Unutma kitap kapağı

6. bölüm / 7

1.5 ~ Ondan Uzak Duracaksın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 1.5 ~ Ondan Uzak Duracaksın

Reni

~ "Beni endişelendirdiniz, Leydim. Kaybolduğunuzu düşündüm," dedi şövalyem telaşlı bir sesle. Endişesini görmezden gelerek konuştum.

~ "Şurada oturan çocuğu görüyor musun?" Parmağım ile o dar sokağın arasında duran kapüşonlu çocuğa işaret ettim. "Senden bir ricada bulunacağım. Yarın aynı saatte yeniden buraya gelmeni istiyorum. Onu gizlice takip et."

Nedenini bilmiyordum ama o çocukla yollarımızın yeniden kesişmesini istiyordum. Onda hoşuma gitmeyen bir duruş vardı. Öncelikle hangi aileye mensup olduğunu öğrenmeliydim. Benden yaşça büyük durmuyordu ve alaycı tavırı biraz çocukçaydı.

Büyük ihtimalle genç biriydi.

~ "Emredersiniz, Leydim. Fakat hemen sizi malikâneye götürmeliyim. Hava kararmaya başladı, çoktan yola çıkmış olmamız gerekirdi."

At arabasına doğru yürüdük. Tam bineceğim sırada içime tuhaf bir his çöktü.

Başımı yavaşça geriye çevirdiğimde aynı kapüşonlu gencin beni izlediğini fark ettim. Gözlerimiz kesiştiği anda kalbimin hızlandığını hissedebiliyordum. Kalbimin bu tepkisi endişe mi yoksa başka bir duygu muydu bilmiyordum.

Yüzünde bir gülümseme vardı göremiyorum ama hissedebiliyordum, alaycı değildi ama bana güven veren bir gülümseme hiç değildi.

Kendimi tehlikede hatta yakalanmış hissediyordum.

Tam o anda sert bir rüzgâr esti ve saçlarımı yüzüme savurdu. Saçlarımı düzeltmek için ellerimi kaldırdım. Tekrar arkamı döndüğümde ise genç çoktan ortadan kaybolmuştu.

O kişi her kimse...

Bu karşılaşmanın hayra alamet olmadığını anlamıştım.

Kısa bir yolculuğun ardından malikâneye ulaştık. Ağabeyim girişin önünde bir aşağı bir yukarı yürüyordu. Arabayı görür görmez hızla yanıma geldi.

~ "Nerede kaldın sen? Hepimizi meraktan öldürdün." dedi telaşla.

~ "Dükkânlar o kadar güzeldi ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamadım. Özür dilerim."

Tam o sırada annem dışarı çıktı. Yüzündeki ifade hiç de memnun görünmüyordu. Hızlı ve kararlı adımlarla yanıma geldi. Sağ elini havaya kaldırdı.

Bir an nefesimi tuttum ve gözlerimi sımsıkı kapattım. Zaman yavaşlamış gibiydi ama...

Hiçbir şey olmadı.

~ "Derhâl odana çık. Debutante balosuna kadar da odandan dışarı adım atma." dedi, içimde bir şeyleri paramparça eden o soğuk sesiyle.

Ardından arkasını dönüp malikâneye girdi. Annemin gidişini izlerken yüzümde ifadesizlik ile yansıttığım bir kırgınlık vardı. Beni gerçekten umursuyor mu yoksa sadece kontrolü altında tutmak mı asla anlayamıyordum.

~ "Gerçekten çok endişelendi. Başına bir şey gelmesinden korktuk." dedi ağabeyim tepkisini hafifletmeye çalışarak. "Sana bir şey olmuş olsaydı kendimi suçlardım." Kollarını açtı ve bana sıkıca sarıldı. Sağ elini saçlarıma yerleştirdi ve kafamı göğüsüne sabitledi.

Ağabeyime karşılık verdikten sonra hüzünle başımı eğdim ve odama doğru yürüdüm.

Babam ise beni karşılamaya dahi gelmemişti. Büyük ihtimalle her zamanki işleri ile meşguldü. Zaten bi tur da ondan azar yememe gerek yoktu, gelmemesi iyiydi.

•••

Ertesi sabah her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu. Dadım beni uyandırmak için odama girdi.

~ "Düşes, kahvaltıya katılmanızı arzu ediyor."

Oysa dün odadan çıkmamam konusunda oldukça açık konuşmuştu. Annemin kararları ve kuralları oldukça hızlı değişirdi. Buna alışmıştık.

Hazırlandıktan sonra yemek salonuna indim. Fakat bu kez bir farklılık vardı. Babam, her zamanki gibi masanın başındaki yerinde değildi.

Sessizce sandalyeme oturdum.

Masada envaiçeşit et yemeği, kızarmış ekmekler ve çeşitli kahvaltılıklar bulunuyordu. Fakat Leydilerin uyması beklenen görgü kuralları ve ölçülü beslenme anlayışı sebebiyle bunların büyük kısmı babam ile ağabeyime ayrılmıştı.

~ "Babam gelmiyor mu?" diye sordum sessizliği bozarak.

~ "Ben dün eve dönmeden evvel Akademi'ye gitmek üzere yola çıkmış. İki gece sonra dönecek." Yani tam zamanında, Debutante Balosuna yetişecek.

~ "Neden birdenbire Akademi'ye gitsin ki?" dedim, kaşlarımı çatarak. Lui ile bir alakası olabilirdi.

Ağabeyim omuz silkerek kendisinin de bilmediğini belli etti. Tam o sırada annem konuştu.

~ "Yarın bir çay daveti düzenliyorum. O davette Veliaht Prens'in Debutante Balosu'nda sana eşlik edeceğini resmen açıklayacağım. O zamana kadar gereksiz yere malikânede dolanma ve dans derslerine odaklan."

Sessizce annemi dinledik. Benden mükemmel olmamı istiyordu. En iyisi olmalıydım.

Bir süre sonra yeniden konuştu.

~ "Dün karşılaştığın bir gencin araştırılmasını istemişsin."

Şaşkınlıkla başımı kaldırıp önce anneme, ardından şövalyeme baktım. O ise hiç istifini bozmadan önüne bakıyordu.

Ondan yalnızca küçük bir ricada bulunmuştum. Fakat o, bunu yerine getirmektense anneme haber vermişti. Benim burda sözüm kime geçiyordu ki?

Zaten annemin şövalyesine güvenmek benim hatamdı.

Gözlerimi devirerek yeniden anneme döndüm ve kafami hafifçe sağa doğru eğdim.

~ "Garip bir gençti. Yalnızca dikkatimi çekti."

~ "Tam olarak neyi dikkatini çekmiş olabilir? Kapüşonlu değil miydi?"

Anlaşılan şövalyem en ufak ayrıntıyı bile atlamamıştı.

~ "Yüzünü göremedim ama gözleri dikkat çekiciydi. Hayatımda hiç görmediğim kadar parlak bir maviydi. Siyah kapüşonunun altından bile seçilebiliyordu. Lapis kadar berraktılar. Gece göğündeki yıldızlar gibi parlıyorlardı, sanki büyü—"

Cümlemi tamamlayamadan annem elindeki gümüş bıçağı sertçe masaya bıraktı. Tepkisi netti.

Çıkan sesle yerimde donup kaldım. Sanırım kendimi biraz fazla kaptırmıştım.

Sessizlik birkaç saniye daha sürdü.

İlk konuşan ağabeyim oldu.

~ "Anne... İyi misin? Neyin var?" ses tonu endişeliydi, o da annemin tepkisine oldukça şaşırmıştı.

~ "O gençten uzak duracaksın," dedi, daha önce hiç görmediğim kadar sert bir ifade ile. "Bir daha da sakın bana ondan bahsetme."

Annemin bu beklenmedik tepkisi beni öylesine şaşırtmıştı ki yalnızca bu bile o genci araştırmaya devam etmem için yeterliydi.

Fakat bunu artık tek başıma yapmalıydım.

~ "Pekâlâ. Bir daha onu araştırmaya çalışmayacağım."

Bu sözümün ardından annem, sanki az önce hiçbir şey yaşanmamış gibi yemeğine devam etti.

•••

Kahvaltının ardından balo öncesi dans çalışmalarım için dans hocam malikâneye geldi. Veliaht Prens ile dans edeceğim için hareketlerimin kusursuz olması gerekiyordu.

Neyse ki dans konusunda yetenekliydim. Klasik müzik başladığında yavaş adımlarla dans etmeye koyuldum.

İlk prova sona erdiğinde odanın köşesinde beni izleyen ağabeyimi fark ettim.

Göz göze gelir gelmez bana doğru ilerledi.

~ "Biraz daha gerçekçi bir prova yapmalısın."

Sol elini sırtının arkasına yerleştirdi, hafifçe eğildi ve sağ elini bana uzattı.

~ "Bu dansı bana lütfeder misiniz, Leydim?"

~ "Memnuniyet duyarım."

Gülümseyerek elini tuttum. Beraber dans etmeyeli uzun zaman olmuştu. Özlemiştim.



Dansımız neredeyse kusursuzdu.

Müziğin sona ermesiyle birlikte birbirimizi selamladık ve gülmeye başladık. Aklımda geçmiş anılarımız canlanıyordu. Benim yere düşüşlerim, abimin ayağına basışlarım ve abimin bana ayak uydurmaya çalışırken ki kambur duruşu. Güzel günlerdi. Ama artık ağabeyim bana ayak uydurmasına gerek yoktu.

~ "Annem neden öyle tepki verdi, biliyor musun?" diye sordum.

~ "Benim de bir fikrim yok." Biraz düşündü ve devam etti. "Bahsettiğin genç hakkında daha önce hiçbir şey duymadım."

~ "Bundan emin misin? Neredeyse bütün soyluları tanıyorsun. Genç biriydi ama belinde kılıç taşıyordu. Büyük ihtimalle Akademi öğrencilerinden biri."

~ "Lacivert gözlere sahip kimseyi tanımıyorum, ne yazık ki," dedi omuz silkerek. "Ama senin için araştıracağım."

~ "Sen en iyisisin, ağabey!"

•••

Akşam yemeğinden sonra odama çekildim ve yatağıma uzandım.

Kapüşonlu genç nedense aklımdan çıkmıyordu. Belki de uzun zamandır ilk kez böylesine gizemli biriyle karşılaştığım içindi.

O sert ve mesafeli tavrının ardında, açlıktan bir deri bir kemik kalmış küçük bir çocuğa sessizce yardım etmesi beni etkilemişti.

Elimde olsa yarın yine aynı sokağa giderdim.

Bir de gözleri...

Gözümün önünden bir türlü gitmiyordu. Sanki büyüyle kaplanmış gibiydiler.

Babam yarın da malikânede olmayacak. Ağabeyim, Bay Watson'lar ile bir iş görüşmesine gideceğini söylemişti.

Annem ise bütün gün çay davetiyle meşgul olacak.

Yani yarın beni kimse durduramayacaktı.

Belki de...

Gitmeliyim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…