6. bölüm / 21
UNUTULMAYAN ANLARIÜzülmek...
Bölümler 21Şu an: Üzülmek...
- 1 Hayatın karmaşasından başını kaldır.317 kelime
- 2 Unutma...504 kelime
- 3 İnanmak ve huzura ermek.451 kelime
- 4 Hayal ve Hayat410 kelime
- 5 Allah bize yeter494 kelime
- 6 Üzülmek...415 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Kalpteki iman494 kelime
- 8 Doğru yol.564 kelime
- 9 İsyan459 kelime
- 10 Hayatın gerçekleri.468 kelime
- 11 Sabretmek...464 kelime
- 12 Mutluluk426 kelime
- 13 Susmanın asaleti.617 kelime
- 14 Güven523 kelime
- 15 Kırılan kalp260 kelime
- 16 Dönüş ve Diriliş626 kelime
- 17 Hayat308 kelime
- 18 Yol Allah'a çıkar321 kelime
- 19 Huzura yolculuk163 kelime
- 20 Sonsuzluğa kavuşmak153 kelime
- 21 Fedakarlık339 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üzülmek...
Bazen bir kelime yeter insanın içini kor gibi yakmaya. Bir söz, ciğerlere ateş olup düşer. Üzülmek nedir ki? Üzülmek, aslında kimseye belli etmemektir yaralarını. Seni kıranlara, canını yakanlara rağmen yine de onları sevmeye, bağlanmaya devam etmektir.
Üzülmek, ciğerlerini kavuran ateşi, Rabbi'nin huzurunda suya çevirmektir. Çünkü en çok değer verdiklerimiz, gönlümüzde en özel yere koyduklarımız üzer bizi. Üstelik bazen hiçbir şey olmamış gibi davranırlar. Bir an olsun gönlümüzü açıp baksalar, orada bıraktıkları derin yaraları görseler... Ama görmezler. Daha çok yara açarlar, daha derine işlerler. İnsan o zaman sorar kendi kendine: “Ne yaptım ki bu kadar imtihanı hak ettim?”
Bil ki bu bir imtihan! Ve imtihan, cennetin anahtarıdır. Çünkü cennet, sandığımız kadar kolay kazanılmaz. Belki de şu an çektiğin zorluklar, bilmediğin bir şekilde seni Rabbine daha da yakınlaştırıyor.
Yüreğini yakan üzüntüyü, dökülen gözyaşlarını Rabbi'ne götür. O seni çağırıyor! Huzuruna varabilmen için sana bu sıkıntıyı verdi. “Ağır, taşıyamam” diyorsun belki. Ama bil ki yükün ne kadar ağır olursa olsun, Allah'a kavuşmak için bu çabayı göstermek zorundasın.
"İnsanlar beni kırıyor, döküyor,” dersin. “Beni yağmur damlası gibi yok etmeye çalışıyorlar,” diye sitem edersin. Ama unutma, onları değil, Rabbi'ni muhatap almalısın. Sabrı, huzuru ve mutluluğu ondan dilemelisin.
Sabır zorlukla öğrenilir. Mutluluk üzüntüyle gelir. Ve huzur, ancak Allah'ın huzurunda bulunur. Seni kıranlara anlatamadıklarını, gönlünde sakladıklarını, yalnızca O'na dök. Çünkü Allah, gönlünde sakladığın her şeyi, ağzından çıkmasa bile bilir ve anlar.
Kalbin yorgun olabilir, derdini paylaşacak kimseyi bulamıyor olabilirsin. Ama şunu bil: Allah sana asla uzak değil. Ellerini kalbine koy, gözlerini kapat, ve sadece şöyle de:
“Rabbim, ben geldim. Yüküm çok ağır. Ne olur hafiflet. Gönlümde açılan yaralara merhem olmanı istiyorum.”
Göreceksin ki yükün hafifleyecek, yüreğindeki acılar diner gibi olacak. Rabbi'nin huzurunda kendini bulacaksın ve “Bunca zaman neredeydim, neden O'na yönelmedim?” diye hayıflanacaksın. Çünkü kalbi insan kırar, ama Yaradan onarır. Gönlü insan yakar, ama Yaradan merhem olur.
Bir yanda seni yaralayan insanlar, diğer yanda sana her şeyi fazlasıyla veren Allah… Böylesine merhametli bir Rabbin varken neden O'na gitmiyorsun? Seni üzenleri mutlu etmek için mi kendini harap ediyorsun?
Belki farkında değilsin. Belki uyanamadığın bir gaflet uykusundasın. Ama bil ki Allah, her ihtiyacında kulunu bekler. Sana yol gösterir, huzuruna çağırır. Onun huzuru, insanın ulaşacağı tek gerçek yerdir.
Üzülmek, kalbinin Rabbi’ne yaklaşmasıdır. Kalbin kırılırsa, O'ndan onarımını istemelisin. Ama bunu yapmazsan, huzuruna varmayı bilmezsen, işte o zaman cezada olabilirsin. Çünkü Rabbi'ne yönelmek imtihanındır, isyan etmek ise cezandır.
Rabbim, bizi her üzüntümüzde, her sıkıntımızda ona yönelen, ona dönen kullarından eylesin. Rabbim bize ceza değil, sabrı öğreten imtihanlar nasip etsin.
Dualarınızda bu Fatma kardeşinizi de unutmayın, olur mu?
Bölüm etkileşimi
