41. bölüm · Tutkunun izi
40
Anneannemi kaybetmemizin üzerinden 40 gün geçmişti. Bu süreçte ev her gün misafir doluydu. Teyzemler Ankaraya dönmüş şu kocaman evde tek başıma kalmıştım.
Her gece ağlıyor, anneannemi özlüyordum. Arkadaşlarım beni bir saniye yalnız bırakmasalar da geceleri ev üstüme geliyordu.
Bahçede hava alırken kapı çaldı. Ayaz elinde poşetlerle içeri girdi.
"Müsait misin Suzan?"
"Gel Ayaz."
"Seni görmeye geldim."
"İyi ki geldin. Bu poşetler ne?"
"Alışveriş yapmaya vaktin olmamıştır diye bir şeyler aldım."
"Ne zahmet ettin. Gel içeri geçelim."
Ayaz mutfakta aldıklarını dolaba yerleştiriyordu. Bana bu süreçte çok destek olmuştu.
"Kahve yaptım. Bahçeye çıkıp içelim mi?"
"Olur."
Kahveleri alıp bahçedeki koltuğa-Ayazın yanına oturdum. İkimiz de sessizce oturuyorduk. O geceden beri birbirimize yaklaşmamıştık. Anneannemin vefatıyla ilişki durumumuz da askıya alınmıştı. Şu an arkadaş gibiydik.
"Nasıl hissediyorsun Suzan?"
"Kötüyüm Ayaz. Boşlukta gibiyim. Herkes gitti ve yine yapayalnız kaldım."
"Yalnız değilsin. Ben yanındayım."
"Biliyorum. Teşekkür ederim beni hiç yalnız bırakmadığın için. Desteğini asla unutmayacağım."
Ayaz elimi tuttu. Gözlerime bakarak
"Suzan, benim sana bir şey söylemem gerek."
"Nedir?"
"Ben hocam tarafından bir araştırma için Amerikadan davet aldım. Eğer gidersem 2 yıl orada yaşamam gerekecek."
Duyduğum cümle karşısında nutkum tutuldu. Hiç bir şey söyleyemedim. Anneannem tarafından terk edilmişken Ayazın gidişine dayanamazdım. Gözlerim doldu. Gözümden bir yaş süzülünce hemen sildim ve gülmeye çalıştım.
"Çok sevindim Ayaz. Sen çok iyi yerleri hakediyorsun. Ne zaman gideceksin?"
Ayaz tepkisiz bir şekilde beni dinliyordu.
"Gideyim yani öyle mi?"
"Bu senin istediğin bir şeydi. Ben de Almanyaya gittim kariyerim için. Seni çok iyi anlıyorum. Çok mutlu oldum cidden. E ne zaman gideceğini söylemedin."
"Bu ay sonu gideceğim kabul edersem. Daha tam karar vermedim."
"Hiç düşünme. Amerikayı ne kadar sevdiğini biliyorum. Git kesinlikle."
Ayaz kaşlarını çattı. Elini elimden çekip ayağa kalktı.
"Neyse ben artık kalkayım. Bir şeye ihtiyacın olursa bir telefon uzağındayım."
"Teşekkür ederim Ayaz."
Ayaza doğru adım atıp boynuna sarıldım. Kokusunu içime çektim. Sanki ona veda eder gibiydim. Ayazın eli belimi sıkıca kavradı. Birbirimizi bırakmak istemiyorduk. Ben bir adım geri attım.
"İyi geceler."
"Sana da."
Sabaha kadar bahçede oturup düşündüm. Ayazın gitmesine engel olamazdım ama Ayazsız da yapamazdım. Ayaz benden cesaret alamadığı için o geceyi konuşamıyorduk. Kendi hislerim Ayazın hayatının önüne geçemezdi.
