtarabileceklerini söylediler. Bizden cevap bekliyorlar. Bana da Gizem söyledi.

-Gizem'e söyle. Akşam için bir randevu ayarlasın. Saat 19.00 gibi olursa çok iyi olur. Zaten saat henüz 17.00
-Tamamdır. Görüşürüz, bu ülkeyi düzeltmek amacıyla.
Tekrarladım.
-Görüşürüz, bu ülkeyi düzeltmek amacıyla.

Saat 18.00'dı. Biz ise hazırlanmış,toplantı salonunda bekliyorduk. Sıkıntıdan olmalı ki alanı çok fazla incelemiştim ama hiç bir detay yoktu. Siyah koltuklar ve beyaz duvarlar...

Karşı örgüt geldiğinde hepimiz aynı anda ayağa kalktık. İşte benim kızlarım. Karşı timi korkutmayı başarmıştık bile. İrkilerek hafifçe gerilediler.

-"Hoşgeldiniz" diyerek söze başladım. "Biz sizlere bizi tanımanız için bir liste yollamıştık zaten, peki sizler kimlersinizi?" Çok genelleme konuştun Alara. Başları olduğunu düşündüğüm kişi konuştu:

-"Ben örgüt kurucusu Ayaz YILDIRIM. Bizler kadınları korumak için kurulmuş bir örgütüz, tıpkı sizler gibi. Bize güvenmek zorunda değilsiniz. Ancak bizim buna ihtiyacımız var. Güveninizi almak için ne gerekirse yaparız. Özellikle şu kişi için geçerli." Bakışları Berfin'in üzerindeydi. Berfin kızarmıştı bile. Ayaz daha da dikkatli bakmaya başladı.

-"Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Adınızı öğrenebilir miyim?" Berfin bir an duraksadı. İsmini mi unuttun? dercesine bir bakış attım.

-"Ben Berfin,Berfin Yalçın. Memnun oldum Ayaz."
-"İlk tanışma için abartmış olabilirim ama numaranızı alabilir miyim?"
-"Tabiki , 0567..."
-"Akşam yazarım, bu güzel hanımefendiye tanışmak bir onurdu."

Berfin insanlara çabuk güvenirdi. Eğer kadınlara değer verdiğini düşündüğü biriyse bu hız 2'ye katlanırdı. Berfin sayesinde anlaşma yapmaktan başka şansımız kalmamıştı.Konuştum:

-"Eğer flörtleşmeniz bittiyse konuşacağım."
-"Sizi dinliyoruz."
-"İşbirliğini kabul ediyoruz."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.