YANLIZLIĞA ESİR kitap kapağı

6. bölüm / 9

YANLIZLIĞA ESİR

6.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Nur Yıldız

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 6.Bölüm

Okuldan çıkmış eve doğru yürüyordum. Bugün işe gitmek istemediğim için iş yerinden izin almıştım. Anahtarı çantamdan çıkarırken kulaklarıma annem ile babamın bağırış sesleri geliyordu. Kapıyı açıp içeri girdim ve her zamanki gibi aynı manzara beni karşıladı. Geldiğimi gören babam "ooo kimler gelmiş Ayça hanım sonunda evin yolunu bulabildiniz demek" hiçbir şey demeden salonu terk ediyordum ama o adam bileğimden sıkıca tutup "Sen neredeydin bunca saat" o adama dönmeden "okuldaydım" dedim. "Okuldaydın demek o zaman bu kıyafet kimin lan, neredeydin doğru söyle" o sırada benim saçlarımdan çekip yere fırlattı. Ve beklediğim gibi ardından gelen o tokat. "Doğru söyle bana neredeydin lan sen kimlerle takılıyorsun" diye bağırdı. Kulağımı çınlatan bir tokat daha ve bir tane daha. Sonrasında kemer darbeleri ve ardı ardına edilen hakaretler. En sonunda siniri geçmiş olacak ki salonu terk etti. Ağlamaktan gözlerimde yaş kalmamıştı. Dudağımda ki yara tekrardan patlamıştı ve akan kan Ateşin tişörtüne damlamıştı. Yerden kalkıp üzerimi değiştirdim. Tişörtü makineye attıktan sonra evden çıktım. Daha fazla evde durmak istemiyordum. Duvarlar üstüme üstüme geliyor ve nefes almamı zorlaştırıyordu. Parka geldikten sonra banklardan birine oturdum. Gözyaşlarım benden izinsiz akmaya devam ediyordu. "Ayça" ismimi duymam ile kafamı sesin geldiği yöne çevirdim. Karşımdaki Ateş di. Gözyaşlarımı ellerim ile hemen sildim ve saçımın bir tarafını önüme getirdim umuyordum ki morlukları kapatırdı. Evden direkt çıkmıştım ve morlukları kapatmamıştım. Ateş büyük ihtimalle ağladığımı görmüştü. "Ayça bir sorun mu var" ateşin gözünde gene o duygu vardı, korku ve endişe. Kafamı iki yana salladım. "Rahatsız etmezsem oturabilir miyim" samimi bir şekilde gülümsedim. Ateş cevabı anlamış olacak ki yanıma oturdu. Ateşin yüzüne bakamıyordum. Yüzümde ki morlukların sebebini sorarsa ne derim bilmiyordum. Konuyu dağıtmak amacıyla "seni buraya hangi rüzgar attı" diye sordum. " Yürüyüş yapmak için çıkmıştım evden seni görünce selam vermek istedim" şuan evden çıktığıma pişman olmuştum. Böyle bir durumdayken Ateş ile veya kimseyle karşılaşmak istemezdim. Ateş bir süre çantasında birşey aradı ve en sonunda zafere ulaşmış bir şekilde çantasını kapattı. Elinde ki peçeteyi bana doğru uzattı. Teşekkür ederek peçeteyi elinden aldım. Ne Ateş konuştu ne de ben birşey dedim. Sadece öylece oturduk. Biz şuan konuşmasak bile ruhumuz konuşuyordu. Hava kararmaya başladığı için oturduğum yerden kalktım. "Ateş teşekkür ederim" ateş anlamamış gözlerle bana baktı. " Rica ederim ama ne için teşekkür ettiğini anlamadım" dedi. " Yaptıkların için" diyerek konuyu kapattım. Ateş de olduğu yerden kalkarak yanıma geldi. " Saat epey geç oldu istersen sana eşlik edebilirim" diyen ateşe gülümsedim. Aslında çok isterdim ama o adam görürse gene aynı olay yaşanırdı. Belki bu sefer sadece ben değil ateş de zarar görebilirdi. "Teşekkür ederim ama gerçekten gerek yok sende yolunu benim için uzatmış olma yarın görüşürüz" diyerek yürümeye başladım. Ateş iyi ve düşünceli biriydi. En önemlisi iyi bir arkadaşdı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.