48. bölüm / 52
YASEMİN ÇİÇEĞİNİ SEVER MİSİN?47. Bölüm
Bölümler 52Şu an: 47. Bölüm
- 1 1. Bölüm ✿1.390 kelime
- 2 2. Bölüm ✿1.488 kelime
- 3 3. Bölüm ✿1.680 kelime
- 4 4. Bölüm ✿1.486 kelime
- 5 5. Bölüm ✿1.994 kelime
- 6 6. Bölüm585 kelime
- 7 7. Bölüm779 kelime
- 8 8. Bölüm798 kelime
- 9 9. Bölüm833 kelime
- 10 10. Bölüm610 kelime
- 11 11. Bölüm869 kelime
- 12 12 . Bölüm1.177 kelime
- 13 13. Bölüm806 kelime
- 14 14. Bölüm803 kelime
- 15 15. Bölüm1.032 kelime
- 16 16. Bölüm1.835 kelime
- 17 17. Bölüm1.716 kelime
- 18 18. Bölüm1.945 kelime
- 19 19. Bölüm1.978 kelime
- 20 20. Bölüm2.023 kelime
- 21 21. Bölüm2.155 kelime
- 22 22. Bölüm1.942 kelime
- 23 23. Bölüm1.910 kelime
- 24 24. Bölüm1.829 kelime
- 25 25. Bölüm1.981 kelime
- 26 26. Bölüm1.834 kelime
- 27 27. Bölüm2.146 kelime
- 28 28. Bölüm2.108 kelime
- 29 29. Bölüm2.084 kelime
- 30 30. Bölüm2.084 kelime
- 31 31. Bölüm1.988 kelime
- 32 32. Bölüm1.827 kelime
- 33 33. Bölüm1.559 kelime
- 34 34. Bölüm1.635 kelime
- 35 35. Bölüm1.559 kelime
- 36 36. Bölüm1.140 kelime
- 37 37. Bölüm2.042 kelime
- 38 38. Bölüm1.734 kelime
- 39 39. Bölüm2.143 kelime
- 40 40. Bölüm1.944 kelime
- 41 41. Bölüm2.119 kelime
- 42 42. Bölüm2.301 kelime
- 43 43. Bölüm2.576 kelime
- 44 44. Bölüm2.084 kelime
- 45 45. Bölüm2.524 kelime
- 46 46. Bölüm2.222 kelime
- 47 47. Bölüm2.104 kelime · Okuduğun bölüm
- 48 48. Bölüm2.291 kelime
- 49 49. Bölüm2.007 kelime
- 50 50. Bölüm1.978 kelime
- 51 51. Bölüm2.146 kelime
- 52 52. Bölüm2.427 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Sabah)
Mert, Yaseminden önce uyanmıştı, Yasemin'in önünde diz çöküp yüzünü okşadı.
Yasemin gözlerini araladı. Kuş sesleri, camdan giren güneş ışıkları ve menemen kokusu, bir dakika ne menemen kokusu mu?
Yasemin hemen ayaklandı ve mutfağa geçti, kahvaltı hazırlayan Merti gördü, arkasından sarılarak.
"Günaydın yakışıklım! " Dedi.
Mert arkasını dönerek yasemini öptü ve. "Günaydın güzelim! Hadi git yüzünü yıka, üstünü değiştir, bizimkiler gelir birazdan! " Dedi.
Yasemin gidip üstünü değiştirdi ve odaya geçti, üstüne beyaz çiçekli bir elbise giyindi, ve pandalı bir çorap! Olaydan alakasız! Çok mutluydu! Hafif bir makyaj yaptı başına bir örtü geçirdi. Ve salona geçti.
Araba sesleri yaklaşıyordu, Yasemin camdan dışarıya baktı ve.
"4 araba mı gelmiş onlar! " Dedi ve kapıya çıktılar.
İlk arabadan Oğuzhan ve Sahra indi, 2. Arabadan egemen çıktı 3. Arabadan açelya ve son Arabadan Eymen çıktı.
"Bir arabaya sığabilirlerdi! " Dedi yasemin gülerek. Ve eymenin indiği arabaya baktı. "Ohaa eymenin arabasına bak! Benim hayalimdeki arabadan resmen! " Dedi.
Mert gülerek. "Zaten senin! " Dedi.
Yasemin heyecanla. "Nasıl? Nasıl yani? Benim mi! ".
" Evet yavrum senin! Hadi git yakından bak! " Dedi Mert.
"İnanamıyorum! " Diye bağırdı yasemin ve koşarak sahraya sarıldı.
Mert ,Yasemin'in peşinden koşarak. "Koşma! Yasemin dur! ". Dedi.
Ve birbirlerine sarılma faslı bitince yasemin arabasının yanına gitti. " Çok güzel! Mert! Teşekkür ederim!" Dedi ve arkasını dönüp Merte baktı. Olduğu yerde dona kaldı, Mert dizinin üstüne çökmüş ve elinde şık bir kutunun içinde yüzük.
" Mert? " Dedi yasemin şaşırarak.
Mert ciddi bir surat ifadesi ile. "Dünyanın en güzel kadını! Benim hayatımın tek anlamı! Benimle birlikte evimizin faturasına oha dermisin? "
Yasemin önce kahkaha attı ve koşarak Merte sarıldı. "Evet evet evet! " Dedi
Ve alkış sesleri.
"İnsan biraz naz yapar! Bu da koca meraklısı çıktı! " Dedi Eymen.
Mert, yüzüğü Yasemin'in parmağına taktı.
Eymen elini cebine koyarak. "Hadi hadi çok soğuk içeriye geçelim, içeride flört edersiniz! " Dedi
Ve masaya geçtiler, sahra çay doldurdu.
"Öncelikle sahra ve oğuzhan sizden özür diliyorum, biliyorum şuan balayında olmanız lazımdı ama buradasınız! Bizim arkadaşımız olduğunuz için bilmeniz gerektiğini şeyleri söylemek istiyoruz! " Dedi Mert
Oğuzhan. "Bu arada Yasemin hamileymişsin sahra söyledi, sağlıkla kucağınıza alırsınız inşallah! ". Dedi
" Çok sağol oğuzhan! Teşekkür ederim darısı sizin başınıza! " Dedi yasemin.
Toplu bir şekilde. "Amin" Dendi
"Aga sen devam et merak ettim ben! " Dedi Eymen.
"Biz yasemin ile kuzeniz! Sezgin amcamı hatırlarsınız! Onun kayıp bir çocuğu vardı, işte o yaseminmiş , dün öğrendik bizde!" Dedi Mert.
Açelya dışındaki herkesin ağzı açık kaldı.
Eymenin gözleri koskocaman açılmıştı. "Yok anasının amı! ". dedi birden.
" Çok pardon hanımlar! " Diyerek düzeltti.
"Ohaa ne diyeceğimi bilemiyorum gerçekten! " Dedi sahra.
"Bi bizim başımıza böyle sikko işler gelir zaten! " Dedi Eymen.
Oğuzhan gülerek. "Yemin ediyorum ki şu yaşadıklarımızı güzel bir Mardin dizisine dönüştürebiliriz, reyting rekorları kırar kuran çarpsın! " Dedi
"Şaka gibi! Ee siz ne yapacaksınız! Tekrar evleneceksiniz değilmi! " Dedi egemen.
"Evet, nikah tarihi almaya gideceğiz bugün! " Dedi Mert.
Yasemin heyecanla el çırptı. “O zaman bugün resmi olarak karı koca oluyoruz, yaşasınn!”
Mert gülümseyerek, “Evet ama önce şu menemenin hakkını verelim. Aç karnına evlilik işlemi olmaz,” dedi.
Eymen hemen atıldı. “Aha işte! Aç karnına nikah yaparsanız, boşanmanız da kolay olur derler! Yemekle teminat alınmalı kardeşim!”
Sahra kahkahaya boğuldu. “Senin ağzından çıkan her şey ya saçma ya komik Eymen!”
Eymen kaşlarını kaldırarak, “Ben gerçekleri söylüyorum bacım! Mesela, benim evleneceğim kız sabah bana menemen yapmazsa o evlilik biter!” dedi.
Egemen gözlerini devirdi. “Senin evleneceğin kız zaten sabah evden kaçacak.”
Masadakiler kahkahaya boğuldu.
Eymen. "Varya hiç değerimi bilmiyorsunuz! Mesela yasemin sen! Hayatında ilk kez nezarethaneye girdin, o da benim sayemde değil mi! " Dedi
"Allah razı olsun ya Eymen! ". Dedi yasemin
Gülmekten duramıyorlardı artık.
Mert hafif sinirlenerek. " Bana hiç o günü hatırlatma! Seni öldürebilirdim o gün! " Dedi
"Ya abi ben ne bileyim suç çetesi de bizim giyindiğimiz kostüm den giyinmiş! " Dedi Eymen
Egemen sinirle. "Açelya biliyormusun, bunlar kostüm partisine gidicekler, suç çetesi ile aynı kıyafeti giyiyorlar, yolda bunları tutukluyor polisler, abin sırf bana gıcık kaptığı için benimde çetenin bir üyesi olduğumu söylüyor, gece gece evimden pijamalarımla alınıp nezarete atıldım ben biliyormusun! " Dedi
Açelya gülerek. " Ohaa olaylara gell! Ee başka anınız yokmu! " Dedi
Oğzuhan gülerek. "Bi gün engin amca aradı, bize bir konuma attı oraya gelin dedi, mertin arabadayız, mert arabayı sürüyor ben önde Eymen arkada. Ben sezen aksu açtım, tabi o zamanlar sahra ile ayrılmışız dertliyiz, restoranın , otoparka giriş yaptık Eymen birden lvbelc5 açtı ben kapattım o açtı, ben kapattım o açtı, Mert'in dikkati dağıldı. Ve bağırmak için bize baktı, geri önüne döndü, tam o sırada önümüzde bir kız belirdi, Mert ani fren yaptı, hemen arabadan indik, işte iyimisiniz falan filan, lan kız konuşmuyor! Donup kalmış kız! Neyse sonra iyiyim falan dedi gitti, bizde yukarıya çıktık, engin amcalar bi aile yemeğinde, oturduk sofraya, lan masaya o az daha çarpacağımız kız oturdu şok geçirdik! " Dedi
Açelya merakla. "Eee o kızla konuştunuzmu artık ne oldu! " Dedi
"O kız burada işte, Yasemin! " Dedi Eymen gülerek.
"Hadi canım! Ohaa ama, şaka gibisiniz gerçekten! " Dedi açelya.
"Mesela ben ve oğuzhanı da Yasemin barıştırdı! " Dedi sahra.
Yasemin gülümseyerek sahraya baktı ve. "İyiki varsınız gerçekten! Çok mutluyum sizinle.
Mert, Yasemin’in elini tuttu ve masadakilere dönerek, “Artık her şeyin güzel olacağına inanıyorum. Ne yaşarsak yaşayalım, sonunda hep bir aradayız,” dedi.
Yasemin başını onun omzuna yasladı. “Evet, bu kez gerçekten bir aile gibiyiz…”
Yasemin ve Mert en yakın tarihe nikah tarihi alır, 1 hafta sonra ya.
(Nikah günü)
Yasemin, açelya ve sahranın kuaförde işi bitmiş, Mert leri bekliyorlardı.
Ve evet kuaförün önünde Mert'in göz bebeği kara kızı (arabası) belirdi. Arkasında da oğuzhanın, eymenin ve egemen'in arabası.
Mert arabadan indi, yasemini görünce erimişti resmen, gözlerinin içi parlıyordu.
Yasemin'in heyecandan elleri titredi. Üstünde bembeyaz hafif kabarık bir gelinlik vardı, adeta bir kuğu gibiydi.
"O kadar güzelsin ki bakmaya kıyamıyorum yasemin! " Dedi mert sesi heyecandan titremişti.
"Sende çok yakışıklısın! Hemde çok! " Dedi yasemin.
Eymen arabasının camını açarak. "Aşk kuşları nikaha geç kalıyoruz!". Dedi.
" Bu çocuk ilk defa haklı ve doğru konuştu, kıyamet falan kopmasın!" dedi oğuzhan.
Sahra oğuzhanın arabasına bindi. Açelya da egemen'in arabasına dopru yürüdü ama sonra durdu ve abisine baktı. Mert önce kaşlarını çattı, sonra yasemine baktı ve. Evet anlamında başını salladı.
Yasemin tam arabaya binerken, " Bir dakika bu arabaların arkasında ne yazıyor? " Dedi ve eymenin arabasının arkasına geçti.
-DAMADIN GERİ İADESİ YOKTUR!-
oğuzhanın kine baktı.
-RAHAT MI BATTI MERTİM! -
Ve son olarak egemen'in kine baktı
-OKEYE DÖRDÜNCÜ ARANIYOR-
Yasemin gülerek . "İnanamıyorum size! " Dedi ve Mert'in arabasına baktı.
-ELVEDA ANNECİM, EMRET KARICIM-
Yasemin kahkaha atarak. "Şaka gibisiniz gerçekten! Aşırı iyi bu arada! Önceki düğününümden bin kat hemde! " dedi ve arabaya bindi.
Nikah dairesine doğru yola çıktılar, önce nikah kıyılacak sonra eğlence yapacaklardı.
Nikah salonu, beyaz çiçeklerle süslenmişti. Masanın arkasında “Bir Ömür Boyu Mutluluklar” yazıyordu.
Yasemin kolunda Mert’le içeri girdiğinde alkışlar yükseldi.
Açelya, Egemen ve Eymen en ön sıradaydı. Oğuzhan ve sahrada nikah masasına şahit olarak oturmuşlardı.
Eymen eline telefonunu almış, “fotoğraf çekiyorum kimse kıpırdamasın!” diye bağırınca görevli bile gülmeden edemedi.
Mert kulağına eğildi:
“Hazır mısın güzelim?”
Yasemin derin bir nefes aldı.
“Hazırım... sadece çok heyecanlıyım.”
Memur gülümsedi, mikrofona yaklaştı.
“öncelikle hoş geldiniz! Siz Yasemin Sena Özer, hastalıkta , sağlıkta Kendi özgür iradenizle Mert Yavuz ile evlenmeyi kabul ediyor musunuz?”
Yasemin yüzünde kocaman bir gülümsemeyle,
“Evet! Kalbimin en doğru kararı bu.” dedi.
Memur bey gülümseyerek Merte doğru baktı ve. "Peki Mert Yavuz siz hastalıkta, sağlıkta Yasemin Sena özer İle evlenmeyi kabul ediyor musunuz! "
Mert gözlerini Yasemin’in gözlerinden ayırmadan, sesi titreyerek,
“Evet. Hem de bir ömrümün sonuna kadar evet.” dedi.
Salondaki herkes “Ooo!” diye tezahürat yaptı.
"Peki şahitler siz?". diye sordu memur bey, oğuzhan ve sahra imza attı, herkes ayağa kalktı
Memur, “belediyemizin bana verdiği yetkiye dayanarak ben de sizleri karı-koca ilan ediyorum!” dediğinde, Yasemin ve Mert birbirine sarıldılar.
Sahra gözyaşlarını tutamıyor, Açelya cep telefonuyla her anı kaydediyordu.
Nikahtan sonra Mert ve Yasemin, ‘Kara Kızı’nın içinde, hafif akşama dönen gökyüzünün altında ilerliyorlardı. Yasemin, eğlencenin nerede yapılacağına dair hiçbir fikri olmadığı için merakla etrafı izliyordu.
“Nereye gidiyoruz, Mert? Sanki şehir merkezinden uzaklaşıyoruz,” dedi Yasemin, Mert’in koluna yaslanarak.
Mert gizemli bir şekilde gülümsedi. “Sürpriz. Ama bu sürpriz, bizim hikayemizin başlangıcını taçlandıracak kadar özel.”
Birkaç dakika sonra, araba yavaşladı ve Mert, arabayı Akdeniz’in lacivert sularına nazır, kayalık bir koyun kenarına park etti.
Araba ışıklarının aydınlattığı alanda, birkaç ağaca ve kayalığa asılmış loş sarı ışıklar, küçük, rustik masalar ve denizin sesiyle bütünleşen yumuşak bir müzik onları bekliyordu. En önemlisi, o masaların etrafında en sevdikleri yüzler, mahir abi, melike abla, açelyanın arkadaşı ışıl, onları alkışlarla karşılıyordu.
Yasemin, manzaranın büyüsüne kapılmıştı. Gözleri doldu.
“Mert… inanamıyorum. Deniz kenarında, böyle sade ama bir o kadar da romantik bir düğün… Bu benim hayalimdi! Benim böyle bir şeyi hayal ettiğimi nereden biliyorsun?”
Mert, Yasemin’in yüzünü avuçlarının arasına aldı.
“Seninle ilgili her şeyi biliyorum, karıcığım. Artık hiçbir yalanın gölgesi düşmeyecek bu hayallere.”
Herkesin alkışları arasında Mert ve Yasemin, masalarına doğru yürüdüler. Sahra, Oğuzhan, Egemen, Açelya ve Eymen, kocaman gülümsemelerle onlara bakıyordu.
Yasemin, masaya otururken birden duraksadı. “Mert, İpek’i de çağırabilir miyiz? O bizim bu süreçte yaşadıklarımız, hepsi onun sayesinde oldu.”
Mert tereddüt etmedi. “Elbette, güzelim. Hemen ara, konumu atalım. ”
Yasemin, hızla telefonuna sarılıp İpek’i aradı.
-alo ipek nasılsın?-
-alo? Yasemin? Ne oldu bir şey mi oldu? Yoksa çağla sana bir şey mi dedi? -
-hayır! Hayır! Kötü bir şey yok, biz Mert ile tekrar evlendik ve şuan eğlence veriyoruz, eğer müsaitsen seninde katılmanı çok istiyorum!-
-gerçekten mi! Çok mutlu oldum sizin adınıza, tamam konum atın geliyorum-
Yarım saat içinde İpek, elinde küçük bir hediye paketiyle koya ulaştı. Yasemin, ona sarıldı. İpek, onların mutluluğunu görünce içten bir sevinçle gülümsedi.
Gece ilerlerken, yemekler yendi, kahkahalar atıldı ve eski anılar yad edildi. Danslar edildi , ipek iPhonesini çıkardı çantasından.
“Ah, bu ışıklar ve deniz manzarası harika! Şöyle güzel bir poz yakalamam lazım. Kayalıkların üstü fena olmaz, ışıklar tam yansır, rica etsem müsait olan biri beni çekebilir mi?" . dedi İpek, fotoğraf çekmek için en doğru açıyı ararken.
Eymen hemen atıldı. “Gel, ben seni çekerim. Ben o kayalıkları bilirim, güvenli yerler var.”
İpek, Eymen’in samimiyetine gülerek, “Tamam, Eymendi değil mi? , risk almayı severim,” dedi. İkisi, ışıkların en güzel vurduğu, denize yakın kayalıkların tepesine doğru ilerlediler.
Mert gülerek yaseminin kulağına eğildi ve. " Kayalıklardan bir bok anlamıyor ve anladığını söyledi, şuan yeni ava çıktı Eymen efendi! " Dedi.
Yasemin kahkaha attı.
Eymen, İpek’in birkaç pozunu çekti. İpek, son bir poz için kayalığın en ucuna, denize doğru yaklaştı.
Tam fotoğrafı çekecekken, İpek’in ayağı yosunlu kayada kaydı. Bir çığlık attı ve dengesini kaybederek karanlık suyun içine düştü.
“İpekkk!” diye bağırdı Eymen, durumu anlar anlamaz.
Hiç düşünmeden. Bir an bile tereddüt etmeden üzerindeki ceketini fırlattı ve İpek’in düştüğü yere doğru, soğuk sulara atladı.
Su çok derin değildi ama kayalıkların kenarı tehlikeliydi. Eymen, İpek’e ulaştığında, İpek şok ve korku içindeydi, zorlukla nefes alıyordu. Eymen onu sıkıca kavradı ve zorlanarak, kayaların daha alçak ve kumlu olan bir bölümüne çıkardı.
Herkes panikle koşarak yanlarına geldi.
Yasemin, İpek’e sarıldı. “İpek, iyi misin? Çok korkuttun bizi!”
İpek, öksürerek ve titreyerek kuma oturdu. Gözleri, sırılsıklam olmuş ve titreyen Eymen’e odaklandı. Eymen, kendinden çok İpek’in iyi olup olmadığını kontrol ediyordu.
“İyiyim… Ben… İyiyim. Sen olmasaydın…” İpek’in sözleri titriyordu.
Eymen, soğuktan mosmor kesilmişti ama gülümsedi. “Ne demek! Bizim düğünümüzde kimsenin boğulmasına izin vermem! Şimdi kalk, seni ısıtmamız lazım.”
İpek yavaşça ayağa kalktı. O anda, hayatının en tehlikeli anında, kendi hayatını kurtaran adama baktı. O her zamanki neşeli, fırlama Eymen gitmişti; yerine cesur, fedakâr ve gözü kara bir adam gelmişti.
İpek, bir anlık içgüdüyle, Eymen’in ıslak omuzlarından tuttu ve dudaklarına yapıştı. Herkes şaşkınlıkla onlara bakarken, kısa ama samimi bir öpücükten sonra, İpek, Eymen’e sımsıkı sarıldı. Ve herkes gülerek alkışlamaya başladı.
“Teşekkür ederim Eymen,” diye fısıldadı, sesi titrek ve duygusal.
Eymen, şaşkınlıktan ve soğuktan dona kalmıştı, hareket edemiyordu, ama sonunda kollarını İpek’in etrafına sardı. Gözleri parlıyordu. Hayatında ilk kez bir kızın ona bu kadar içten bir şefkatle sarıldığını hissetmişti. O an, o kayalıkların dibinde, hayatının aşkını bulduğunu anladı.
Mert, Yasemin’e dönerek fısıldadı. “Galiba bu gece, sadece biz değil, Eymen de hayatının evet’ini dedi.”
Yasemin gülümsedi. “Dramatik, maceracı ve tamamen Eymen’e yakışır bir tanışma oldu.”
Islak ama mutlu çift, arkadaşlarının alkışları arasında kumsaldan uzaklaşırken, gece, yeni evlilerin ve yeni aşıkların mutluluğuyla parlamaya devam etti.
Herkes eve dağılmıştı, kumsalda, denizin tamda kenarında ayaklarına vuran küçük dalgalar. Eşliğinde sohbet ediyordu, Mert, Yasemin, Eymen, sahra ve oğuzhan, yan yana dizilmişti, yasemin kafasını Mert'in omzuna yaslamıştı.
Eymen heyecanla. " Arkadaşlar ben galiba aşık oldum. Lan harbiden şaka gibi! Kız tutup öptü beni! O an varya kendimi bir rüyanın içinde hissettim, keşke bitmese diye düşündüm! Kız da bence benden hoşlandı, ben onu eve bırakırken, numarasını verdi bana" Dedi
Oğuzhan gülerek. "Şaka gibi bizim sap Eymen artık sap değil, biz nasıl dalga geçeceğiz artık! ". Dedi
Bölüm etkileşimi
