19. bölüm / 19
Yüzbaşı nın izinden19.Bölüm
Bölümler 19Şu an: 19.Bölüm
- 1 1.Bölüm151 kelime
- 2 2.Bölüm145 kelime
- 3 3.Bölüm121 kelime
- 4 4.Bölüm337 kelime
- 5 5.Bölüm238 kelime
- 6 6.Bölüm195 kelime
- 7 7.Bölüm234 kelime
- 8 8.Bölüm224 kelime
- 9 9.Bölüm267 kelime
- 10 10.Bölüm437 kelime
- 11 11.Bölüm256 kelime
- 12 12.Bölüm431 kelime
- 13 13.Bölüm349 kelime
- 14 14.Bölüm212 kelime
- 15 15.Bölüm252 kelime
- 16 16.bölüm308 kelime
- 17 17.Bölüm399 kelime
- 18 18.Bölüm283 kelime
- 19 19.Bölüm419 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İKİ HAFTA SONRA
İki hafta olmuştu neredeyse. Hafızam kesik kesik gelip gidiyordu. Hamile
olduğumu öğrendiğim anı, Barlas'a söyleme anımı...Bu sabah farklı bir
sabahtı. Her şeyi hatırlamaya başlamıştım. Telefonumun çaldığı,
kaçırıldığım, bebeklerimi doğurduğum anı... Her şeyi! Barlas başka bir odada
yatıyordu. Hemen soluğu onun yanında aldım.“Barlas!” dedim heyecanla.Hemen
kalktı.“Ne oldu, güzelim?” diye sordu uykulu bir sesle.“Ben her şeyi
hatırlıyorum! Sana mesaj atmamı, bebeklerin cinsiyetini öğrendiğimiz anı,
ikiz olduklarını öğrendiğimiz anı... Her şeyi!”“G-gerçekten mi, Çiçeğim?”“Evet,
yakışıklım.”Sıkı sıkı bana sarıldı.
“Beraber uyuyalım. Seni çok özledim.
Konuşarak uyuyalım, bebeğim. Hadi, gel odamıza gidelim,” dedim. Odamıza
geçtik. Onun göğsüne yattım. O da saçlarıma öpücükler kondurdu.
“Yakışıklım, hani sen demiştin ya, ben seni daha önce tanıyorum diye. Nereden
tanıyorsun? Merak ettim.”“Hmm, anlatayım o zaman.”
ÇİÇEK 5, BARLAS 10 YAŞINDAYKEN
Yazarın kısa notu: Ben demiştim ya, Çiçek annesiyle babasıyla konuşmuyor
diye... Bunun sebebi, Çiçek'in annesinin babasını aldatması ve bir süre sonra boşanmaları. Boşandıktan bir yıl sonra Çiçek'in babası şehit oluyor. Çiçek de annesiyle kalmaya başlıyor. Fakat üvey babası Çiçek'i istemediği için onu yetimhaneye bırakıyor. O yüzden annesiyle ve babasıyla ilgili konuşmak istemiyor.
Çiçek, oyuncaklarını aldıktan sonra babasıyla tabura gitti. Babasına
çok düşkündü. Minik eliyle babasının elini tutmuştu.Çiçek'in babası, işleri
olduğu için dosyalarla ilgilenmek zorunda kaldı. Çiçek ne kadar babasıyla
oynamak istese de babasının işi vardı.
“Baba, ben bahçeye çıkabilir miyim?”
“Çık, babacığım. Ama Oğuz abin de yanında olsun, tamam mı? Ben ona
söyleyeceğim.”“Tamam, babacığım!”
Çiçek, Oğuz abisiyle bahçede oyun
oynuyordu. O sırada gözü birine takıldı. Kendi yaşlarına yakın bir çocuk vardı.
On yaşlarındaydı.“Oğuz abi, o kim?” diye sordu, parmağıyla çocuğu işaret ederek.
“Fıstık, o bizim komutanımızın oğlu. Adı Barlas. Biraz soğukkanlı bir çocuktur.”
“Yanına gitsem benimle oynar mı?” diye sordu masumca.“Deneyelim o zaman.
Eğer seninle oynamak istemezse yine beraber oynarız.” “Tamam!”Çiçek, Oğuz
abisinin elini tutarak ilerledi. Çocuğa yaklaştı.“Merhaba, büyük çocuk!
Benimle oyun oynar mısın? Canım çok sıkıldı.”Barlas o sırada kıza döndü. Kalbi
kuş gibi atmaya başlamıştı. Bu kızın sevimli hâline dayanamadı.“Tamam,”
dedi.“Tamam, o zaman evcilik oynayalım! Bu Ken bebeği sen al,
Barbie'yi ben alayım. Bu iki bebek de bizim bebeğimiz olsun, tamam mı?”
dedi küçük kız.Barlas tebessüm etti. Aklına koymuştu; büyüyünce bu kızla
evlenecekti.“Yaa Barlas, sen büyüyünce ne olacaksın?”
diye sordu Çiçek.“Babam gibi asker olacağım. Sen?”“Ben öğretmen
olacağım ve çocuklarla oynayacağım,” dedi Çiçek.Barlas, Çiçek'le oynarken
zamanın nasıl geçtiğini anlamadı. Babasının işi bittiğinde eve gittiler.
Flaş sonu!
“İşte böyle, güzelim.”“Oha! Barlas, sen on yaşındayken beş yaşında bir
kıza mı âşık oldun?” “Ne varmış? Bak şimdi ikiz bebeğimiz var.
Oyuncaklarımızla oynadığımız gibi... O zaman ben asker, sen
doktor olmuştun,” dedi. Biraz daha konuştuktan sonra ikimiz de uykuya daldık.
Bölüm etkileşimi
