1. bölüm / 6
Tutun BanaBÖLÜM 1
Bölümler 6Şu an: BÖLÜM 1
- 1 BÖLÜM 11.026 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 BÖLÜM 21.190 kelime
- 3 BÖLÜM 32.161 kelime
- 4 BÖLÜM 42.223 kelime
- 5 Bölüm 52.360 kelime
- 6 Bölüm 61.523 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Neden geldin?”
“Nasıl neden geldim kızım?”
“Hadi git.”
“Cansel neden böyle yapıyosun?”
“Hadii!, diyerek dağıtmaya başladı ortalığı.”
“Sizin tepkiniz ne oldu? Kızınızı o an yine mi bıraktınız?”
“Hocam benimle asla iletişim kurmuyor, Ona neden böyle yaptığını sormak elbette istiyorum.”
“Yani daha iletişim kurmadınız, burdaki durumu hakkında bir şey sormadınız.”
“Sormak istedim, istedim ama ben konuşmaya başladığım an çığlık çığlığa. Hocam siz, sizle konuşuyor mu?”
“Benimle konuşup konuşmadığını merak etmek yerine yemek yiyor mu? Madde nöbetleri hala sürüyor mu? Titremeleri, kusmaları geçti mi, diye sormanızı bekliyordum...”
“Sizde benim hep suçlu olduğumu düşünüyorsunuz. Beni anlayan biri olduğunu düşünmüyorum”, diyerek ağlamaya başladı.
Doktor Bekir, gözünün ucuyla süzerek ona aşağılayıcı bir bakış attı. Kız uyuşturucu bataklığına düşmüştü ama hala ikinci evliliğinden kaynaklı kızının sinirli olduğunu iddia eden bir anne vardı.
Seans biter bitmez masasının üzerindeki suyunu eline aldı ve dikti. Morali bozuktu çünkü ilgilendiği bu hasta onun tüm ayarlarını bozmuştu. Bir süre camdan dışarı bakarak zihnini rahatlatmaya çalıştı. Sonra kliniğin üst katına hızlı adımlarla ilerleyerek hastaların odalarının bulunduğu servise geçti. 202 Numaralı odanın önünde bir süre durdu. Elini kapının koluna götürerek bekledi, nefesini verdi ve içeri girdi.
“Oo doktorum da doktorum! Bende seni bekliyordum.”
“Cansel, nasılsın?”
“İyiyim sen nasılsın?” dedi gülümserken aynı zamanda dudaklarını kemiriyordu.
Bir haftadır çok daha iyiydi. Beslenme alışkanlığını kazanmış ve toparlamaya başlamıştı. Vücudunu toparlaması zihnini de büyük ölçüde etkilemişti. Çok ağır bir madde bağımlısı olmaması onun serbest zaman geçirmesini ve terapi sürecinden verim almasını sağlamıştı.
“Bende iyiyim annenle görüştüm.”
“Aman boşver onu şeyi anlatsana, okuldan olan konuşmak için mesaj atacağın bir kız vardı ona ne oldu?”
“Daha atmadım aslına bakarsan bende onun için gelmiştim, ama ilk önce seansımızın gereği kendimi rahat hissetmem için benim sorularıma cevap vermen gerek.”
Bekir bulduğu bu yöntemle Cansel’i yönetmeye başlamıştı, işin kurallarına gelirsekte bunun etik olmadığı o kadar açıktı ki bunu hiç düşünmek istemiyordu. Bir zamanlar sevdiği ama şu an zihninde olmayan birisinden bahsetmişti ona.
“Ee hadi tamam ne soracaksın?”
“Annenle konuşurken ne hissettin bu sefer?”
“Hiçbir şey.”
“Güzel tam tahmin ettiğim gibi”, dedi doktor, arkasından odayı Canselin gülme sesi doldurdu.
“Peki ya o ne hissetti?”
“Bence hiçbir şey.”
“O da tahmin ettiğim gibi. Anneni görmek sende ne duygu uyandırıyor Cansel?”
“Anneme bakmadım.”
“Annenin sesi nasıldı?”
“Bence sinirliydi.”
“Sen sinirli olmasını gerektiren bir şey mi yaptın?”
“Ben bir şey yapmadım ama abimi görüyorum şu sıralar.”
Doktor onun her ruh hali hakkında bilgi verecek gibi olduğunda abisinden bahsetmesine alışıktı. Soruların üstünde şu anlık ısrar etmiyordu ve onun akışı kontrol etmesine izin veriyordu. Önceden onunla durumu hakkında hiç konuşmuyordu o yüzden bu konuşmaları da bir gelişmeydi, tek sıkıntı yavaş bir iyileşme göstermesiydi.
“Nasıl görüyorsun?”
“Şu an mesela, yatağımın ucunda oturmuş bana bakıyor ama gözleri yaşlı.”
“Neden gözleri yaşlı?”
“Bana acıyor, abim beni çok seviyor. Gece geldi.”
“Buraya mı?”
“Evet.”
“Sonra ne oldu?”
“Beni alacağını söyledi, çok yoruldun dedi.”
“Gitmek istiyor musun?”
“Aslında bilmiyorum, buraya gelmeden önce istiyordum ama burada beni seven birkaç kişi olduğunu gördüm. Canım doktorum, sen varsın. Sen çok iyi birisisin bazen herkese böyle davranıyor olduğunu düşünmek beni inciltiyor. Sadece benimle böyle iletişim kurmanı çok isterdim.”
“Her hastamla iletişimim farklı. Hiç kimseye sana davrandığım gibi davranmıyorum Cansel”, dedi ve ardından içtenlikle gülümsedi. Bu konuşmada vicdanını rahatsız eden bir hal vardı fakat buna isim koyamıyor ve koymaktan da korkuyordu.
“Hadi yeter artık bitti senin soruların, ben geldim şimdi asıl konuya!”
Doktor bakışlarını ondan çevirdi ve elinde çevirdiği kaleme odaklandı.
“Sor bakalım.”
“Neden bu kadar umutsuzsun?”
Bana sorana bak, travma sonrası halledemediği psikolojisi yüzünden intihar denemiş, maddeye başlamış bana gelmiş umutsuzsun diyor, diye içinden geçirdi doktor. Sonra ise bakışlarını tekrar hastasına çevirdi.
“Hangi davranışım sana umutsuz olduğumu hissettirdi ki ben gayet umutluyum hayattan. Daha yaşayacağım çok güzel günler olduğunu biliyorum.”
“Yalan atıyosun Bekir doktor!”
“Oo Bekir doktor ha?! diyerek kahkaha attı ve ardından “ Ciddiyim”, dedi
“Ciddi değilsin sen birine bağlanmaktan korkuyosun.”
“Ha, bunu nerden çıkardın?”
“Hadi anlat.”
“Tamam da ne anlatayım.”
“Yahu işte o kızı. On yıldır aklında olupta yazamadığın ve bana da geçen seans anlattığın o kızı.”
“On yıl detayı nerden çıktı?”
“Salak mıyım ben? Üniversiteden bu yana kaç yıl geçmiş hesap edebiliyorum hani akademik kariyerinde yazıyor ya internette.”
“On yılı geçti.”
“Oha!”
“Hey ayıp oluyor ama!”
“Neden yazmadın bunca zamandır?”
“Beni sevmediğini söylemişti ilk zamanlar. Güzel bir arkadaşlığımız vardı ve ona sırılsıklam aşıktım beni reddedeceği aklımın ucundan geçmezdi ama işte düşündüğüm gibi olmadı.”
“O zaman neden tekrar yazmak için uğraşıyosun ki?”
“Merak ediyorum.”
“Neden ya anlayamıyorum.”
“Daha gençsin, belki bir zaman sonra seninde başına gelir.”
“Ama benim gitme planım var.”
“Gitmezsin işte, kalırsın burada.”
“Ya ben seversem o sevmezse?”
“Ee zaten gidecektin planın bozulmamış olur.”
“Ama gidersem onu merak ederim.”
“Neden ya anlayamıyorum mu demiştin bana?! Sen aslında beni çok iyi anlıyorsun.”
“Sanırım evet.”
“Tamamdır bu hikayemi tamamıyla sana anlatmak istemiyordum, artık bende senin hastan oldum ve bu sırlar sadece ikimiz arasında mı kalacak duymak istiyorum.”
“Evet buna söz veriyorum, senin bana söz verdiğin gibi.”
Seans bitiminden sonra doktor ayağa kalkıp ona gülümsedi. Cansel her zaman takındığı gülümsemesi ile cevap verdi. Doktor arkasını dönmesiyle yüzündeki ifadeyi silip atmış, kapı koluna uzanmıştı. Dışarı çıktığı an ise eli telefonuna gitti, tekrardan ezberinde olan numara ile bakışarak derin bir nefes aldı. Hafif bir tebessümle telefonu geri cebine koydu.
...
Cansel, yaşadığı gerçek diyaloglardan hiçbir şey anlatmıyor yansıtmıyordu doktoruna . Ama doktoruna duyduğu yakınlıktan dolayı kendinde büyük bir huzur hissediyordu. Annesine karşı yaşadığı onca duygu doktorunun yanında anlatılması çok güç geliyordu. Aslına bakarsanız kendini doktorunun yanında ağlamamak için zor tutuyordu. Farklı şeyler düşünüp anlatıyor ve zihninin odağını değiştirmek için çabalıyordu.
İşte geldiğinden beri yaşadığı her şeyi doktoru ondan değil de annesinden dinlemişti. Ha yakın bir arkadaşı yoktu ama bazı durumlara şahit olan arkadaşları da bir şeyler anlatmıştı.
Durum zordu çünkü doktoru anlatılanlarla uyumlu bir hasta görmüyordu. Ama ne olursa olsun onu diğerlerinden farklı tutuyordu ve onu içtenlikle seviyordu.
Bir süre sonra doktor kendinden bahsetmeye başlamıştı ve bu durumu Cansel çok sevmişti. Kendi hayatından bahsedilen seanslarda bir süre sonra alakası olmayan başka konular açmaya çalışıyor açamayınca susuyor, sadece doktoruna bakıyordu şimdi ise doktoru kendinden bahsederken de Canselin hayatından sohbet açabiliyordu. Cansel bunun farkında olsa da bu onda kötü bir his değil de rahatlamış bir hal bırakıyordu. Sadece sırf kendinden bahsedildiği zaman karşısındaki kişiye borçlanıyor gibi bir duygu durumu içerisine giriyordu, neyse ki bu durum hallolunmuştu
Bölüm etkileşimi
