4. bölüm / 10
Stray Kids ama tekrar 9. Üye4. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 4. Bölüm
Doktora gittiğimizde bizden MR istediği için MR bölümüne geldik. Fakat öğlen molası nedeniyle 30 dakika beklemek zorunda kaldık.
Kendi aramızda biraz sohbet ettik. Hyunjin kafeterya ya bize kahve almak için gittiğinde MR bölümünün molası bitmiş bende içeri girmiştim. Çekilen MR in ardından odadan çıkıp Han'ın yanına geldim. "Hyunjin hala gelmedi mi? " diye sordum Han'dan eşyalarımı alırken. "Hayır sıra var büyük ihtimalle. Bu arada 3 kez biri aradı ama açmadım bir ara istersen. " diye cevap verdi.
Teşekkür edip cevapsız aramalardan arayanın Afra olduğunu gördüm hemen arayıp telefonu kulağıma ve omzum arasında sıkıştırıp ceketimi geri giydim.
Afra: Alo Emre? Aradım da neden açmadın?
Emre: Doktordayım ayağımı burktumda bizimkilerdeydi telefonum.
O sırada Hyunjin de gelmişti. Ona küçük bir teşekkür edip kahveyi elime aldım. Kısaca konuşup telefonu kapattım.
Doktorun yanına gittik. Çok önemli bir şey yoktu sadece dolu zedelenmesiydi. 1 hafta zorlanmaması gerekiyordu. Hastaneden çıkıp arabaya bindik. "Harika! 2 hafta sonra konser var ve ben bu 2 haftanın 1 hafasını boş boş oturarak geçirmek zorumdayım! Çanta bak. " diye isyan ettim. "Burdan şirkete mi geçeceksiniz? " diye sordum. "Bilmiyorum Han sen Chan'ı arayıp sor." dedi Hyunjin. Han telefonunu çıkarıp mesaj yazdı. 2 dakika sonra "Şirkete gitmeliymişiz." dedi Han. " Sorun değil kardeşimi ararım o gelir. " dedim bozuntuya vermeden.
Telefondan evin konumunu atıp gelmesini söyledim. Hiç itiraz etmeden kabul etti.
Han ve Hyunjin beni eve bırakıp gittikten sonra Afra geldi. "Ben dedim! " dedi kapıyı açtığımda. "Hoş geldin bücür. " dedim kafasını okşayıp geçmesi için yol verirken. "Ben bücür değilim! " dedi içeri girip koltuğa oturduğumuzda."Tabi kesin öyledir. " diye cevap verdim. Gözlerini devirip iç çekti.
"Eğer ben bücür sen sende öylesin!" diyerek ayağa kalktı ve mutfağa gitti. "Her neyse nasıl gidiyor çalışmalar? " diye sordum Afra'ya. "İyi gibi ama dedikodular artıp duruyor. " dedi elinde bir bardak su ile geldiğinde. " Ах, эти дураки... Однажды кто-то у меня останется и увидит.(Ah şu salaklar... Bir gün birisi elimde kalacak.)" dedim telefonumu açıp ekranına bakarken." 15.28 bizimkiler birazdan döner herhalde. 1 haftada nasıl öğrenirim bunca dansı bilmiyorum. " diye söylerdim kendi kendime. "Bir çoğunda zaten yoksun. Bir haftada 2 şarkıyı her halükarda ezberlersin. " dedi Afra. "Sorun kelime bozukluğu zaten! Sahnede onca kişinin önünde kelimeleri nasıl birleştireceğim bilmiyorum." dediğimde kapı açıldı.
"Yoruldum! " diye bağırarak içeri girdi Changbin. "Ne bağrıyon hayvan! " diye bağıran Seungmin de içeri girdi. Sırayla hepsi girip salona toplanırken Afra gülme krizine girmişti bile. "Neye gülüyor bu kız? " diye sordu Hyunjin. "Komik bir şey mi yaptıkda habe- rimiz yok? " dedi Lee Know. Afra gülmeyi bitirip konuştu. "Bu kadar komik bir giriş beklemiyorum açıkçası." diye açıkladı.
Jeongin'in bağırarak aşağı inmesi ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarması üzerine herkes ona döndü. "Ne oldu Jeongin? " diye sordu Changbin. " ODAMIZDA BÖCEK VAR CHANGBİN! " diye bağırığında gülmemek için dişlerimi sıktım. "Bundan mı korkuyorsun cidden? " dedi Changbin alayla. "Kocamandı! Girmem ben o odaya! " diyerek yanımıza geldi. "Yürü göster şu böceği ne kadar büyük çok merak ediyorum. " dedi Changbin. "Bir kadar bir şeydir!" diye bağırdı Lee Know Jeongin'in ile yukarı çıkan Changbin'e.
"Bizde tanışamadık Afra ben. Memnun oldum. " dedi. Bunun üzerine gönderdiğimiz ikili koşarak tekrar geldi. "Cidden kocaman bir şeymiş! " diye bağırdı nefes nefese lalmış bir halde. "Şurda 8 kişi bir böcek ten mi korkuyorsunuz cidden?" dedim. "Yiyorsa gidip sen bak lan! " dedi Changbin. "Tamam." diyip ayağa kalktım. Mutfaktan biraz peçete koparıp merdivenlere yöneldim. Üst kata gidip kapıyı açtım. Cidden de kocaman bir böcekti. Yanına kaklaşıp üstüne peçeteyi örtüp tuttum. Ve aşağıya götürdüm.
"Ta-tam" dedim merdivenlerden inip böceği onlara doğru tutarak. "Uzak tut onu benden! " diye bağırdı I.N. "Abartılacak bir şey yok I.N. küçük bir böcek" dedim kapının yanına giderken. "Küçük mü! Onun neresi küçük?" diye sordu. " Senden daha küçük bir karıncaya göre büyük yada bir örümceğe. " dedim kapıyı açıp böceği ön bahçedeki çimlere fırlatırken.
"Neyse o konuyu kapatalım. Başka bir şeylerden konuşalım. " dedi Bang Chan. "Ahh. Benim çıkmam lazım daha uzun kalmak isterdim ama çıkışım için şarkımı kaydetmeliyim. Geçmiş olsun sanada tekrar. " dedi ve eşyalarını toparlayıp çıktı.
"Açım ben! Kim yemek yapıyor ya? " diye sordu Minho "Kalk sen yap bir kez de! " dedi Han. "Bende yukarı çıkacağım aranızdaki kavga bitip yemek hazır olunca çağırırsınız. " dedim ayağa kalkıp merdivenlere yürürken. Odada Chan vardı sadece. "Ne yapıyorsun? " diye sordum. "Sadece oturuyorum. Yarın pratik ve tekrar kayıt için gitmeliyiz. Gelebilir misin?" diye sordu. "Tabiki. Sadece pratik yapamayacağım şarkı kayıt işini halledebilirim." dedim yatağıma otururken. Biraz oturup konuştuktan sonra Chan aşağı indi. Bende kulaklığımı takıp biraz müzik dinlemeye başladım.
Müziğe o kadar dalmışım ki odaya gelen Yongbok'u kulaklığımı alıp kendi kulağına geçirdiğinde fark ettim. "Ödümü kopardın. " dedim baş parmağımı dişime dokundurup iterken. "Üzgünüm ne dinlediğini merak ettim. " Türleri birşey çok anlayacağını sanmıyorum ama maNga'nın favori şarkılarımdan." dedim. "Me- lodisini sevdim. " dedi ve başını ritimle sallamaya başladı. "Benim biraz uykum var. Sen dinlemeye devam edebilirsin. İşin bitince kulaklığımı yatağın başlığına asabilirsin. " dedim. Tamam anlamında başını salladı ve kendi yatağına oturdu.
Uyandığımda Chan'ın yatağında zıbaran Feix'i ve yanımdaki komidinin üzerindeki notu gördüm.
Dışarı çıkıyoruz. Felix, Han ve Minho evde bu salaklar unutacağı için aşağıda senin için yemek var onu yiyebilirsin bir kaç saat içinde döneriz.
~Bang Chan~
Aşağı indiğimde Han ve Minho televizyon izliyordu. "Bakıyorum da kavganız bitmiş. " dedim masaya geçerken. "Chan sayesinde. " dedi Han. "Bang Chan olmasa ne yapardınız bilmiyorum. " dedim. "Bende bilmiyorum. " dedi Minho. "Ne izliyorsunuz? " diye sor- dum. "Öylesine bir şeyler işte. " dedi.
Yemek yiyip geri yukarı çıktım. Biraz kitap okudum. O sırada Yongbok uyandı. "Günaydın." dedi gözünü ovuşturarak. "Sanada günaydın. " dedim gülerek. "Komik bir şey mi var? " diye sordu. "Saşın karma karışık olmuş. " diyip güldüm. "Ah! Yine mi! " diyip ayağa kalktı ve banyodan tarak alıp saçını düzeltti.
Tam yarım saat sonra diğerleri geldi. Uyuyana kadar aşağıda vakit geçirdik. Kutu oyunları oynadık ve yarıştık.
____
Yeni bölüm geldiii! Aslında tam bitmedi gibi fakat çok üşendim şu an
Bölüm etkileşimi
