UNUTULMAYAN ANLARI kitap kapağı

16. bölüm / 21

UNUTULMAYAN ANLARI

Dönüş ve Diriliş

Vaveyla Yazarı: Fatma Güngör

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: Dönüş ve Diriliş

Dönüş ve Diriliş

Bazen insan öylesine yorulur ki, bu dünyadan çekip gitmek ister. Ama tam da o anda, Rabbine olan inancını sorgular. İşte bu, hayatın en büyük dönüm noktasıdır. Çünkü dünya bir imtihan yurdudur; her gelen zorluk, her çekilen acı bu imtihanın bir parçasıdır.

Ölmedim, ama tükendim dersin. İçin daralır, nefes almak bile yük gelir. Hayat sana alt üst oldu gibi gelir. Ama bilmezsin ki; altüst olan her şey, aslında senin için yeniden düzene giriyordur. Eğer o anda Rabbe yönelmeyi bilseydin, hiçbir şey sana bu kadar ağır gelmezdi.

Rabbine dayandığında, kalp huzur bulur; dünya dertleri, bedenin üzerinde yük olmaktan çıkar. “Bugün de geçti” diyerek adım adım yol almak gerekir. Çünkü hayat, bazen zorluklarla bazen de kolaylıklarla karşına çıkar. Önemli olan, her karşılaşmada sabırla durabilmek ve bu sabır imtihanını geçmektir.

Sabır Zor Ama Değerlidir
Sabır, en zor sınavlardan biridir. Ancak unutma, sabrın sonunda kazandığın mükâfat, o zorluğun ağırlığını sana unutturur. Bugün sana dayanılmaz gelen bir acı, bir başkasının şükür sebebi olabilir. Senin küçümsediğin nimetler, başkasının duasıdır. O yüzden, her an sahip oldukların için şükretmeyi öğrenmelisin.

İnsan genelde memnun olmamak için bahaneler arar. Sahip olduklarını görmezden gelir. Oysa ki, Rabbine yönelip haline şükreden bir kul, dertlerini değil, huzurunu bulur. Eğer sabırla beklemesini öğrenirsen, Rabbine tevekkül edersen, hayatın belki de seni bekleyen en güzel kapıyı açacaktır.

Hayaller ve Gerçekler
Hayatta hep hayaller kurarız. Belki de gerçekleşmeyecek hayalleri, umutla kucaklarız. Oysa gerçek hayal, Rabbine yakın olmak ve O’nun yolunda yürümektir. Çünkü dünya hayatı fani, ahiret ise bakidir. Yanlış yollara sapmamak için, her zaman Allah’a teslim olmalıyız.

Dünya Değil, Ahiret Öncelikli Olmalı
Dünya için çabalarken, ahireti

unutmamak en önemli sorumluluğumuzdur. Dünya, bize emanet edilen geçici bir yerken; ahiret, ebedi yurdumuzdur. Bu yüzden her çabamızda, her adımımızda ahiret merkezli düşünmeli ve Rabbimize yakınlaşmayı amaçlamalıyız.

Dünya için koşuştururken, ahireti ikinci plana atmak en büyük gaflet olur. Rabbimiz bizlere her türlü nimeti sunarken, O’na teslimiyetimizi ve şükrümüzü göstermek, yalnız zor anlarımızda değil, her anımızda olmalıdır. Çünkü dünya işleri bir gün sona ererken, ahiret hesabı hiç beklemediğimiz kadar yakındır.

Son Söz Allah’ındır
Hayatta bazen olaylar kontrolümüzden çıkar. Bir rüzgar gelir, bizi olduğumuz yerden savurur, hiç bilmediğimiz bir yola bırakır. İşte o an, en doğru yol, Rabbe yönelip tevekkül etmektir. Çünkü hayat, insanın kendi planları değil, Allah’ın hükmüyle şekillenir. İnsan son sözü kendisi söyleyemez; son söz, her zaman Allah’a aittir.

Secdeye kapan ve dua et. Tüm kırılmışlıklarını, tükenmişliklerini, hayal kırıklıklarını Rabbine aç. O seni duyar, görür ve en önemlisi bilir. Hayatta hiçbir yol çıkmaz değil; yeter ki Allah’a sığınmayı unutma.

Değer, Rabbimize Yakınlığımız Kadardır
Hayatın bize sunduğu en büyük gerçeklerden biri, bu dünyanın aslında çok da değerli olmadığıdır. Asıl değer, Rabbimize ne kadar yakın olduğumuzda saklıdır. İnsan, Rabbinin huzurunda bir anlam bulur. Kalbinin huzuru, yalnız O’na teslim olmakta saklıdır.

Bu yüzden, dar yollarla karşılaşmadan önce geniş kapılara yönel. Ve o kapılar, yalnız Allah’a çıkmalıdır. Her zorluğun, her engelin ardında O’nun hikmeti olduğunu bilerek yürümelisin.

Geç Olmadan Uyan
Hayat, uykudan farksızdır bazen. Dünya işleri, geçici hırslar, boş hayaller insanı bu uykuda oyalayıp durur. Ama ölüm kapıya dayanmadan, bu gaflet uykusundan uyanmak gerekir. Çünkü uyandığında iş işten geçmiş olabilir.

Rabbine yöneldiğinde, hem dünya nimetlerini doğru kullanmayı öğrenirsin hem de ahiretini kazanırsın. Baharını geçirip yere düşen bir yaprak gibi çürümek yerine, toprakta filizlenen bir tohum gibi dirilirsin. Her yönelişinde, her duanda Rabbin seni yeniden diriltir, güçlendirir ve doğru yolda tutar.

Unutma, bu dünya fanidir; Rabbine olan bağlılık ise ebedidir. Hayatı bir kenara bırak ve her derdini, her sevincini Rabbinle paylaş. Secdeye vardığında, işte o zaman gerçek huzuru bulacaksın. Ve o huzur, seni hem bu dünyada hem de ahirette kazananlardan yapacaktır.

Sonunda, bu dünyanın fani olduğunu hatırla ve şu dualarla yola devam et: “Rabbim, beni Sana layık bir kul eyle. Ahireti kazananlardan olmayı nasip et. Dünya nimetlerini gönlüme değil, elimde tutmamı sağla. Ve her zaman Sana yönelip, yolunda yürüyenlerden kıl.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.