17. bölüm / 23
Yüzbaşı nın izinden17.Bölüm
Bölümler 23Şu an: 17.Bölüm
- 1 1.Bölüm151 kelime
- 2 2.Bölüm145 kelime
- 3 3.Bölüm121 kelime
- 4 4.Bölüm337 kelime
- 5 5.Bölüm238 kelime
- 6 6.Bölüm195 kelime
- 7 7.Bölüm234 kelime
- 8 8.Bölüm224 kelime
- 9 9.Bölüm267 kelime
- 10 10.Bölüm437 kelime
- 11 11.Bölüm256 kelime
- 12 12.Bölüm431 kelime
- 13 13.Bölüm349 kelime
- 14 14.Bölüm212 kelime
- 15 15.Bölüm252 kelime
- 16 16.bölüm308 kelime
- 17 17.Bölüm399 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 18.Bölüm283 kelime
- 19 19.Bölüm419 kelime
- 20 20.Bölüm320 kelime
- 21 21.Bölüm434 kelime
- 22 22.Bölüm358 kelime
- 23 23.Bölüm321 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DÖRT YIL ÖNCE, DEPO YANDIKTAN SONRA — ÇİÇEK’TEN
Gözlerim hafif hafif aralandı. Tek hatırladığım şey bir patlama olması ve
kafamı vurmamdı. Sesler boğuk boğuk geliyordu. Sesleri dinledim.“Roza, iyi
değil mi bebeler?” “He, başkanım. İyidirler. Hafif kanama oluşturmuş
başında ama bir şeyi yoktur. Uyanır şimdi bebelerin anası.”“Tamam, Rıza.
Sen git. Bir şey olursa çağırırım. Tamam, başkanım.”Gözlerim
tamamen açıldı bu sefer.“Ne oldu bana?” dedim.“Ha, uyandın
mı, Havin?”“Sen kimsin?” dedim.“Ben senin kocanım, bebelerin babası.”
Yazar: Şerro, ejdere kendim yazdığım karaktere sinir oldum. HDHDHDH!
“Ne bebeği?” dedim dehşetle.“Havin dört aylık ikiz bebeler.”“Peki, adın ne?”
“Ejder ama sen bana Cafer diyebilirsin, karıcığım.”Sözleri bile iğrenciydi. Hâli ve
hareketleri hoşuma gitmemişti. Kafamda oluşan şüpheler vardı.“Peki, biz niye bu
evdeyiz? Bizden başka kimse yok mu?”
“Yoktur. Biz kaçarak evlendik. Seni ve
bebeleri korumak için bu evde tutmam lazım. Bebeler doğana kadar dışarı
çıkman yasak.”Ne diyeceğimi bilmeden onayladım.“Peki,” dedim.“Sen dinlen,
ben sana ilaçlarını getireyim.”Birkaç dakika sonra bir bardak su ve ilaçlarla
geldi.“Bunları iç. Bebeklerin sağlığı için.”
Tamam, Cafer’in verdiği ilaçları içtim ve
geri yattım. İlaçlar uyku yapıyordu çünkü. Tekrar uykuya daldım.
BEŞ AY SONRA
Gece uyurken karnıma sancı girmesiyle uyandım. Saat gecenin üçüne geliyordu.
Altımda hissettiğim ıslaklıkla çığlık attım.
Çığlığıma Cafer geldi.“Ne oldu, Havin?”
dedi.Kekeleyerek, “S-suyum ge-geldi!” dedim ve ahlayarak inledim.“Tamam,
sakin ol. Ebeyi alıp geleceğim.”Fazla zaman geçmeden Cafer, ebe ile geldi.
Ebe hızlıca yanıma geldi.“Bacaklarını aç. Doğum başlamış,” dedi.
Ebe doğumu yaptırmaya çalışırken ben kan ter içinde ıkınıyordum.
∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆
Sabaha karşı iki bebek de doğmuştu. Çok yorulmuştum. Doğururken bebekleri
sırayla emzirmeye çalışırken Cafer yatağı temizlemiş, temiz çarşaflar sermişti.
Bebekleri doyurduktan sonra beşiklerine koydum. Ben de kısa bir duş aldım. Pis
koktuğum için duş aldıktan sonra odama gidip uyudum.Şimdi diyeceksiniz ki
neden Cafer ile uyumuyorsum. Ben istemiyordum yanımda yatmasını çünkü o da ısrar etmiyordu zaten.
DÖRT YIL SONRA — ÇİÇEK’İN BULUNDUĞU GÜN
Öyle çocuklarla oynamıştım ki... Şimdi de ikisini uyutmuştum. İkisi de birbirinden
tatlıydı. Cafer de onları çok seviyordu.
Çocukları uyuttuktan sonra odama
geçerken bir ses duydum. Ses salondan geliyordu. Gidip baktığımda salonda iri
yarı bir adam vardı.Cafer’in arkadaşıdır diye düşündüm ama
Cafer’in arkadaşı olacak bir tipe benzemiyordu.Beni
görünce sesititreyerek konuştu.“Çiçek! Sen ölmemişsin, yaşıyorsun!”Ne Çiçeği?
Ben Çiçek değilim. Ben Havin’im,” dedim.“Bak, ben sana her şeyi
anlatacağım, tamam mı? İyi dinle,”
dedi. Ve onu dinlemeye başladım.
Bu kısmı bildiğiniz için atlıyorum.
Taburdan çıktıktan sonra, “Biz ödevimizi...” dedim ve eve doğru yol
aldım.İçimden bir ses bu adama güvenmem gerektiğini söylüyordu. O
yüzden içimdeki sesi dinledim. Yarın da doktor kontrolüm vardı.
Bölüm etkileşimi
