6. bölüm / 7
SÜİZANYAREN
Bölümler 7Şu an: YAREN
- 1 SÜİZAN402 kelime
- 2 EMANET3.349 kelime
- 3 KARAR1.890 kelime
- 4 EVİM491 kelime
- 5 PAMUK İPLİĞİ806 kelime
- 6 YAREN612 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 MEKTUP363 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben buradayım diyerek ağrısını hissettiren bacağımı uzatmam gerekiyordu. Koltuk değnekleriyle misafirhaneye giderek işlemlerimi yaptırıp odama yöneldim. Karşılaştığım askerlerin selamını ve geçmiş olsun dileklerini başım ile alarak odama girdim.Hastaneden yolladığım çantam ve valizim kenarda dururken montumu ve spor ayakkabımı çıkararak yatağa girdim. Biraz uyku uyusam iyi olacaktı. Başımın ve bacağımın ağrısından uyuyabilirsem tabi ki...
Tam uykuya gideceğim sırada çalan telefonumla gözlerimi araladım. Bir aydır görüşmediğim ağabeyim Ömer'in aradığını görünce hızla açarak yatakta oturdum.
"Ağabey"
"Selamün aleyküm Hamza! Nasılsın aslanım?"
"Aleykümselam. Daha iyiyim ağabey. Hastaneden çıkardılar misafirhaneye yerleştim." Dedim. Bir anda duraksamasıyla gelecek soruyu anlamıştım.
"Evine neden gitmedin? Ayşe nerede? " dediğinde sıkıntılı bir nefes vererek elimi saçımdan geçirdim.
"Ayşe evinde, boşanacağım artık. Bıktım benden çok eşyaları sevmesinden. Ömrüm onun mobilya borcunu ödemekle bitecek yoksa!"
"Senin için hayırlısı olsun abisi ki ayrılman inan daha iyi olacak. Siz hiç aile olamadınız."
"Sen nasılsın ağabey nerdesin, döndün mü görevden?" Dedim konuyu değiştirerek.
"Suriye'de ki birliklerin yanına geldik. Bir kaç gün dinlenip yine gideceğiz. Sesini duymak istedim."
"Sağol ağabey. Seninde sesini duymak iyi geldi. Dikkat et kendine. Bu hayatta senden başka kimsem kalmadı artık."
"Allah'a emanet ol kardeşim. Kendine dikkat et görevine dön artık. Sana iyi gelecek." Dediğinde hüzünlü bir tebessüm yerleşti yüzüme.
"Merak etme sıkıntıdan patlıyorum. Bütün enerjimi iyileşmek için kullanacağım artık." Dedim ve vedalaşarak kapattık.
Ağabeyimin sesini duymak gerçekten iyi gelmişti. Huzurla gözlerimi yumarak uykuya bıraktım kendimi.
Gözlerimi camdan vuran mavi ışığın ahengiyle açtım. Askeri aracın camın altındaki çalışır sesini duyarken yerimden kalktım ve topallayarak camın önüne gittim. Görevden gelen askerlerin yorgun hallerine bakarak içimi çektim. Ben yorulmaları bile özledim. Yatağımın kenarındaki montumu giyerek koltuk değneklerimle yemekhaneye yürüdüm.
Yemek saati bitmesine yakın olsada az kalan askerler ayağa kalkarak selam verdiğinde elimle işaret ettim.
"İzindeyim ve sivilim, onun için oturun." Yakındaki ilk masaya doğru ilerleyip sandalyeyi çekerek oturdum.
Yasin elinde yemek tepsisiyle gelerek yemeğimi önüme bıraktı.
"Eyvallah kardeşim. "
"Afiyet olsun. Daha iyi gördüm seni."
"Bu günümüze şükürler olsun."
Yemeğimi yerken masam arkadaşlarımla dolmuştu. Burası benim ruhuma ilaç gibiydi. Bazen insanın yarasını açan, yarasının şifası olurdu. Üniformam kesinlikle benim şifamdı.
Muhabbet içinde geçen yemek sonunda kapıdan içeriye giren askere seslendim.
"Kastamonu'lu!"
Beni görünce hızlıca önüme gelerek selam verdi.
"Emredin komutanım! Geçmiş olsun!"
"Sağol evlat senin yareni kap gel bakalım!
"Emredersiniz komutanım!" Diyerek hızlıca yemekhaneden çıktı. Beş dakika sonunda elinde sazıyla gelerek yakınıma sandalye çekerek oturdu.
"İstediğiniz bir şey var mı komutanım?"
"Yok. Şöyle içli bir şeyler söylede yaralarımız temizlensin." Dediğimde başını salladı ve yüreğinin tellerini konuşturmaya başladı.
***************
Ayrılık Hançerini
Sapladın Yüreğime
Lal Ettin Dillerimi
Diyemedim Dur Gitme
Beni Sen Mi Yarattın
Ecel Oldun Ömrüme
Dilerim Kapıma Gel
Sen Sürüne Sürüne
Bilseydim Okşar Mıydım
Saçının Tellerini
Keşke Tutmaz Olsaydım
O Güzel Ellerini
Yüreğime Dert Koydun
Bunu Unutma Emi
Sende Derde Düşesin
Ben Gibi Yar Ben Gibi
Koray Çatal
*************
Biz nereden geldik. Nasıl hikayeler bıraktık arkamızda...
Bazen soruyorum kendime; ben bu kızı neden sevdim diye.
Cevabı bulmak çok zor ve acı oldu fakat buldum.
Şimdi daha iyi anlıyorum ki; seni evim dediğim yurdun bir parçası olarak sevdim. Büyüdüğüm o yetimhanenin, görmek istediğim aile sıcaklığının, sende devamının olacağına inandım. Belkide inanmak istedim.
Seninle ne kadar dışarının kötülüğüne karşı evlenmiş olsakta, anladım ki kötülük insanın içindeymiş.
Şu askeriyede canımı emanet edecek kardeşlerimi senden daha az sürede tanımış olsamda, sen benim hayatımın yanlışıydın Ayşe. Hepimiz birer aciz kuluz sonuçta...
Kulluk bizim, hata bizim, bağışlamak Yüce Allahın namına yakışır. Sana karşı artık tek damla sevgim kalmadı ama senden nefrette etmiyorum. Ama seni hayatım boyunca asla affetmeyeceğim. Yıllardır içimdeki umut çiçeklerinin üstüne bastın. Sen benim içimdeki kurşunsuz kanayan yaramdın. Sızın bedenimde değil ruhumda var oldu. Bitti, bittin.
Yüce Allahın varlığının en güzel kanıtı umudunu kaybetmemekle ispat oluyorsa, ben asla umudumu kaybetmeyeceğim. Elbet bir gün umutlarım yeşerecek ve sen üstüne basıp ezemeyeceksin.
Bölüm etkileşimi
