2. bölüm / 8
Tekrarlanan Dönşüm2.Bölüm
Bölümler 8Şu an: 2.Bölüm
- 1 1.Bölüm518 kelime
- 2 2.Bölüm485 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm462 kelime
- 4 4.Bölüm456 kelime
- 5 5.Bölüm471 kelime
- 6 6.Bölüm449 kelime
- 7 7.Bölüm403 kelime
- 8 8.Bölüm367 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SEZİN’DEN DEVAM
Gözlerim doldu. Bu nasıl olurdu? Hadi, ben çok iyi bir şekilde büyümüştüm.
Babaannem ve abim sayesinde… Ama gerçek ailem bensiz 17 yıl geçirmişti.
Üstelik tek bir hata yüzünden kendilerini suçlamışlardı. Ya bu yüzden aileleri
dağılsaydı? Hiç mi düşünmemişlerdi?
Gözlerim dolu bir şekilde bakarken abim
yanıma geldi.“Ağlama, bir tanem.” diyerek bana sarıldı.Ahu Hanım ve Yusuf
Bey de yanımıza geldi.“Sezin’im, bize bir şans verir misin? Bizimle gelir misin?”
diye sordu Ahu Hanım.“Ben abimi bırakmak istemiyorum.” dedim.
“İstediğin zaman abinle görüşebilir, gidip kalabilirsin. Seni asla kısıtlamayız.
Yeter ki bize bir şans ver.”Biraz düşündükten sonra, “Peki.” dedim.
“Ay Işığı, ben eşyalarını toplayıp getireceğim. Ne zaman istersen ara, seni
kendi evimize götüreceğim. Senin de ailenle yaşamaya hakkın var.”
“Tamam, abi.” dedim ve ona sarıldım.
Ahu Hanım koluma girdi. Yusuf Bey de
önden ilerledi.“Güzel kızım, baban sana ne kadar sert görünse de çok şefkatli
birisidir. İşi gereği çok sert durur, duygularını belli etmez ama seni çok
seviyor.”Kısa konuşmamız bittikten sonra arabaya bindik ve yola koyulduk.
İki saatin sonunda malikâne gibi bir yere geldik. Arabayı park ettikten sonra Yusuf
Bey yanıma gelip elimden tuttu. Biraz çekinsem de elimi bırakmadı.“Benden
korkma, inci tanem.” dedi kalın sesiyle.
“Yok, korkmuyorum.” dedim.Gülümsedi.
Hep beraber eve girdik. Evin salonuna ilerlediğimizde üç adet izbandut gibi
adamla karşılaştım. Acaba bunlar da kimdi?“Yusuf Bey, bunlar kim?” diye
sordum.“He, onlar mı? Boş ver, onlar gereksiz birileri.”“Yazıklar olsun, baba!
Sen bizi sokağa da atarsın yakında. Gidin, evlenin! Beni
ilgilendirmiyor sunuz zaten. Kızım bana yeter. Sizi ananız sevsin!” dedi
adamlardan biri.Kıkırdadım.Yusuf Bey oğullarına dönerek, “Oğullarım, rahat
bırakın.” dedi.Ardından Ahu Hanım bana döndü.“Sezin’im, bu üçü senin abin.
Hadi, tanışın bakalım.”“Pekâlâ, ilk ben! İlk ben!” diye atıldı üçünün en küçüğü.
“Ben Ata. En küçük abinim. 26 yaşınday ım, matematik öğretmeniyim ve favori
abinim!” “Sen kes! Ben senin favori abinim. Ben Eren, 28 yaşındayım.
Savcıyım ve en çok sevdiğin abinim!” dedi diğeri.İkiniz de geri durun
“Miniğimden, merhaba ufaklık! Ben Akın, en büyük abinim. 30 yaşındayım ve
yüzbaşıyım.” “Gerçekten mi?” dedim sevinçle. “Ben askerleri çok seviyorum,
hayranıyım!”“Artık en sevdiğin abisi benim!”“Hayır, benim!”“Benim!”“Akın
abi, beni de tabura götürür müsün bir gün?” diye sordum.“Abin diyen dilini
yerim! Tabii ki götürürüm. Sen ne zaman istersen…”“Sen iste yeter, ulan kızım!
Çalma babacığım, ben binbaşıyım. Abin boş ver, ben seni götürürüm!”“Fark
etmez.” dedim gülerek.Yusuf Bey araya girdi.“Hadi, bırakın kızım dinlensin.
Rahat bir nefes aldırın kıza! Dört bir yanını sarmışsınız.” “Benim için sorun
yok.” dedim.“Peki, anneciğim. Kendini tanıt bakalım. Nelerden hoşlanırsın?”
“Ben Sezin. 17 yaşındayım. İleride doktor olmayı düşünüyorum. En
sevdiğim renk mor, en sevdiğim yemek köfte patates. Ha, bir de çilekli linkie
bayılırım.” “Babacığım, keşke yolda söyleseydin. Sana linki alırdık.” dedi
“Sorun değil, sonra da alabiliriz.” “Baba, ben bir yere gidip geliyorum.” dedi
Ata.“Nereye, Ata?” “Bir yere işte. Hadi, bay bay!” “Ulan şerefsiz! Ata, linki
almaya gidiyor. Gidip yakalayalım!” diye bağırdı Eren.Diğer iki abi de Ata’nın
peşinden gitti.Ben de gülmeye başladım.“Anneciğim, alışsan iyi olacak.
Abilerin hep böyle olacak” dedi gülümseyerek.Ben
de gülümsedim. Çünkü artık beni çok seven bir ailem vardı.
Bölüm etkileşimi
