9. bölüm / 10
Stray Kids ama tekrar 9. Üye9. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 9. Bölüm
"Bunların burda ne işi var? " dedi Hyunjin diğerleri de kapıya gelirken. "Blackpink mi? " dedi Seungmin elinde Luna'yı tutarken. "İçeri geçin de öyle konuşalım kapıda kaldınız. " dedim.
İçeri geçip oturduk. "Evet anlatın bakalım neden buradasınız? " diye sordu Han. "Biliyorsunuz dünya turu yapıyoruz. Ve sıra Tür- kiye'de. YG'nin söylediğine göre sizde buradaymışsınız. Bize Chan'ların kaldığı evin konumunu attı ve gitmemizi söyledi. Bildi- ğimiz kadarıyla YG ve JYP bir anlaşma yapmış. Kore'ye geri döndüğümüzde aynı evde kalacakmışız yada karşılıklı evlerde kalacakmışız. Bunu haber vermek için geldik. Siz hangisini tercih ediyorsunuz? " diye açıklama yaptı Lisa.
Hepimiz birbirimize baktık. "Bakışmaya devam mı edeceksiniz?" diye sordu Jennie o sırada telefonuma bir bildirim geldiğinde telefonumu elime alıp mesajlara girdim." WELCOME TO STRAY KİDS✨✨✨ grubundan mesajınız var"
WELCOME TO STRAY KİDS✨✨✨
Lider Chan:
Ne diyorsunuz çocuklar?
Minho:
Bana fark etmez.
Seungmo:
Bana da.
Siz:
Kabul edelim gitsin işte.
Lixie:
Bence de.
Lider Chan:
İyi kabul ediyorum o zaman.
Telefonu bırakıp Chan'a baktım. Doğrudan kızlara bakıyorlardı. "Kabul ediyoruz. " dedi bir süre sonra. "Bir an hiç cevap alamayacağız sandım. " dedi Rose. "Karşılıklı evlerde mı aynı evde mi?" diye sordu Jisoo. "Aynı evde. Büyük ihtimalle JYP ve YG de bunu istiyordur. " dedi Chan. Telefonumu elime alıp Felix'e yazdım.
Siz:
Tüm düzeninizi altı üst olacak.
Lixie:
Haklı olabilirsin. Umarım odalarımız ayrılmaz.
Siz:
Umarım ayrılcaksa da kızlardan bir gelmesin yeter.
"Ne yapıyorsunuz siz ikiniz telefonda? " dedi Minho. "Hiiç." dedik Yongbok'la aynı anda. "Aa bu arada bu kim? Hepinizi tanıyoruz ama seni ilk kez görüyorum. " dedi Jennie. "Emre mi? O bizim yeni üyemiz. Onun sayesinde buralarda rahatız. " dedi Changbin. Morwlim el verdiği kadar sıcak bir gülümsemeyle karşılık verdim.
Biraz sonra Chan ve Jisoo JYP ve YG'ye haber vermek için salondan çıktılar. Biz de kendi aramızda resimler sohbetler ediyorduk. Ben ise Minho'yla Luna'nın yavrusuyla oynuyordum. Luna'yı geldiğimden beri hiç görmediğini fark ettim. Luna genelde mutfak balkonundaki yatağında saatlerce uyurdu. Ayağa kalktığımda herkes bana döndü. "Ne bakıyorsunuz canım mutfağa gidiyorum. " diyip salondan çıktım.
Mutfağa girip balkona ilerledim. Balkonun kapısında Luna'nın kuyruğunu görebiliyordum. Balkona çıkıp kilime oturdum.
Luna ya bir kaç kez seslendim falan uyanmadı. Hareket dahi etmedi. Yavaşça göbeğine dokundum. Yine hiç bir şey yapmadı. Korkarak elimi burnuna yaklaştırdım. Nefes almıyordu.. Belki ben hissedemedim diye düşündüm kalbine koydum elimi.
Hayır, hayır, hayır olamaz. Ölmüş olamaz...
Gözlerim yavaş yavaş dolmay başlamıştı. Ağlamaya bahane arıyordum zaten.
Luna'yı kocağıma alıp sarıldım. "Hey? Beni duyuyormusun? " dedi bir ses. "Git başımdan! " diye bağırdım. "Şeyy çocuklar bir baksanız iyi olur gibi. Ağlıyor gibi. " diye seslendi bu sefer.
Tüm ev halkı mutfağa toplanmıştı. Ben ise sadece ağlıyordum. Minho ve Yongbok yanımdaydı. "Kahretsin.. Ağlamak onu geri getirmeyecek. Ama neden duramıyorum?.. " diye mırıldandım. "Hadi ama kendi kendine uydurmuş şunu bir yalan ve onun peşinden gidiyorsun. İnsanlar bir şeyi geri getirmek için veya istediği bir şeyi yaptırmak için değil mutlu yada üzgün oldukları için ağlarlar. Sen şu an üzgün taraftasın o ayrı tabii. " dedi Minho son cümleyi kısık sesle söyleyerek.
Sonunda beni sakinleştirmeyi başarmışlardı. Ben Yongbok ve Seungmin benim odada uyuyorduk bu yüzden Yongbok ve Seungmin benimle birlikte odada oturuyordu. Chan,Changbin ve Minho Luna'yı götürmüşlerdi. Geri kalanlar da içerideydi.
Biraz sonra evi yoğun bir gaz kokusu sarmaya başlamıştı. O an aklıma ocağın onların alışık olduğu gibi olmadığı geldi. Ayağa kalkıp mutfağa koştum. Jeongin ve Hyunjin mutfaktaydı. "İyi misi-" Jeongin'in konuşmasına izin vermeden ocağın altını kapattım. Derin bir iç çekip balkonun sürgü lerinden birini açtım.
"Deli misiniz siz? " dedim Jeongin ve Hyunjin'e dönerek. "Sadece yemek hazırlamak istedik. " dedi Hyunjin. "Bana söyleseydiniz keşke. " dedim. "Özür dileriz. " dedi Jeongin mahçup bir şekilde.
Konser gününden bir gün önce(o kadar yazmaya üşendim.)
Kızlar dünya turu için belirlenen son yer olan Küba'ya gitmişlerdi. Yarın ise bizim daha doğrusu benim ilk konserimi yapacaktım. "Geldiğimiz deniz beri hiç bir şey yapamadık. AVM'ye felan gitsek. Canım sıkıldı. " dedi Changbin. "Aslında gezmek eğlenceli olurdu. " diye devam ettirdi Han. "Gitmek ister misiniz? " diye sordum. Chan "Olur, bende merak ediyorum. Gidebiliriz bence. " dedi. "Tamam hazırlanıp çıkalım o zaman. " dedim.
AVM'de(gene üşendim ehehe. )
Önce Kore'ye gidince okuyacak kitabım kalmadığı için D&R'dan kitap aldım.
Sonra ise Hyunjin ve bana resim için bir kaç şey aldık. Boyalar, tuvaller,sulu boyalar vs. aldık. Sonra ise kıyafet alışverişi yaptık. "Acıktım! Yemek yemek istiyorum!! " dedi Changbin. "Harbi önce yemek yiyelim ya. " dedi Han. En üst kata çıkıp yapmak yedik.
Biraz daha geldikten sonra eve gittik. "Ayaklarım! Ayaklarım acıyo! " derken kendini koltuğa attı Minho.
Birlikte biraz daha oturup 2. Grubu evine yolladık. Gecenin bir yarısı olmuştu. Bir kaç şarkı çalışması yaptıktan sonra hepimiz gidip uyuduk.
Konser günü~
Konser günü gelmişti. VE BEN HEYECANDAN ÖLMEK ÜZEREYİM! Ahh sakinim sakinim. Sabah konser yerine gidip pratik yapacaktık. Ve akşam geri gelecektik. "Hadi çıkalım artık. " dedim kapıdan anahtarı alıp cebime atarken.
Hava bu gün biraz soğuktu bu yüzden içime siyah bir t-shirt, üstüme siyah bir sweatshirt, altıma rahat ve bol bir kot, siyahlı beyazlı bir ayakkabı ve bir şapka taktım.
(Ben yine çoooooook üşendim o yüzden konser saatine ışınlanıyoruz.)
Konser zamanı gelmişti ve ben kendimi hiç iyi hissediyordum. Ya bir hata yaparsam diye için içimi yiyor. Hazırlık odasının bekleme kısmındaki koltuğa oturup geriye yaslandım ve gözümü kapattım.
Gözümü açtığımda merakla bana bakan Changbin'i gördüm. Aramızda bir kaç santim vardı. Gözümü açınca irkilip geri çıktı. "Ödülü kopardın. Ne içime giriyon? " dedim. "Öldün mü diye baktık ve insanlık da yapılmıyor. " dedi saşlarını önünden atarken. "O kadar de içime girme yani öpüşücez sanki. " dedim ayağa kalkarken. "Aaaağğ terbiyesiz! Ben mi seni öpeyim öğğkk! " dedi kusar gibi yaparak. "Ben sana çok meraklıyım sanki. " dedim.
"Sahne zamanı! " çalışanın sesiyle ikimizde irkilip diğerlerinin yanına gittik. Arkada çalan şarkı durdu ve ışıkların hepsi kapandı. Hava hayli soğuk ve karanlıktı. Hepimiz çıktık ve şarkıdaki yerlerlerimizi aldık. Müzikiğin başlamasıyla ışıklar bize döndü ve tüm Stay'lerin çığlıkları duyuldu.
Şarkı bittiğinde Chan ke birlikte sahnenin ön kısmına ilerledik.
Stay'ler ligthstickleri kaldırıp bağırmaya başladılar.
Chan onları susturup konuşmasına devam etti. " I think you noticed that there is one more person among us. I am happy to announce to you that we now have a new member! (Sanırım aramızda bir kişinin daha olduğunu fark ettiniz. Artık yeni bir üyemiz olduğunu size duyurmaktan mutluluk duyuyorum!)" dedi ve bana döndü. "Ohh hello guys. I am the ninth member of Stray Kids. Min Joon! (Ohh merhaba çocuklar. Ben Stray Kids'in dokuzundu üyesi. Min Joon! ) " dedim. Ve evet sahne adımı Min Joon olarak belirlemiştik. "We can also say Emre. (Emre de diyebiliriz.) " dedi Minho.
Bunu duyan herkes bir anda bağırmaya başladı. Cidden söylüyorum, siz delisiniz! Bunu hiç beklemediğim için anlık kor- kup kulaklarımı kapadım.
Konserin sonunda benim çalma listenin bir kopyasını hazırlayan çalışanlar tarafından oynatılan müziklerle dans ettik. Korktuğum gibi olmamıştı. Gerçekten çok eğlenmiştim. Eve döndüğümüzde kendimizi yataklara zor atmıştık.
________
Bitmiştirrrrr~Allah'a emanet oluncanıkolar bu arada kolum yarıldığı için bi süre bölüm yazamayabilirm.
Hoşçakalın skz ile kalın.
Bölüm etkileşimi
