Yanan Göz Yaşları Bölüm 3

Vaveyla Yazarı: Barış Kaplan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Yanan Göz Yaşları Bölüm 3

Sakince sandalyesine geri oturmuştu.
Dirseklerini masaya dayamış, elleriyle nazikçe yüzünü sarmıştı. Gözyaşlarını tutmaya çalışıyordu. Daha az önce kendi tırnaklarıyla çizdiği yüzündeki yaranın acısı da cabasıydı.

Ama hiçbir sorun yoktu aslında.
Çünkü rüzgâr tüm gücüyle esiyordu. Yoksa ağlamaktan bu sefer kaçamayabilirdi.
Ya ağlarsa? Bu her şeyden daha kötüydü.

Ağlamak tuhaf bir şeydi.
Kim ağlamayı isterdi ki?
Canın yanar ve ağlarsın.
Mutlu olursun ve ağlarsın.
Kimi zaman hiçbir şey hissetmezsin ve tam da buna ağlarsın.
En kötüsü de ağlamamam gerektiğini bildiğin halde ağlamaktır. Ağlamanın yasak olduğu yerde kim gerçek duygularını anlayabilirdi ki?

Kız incelmiş ve titreyen sesiyle konuşmaya çalıştı;

"Bak ben-
…
…
…

Be- ben özür dilerim. Pek iyi bir ruh halinde değilim ve biliyorsun şu aralar başıma çok fazla şey geldi işte bu yüzden de- bu yüzden de-"
…
…
…
Pes etti, derdini konuşarak anlatamayacağını anlamıştı. O da en iyi bildiği işi yaptı.

Aniden sahte bir gülümsemeyle el çırptı.
"Peki haydi bir şeyler yazalım." dedi. Sesinin yapmacık olduğu her halinden belli oluyordu.

Kardeşi bunu önemsemedi.
Ablasının iyi olmaya çalışması bile hoşuna gidiyordu.
Esen rüzgârlar gözlerini kurutuyor ve acıtıyordu. Aslında burada olmak istemese de ablasını üzmek istemiyordu.

Çocuğun samimi gülümsemesiyle bu teklifi kabul etmişti.

Kız defteri ve kalemi yerden aldı.
Sargılı eliyle küt saçlarını düzeltti.
Eline pek çok kopmuş saç teli geldi. Bunu umursamadan önceki sayfalarını yırttığı defterini açtı.
Kardeşine küçük bir gülümseme attı.

"Önce sen mi yazmak istersin yoksa ben yazayım mı? "

"Sen yaz abla."

"Peki o zaman. İyi dinle."

Yazmaya başladı. Yazdıklarını seslice okudu.

"Bir cennet var mı?
Buradan daha sessiz olan.
Daha soğuk bir yer.
Gözyaşlarımın yağmur damlalarının arasında kaybolduğu bir yer.
Cehennemin alevlerinin gözyaşlarıyla söndüğü bir cennet.

Bir cennet var mı?
Kulaklarımın hiç acımadığı.
Elimin hiç kaşınmadığı.
Bir cennet var mı?
Ağlamaktan hiç korkmadığım.
Ruhumu ağlamak zorunda bırakmadığım.
Bir cennet var mı?
Hiç kimsenin gölgesi odamın kapısına düşünce korkmadığım…"

Bitirdikten sonra derin bir nefes verdi. Gülümsedi. İçinde biriktirdiği gözyaşlarının sancısından biraz olsun kurtulmuştu.

"Eee nasıl olmuş, beğendin mi?"

Çocuğun bakışlarından pek de bir şey anlamadığı belliydi ama yine de "Çok beğendim." diyebildi.

Kız şaşırdı: "Beğenmedin mi? Neden? Güzel değil miydi?"

"Beğendim dedim abla, beğendim."

"Demek beğenmedin ha? Eh kimin umurunda? Ne de olsa birazdan var olmayacak."

Oğlan ablasının kendisiyle şaka yaptığını düşünerek daha fazla irdelemedi. Tek istediği bu soğuktan en yakın sürede kurtulmaktı.

Kız, kardeşinin tepkisini pek de umursamamıştı. Daha önce yazılarını tek birine bile göstermemişti, çünkü duygularının gizli kalmasını tercih ediyordu. Kendisini ancak bu şekilde güvende hissediyordu. Ya insanlar onun bu zayıflıklarını kullanarak kendisini ağlatırlarsa?
Ya ağaçları kendi gözyaşları ile sularsa?
Kendisini nasıl affederdi?
Neyse ki kardeşinin bunu asla yapmayacağını biliyordu. Bu yüzden de hiçbir sıkıntı yoktu.

Defterden kendi yazdığı sayfasını kopardı. Defteri ona uzatıp kalemi de yanına koydu.

Kardeşinin ufak titremeleri bir yerden tanıdık geliyordu.

"Şimdi sıra sende."

Oğlan önce masum gözleriyle deftere baktı sonra tekrar ablasına.

"Ne yazmalıyım?"

Hmm, benim ilk yazdığım şey mi?
Onu mu merak ettin? Hmmm şey, onu hâlâ saklıyorum çünkü benim için biraz özel."

Çocuk yine kendisine şaka yaptığı sandı. Ve gülümseyerek baktı.

"Ha, onu okumak mı istiyorsun? Peki, tamam neden olmasın. Biraz burada bekle." dedi.

Sandalyeden kalkıp balkondan çıktı.
Sessizce hareket etmeyi bir an olsun unutmuyordu.
Açık bıraktığı kapıdan hâlâ kavga sesleri geliyordu.
İçindeki korkunun yeniden nefes bulduğunu fark etmedi bile.
Bu evde aynı kıyafetleri gibiydi.
Her yeri yırtıktı.
Dikiş atsan bile yarası her zaman kalırdı.
Belki kirli ve pis kokuyordu ama giyeceği başka kıyafeti de yoktu.
Aynı başka bir ailesi olmadığı gibi.

Yazmak istemiyorum diye düşündü çocuk.
Kendi kendine mırıldanmaya başladı: "Ağlamak istiyorum, ağaçlardan hiç korkmadan ağlamak istiyorum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

71okunma 25beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.