12. bölüm · Tesadüf Aşk
12-ci bölüm 🫀
Kitapta geçen isimler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür
Beğenip satır aralarını doldurmayı unutmayın
İyi okumalar dilerim🎀
11.02.2004
"Benden saklayabiliceğinizi mi sandınız?" diye sordu Sezen hanım. "Erkek torunum olacak değip beni kadırıyordunuz, bunu öğrenmiyicem mi sandınız" diye hiddetle gelinine doğru bağırdı.
Henüz Esma hanım 7 aylık hamileydi. Çocuğunun kız olucağını öğrenmişti. Buna çok seviniyordu. Karı koca minik kızlarını kucaklarına almak için sabırsıca bekliyorlardı. Ta ki Sezen hanım torununun kız olduğunu öğrenene kadar.
Kendisi çok katı kurallarla çocukların büyütmüş, ve şimdi de onların çocuklarının erkek olması için ısrar ediyordu. Oğlu Mehmet bu diyardan annesi yüzünden kaçıp gitmiş ve Almanya'da hayatını kurmuştu.
Yılda bir kaç kez Annesinin ve kardeşinin ziyaretine gelir. Sonra yeniden kendi işinin başına dönerdi.
Polatsa annesinin tüm söylediklerine boyun eğmiş ve Kavurgacı aşiretinin başına geçmek için uğraşmıştı. Onu adı bile geldiğinde yer gök titrerdi. İnsanlar onun gazabından kaçardı.
Sezen hanım hep erkek torun ister ve ısrarla kız torun istemediğini dile getirirdi. Dört oğlunun ikisinin kızı vardı ama erkek torunlarıyla kızlar arasında hep fark koyardı.
En büyük oğlu Polatınsa hiç kızı olmasını istemez, bunun bir aşiret ağasına zıt bir şey olduğunu dile getirirdi.
Polatsa bir kızının olmasını hep içtenlikle arzulardı. Kardeşlerinin kızlarına göz bebeği gibi bakar ve saçlarının bir teline zarar gelmesine izin vermezdi.
Oğlu Koraydan sonra bir kızının olması onu dünyanın en sevinçli insanı yapmıştı.
Annesineyse bu hakta hiç bir şey söylememiş, onu erkek torunu olucağına ikna etmişti.
Evde olmadığındaysa, annesinin onun odasına girip çocuğun cinsiyeti hakkındakı belgeleri kurcalayıp cinsiyetin kız olucağını hesaba katmamıştı.
Polat eve geldiğinde annesinin Merdivenlerde Esmayla kavga ettiğini duymuş onun yanına koşmuştu.
"Senden kız bir torunumun olmasını istemiyorum" demiş ve eklemişti. "O karnındakı sığıntıyı bırakmazsan seni oğlumdan boşarım" diyip onu tehtit etmişti.
Annesinin ne söylediğini duyan Polat olanlara karşı çıkmış ama ne olursa olsun Annesini fikrinden döndürememişti.
Sezen hanımın Esma anneyi merdivenlerden itmesiyle, onu hastaneye kaldırmışlardı. Yaşadığı korku ve şiddet onu erken doğum yapmaya zorlamıştı.
Bu zaman hastanede Hatice'nin de doğumu vardı. Bundan haber alan Sezen boş durmamış, Hatice'nin kocası Halite para karşılığında çocukların değişmesini teklif etmişti. Halit gibi para aç gözü biri bu teklifi kaçırmamış ve bu teklifi kabul etmişti.
Bundan sonra iki çocuğun da hayatı tamamen değişmişti. Esma annenin kızını Haticeye, onun oğlunuysa Esma anneye vermişlerdi.
Ne kadar kendi kızını istese de o Hatice'nin oğlunu hiç kendi oğlu Koraydan ayırmamıştı.
Ama küçük Melis o kadar şanslı değildi.Hatice hep onu aşağılar, çocukluktan onunla uğraşırdı. Oğlu Tanjudan hep Melisi ayırır ondan oğlunu uzak tutmaya çalışırdı. Melisi gördüğünde ona tiksinirce bakardı...
Polat Kavurgacı annesinin yaptığından sonra, onunla olan tüm bağını koparmış ama Kavurgacı aşiretinin ağası olmaktan da vaz geçmemişti.
Annesinin kızını hangi aileye bıraktığını bulmak onun için o kadar da zor olmamıştı. Kızını ne kadar almak istese de yaptıkları şeyin insanlar tarafından sorgulanacağını bildiği için küçük Melisini alamamıştı.
Halitle anlaşma yapmış ve her ay Halite külli miktarda para vererek kızına iyi bakması gerektiğini söylemişti. Bu iş Halite yaradığı için Melisi hić bir zaman yanından ayırmak istememişti.
Ama işler istediği gibi gitmemiş ve Melis ünversteyi kazanıp İstanbul'a gitmiş bununla da kalmayıp çalışmaya başlamış ve memleketine geri dönmemişti.
Medya:Melis Altınbilek Kavurgacı
Lellanın istediği gibi bende onlarla birlikte şirketten çıkmıştık. İlk önce sinemaya gitmiş film izlemiştik. Daha sonra bir kaç eğlence parkında oyalanmış ve şu an eve gidiyorduk.
Geçirdiğim zaman cidden çok güzeldi. Leylayla birlikte geçirmediğim çocukluğu geçirmiştim. Çocukluğumda hiç bir zaman güzel bir hayatım olmamıştı. Hep ailelerinin çocuklarına sunduğu hayata hasretle bakmıştım.
Annem bu hayatı yalnız Tanjuya sunardı. Benden iki yaş büyük olmasına rağmen onu hep çocuk gibi, göz bebeği gibi büyütmüştü annem.
Onun Annem olmadığını kabullenmek istemiyordum. İnsan hayatını geçirdiğı insandan vazgeçmek ister mi? Belki de benim yerimde başka biri olsaydı annesi sandığı kadının gerçek annesi olmadığını öğrendiği zaman her şeyi bırakırdı. Ama ben yapamıyordum.
Araştırmakta istemiyordum. Gerçek annem belki de beni bırakmasaydı hayatım böyle olmazdı. Belki de bir gün onu bulucam ama onu affetmiyiceğim...
Savaş arabanı kullanırken benimle Leyla arkada bir birimizle konuşuyor eğleniyorduk. Pamuk şekerlerimizi şapur şupur yiyorduk.
Saatlar sonra:
Eve gelmiş ve hepimiz yemek yiyip salonda oturmuştuk.Savaş laptopta bir şeylerle ilgilenirken, benimle Leyla yapboz yapıyorduk. "Hayır Melis abla o parça oranın değil" dedi elimdeki yapboz parçasın alıp gereken yere koyarak. "Ama sen aldığın tüm parçaları yanlış yerlere koyuyorsun" dedi sistemle ve bu sefer de elimdeki parçanı aldı.
"Ama az önce doğru koymuştum" dedim kendimi haklı çıkarmaya çalışarak.
Başımı kaldırdığımda Savaş dudağındakı gülümsemeyle bizi izliyordu. Benim ona baktığımı görür görmez yeniden laptopa baktı.
"Amca çok sıkıldım,sen de gel oynayalım" dedi Leyla dudaklarını büzerek. "İşim var güzelim bitsin gelicem" dedi Leylanı geçiştirerek.
Kaçıncı seferdi artık hep aynı şeyi söylüyor geçiştiriyordu.
Leylanın somurtmaya başladığını ve gözlerinin dolduğunu gördüğümde kalbim parçalandı. "Sen beni bırakıp gidiceksin, ben yalnız kalıcam" dedi ağlamaklı bir sesle.
Onun pürüzlü sesini duyar duymaz bir hışımla yanımıza geldi ve onun karşısında oturdu. "Amcasının gülü neden böyle söylüyorsun, ben seni görmeye hep gelicem" dedi onu yatıştırmaya çalışarak.
"Ne oynamak istiyorsun bakalım" diye sordu. Leylanın gözlerinden geçen o sevinç parıltısın gördüm. Bir kalbi mutlu etmek bazen bir çift lafa bakardı, bazense bir kitap söz söyle o kalp hiç mutlu olmazdı.
Elindeki kartları gösterdi. Hepimize birer kart verdi. Her kartda bir eşya ya da canlı vardı. Oyunun kurallarını söylemeye başladı.
"Şimdi böyle kartımızdakı canlıya ya da eşyaya hiç bir şekilde bakmıyoruz" dedi ve kendi kartını da önüne koydu. Sonra hepimize sorularla dolu kart verdi. "Bu soruları sorucağız bir birimize ve bizim hangi hayvan ya da eşya olduğumuzu tahmin ediceğiz" dedi ve kartına bakmadan bize doğru tutu.
"Şimdi Melis amca elimdeki karttakı soruları sana sorucam. Sen de bana evet ya da hayır diyiceksin ya da ipucu vermeye çalışıcaksın" dedi ve soruları sormaya başladı.
"Benim ellerim var mı?" diye soru. Elindeki karta baktım. "Hayır" dedim başımı sallayarak.
Savaşa döndü.
"Amca ben uçabiliyormuyum" diye sordu.
Hayır uçmuyorsun dedi Savaşta.
"O zaman ben bir yemekmiyim Melis abla?" diye sordu bu sefer de. "Hayır" dedim
"Amca ben yüzebiliyormuyum" diye sordu Savaşa. "Evet" dedi
"Ben bir canlımıyım Melis abla?" başımı hayır anlamında salladım. "Canlı değilsin"
"O zaman ben bir teknemiyim" dedi heyecanla. İkimiz de Savaşla aynı anda evet dedik. Kartını çevirdi ve baktı. "Oley be" dedi ve kendi kartını yere bıraktı.
"Şimdi sıra sende amca. Kartına bakmadan bize göster" dedi. Savaş kartını kaldırdı ve bize göstermeye başladı. "Şimdi soruları sor bize amca"
"Ben bir yemekmiyim" diye sordu Leyla'ya. "Hayır" dedi o da
"Peki ben eşyamıyım" diye sordu bu sefer de bana. "Hayır" dedim ve sırıttım. "Ne sırıtıyorsun sen bakalım" dedi bana yalandan sinirli gözükmeye çalışarak. "Hiç, sizi tam yansıtacak bir şey" dedim onunla uğraşmaya başlayarak.
"Hmmm o zaman yakışıklı bir adam fotoğrafımı var" dedi kendini beğenmişce. "Hayır amca burda böyle şeyler olmuyor" dedi Leyla amcasına.
"İpucu veriyim mi Leylacım" diye sordum Leyla'ya. "Ama kendisi bulması gerek" dedi Leyla. "Bir kere ipucu versem bir şey olmaz" dedim göerine bakarak. "Tamam o zaman verebilirsin Melis Abla"
Sırıtarak yüzüne baktım. "Tam sizi yansıtacak bir hayvan" dediğimde gözleri kocaman açıldı. "Ben hayvanmıyım lan" diye azacık sesin yükseltdi. Leylayla aynı anda kıkırdadık. "Amca sen değil ama kartın bir hayvan" dedi Leyla da bana ayak uydurarak.
"Hm ölye mi? Peki benim kanatlarım var mı?" diye sordu bize ayak uydurarak. "Başımı hayır anlamında salladım.
"Cimcime benim tüylerim var mı?" dedi. "Evet kalın tüylerin var". "Aslanmıyım ben?" diye sordu. "Hayır"dedim "daha büyük ve şişmansın"
"Ayıyım o zaman" dedi. Gülmeye başladık "Evet" dedik. Hiç bozuntuya vermedi. "Ne kadar da beni yansıtıyor değil mi ya ben de bir ayı kadar güçlüyüm" dedi kendini göstererek. "Evet tıpkı sizi yansıtıyor bir Ayı" dedim ve kahkaha attım. "Susmazsan bu ayının neler yapa biliceğin sana göstericem küçük kurbağa"
Kaşlarımı çattım. "Ben kurbağa değilim" dedim. Sırıttı ama bir şey söylemedi.
"Sıra sende Melis abla" dedi Leyla ve kartımı işaret etti. Kartımı aldım ve onlara gösterdim.
"Ben bir eşyamıyım?" diye sordum Leyla'ya. "Hayır" dedi uykulu bir sesle.
"O zaman bir yemekmiyim" diye sordum Savaşa. "Hayır yemek değilsin" dedi gözlerime bakarak.
"Bir hayvanmıyım" diyip Leyla'ya baktığımda mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Yüzümde oluşan silik tebessumle onu izledim.
"Hayır bir hayvan değilsin" dedi Leyla'ya sorduğum soruyu yanıtlayarak.
"O zaman bir ipucu verirmisiniz?" diye sordum. "Tatlısın" dedi bana ve elimdeki karta bakarak. "Teninin kokusuyla elindeki kartta olan şeyin kokusu aynı" şu an elimde ne olduğunu merak etmeye başlamıştım. Tenimi vanilyalı duş jeliyle yıkıyordum belkinde onun kokusudur diye düşündüm. "Vanelyamıyım" dedim.
Başını hayır anlamında salladı. "Ama tenimden vanilya kokusu gelebilir yalnız" dedim. "Daha güzel bir koku" dedi var kartımı elimden aldı. "Napıyorsunuz ne olduğumu bulamadım ama" dedim somurtarak. "Ne olduğunu bulmana gerek yok, uyumalıyız yarın akşam Almanya'ya gidiceğiz" ded ve Leylanı kucağına alıp merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.
Arkasında şaşkın şaşkın bakarken kartımda neyin olduğunu merak etmiyor değildim, ama bunu ona sormuyucaktım. Belki de gerçekten vanilyaydı ama bu ayı adam kazanmak istediği için bunu bana söylememişti.
Ben de bir bardak su içtim ve odama çıktım. Almanya'ya gidiceğimin heyecanılya kendimi uykunun kollarına bıraktım.
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Merhabalar nasılsınızz?
Bölümü nasıl buldunuz?
Artık olaylara yeni bölümden başlıyıcağız.
Bu bölümde geçmişten birer kesit gördünüz ve olaylara daha yakında şahit oldunuz. Her bölüm geçmişten biraz konuşucaz. Her şeyi daha iyi anlamamız için bu önemli💗
Satır aralarını bol bol yorumlarla doldurmayı unutmayın canlarım 🎀
Kendinize iyi bakın🤍
SEVGİLERLE❤️🩹
