30. bölüm · Umutun Hayal Defteri
29. Bölüm İlk Kapak
Yayınevinden gelen telefonun üzerinden iki hafta geçmişti.
Artık her gün okulda sonra doğruca eve geliyor, editörün gönderdiği notları tek tek inceliyordum.
Bazı bölümleri kısaltıyor....
Bazı cümleleri yeniden yazıyordum.
İlk başta zor gelmişti.
Çünkü insan, yazdığı her kelimeye bağlsnıyordu.
Ama zamanla şunu öğrendim.
Yazarlık sadece yazmak değildi.
Gerektiğinde sevdiğin cümlelerden vazgrçebilmekti.
Bir pazartesi sabahı telefonuma bir e_ posta düştü.
Konu kısımında sadece üç kelime yazıyordu.
Kapak Tasarımı Hazır.
Bir süre ekrana baktım.
Dosyayı açmaya cesaret edemedim.
Ya hayal ettiğim gibi değilse?
Ya kitabımın ruhunu yansıtmıyorsa?
Tam o sırada defne mesaj attı.
"Ne oldu? Sessizsin."
"Korkuyorum."
"Kapağı beğenmezsem?"
Telefondan kahkahası duyuldu.
"Umut.."
"Sen daha kapağı görmeden hikayeyi kötüleştirdin."
"Önce bir bak.'"
Haklıydı.
Derin bir nefes aldım.
Dosyayı açtım.
Bilgisayar ekranında lacivert bir gökyüzü vardı.
Ortada eski bir tahta masa...
Masanın üzerinde açık duran mavi bir defter....
Defterin sayfaları rüzgarla hafifçe havalanıyordu.
Sayfaların arasından küçük yıldızlar gökyüzüne yükseliyordu.
En üstte büyük haflerle kitabın adı yazıyordu.
UMUT'UN HAYAL DEFTERİ
Altında ise ilk kez kendi adımı gördüm.
DEFNE YILMAZ
Hayır...
Bu benim adım değildi.
Şaşkınlıkla yeniden baktım.
Sonra gülmeye başladım.
Editör yanlış dosyayı göndermişti.
Birkaç dakika sonra telefon çaldı.
"Umut, çok özür dileriz."
"Yanlış kapağı göndermişiz."
"Bu başka bir kitabın tasarımı."
Gülmemi tutamıyordum.
"Hiç sorun değil."
On dakika sonra yeni e_posta geldi.
Bu kez gerçekten benim kitabımdı.
Kapakta gün batımına doğru yürüyen genç bir çocuk vardı.
Elinde mavi bir defter taşıyordu.
Ufakta altın rengine boyanmış gökyüzü uzanıyordu.
Başlığın hemen altında şu satır uzanıyordu.
Başlığın hemen altında şu satır yer alıyordu.
UMUT'UN HAYAL DEFTERİ
Yazar:Umut Yılmaz
Ekrana uzun süre baktım.
Gözlerim dolmuştu.
İlk kez...
Hayalim sadece zihnimde değildi.
Artık bir kapağı vardı.
Bir adı vardı.
Ve yakındı.
Okurları olacaktı.
Akşam annemle babama kapağı gösterdim.
Annem bilgisayara uzun uzun baktı.
"Ne kadar güzel..."
dedi.
Babam ise sessizdi.
"Neden bir şey söylemiyorsun?"diye sordum.
Gülümsedi.
"Çünkü bazen insanın gururu kelimelerden daha büyüktür."
Sonra ayağa kalkıp bana sarıldı.
"Sen artık sadece bizim oğlumuz değilsin."
"Bir yazar oldun."
Bu söz beni hem mutlu etti hem de düşündürdü.
Gerçekten yazar olmuş muydum?
Belki de bunun cevabını...
Kitabı ilk kez bir yabacının elinde gördüğüm gün anlayacaktım.
O gece yeni Hayal Defteri'ni açtım.
İlk sayfaya tek bir cümle yazdım.
"Hayallerin en güzel yanı, gerçekleştiklerinde bile yeni hayaller doğurmalarıdır."
Defne kapattım.
Pencereden dışırı baktım.
Yıldızlar yine gökyüzündeydi.
Ama bu kez...
Onlara biraz daha yakın hissediyordum.
