3. bölüm / 8
Tekrarlanan Dönşüm3.Bölüm
Bölümler 8Şu an: 3.Bölüm
- 1 1.Bölüm518 kelime
- 2 2.Bölüm485 kelime
- 3 3.Bölüm462 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm456 kelime
- 5 5.Bölüm471 kelime
- 6 6.Bölüm449 kelime
- 7 7.Bölüm403 kelime
- 8 8.Bölüm367 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Medya para
Yaş :18
Otizili sezin ile yakın arkadaşı olacaklar
SEZİN DEN DEVAM
Bir haftadır ailemle yaşıyordum. Alışmam biraz zor olmuştu ama sonunda
alışmıştım. Bugün yeni okulumun ilk günüydü. Bu yüzden oyalanmadan
hazırlandım ve hemen aşağı indim.
Akın abim ve babam kahvaltıda yoktu.
Çünkü abim görev aldığı için gitmişti. Babam da binbaşı olduğu için görevle
ilgilenmeye gitmişti. Evde annem ve iki abimle kalmıştık.“Günaydın!”“Abisinin
miniği, günaydın!” dedi Ata abim. “Günaydın, abi.”“Kahvaltını güzelce yap,
sonra okula geçeceğiz. Beraber gideceğiz.”“Tamam, abi.”Güzelce
kahvaltımı yaptım.“Abi, doydum. Hadi, gidelim!” “Tamam, birtanem.”
Abimle sofradan kalktık. Annem ve Eren abimle vedalaştıktan sonra Ata abimin
arabasına bindik ve okula doğru yola çıktık.Kısa bir yolculuğun ardından
okula varmıştık. Arabayı park ettikten sonra beraber okula girdik. Nedense
herkes bana bakıyordu. Galiba abimden dolayıydı. Umursamadım.Abimle birlikte
müdürün odasına çıktık ve sınıfımı öğrendik. Sınıfım 11/D' di. Kapıyı tıklatıp
içeri girdim. İçeride genç bir öğretmen vardı.“Merhaba hocam, ben yeni
öğrenciyim.” “Hoş geldin, tatlım. Kendini tanıt bakalım.” “Ben Sezin Kara. Ailevi
nedenlerden dolayı bu okula geldim.”
“Sezin, Ata Öğretmen'in kardeşi misin?”
“Evet, kardeşiyim hocam.” dedim.
“Tamam, sen boş bir yere geç.”
“Tamam.” deyip boş bir sıraya geçtim ve oturdum.Yanımda başka bir erkek
çocuğu oturuyordu. Kaleminden defterine kadar her şeyini düzenli bir
şekilde yerleştirmişti. Simetri takıntısı vardır diye düşündüm.“Merhaba.”
dedim.Başını hafifçe çevirip bana baktı.
“Merhaba.” dedi.“Benim adım Sezin.
Senin adın ne?”İlkokul çocuğu gibi göz teması kurmadan cevap verdi: “Pars.”
“Memnun oldum.” dedim.Sonra başka bir şey konuşmadı. Hoca ders anlatırken
onu dinlemeye başladım.Kırk dakikalık dersin ardından sonunda teneffüs zili
çalmıştı. Şükür! Hoca çıkar çıkmaz çoğu kişi sınıftan çıktı.Ben de kantine inmek
için sıramdan kalktım.“Pars, sen de benimle kantine inmek ister misin?”
“Kantine mi?”“Evet, hadi gel. Beraber inelim.”Yüzü gülümsedi. Onun da benim
gibi hiç arkadaşı yoktu galiba.“Pars, senin de hiç arkadaşın yok mu? Bu
sınıfta neden kimse seninle arkadaş olmuyor? Çok tatlı birisin.”“Teşekkür
ederim. Hiç arkadaşım yok. Özel durumumdan dolayı çevreme uyum
sağlayamıyorum.”“Nasıl bir özel durum?”“Otizmliyim. Yüksek sesten ve
temastan rahatsız oluyorum. Bir de belirli bir düzenim var.”“Hımm, olsun.
Ben ne olursa olsun seninle arkadaşlık etmeyi bırakmam. Sana söz veriyorum.
Kurallarına da uyacağım.”“Öyleyse sen benim arkadaşım oldun.” dedi ve
gülümsedi.Beraber kantine girdik. İlk teneffüs olduğu için fazla kalabalık
değildi.Pars boş bir masaya oturdu. Ben de sıraya girdim. Bir şey isteyip
istemediğini sorduğumda istemediğini söylemişti. Ben de her zamanki gibi
çilekli Linki ve vişneli kek aldım, ardından masaya oturdum. Keki açıp
yemeye başladım.“Eee, Pars, biraz da kendinden bahsetsene.”“Benim bir abim
ve bir de ablam var. En küçükleri benim.”“Ne güzel! Benim de üç abim var.
Biri asker, biri savcı, bir de bu okulda öğretmen olan Ata abim var. Bir de üvey
abim var. Olaylar çok karışık. Bir ara, zamanımız olduğunda anlatırım.”“Hadi,
artık kalkalım. Zil çalacak. Dersin başlamasını geciktirmeyelim.”
Beraber kantinden çıkıp sınıfa girdik ve dersin başlamasını
bekledik.Bugünüm de böyle geçmişti. En azından okulun ilk
gününde bir arkadaş edinmiştim.
Hocanın gelmesiyle ders başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
