9. bölüm · Tutkunun izi

9

Sweet Writer

Bulut kafeye geldiğinde birlikte anneannemin yanına gittik. Ona Bulutu tanıttım. Anneannem Bulutla başbaşa konuşabilmek için beni mutfağa gönderdi. Elif abla beni görünce şaşırdı.

"Suzi, sen bu saatte gelir miydin?"

"Bugün dersim iptal oldu. Bulutla burada olmak istedim."

"Şu iş görüşmesine çağırdığın arkadaşın mı?"

"Evet."

"Bakayım nasıl bir tip?"

Elif abla pencereden Buluta baktı. Onu dikkatlice inceledi. Ben de kenardan kafamı çıkarıp onları izledim. Anneannem hararetli bir şekilde bir şeyler anlatıyor, Bulutta dikkatlice onu dinliyordu. Masanın altında parmaklarıyla oynuyordu. Stresli olmalıydı.

Elif abla bana dönüp "Kızım bu çocuk çok yakışıklı. Neden daha önce görmedik?"

"Bilmem. Buralarda pek takılmıyor. Ben de sadece okulda ve Efenin evinde görüyorum. Boş zamanlarında çalışıyordu."

"Valla baya karizmatik çocukmuş. Boyu da uzun. Belli yani."

"Öyle mi diyorsun?"

Tekrar pencereden içeri baktım. Bulutu baştan aşağı süzdüm. Daha önce ona hiç alıcı gözüyle bakmamıştım. Elif abla haklıydı. Düz, koyu kumral saçları yeni kesilmişti. Üzerindeki tişörtünden kolundaki damarlar belirgin şekilde belli oluyordu. Yeni tıraş yapmıştı. Yüzü pürüssüz görünüyordu. Birden Bulutla gözgöze gelince panikle geri çekilirken arkamdaki demir kabı yere düşürdüm. Anneannem içeriden "Her şey yolunda mı?" diye sordu. Pencereden kafamı kaldırıp "Süper" dedim. Bulut dudak altından gülümsedi.

Anneannem tekrar bağırarak "Elif, Suzan gelsenize buraya," dedi.

Heyecanla yanlarına gittik. Kendimi çok sorumlu hissediyordum.

"Bulutla anlaştık. Kendisi artık ekibimizden biri. Ona her şeyi öğretin. Gerçi çok deneyimli. Suzanın senden öğreneceği çok şey var Bulut."

Sevinçle Bulutu kutladım. Elif de Bulutla el sıkışıp tanıştı. Elif abla ona kasayı ve menüyü tanıtırken sevinçle onlara bakıyordum. Hemen Efe ve Gözdeye haber verdim.

İş çıkışı Efe ve Gözde ellerinde şarapla kafeye geldiler. Bulutun yeni işini kutlamak için oturduk. Elif abla da bize katıldı. Biz içmeye devam ederken kapı sesiyle irkildik. Ayaz ve Kaan içeri girdi.

"Bizsiz içki masası ha?"

"Nereden bildiniz?"

"Ben çağırdım," dedi Elif abla sarhoş şekilde.

"Aferin Elif abla."

"Ooo Kaan abim gelmiş," dedi Efe beşinci kadehini içerken. "Hadi oturun. Suzinin yanı boş."

Ayaz Bulutla benim aramdaki boş sandalyeye oturdu. Üçüncü kadehimi içmeden önce mutfağa gidip kadeh bardağı getirdim. Bulut içki içmediği için tek normal insan oydu.

"Neye içiyorsunuz bu kadar?" diye sordu Kaan gülerek.

Ayağa kalkıp Bulutun yanına gittim. Omzuna dokunarak "Bu çocuğun kafemizde işe başlamasına içiyoruz. Senin itiraz ettiğin bu çocuğu anneannem çok sevdi Kaan abi. Çünkü benim arkadaşım."

Bulut kafasını kaldırıp şaşkınlıkla bana baktı. Bulutun bu bakışına gülmeye başladım. O sırada Elif abla kusmak için lavaboya gidince Kaan da peşinden gitti. Ben hala Buluta gülerken Ayaz kolumdan tutup beni dışarıya çıkardı.

"Ne oldu Ayaz abi. Neden dışarıya çıktık?"

"Hava almanı istedim. Çok sarhoşsun."

Bulut peşimizden dışarı çıkıp yanımıza geldi.

"İyi misin Suzan?" diye sordu.

"İyiyim... Galiba..."

"Üşüyeceksin. İçeri girelim istersen."

"Ol-"

Ayaz kolumdan tutup içeri girmemi engelledi.

"Şu an sarhoş ve hava almaya ihtiyacı var."

"Sen kimsin acaba?"

"Arkadaşıyım."

Bulut Ayazı baştan aşağı süzdü.

"Sen Suzanla nereden arkadaş olabilirsin? Pek bizim yaşta görünmüyorsunuz da."

"Kaanın arkadaşıyım. Sorgun bittiyse elini çeker misin Suzandan?"

"Çekemem."

"Ben bir doktor olarak şu an temiz havaya ihtiyacı olduğunu söylüyorum. Üşümesine müsade etmem."

Ayaz ceketini çıkarıp omuzlarımdan aşağı attı. Bulut sinirle içeri girdikten sonra ben bu kargaşaya daha fazla dayanamayıp koşarak bir köşeye kusmaya gittim.

Ben ağlarken Ayaz bir eliyle saçlarımı tutuyor, diğer eliyle de sırtımı sıvazlıyordu.

"Ağlama Suzan, buradayım."

"Korkuyorum."

"Korkma. Ben buradayım. Rahatla."

Ayağa kalktığımda tüm vücudumun titrediğini hissettim. Üşüdüğüm için Ayazın ceketini giyip iyice sarıldım.

"Ayaz abi, ben çok üşüyorum," dedim çenem titrerken.

Ayaz" Tamam gel buraya," dedi ve bana sıkıca sarıldı. Onun kolları tüm vücudumu sararken orada dona kalıp sadece onun kolları arasında ısınmaya çalıştım.

"Daha iyi misin?"

"Evet."

Ayazın kolları arasında kafamı kaldırıp ona baktım. Yüzü asıktı. Sorgulamadan kollarından ayrıldım.

"B-ben içeri geçsem iyi olur. Ceket için teşekkur ederim."

Ceketi çıkarıp ona verdim ve koşarak içeri girdim. Bulut beni görünce ayaklandı. Nasıl olduğumu sordu. Kaan Elifi evine götürmüştü. Bulutta Efe ve Gözde için taksi çağırmıştı.

Ayaz içeri girip yanımıza geldi.

"İstersen seni eve bırakabilirim,"

"Teşekkürler Ayaz abi ama ben Bulutlarla gideceğim. Taksi yoldaymış. Seni de yolundan etmeyeyim."

"Aynı mahalleye gidiyoruz zaten Suzan."

"Suzanı biz bırakırız," dedi Bulut vurgulayarak.

"Peki, nasıl isterseniz."

Ayaz kafeden ayrılıp arabasına binip gitti. Bulutta ilk beni eve bırakıp yoluna devam etti.