2. bölüm / 10
Stray Kids ama tekrar 9. Üye2. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 2. Bölüm
"Acıkmaya başladım! " Felix'in bu isyanı aklıma bir fikir detirdi. "Madem acıktınız size bir güzellik yapayım mı? " dedim Felix'e dönerek. "Lütfen" der gibi baktı yüzüme. "Bu günün kapanış yemeği benden olsun. Ama almam gerekenler var. " dedim. "Hyunjin bu hafta market olışverişlerini yapıyor. Liste hazırlayıp ona verebilirsin. " dedi Chan. Elime bir not kağıdı alırken Chan teşekkür ettim. O anda yanımdan geçen siyah şey sayesinde irkilip soluma baktım siyah bir tükenmez kalemdi. Diğerlerine baktım. "Ben attım harika kalem denemeni tavsiye ederim. " dedi ona baktığımda Felix. Onlar telefonla uğraşırken bende listeyi hazırladım.
•Tavuk •Kıyma
•Çöp Şiş •Kömür
•9 Meyve Suyu •9 Dil Çubuğu
Bunları kağıda yazıp ayağa kalktım. Yukarı çıkan paçalarımı bileğime indirip odadan çıktım. Lee Know ve Hyunjin'in odasına doğru gittim. Kapıyı kısa aralıklarla tıklattım. Hyunjin'in "Gir" sesi üzerine içeri girdim. İki yatağın ortasında bulunan masada bir şeyler karalayan Hyunjin'in yanına gittim.
Kağıdı masaya bırakıp çizimi ne baktım. Yandan çizilmiş bir yüzdü. Fakat karakterin burnu olmamıştı. Kafasını kaldırıp bana baktı. "Burun çizememişsin sanırım. " dedim. "Yarım saattir deniyorum olmuyo ben de bıraktım. " dedi. "Yardım edeyim mi? " diye sordum. "Çok iyi olur. " dedi elindeki kalemi masaya koyarak. Masaya eğilip rahat bir şekilde çömelip defterle kalemi kendime çektim. 2 saniyelik bir ölçüm alıp çizmeye başladım. İşimi hızlıca bitirip defteri Hyunjin'e geri verdim. "Yuh nasıl bu kadar hızlı çizdim ya! " dedi defteri eline alıp resime bakarken. "Yılların özeti bu" dedim doğrulurken.
"Bu arada bu listedeki leri alırsan yemek yiyebiliriz. Ama çabuk olmazsak Felix bizi yiyecek. " dedim odanın kapısına giderken. "Tamam çıktım say. " dedi kalkıp defterin kapağını kapatırken.
Bende mutfağa gidip pilav yapmak için malzemeleri tezgahın üzerine çıkardım. Aşağıda Han, Seungmin, I.N. ve Lee Know vardı. Han ve Seungmin I.N ile Lee Know'u izliyordu.
Salona doğru başımı çevirip "Bana yardım etmek isteyen bir insan var mı? " diye sordum. Han koltuğun üstünden atlayarak "Ben ederim ne yapılacak? " diye sordu mutfağa doğru gelirken. "Salata yapabilir misin? " diye sordum dolaptan diğer malzemeleri çıkarırken. "Tabiki yaparım! Canım sıkılmıştı oyun izlemekten zaten. " dedi.
Pilav ve salata bittiğinde Hyunjin de gelmişti. Bahçeye geçmeden döndürmaları hazırlayıp buzluğa koyup çıktım. Etleri pişir dik ten sonra salondakilerin yanına gittim. "Haydi yemek hazır! Arka bahçeye. Yukarıdakilere de haber verin gelsinler. Yoksa Felix önüne çıkanları yiyerek gelicek. " dedim alayla.
Havuzun yanında oturuyorduk. Ben arkamı döndüğümde birinin beni itmesiyle havuzu boyladım. Suyun yüzeyine çıkıp "Hanginiz yaptı bunu!? " diye bağırdım. Seungmin'i gösteren Changbin ve Han'ın " Seungmin yaptı!! " demesiyle gözlerim Seungmin ile buluştu. Derin bir nefes verdim. "İyi gelde yardım et bari. " dedim yüzüme düşen ıslak saçlarımı geriye attım. Seungmin yavaş yavaş yaklaşı. Elini uzattığında elini tutup kendimi geriye çektim ve Seungmin'in düşmesini sağladım.
Kafasını tutup bir kaç saniye havuza bastıdım. Diğerlerinin gülüş sesleriyle onlara döndüm. "Eğer gülmeyi kesmezseniz sonunuz Seungmin gibi olacak." dedim. Diğerleri bunu duyduğu an gülmeyi kesti.
Seungmin'le havuzdan çıkıp eve geçtik. Üzerimizi değiştirip geri bahçeye çıktık. Biraz daha bahçede oturduk. Hava kararmıştı. Saat 11.42'ye gelmişti. Uyumak için hepimiz odalara dağılıp uyuduk. Ev çoktan sessizlenmişti. Benimse gözüme uyku gitmiyordu. O soğukta beni havuza atan Seungmin sayesinde başım ağrımaya başlamıştı. Yataktan kalkıp balkona çıktım.
Afra'ya "Uyuyor musun? " diye yazdım. Ardından cevap geldi.
Afra: Yok uyumadım. Çıkış şarkım için çalışıyorum. Senin grup işi ne oldu?
Emre: Oldu oldu. Bu gün çok güzeldi. Fakat hastalanacak gibiyim.
Afra: Neden ki?
Emre: Seungmin sağolsun.
Afra: Yoksa- Düşündüğüm şey mi?
Emre: Sanırım. Neyse boş ver bunu.
"Emre? Uyumadın mı hala? " diye soran Chan'a döndüm. "Şey uyku tutmadı da. Kardeşimle konuşuyorum sen neden kalktın? " diye sordum telefonun ekranına bakarak. "Şu içmek içn kalkmıştım. " dedi yanıma gelirken. Telefonum titredi Afra yazıyordu büyük ihtimalle. "Yarın ilk kez birlikte dans edeceğiz. Nasıl hissediyorsun? " diye sordu olmuş silkip. Bilmiyorum anlamında dudağımı büzdüm.
"Şey eğer sorun değilse sana bir şey soracağım. " dedi Chan.
"Peki eğer sorunun bir cevabı varsa söylerim. " diye cevapladım. "Şey üvey kardeş demiştin. Buna bir açıklama getirmek ister misin? " diye sordu. "Ah.. Peki. " kabaca anlattığım sırada görüşümü bulanıklaştıran şeyin göz yaşlarım olduğunu fark ettim. Başımı öne eğip göz yaşlarımı sildim. "Özür dilerim seni üzmek istememiştim. " dedi Chan "Önemli değil alışkınım zaten. " dedim.
Gözümü havaya Ay ve yıldızlara çevirdim. "Geceyi seviyorsun galiba. " dedi Chan bir süre sonra. Başımı sallayıp konuştum. "Sen gecenin hikayesini biliyor musun? " diye sordum. Chan bir süre düşünüp "Hayır duymadım. " dedi. "Harika bunu hiç unutma o zaman. " dedim ve devam ettim. "Bir zamanlar bir öğretmen varmış. Ders sırasında öğrencilerine bir soru sormuş; Bu zamana kadar tanık olduğunuz aşk kimindi? Diye. Hepsi sırayla bir şeyler söylemiş. Kimisi Leyla ile Mecnun kimisi Romeo ve Juliet kimisi ise anne ve babam demiş. Öğretmen bütün sunuftan cevaplarını dinledikten sonra konuşmuş. Bence gece ve aydınlıktır. Biri hep oradadır. Biri ise saatlidir. Ayrıca biri olmasa bile biri hep olur. Fakat birde Gece ve Ay vardır. Ay, geceye muhtaçtır. Eğer gece olmasaydı Ay unutulmaya muhtaç olacaktı. Ancak gece ise kutsal, büyük veaynı zamanda yücedir. Gece Ay olmasa bile herkes tarafından fark edilir. Buna rağmen gece, ayın kendisinde olmasına ve karanlığı bölgesinde izin veriyor. Çünkü Gece Ay'a aşık. Gecenin sadece karanlığa ihtiyacı var, Ay'ın ışığına değil... Ancak ay için durumlar farklı. Ay parlamak için geceye muhtaç. Gecenin kendisine aşık olduğunun farkında değil... Öğretmen cümlesini bitirir bitirmez tüm sınıf alkışlarlandolup taştı. O zamandan beri Gece ve Ay'ın aşkı her yerde anlatılır. " diyip cümlemi bitirdim. "Vay be.. " dedi Chan fısıltıyla. "Her neyse artık uyusak iyi olur yarın bayağı erken kalkacağız. " dedi. "Sen git ben sonra gelirim. " dedim. Ve biraz daha oturup yattım.
(KARANTİNA kitabından alıntıdır.)
_____
Bu bölüm böyle biraz kısa oldu. Fakat gayet güzeldi bence. Daha yazacağım çooook bölüm var. Takipte kalın!
Hoşçakalın, kitaplarla kalın🤟
Bölüm etkileşimi
