25. bölüm / 29
VİRAN ~ Abimin arkadaşı~ Yarı TextingSUÇSUZ
Bölümler 29Şu an: SUÇSUZ
- 1 GİRİŞ154 kelime
- 2 AVUKAT BEY669 kelime
- 3 ABİ Mİ? YOKSA DEĞİLMİ...734 kelime
- 4 KİTAP İÇİN OLUŞTURDUĞUM GÖRSELLER70 kelime
- 5 PİŞMANLIK717 kelime
- 6 SORU CEVAP186 kelime
- 7 YANLIŞ765 kelime
- 8 ENKAZ964 kelime
- 9 ZEHİRLİ YAKINLAŞMA1.089 kelime
- 10 KALBİMDE SAKLAMAK İSTİYORUM1.016 kelime
- 11 SENİ SEVİYORUM1.070 kelime
- 12 MAVİ ULUHAN1.070 kelime
- 13 HERŞEYE RAĞMEN416 kelime
- 14 KARŞILIKSIZ SEVGİ506 kelime
- 15 HEP YANINDA OLACAĞIM1.034 kelime
- 16 MUTLU OL YETER867 kelime
- 17 KÜÇÜK KIZ444 kelime
- 18 ADALET774 kelime
- 19 ESKİ GÜNLER541 kelime
- 20 KAOSLU DOĞUM GÜNÜ1.100 kelime
- 21 İNCE BİR SIZI1.241 kelime
- 22 YEMEK1.132 kelime
- 23 İMTİHAN1.027 kelime
- 24 KARMA167 kelime
- 25 SUÇSUZ1.167 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 LOVE708 kelime
- 27 KAYA & BEYZA523 kelime
- 28 FİNAL1.109 kelime
- 29 YENİ KİTAP!38 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herşeyin üstünden tam bir hafta geçmişti.
Viran ameliyat olmuştu, Tüm çabalara rağmen Rahimi alınmıştı. Gözünü açtığı ilk saniyede bile sadece Elif'in adını sayıklamıştı. İsyan eder gibi. Elif mavi Uluhan ise bu gün beraat edecekti. Viran uyandığında şikayetini geri çekmişti. Kimse ona engel olmamıştı. Zaten ne diyebilirler di ki...
Viran Duman anne olma hayalini elinden alan kardeşini affetmemişti ama kıyamamıştı da. Sonuçta yanlışlıkla yapmıştı,öyle değil mi? Günlerdir kendini böyle avutuyordu. Kimseye belli etmesede geceleri sessizce ağlıyordu.
Bu gün taburcu olacaktı.
Hastane odasının kapısı açıldığında içeriye Emir ile Kaya girdi.
Kaya yüzünde hafif bir gülümsemeyle kardeşinin yanında durup başını ellerinin arasına alarak saçlarına dudaklarını bastırdı.
"Bebeğim, Ağrın varmı?" Viran yerinden biraz doğrulup abisine gülümsedi.
"Yok abim." İçine sıkıntılı bir nefes çktiğinde emirin kaşları çatıldı.
"Abi... Elif çıkacaktı bu gün çıktı mı?" Kaya gözlerini yumup sakinleşmeye çalıştı yanlış birşey söyleyip kardeşinin kalbini kırmak istemiyordu ancak o kadının isimi bile onu rahatsız ediyordu.
"Bilmiyorum viran. Bilmek de istemiyorum abiciğim" diye kestirip attığında viran Emire baktı.
"Doğrulmamama yardımcı olurmusun sevgilim. Sizde çıkın kıyafetlerimi değiştireceğim" dediğinde Kaya ayağa kalktı ve ellerini cebine koydu.
"Annemi çağırayım sana yardım etsin." Dediğinde viranın kabul etmekten başka seçeneği yoktu çünkü henüz dikişleri tutmamıştı.
"Peki" dediğinde Emir uzanıp viranın yanağına kuş gibi bir öpücük kondurup odadan çıktılar.
Viran
Abimler dışarıya çıktığında uslu bir çocuk gibi annemi beklemeye başladım. Elifi affettimmi diye sorarsanız hayır. Benden hayallerimi almıştı bu yüzden ona o kadar kızgındım ki... Ama kardeşimdi. Bazen kendime kızıyordum neden bu kadar yumuşak kalpli olduğum konusunda. Bu olayda elfi suçlu bulmuyordum, ve bu beni saf veya aptal yapmazdı. Çünkü en az benim kadar Elif de masumdu.
Bir kaç dakika sonra hastane odasına annem girince bir süre karşımda durup ellerini karnında bağlayarak bana bakmaya başlayınca garip garip ona bakıyordum. Saniyesinde gözleri dolmaya başlayınca dudaklarım titremeye başladı.
"Ya anne! Yapma ama böyle... Bak valla bende ağlarım! Geçti o günler ağlama artık" dediğimde yanıma yaklaşıp kollarını bedenime sarıp kokumu iyice içine çekti ama hemen sonra dikişlerim aklına gelmiş olmalı ki geriye çekildi.
"Ne yapayım kızım... Aklıma o yerde kanlar içinde yatan halin gelince..." Sesi titriyor her konuşmasıyla gözlerinden yaşlar akmaya başlıyordu.
"Korkma... Yahu senin Selvi boylu güzeller güzeli kızın bir kurşuna boyun eğer mi sandın? " Dememle birlikte geriye çekilip minik bir kahkaha attı.
"Ne bileyim unutamıyorum işte. O halde yerde yattığın yetmezmiş gibi seni vuran silah kardeşinin elindeydi viran. Delireceğim sandım." Gözlerimi yumup derin bir nefes aldım.
"Deme öyle, Elif'in de bir suçu yok ki anne" Annemin kaşları çatıldı.
"Nasıl yok viran? Seni vurdu kızım! Vurdu!" Tırnaklarımı yatak örtüsüne geçirdim.
"Bir kere olsun kendini onun yerine koydum mu anne? Ben koydum. Ve onu bir kez olsun anladım!" Annem kaşlarını çatıp odanın içinde volta atmaya başladı.
"Neyini anladın viran? Seni vurması hoşuna mı gitti? Neden hala savunuyorsun elifi! Bir insan ablasına böyle birşey yaparmı?"
"Beni vurmak istemedi! Anne Elif isteyerek yapmadı!" Diye en sonunda bağırdığımda annem yutkundu. Derin bir nefes alıp devam ettim.
"Benim kardeşim bebeğini kaybetmiş anne... O gece onu bizim evimizin önünde o halde bulduğumda canım öyle çok acıdı ki... Yaşadığımız herşey gözlerimin önünden geçti" annem ayakta durmakta zorlanıyor gibi yatağımın kenarına bıraktı bedenini.
"Ne diyorsun viran... Ne demek bebeğini kaybetmiş!?"
Dudaklarımı birbirine bastırıp doğrulmaya çalıştım.
"Kocası olacak şerefsiz gittiğinde stresten bebeği düşürmüş herhalde... Ya ne diyeyim ki? Anne daha hiç birşey anlamadan çantasından bir silah çıkarıp kendine doğrulttuğunda kalbim yerinden sökülecekti!" Annem eliyle ağzını kapattı.
"Ne!?" Dudaklarım titredi.
"Gerçekten ben o silahı almasaydım kendisini öldürecekti..." Bu düşününce bile delirecekmiş gibi oluyordum.
"Evet, o gece beni değil kendisini vurmak için çıkardı o silahı. Elinden almasaydım şu anda benim yerimde o olacaktı anne."
Annem artık ağlıyordu. Abim de elifi suçluyordu. Ona da söyleyecektim herşeyi.
"Şimdi iki kızının yanında da duracakmısın?"
"Viran..."
~~~
2 Hafta sonra...
"Abi! Seni beyaza'ya şikayet edeceğim kulaklarını çeksin yeter ama ya!"
"Cırlama kız cadı!"
"Sende sinirlerimi zıplatma!"
Abim gülmekten karnını tutuyordu.
"Sinirlerini ne yapmayayım?"
Küçük bir çocuk gibi kollarımı karnımda bağlayıp dudaklarımı öne doğru büzerek abime göre yavru köpek bakışlarımla arkamda duran emir'e baktım.
"Aşkım ya! Abim hile yapıyor adil değil bu oyun!"
Mahallede tıpkı eski günlerdeki gibi Abim, Karan abi, ben, Emir, Ve Beyza ile Elif hep beraber yakar top oynuyorduk. Evet doğru duydunuz bu sefer bir yılın ardından yanımızda Elif de vardı... Bu iki hafta içinde o kadar olay olmuşti ki... Abim elifi affetmişti babam ve annem de dahil, ben ona kızgın değildim zaten. Elfi bizimle beraber yaşaması için ikna etmiştim, zaten kocası olacak pislikle boşanmaya karar vermişti. Bu kararının en büyük destekçisi ailesiydi. Ona güç ve cesaret veren de buydu zaten. Elif artık eski Elif olmuştu...
Emir ise bu davada Elifin avukatı olacaktı. Beni yanlışlıkla da olsa vurmasından sonra Elif ile aralarında büyük bir kavga olmuştu ama benim ikisiyle de yalandan küsmemden sonra onları barıştırmıştım.
Artık tek isteğim mutlu olmaktı.
Beyza su içmeyi bırakıp yanımıza koştu.
"Beyza böyle olmuyor kızım damacana getirelim istersen!?" Dedi emir sitem edercesine.
"Sen sus avukat bozuntusu!" Beyza bu altta kalırmıydı hiç?
"Elif dik dur abiciğim tam kafandan vuracağım!" Abimin dedikleriyle Elifin gözleri kocaman açıldı ve çığlık attı.
"Ya abi!"
Gülmekten yüzüm kızarmıştı.
"O zaman hedef sensin viran!" Başıma gelen top ile yere düştüm.
"AAAAA! HAKSIZLIK BU YA OYUN BAŞLAMAMIŞTI!"
"Başlamıştı lan yalan söyleme"
Elimle başımı tutup dolu dolu gözlerle rakip takımdaki emir'e baktım.
"Ne bakıyorsun öyle zalımın oğlu! Vuruldum!"
"Sanki kurşun yedi!" Dedi abim gözlerini devirerek.
Emir arkamda durmayı bırakıp yanıma çöktü.
"Niye vurdum kızı lan Kaya?" Diye bağırdı bizimle yakar top oynamaya gelen komşumuzun oğlu karan abi.
"Lan oğlum çok sert vurmadım duygu sömürüsü yapıyor bu cadı" abimin dediğiyle mızıkçı bir çocuk gibi ayağı kalktım. Abim, karan abi ve Emir aynı takımdaydı Emir bizim takıma girmek için büyük bir çaba göstermişti ama abimin pençelerinden kurtulamamıştı.
Ben, Beyza ve Elif ise beraberdik. Ve biz ortadaydık onlar ise bizi vurmaya çalışıyordu.
"Üstelik Emir hile yapıyor lan! Viran'a vurmak için takıma puan kaybettiriyor şerefsiz!" Emir kaşlarını çatıp tozlanmış dizlerimi sirkeledikten sonra sırıttı.
"Üstüme iyilik sağlık yapmam ben öyle şeyler"
"Hanımcı pis!"
Beyza oflayıp gözlerini devirdi.
"Ya hadi devam edelim oyuna!"
"Bence de!" Dedi elif.
Kendimi toparlayıp tekrar ortaya geçerek en hırslı Halime büründüm.
Karan abi elifi vurmaya çalışırken terlemişti.
"Bu niye tavşan gibi sekip duruyor oğlum! Vuramıyorum lan!" Elif küçüklükten beridir yakar topta çok iyiydi.
Mahallenin ortasına kocaman insanların yakar top oynadığını ve hayvan gibi güldüğünü gören masum mahalle sakinleri bir baktıktan sonra dönüp bir daha bakıyordu ne yapıyor bu eşşek kadar adamlar diye...
Kaya abimi gördüklerinde hayvanat bahçesinden kaçan bir gorile benzetiyor olmalıydılar...
Her zamanki gibi bakkalın önünde oturan Şükran teyze elindeki çekirdekleri çitleyerek bizi izliyordu.
"Kız Emir oğlum sen kos kocaman avukatsın ne yapıyorsun bu delilerin arasında!? Gel azcık laflayak" dediğinde abim gülmekten yere oturacaktı.
"Şu anda çok önemli bir işim var şükran teyze sen çekirdeklerimi ayır gelirim ben" dediğinde karan abi de bıyık altından gülmeye başladı.
"Emir! Mahalle karıları gibi çekirdek mi çitleyeceksin aşkım? Şimdi düşüp bayılacağım" dediğimde abimin kaşları havaya kalktı.
"Sanki kendisi hiç yapmamış"
"Abi!"
****
Evet efendim uzun bir aradan sonra bizzz bu bölümden sonra dram'a uzuuun bir ara veriyoruz bol kahkahalı bölümler geliyor bir sonra ki bölüm sadece fotoğraflı texting olsun diyenler yorumlara gelinnn
Bölüm etkileşimi
