15. bölüm · VİRAN ~ Abimin arkadaşı~ Yarı Texting

HEP YANINDA OLACAĞIM

MİNE ✞︎

İlahi bakış açısıyla

Kaya donmuş bir şekilde yeldaya bakıyordu. Ve tek birşey umuyordu ki oda yelda'nın hiç birşey duymamasıydı. Sevdiği kadın başka birisini seviyordu. Bu ona kendisini kötü hissettiriyordu.

Yelda marketin önündeki ağacın yanında durmuş abisine,Virana ve kayaya bakıyordu. Ve sanki dilini yutmuş gibi ne konuşabiliyor, nede nefes alabiliyordu. Az önce herşeyi duymuştu. Abi dediği adamın ona aşık olduğunu ve onun hakkında daha bir çok şey duymuştu. Peki nasıl anlamamıştı Kaya'nın ondan hoşlandığını? Anlasaydı ondan uzaklaşırdı. Yelda çok kızdı kendisinde.

Bir kaç adımla neredeyse birbirine giren üçlünün yanında durup tek bir kişinin gözlerinin içine baktı. Birşeyler duymak istiyordu. Belkide kayanın 'Yanlış anladın Yelda, senden hoşlanmıyorum' demesini çok istedi. Çünkü gerçekten darmadağın olmuştu.

Sonra bakışlarını kayadan ayırıp abisine baktı.

"Ne demek istiyorsun abi?" Emir sertçe yutkundu. Ne diyeceğini nasıl açıklayacağını bilemedi.

~ Viran

Abim donmuş bir şekilde yeldaya bakarken ben ise emirin kolunu sıkıca tutuyordum.

Emir kardeşinin yanına yaklaşıp gözlerinin içine baktı.

"Abim... Sen neden geldin?" Dediğinde Yelda gözlerini yumup derin bir nefes aldı.

"Bende sana Bir soru sordum abi. Az önce ne demek istedin!?" Emir kayanın gözlerine bakıp, büyük bir hata yapmış gibi başını öne eğip ellerini saçlarının arasından geçirdi.

"Ya biri bana artık bir açıklama yapsın!" Diye en sonunda bağırdığıktan sonra abime yaklaşıp önünde durdu.

"Bunun doğru olmadığını söyle..." Yelda'nın gözleri yavaş yavaş doluyordu. Onun içinde zordu. Yıllardır abisinden ayırt etmediği adamın ona aşık olduğunu öğrenmişti. Ve yelda'nın artık bir sevgilisi vardı.

"Doğru. Seni seviyorum Yelda." Abimin söyledikleriyle Yelda bir adım geriledi ve başını hızla iki yana salladı.

"Hayır!" Dedikten sonra son kez kayaya baktıktan sonra koşar adımlarla evine gitti.

Ve Kaya Duman işte o gün bir daha eskisi gibi olmayacaktı.

Abim öyle kötü gözüküyordu ki içim acıdı. Sırtını duvara sürtüp yere çöktüğünde gözlerim doldu.

"Abi... Yapma ne olur" Başını kaldırıp bana baktığında gözlerine akın eden yaşlarla bedenim buz kesti. Abim ağlıyordu... Ben abimin ağladığını daha önce hiç görmemiştim.

Yanağına elimi sürtüp tekrar gözlerine baktım.

"Yalvarırım. Ne olur kalk hadi" Dediğimde Emir yanıma gelip kolumdan tuttu.

"Kalk güzelim" Derin bir nefes alıp gözlerimi yumdum.

"Bırak!"

Bu kadar uzatmasaydı bunların hiçbiri olmayacaktı. Hem abim onun için dosttan öteydi nasıl bu kadar ileriye gidebilmişti!?

"Niye söyledin Emir! Ya niye bu kadar ileri gittin!" Dediğimde başını öne eğip dudaklarını birbirine bastırdı.

"Bir anlık öfkeyle oldu." Abimden bir gülme sesi geldiğinde Emir oraya döndü.

"Sende bu hayatta gördüğüm en şerefsiz insansın Emir Kayhan" Abimin söylediği son şey bu oldu. Sonrasında hiç arkasına bile bakmadan yanımızdan ayrıldı.

Emirin yanına ilerleyip gözlerinin içine baktım.

"Abimin yeldayı sevdiğini neden hiç bana söylemedin?" Dediğimde yumruğunu yanımızdaki duvara geçirdi.

"Herşeyin içine ettim lan!" Duvara geçirdiği eli kanamıştı. Yanına doğru ilerleyip elini ellerimin içine hapsettim.

"Sana dur dediğimde durmalıydın" bakışlarını gök yüzüne çevirdi.

"Bilmiyordum. Yeldanın duyabileceğini tamin edemedim viran. Çok boktan bir herifim değilmi?" Başımı hızla iki yana sallayıp yüzünü iki elinin arasına aldım.

"Şşt... Deme öyle, Hem siz birbirinize sırtınızı dönmezsiniz ki... Affeder abim seni"

"Bu sefer etmez viran. Ben onu en hassas noktasından vurdum. İçimde biliktirdiğim tüm öfkeyle kendi dostumu vurdum ben" Abim için Emir başka bir mevzuydu. Tabi Emir içinde abim öyleydi. Ama bu gün onları iki kişi karşı karşıya getirmişti.

Kardeşleri...

Yelda ile ben. Ama yemin ederim ki böyle olacağını bilseydim Emire hiç birşey söylemezdim. Hep yaptığım gibi içime atardım. Ama bu sefer yapamamıştım. Emir ellerini ellerime kenetleyip beni kendiyle beraber ilerletti.

"Nereye gidiyoruz?" Dediğimde elimi daha sıkı tuttu. Sanki benden güç almak istiyor gibiydi.

"Sadece bir kaç saatliğinde yanımda olabilirmisin?" İstek dolu gözleriyle hiç uzatmadan başımı salladım.

"Sadece Bir kaç saatliğine değil, bir ömür yanında olurum sevgilim"

Her ne olursa olsun, ben hep onun yanında olacaktım. Bir gün değil, bir ömür.

***

Emir ile sahile inmiştik. İkimiz için de en huzurlu olan yer.

Emir kafasını dinlemek istiyordu, ben ise sadece onun yanında olmak istiyordum.

Sahil kenarında bir kulübenin önünde onun kolları arasındaydım. Kulübe, Emir'i oğlu olarak gören Serhat amcaya aitti. O bu zamanlarda Trabzon'a ailesinin yanına giderdi. Kulubeyide emir'e emanet ederdi.

Sağ kolumu onun omuzuna atıp başımı göğüsüne koydum. Kendimi huzurlu hissettiğim en güzel Liman emir'di.

Kolumu iyice kendine çektikten sonra dudaklarını saçlarıma bastırdı ve kokumu içine çekti.

"Teşekkürler Viran. Her ne olursa olsun beni yalnız bırakmadığın için teşekkürler yavrum." Gülümseyip dudaklarımı göğsüne bastırdığımda bedeni kasıldı.

"Hep yanında olucağım sevgilim"

"Hep yanımda ol sevgilim."

Tek elini bacağımın altından geçirip kulübeye doğru yürümeye başladığında düşmemek için ellerimi boynuna doladım. Ayağıyla kapıyı aralayıp içeri girdiğinde beni yatağın üzerine bıraktı.

Elllerini yatağın iki yanına bastırıp üzerime eğildiğinde sertçe yutkundum.

UYARI! Bu kısımda birazcık +18 içerik olacak. O yüzden sizden ricam etkilenecek olanlar veya yaşı yetmeyenler bu kısımı geçsin.

Emir kendini bana daha fazla bastırıp dudaklarını dudaklarımla birleştirdiğinde bedenim kasıldı. Öpüşleri önce nazik iken sonrasında sertleşmeye başladı. Dilini ağzıma isttikten sonra alt dudağımı dişlerinin arasına alıp ısırdığında dudaklarımdan kesik bir inleme döküldü.

Elleri ise bambaşka yerlerimde geziniyordu. Eli elbisemin altından kalçamı bulup sıktığında tırnağımı gömleğine geçirdim ama aniden bileklerini tutup üstümde sabitlediğinde daha fazla hareket edemedim.

"Ahh! Emir!" İnlemelerim ona daha çok zevk veriyor olmalı ki elleri elbisemin eteklerinden tutup yukarıya sıyırdı. Artık alt kısmım gözlerinin önündeydi. Ama tabii üzerimde hala iç camaşırım vardı.

Dahada koyulaşmış gözleri gözlerimi bulduğunda uzanıp dudağıma daha sert ama kısa bir öpücük kondurdu.

Sonra ise dudaklarını kaşıklarıma bastırdığında gözlerim kendiliğinden kapanmaya başladı. Dudakları sanki her yerimi keşvetmek ister gibi her zerremdeydi. Dudaklarını iç çamaşırımın üzerinden kadınlığıma bastırdığında ellerimi ellerinden kurtarıp saçlarına daldırdım.

Saçlarını çekiştirdiğimde dudağını daha sert bastırdı.

"Hassiktir. viran!"

"Emir..." Nefes nefeseydim ve kendimi resmen onun kollarına bırakmıştım.

"Söyle yavrum, söyle bebeğim"

Ardından eli iç camaşırımı bulup ayaklarımdan sıyırdığında utançla gözlerimi yumdum. Artık herşeyim gözlerinin önündeydi! Kadınlığımda nefesini hissettiğimde kalbim kasıldı.

Sanki daha fazla dayanamıyormuş gibi bu sefer dudaklarını tüm çıplaklığıyla gözlerinin önünde olan vijanama bastırdı. Dilini sabırsız bir şekilde içime soktuğunda başını kendime daha çok bastırdım. Siktir!

İnlemelerim dahada yükseliyor, bu onun daha çok hızlanmasına neden oluyordu. Ellerim daha fazlasını ister gibi başını kadınlığıma bastırıyordu.

Başını kaldırıp gözlerimin içine baktığında dudakları yukarıya kıvrıldı.

"Çok güzelsin viran... Beni daha ileriye gitmek için zorluyor güzelliğin" Dediğinde yutkunup tırnaklarımı omuzuna geçirdim.

"Sende daha ileriye git ozaman" Uzanıp burnumun ucuna minik bir öpücük kondurdu.

"Şimdi değil güzelim. Zamanı geldiğinde, bizim için en mükemmel şekilde"

~~~

Ştt bitti bitti😈

Uyarı koydum arkadaşlar. Buna rağmen okuyanlar sonrasında gelip saçma sapan yorumlar yapmasın lütfen.

YORUM YAPMAYI SAKIN UNUTMAYINNN BİR SONRAKİ BÖLÜMDE GÖRÜŞÜRÜZZZ