4. bölüm / 7
SÜİZANEVİM
Bölümler 7Şu an: EVİM
- 1 SÜİZAN402 kelime
- 2 EMANET3.349 kelime
- 3 KARAR1.890 kelime
- 4 EVİM491 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 PAMUK İPLİĞİ806 kelime
- 6 YAREN612 kelime
- 7 MEKTUP363 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Siyah bir kabus karartsa da afakı,
Yolumuza mihmandar hilalimiz var bizim.
Gür çıksa ne olur nadanın baykuş sesi,
Gök kubbeyi titreten ezanımız ve bayrağımız var bizim. (Alıntı)
(Şehit Ahmet İnce-17 Ekim 2019 )
*******HAMZA"DAN*******
Hatıralar biriktirdim en güzel günler için. Şen kahkahalar vardı anılarımızın ortasında. Sınırsızca yapılan şakalar, darılmadan karşılık bulan kavgalar. Ekmeğimizi de bölüştük, acılarımızı da, sevincimizi de. Giden, anıların güzelliğini alıp gitti. Hatıralar kumsal, dimağım bir kum tepesi. Hayat denizin sert dalgaları gibi, siliyor birer birer en güzel günleri.
Telefonumda baktığım resimlerin arasında gördüğüm tugayda çekilmiş topluca okunan Komando marşını dinlemek beni bir anda olduğum yerden koparıp oraya götürmek istedi. Bağıra bağıra, yüreğimin nefesi yetene kadar duaya katılmak o kadar çok isterdim ki!
Ben evimi şimdiden çok özlemiştim.
"Allah'ım beni yeşil kefenimden ayırarak sınama yarabbim!" Diye en içten dua ettim. Karşımda açık duran ama ne konuştuklarını anlamadığım uyduruk program bitince haber sesiyle gözlerimi televizyonyona çevirdim.
"Suriye-İdlib bölgesinde çıkan çatışmada iki askerimiz şehit oldu, üç askerimiz de yaralandı. Yaralılar Şanlıurfa da tedavi altına alınırken, şehitler için düzenlenen merasimin ardından toprağa verilmek üzere memleketlerine yolcu edildi. Şehitlere rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz."
Ailenin acısını, sevgiyi, vatan aşkının sonucunu, şehitlik makamının yüceliğini, yaşadıkları zorlu günleri yirmi yedi saniyeye sığdırmışlar. Hayatlarını anlatmaya yeterdi değil mi!
Medya denen duygu simsarları için yeterliydi demek ki! Günde bir kere telefonumdan baktığım haberler sosyal ve yerel medyadan nefret etmeme yetiyordu. Elbetteki spikerin veya haberi hazırlayanların üzüldüğünü tahmin ediyordum ama bunu en azından iki dakikalık bir haberle belli edebilirlerdi.
Gülümsemeler, sarılmalar ve son bakışlar...
Acının resmini nasıl anlatırsın?.. Ne kadar zamanda anlatırsın?..
Hayatının baharında solmuş bir ömrü anlatmaya kaç dakika yeterdi!
Hazal hemşireden istediğim emanet kitaplar olmasa sıkıntıdan kafayı yiyebilirdim.
O da sağ olsun getirdiği kitaplar ya psikoloji ya da dini kitaplar olduğu için en iyi arkadaşım olmuşlardı. Uzun zamandır kitap okuyamadığım için okumayı çok özlemiştim. Ne olursa olsun okumak değil, size bir şeyler katacak kaliteli kitaplar okumak zevk verir.
Televizyonu kapatarak kitaplardan birini elime aldım. Kapının tıklanarak açılması ile Hazal hemşire gülümseyerek içeriye girdi.
"Hamza ağabey sana harika bir dergi getirdim." Diyerek komodinin üzerine deste halinde dergileri bıraktı.
"Bunlar eski yılların sayıları ama harika bir tarih kültür dergisi. Özellikle ülkemizde yaşanmış ama çok az kişinin bildiği olayları orjinal kayıtlarıyla anlatıyor ve çok güzel anlatımı var."
Diyerek heyecanla anlattığında gülümsedim.
"Teşekkür ederim bacım. Hepsini okuyacağım. Beğenirsem abone olurum" dedim. Beni dergilerle başbaşa bırakarak odadan çıktı. Derginin en üsttekini elime alarak kapağını inceledim. Sanırım Hazal'ın sayesinde sıkılmaya vaktim kalmayacaktı.
Hazal'ın sayesinde değil mi?
Benim eşim olan değil de kardeş olmaya çalışan başka bir kadının sayesinde.
Elime aldığım dergiyi yerine bırakarak gözlerimi yumdum. Yapacak iki işim vardı zaten. Uyumak ve okumak. Kaburgalarımın ağrıları neredeyse yok gibiydi. Çalan telefonu elime aldım.Tugaydan bir arkadaşımdı. Sıkça gelmeye çalışıyorlar gelemezlerse arıyorlardı.
Yaşadığım hayat bu bedene sunulmuş bir ödül mü yoksa sınav için mi verilmiş diye bazen düşünürüm. Sınav olmadan ödül neden verilsin ki!
Ben ikisini birden yaşayarak hayatımı idame ettirme gayretindeyim. Sınava girmek ve küçük mutluluklardan büyük ödüle kavuşmak arzusuyla yaşıyorum;
Şehitlik mertebesi.
Bölüm etkileşimi
