5. bölüm · Tesadüf Aşk
5-ci bölüm 🫀
Kitapta geçen isimler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür.
Beğenmeyi ve yorum bildirmeyi unutmayın 💗
İyi okumalar dilerim🎀
Medya:Melis Altınbilek
Hastaneden çıkıp eve doğru gitmeye başladım. Şu an ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yoktu. İsminin Savaş olduğunu öğrendiğim kendini beğenmiş herifin teklifini kabul edecekmiydim bilmiyorum.Bu olanları düşünmem gerekti.
Ağır düşüncelerin altında ezilirken eve vardığımın farkında bile değildim. Kapıyı açmaları için tıklattım. Bir kaç saniye sonra annem kapını açtı. Selam verip içeri geçtim ama hiç bir şey söylemedi. Sanki kendi çocukları değilmişim gibi davranıyorlardı benimle.
Çocukluğumuzdan beri kardeşimle aramızda bazı farklar koyuyorları. Mesala bana küçükken silah kullanmayı ve dövüş eğitimi aldırmışlardı. Kardeşimse silaha dokunduğu an annem ona 'Sen böyle şeylere dokunma,sen katil değilsin. Bunlar kan dökmek için' diyerek onu azarlıyordu. Bunun gibi bir çok durumda kardeşimle aramda farklar koyuyorlardı. Ama ben onları çok seviyordum,onların da beni çok sevdiğini biliyordum.
Oturma odasına geçtiğimde bababın kanepede oturup televizyon izlediğini gördüm. Yanına gidip selam verdim. Annemden farklı olara soğuk ta olsa yanıtlayarak "Selam" dedi.
"Ala bildin mi raporunu" dedi bana bakmayarak. "Hayır alamadım" dedim. "O zaman gitmiyiceksin yani" dedi. Ellerimle oynayarak yanıt verdim "Şu an ne yapacağımı bilmiyorum,ama gitmek için çabalıyıcam" dedim. Bana aşağılayıcı gülümseme ile baktı "Sence sen bu korkak halinle bir yere vara bilicekmisin" dedi. Ağzımı açıp bir şey söylemeye hazırlanırken, elini kaldırdı.Bu konuşmanın bittiğini anlatan bir işaretti. Bunu anladığım için ayağa kalkıp merdivenlerden odama çıktım.
Bir kaç saattir boş-boş tavanı izleyerek ne yapmam gerektiğine karar vermeye çalışıyordum. Savaş denen adamı ne kadar tanıyordum? Kim olduğunu, iyi biri mi, kötü biri mi olduğunu bilmiyordum. Bana nasıl yardım edicekti ki? O beni tanıyormuydu? Tanımıyorsa nasıl yardım ederdi? Ama konuşmasında beni tanıdığı seziliyordu. Beynimde dolaşan fikirleri atmak için, gözlerimi kapadım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım
Gözlerimi açtığımda nefes-nefese kalmıştım. Uykumda gördüğüm rüyalar bir kaç gündü uyumama izin vermiyorlardı.
Kendimi bir ormanda yalnız koşarak görüyordum. Bir anda bir silah sesi ve vücudumda dayanılmaz bir ağrı. Giydiğim beyaz elbise kırmızıya boyanıyor sanki ve kendimi yerde buluyorum. Yanımda karartı gibi bir gölge, yüzünü tam göremiyorum, bana gitmemem onu bırakmamam için yalvarıyor.
Rüyamı düşündükçe tüylerim diken diken oluyordu.
Saate baktığımda saat 11:30'u gösteriyordu. Odamdan çıktım ve su almak için mutfağa indim. Mutfak penceresinden dışarı baktığımda babamın biriyle konuştuğunu gördüm. Merak ettiğimden dış kapıya gittim ve dışarı çıktım. Yaklaştığımda konuşmaların dinlemeye başladım."Evet galiba gidemiyicek"dedi babam kimden bahsediyordu acaba? "Gitmesine ne kadar engel ola bilirsen o kadar çok yaşıyıcaksın, unutma ona bir şey olursa hepiniz mahvolursunuz anladın mı?"dedi karşısında durup konuşan adam.
Kendimi tutamadım ve "Baba" diye seslendim. Babam sesimi duyar duymaz arkasını döndü "Melis bu saate neden oyanıksın kızım sen"dedi. Bana kızım demişti ilk defa. İçimde bir burukluk olduğundan gözümün dolmasın durduramadım.
Kendimi toplayıp yanlarına gittiğimde adam başını başka yöne çevirdi. "Seni gece-gece burda görünce merak ettim" dedim. "Bu adam kim?" diye bir soru daha yönettim."Polat bey kızım.Benim patronum bir iş konuşmak için gelmişti"dedi Polat dediği adama bakarak. Polat bey elini bana uzattı "Merhaba Meliscim nasılsın" dedi. "Merhaba Polat bey iyiyim teşekkür ederim siz nasılsınız" dedim mütevazi olmaya çalışarak. "Ben de iyiyim kızım, sen iyi ol" sonra babama baktı "Halit sana söylediklerimi unutma" dedi ve arkasını dönüp kapıya doğru ilerlemeye başladı. Kapının yanında durduğunda yeniden bize bakmaya başladı, "Kızım seninle tanışmama memnun oldum" dedi ve kapıdan çıktı. Babam da arkasından çıktı. Gitmemişten önce de bana eve geçmemi söylemeyi unutmamıştı.
Adının Polat olduğunu öğrendiğim adamı pek sevmemiştim. Babamdan biraz yaşlı duruyordu sanki.
Aklımın içinde bir söz vardı babamın bana 'kızım' demesi.
Odama çıktım ve telefonda saate baktım, 11:48. Tek çıkış yolum Savaş denen adam olduğu için ondan yardım istiyicektim. Tanımasam da belki iyi biriydi. Belki de tanımadıklarımız tanıdıklarımızdan daha çok değer verir bize, daha çok yardımcı olur, en önemlisi daha çok sevip saygı duyar.
Telefonumun ışığını açıp çantamdan bana verdiği kartı aldım. Telefona girdim ve aradım. İkinci çalışta telefon açıldı. Şimdi ben ne diyecektim bu adama? Düşünmeden gördüğüm iş bundan fazla olmuyucaktı zaten. "Küçük hanım fikrini mi değiştirdin?" dedi telefonun diğer ucundakı ses. Benim aradığımı nasıl anlamıştı? Belki de ondan yardım istemek fikri yanlış bir karardı. "Konuşmayacakmısın?" dedi telefondan bana seslenerek. Kendimi topladım ve konuşmaya başladım, "Bana yardım ede biliceğini söylemiştin" dedim masumca. "Evet sana yardım ede bilirim eğer sen istersen" dedi o da karşılık olarak. "Almanya'ya gitmeme yardımcı olman için bana teklif ettiğin iş nedir?" diye sordum. "Bunları telefonda mı konuşucaz?"diye soru yöneltti bana. "Bilmiyorum nerede konuşabiliriz ki başka?" diye bir soru da ben sordu. "Yarın sana konum atıcam akşam saat 8-de orda olursun,tamam mı?" diye sordu. "Tamam"dedim ve telefonu kapattım.
Gözlerimi kapadım. Yorgun olduğum için uyku beni esir aldı.
Bölümü beğendiniz mi?
En sevdiğiniz sahne hangisi?
Bölümleri bir Savaşın bir Melisin dilinden mi yazayım yoksa tek birinin anlatımıylamı olsun sizce?
Beğenip yorum bildirmeyi unutmayın 💗🫠
