5. bölüm / 10
Stray Kids ama tekrar 9. Üye5. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 5. Bölüm
24 Aralık
Artık dans etmeye tekrar başlayabilir dim. Sakatlığımın üzerimden tam bir hafta geçmişti. Bu gün normalde izin günüydü. Fakat ben sabah 7.43'te kalkıp şirkete gittim. Zaten bir hafta izinli gibiydim.
Kendi kendime yaptığım yarım saat pratiğin ardından pratik odasının kapısı açıldı. Gelen Seungmin'di. Müziği durdurdum.Yanıma geldiğinde "Burda ne işin var? " diye sordum. "Asıl sen sabahın köründe burada ne yapıyorsun? " dedi gözüme bakarak. "1 haftadır hiç bir şey yapmadan durdum zaten bırakta hazırlanayım. Ayrıca gözümün içine biraz daha bakmaya devam edersen aşık olacaksın. " diyip bir şişe su aldım elime. "Hadi ama tek başına çalışmak sıkıcı oluyor. Yarın tekrar geleceğiz zaten. Hem birlikte olmak çok daha eğlenceli. " dedi. "İyi. Geleceğim birazdan. " dedim iç çekerek. "Sonunda. Kapıda bekleyeceğim haberin olsun. " dedi kapıya doğru ilerlerken.
Biraz daha pratik yaptım ve kapıya çıktım. Seungmin dediği gibi kapıdaydı. "Geldim." dedim odanın kapısını kapatıp. "Hadi gidelim. " dedi ve asansöre yürüdü.
Eve geldiğimizde Han, I.N., Minho ve Changbin televizyon izliyor, Hyunjin ise mutfakta kendine yemek hazırlıyordu.
Üzerimi değiştirmek için odaya çıktım. Felix ve Chan'ın da odada olmasını bekliyordum fakat orda değillerdi. Üzerime günlük bir şeyler giyip aşağıya indim.
"Hey çocuklar bizim Avustralya'lılar nerede? Biliyormusunuz? " diye sordum televizyon izleyen üyelere bakarak. "Dışarıda gez-
iniyorlardır. " dedi Minho. "Tamam o zaman. Ne izliyorsunuz? " dedim karşıdaki koltuğa geçerken. "Hiç öyle geziniyoruz." dedi Jisung, I.N.'in elinden kumandayı çalıp kanalı değiştirirken. "Hey! Az önce kumanda sendeydi! Ver onu! " diye bağırdı Jeongin.
"Banane ya ben izleyeceğim! Senin spor şeylerini istemiyorum! " diye bağırdı Jisung. "Git telefonundan izle be!" diyip Han'ın üzerine atladı I.N. "İMDAAT! ADAM ÖLDÜRÜYOLAR!HANDE Bİ' MAKNAE TARAFINDAN! " diye bağırmaya başladı Han. Changbin Hyunjin'e dönüp "Hyunjin! Biraz mısır patlat büyük kavga var! " diye bağırdı onların olduğu koltuktan kalkıp benim yanıma gelirken. "Bir şey mi yapsak birbirlerini yiyecekler gibi duruyor. " dedim Changbin'e. "Merak etme 2 dakıka sonra yine barışacaklar. Jeogin ve Jisung'tan bahsediyoruz burda. " dedi gülerek.
Hyunjin yemeğini alıp bizim yanımıza geldi. "Nasıl gidiyor? " diye sordu. "Daha yeni başladılar kim alır kestiremiyorum. " dedi Changbin. "Bahisleri alalım. Jisung diyenlere kaybedenler 1000 won Jeongin diyenlere kaybedenler 1000 won. " dedi Hyunjin.
Changbin ve Hyunjin Jisung ben ise Jeongin'in tutuyordum.
Sonuç ise Jeongin'in Jisung'u dövmesiyle bitti. "Ben kazandım! 2000 wonumu hesabıma beklerim. İyi oyundu." dedim kalkım Jisung'u teselli etmeye giderken.
"Han! Beni bekle! " diyip adımlarımı hızlandırdım. Birlikte üst kata çıktık ve Han ile Seungmin'in odasına girdik.
Seungmin yatağında telefonuna bakıyordu. Bizim içeri dalışımızla Seungmin yerinden sıçrayıp, yatağında oturur pozisyona geldi. "Ne oldu buna böyle yüzünden düşen bin parça?" dedi Seung telefonunu kapatıp yanına koyarken.
"Hadi ama amma büyüttün." dedim Seungmin'den gözümü ayırarak. "Beni dövdü ve siz sadece izlediniz! Ben mi büyütüyorum?" diye sordu. Haksız sayılmazdı. "Haklısın ama beni değil Changbin ve Hyunjin'i suçla onlar beni yanlış yönlendirdi. " dedim diğerlerine bok atarak. "Doğru! Bende gidip onları döverim. Teşekkürler Emre!" diyip ayağa fırladı Jisung.
"Hey Jisung nereye? " diye bağırdı Seungmin. "I.N.'i dövemediysem bende diğer ikisini döverim! " diyip odadan çıktı. Peşinden Seungmin'le çıktık. "Bir sincap gibi hızlı cidden! " dedi Seungmin. O sırada bizim odadan çıkan Chan bizi biraz afallattı. "Hey nereye ko-" daha cümlesini bitirmeden merdiven basamaklarının son dördünü atlayarak indikten sonra Jisung'u yakalamayı başardım.
Ben bir şekilde Han'ı odaya çıkradım. "Hey Jisung sinirlendiğinde birini dövmek yerine yastıkları yumrukla. Cidden işe yarıyor." demem üzerine Jisung kaptığı bir yastığı ölümüne yumruklamaya başladı.
Siniri geçince uyumuştu. Sessizce odadan çıktım. Aşağı inip kendimi boş koltuğa attım. "Dururum vahim gibi. " dedim mırıldanarak. "Nasıl oldu? Hala aynı düşüncede mi? " diye sordu Changbin kollarını biribirine bağlayarak. "Hayır sonunda vaz geçirdim. Yorgunluktan uyuklamaya başladı. " diye cevap verdim.
Az sonra aşağı Bang Chan ve Yongbok indi. "Hala bir açıklama bekliyorum? " dedi. "Jisung'la kavga ettik sonrada kafayı yiyip Changbin ve Hyunjin'e saldırdı. " dedi Jeongin. "Harika! İki dakika boş bırakmaya gelmiyorsunuz. Han nerde? " diye sordu Chan iç çekerek. "Odasında uyuyor. " dedim.
"Her neyse biz de uyusak iyi olacak. Yarın erkenden şirkete gideceğiz. JYP bizimle bir görüşme yapacakmış sanırım. " Bang Chan'ın bu sözüyle hepimiz odalara çıktık.
Odaya çıktığımızda yatağımın üzerinin yeşille kaplı eşyalarla dolu olduğunu görünce Yongbok ve Chan'a döndüm. "Bu?" diyince Yongbok açıklamaya başladı. "Chan'ın açıklayacağı yok anlaşılan. Kısa bir özet geçeyim. Senin şirkette olduğunu anladığımızda Seungmin Chan ve ben şirkete gittik. Biz ikimiz kardeşinden ne yapmamız gerektiği hakkında bilgi alırken Seungmin'de seni eve götürdü. Bizde Afra'nın söylediği ve bulduğumuz her şeyi aldık. " dedi. "Çok teşekkürler, hiç gerek yoktu. " diyip ikisinede sarıldım.
Bir çok yeşil kıyafet, gümüş kolye ve yüzükler, bir kaç Korece kitabı, telefon kılıfı ve figürler. Hepsini tek tek kutularına ayırıp kendimi yatağa attım.
25 Aralık
Sonraki gün erkenden hazırlanıp şirkete gittik. Bundan sonra olacak devam planı için ve kendi SKZ Zoo hayvanımı belirlemem gerektiğini öğrendikten sonra JYP Chan'la özel olarak konuşmak için bizi çıkardı.
Pratik odasına gidip ısınma hareketlerini yapmaya başladık. 2-3 dakika sonra Bang Chan geldi ve dans işine başladık. Yeni çıkacak şarkı için 8 kez başa sarıp durduk. Sürekli birimiz hata yapıyor, bu yüzden de en başa geri dönüyorduk. 9. tekrarda 2 hatasını yapıp başa dönme mizi sağlayan Hyunjin'e baktım. Kendini yere atmış nefesini düzenlemeye çalışıyordu.
Chan: Baştan alıyoruz
Seungmin: YORULDUMM!
Changbin:Acıktık!
Lee Know: Suçsuzum!
Hyunjin: Hata yapıp duruyorum.
Felix: Mola hakkımı kullanmak istiyorum!
Han: Nasıl nefes alınıyordu?
I.N.: Konserler böyle yorucu geçmiyor anasını satayım!
Chan: Abartmayın! Altı üstü 9 tekrar yaptık.
Emre:Oğlum hepimiz yorgunluktan bayılmak üzereyiz! Hyunjin'e bak kendine mezar taşı baktırıyo! Sen hala abartmayın diyosun. Bir tane çarpıcam elimin tersiyle. Görücek ebenin nikahını!
Benim cümlem üzerine Chan pes eder gibi ellerini kaldırdı. "İyi siz kazandınız. " diyip müziği kapattı ve telefonunu eline aldı. "Yemek söylüyorum. " diyip odadan çıktı. "KURTARICIMIZ!" diye tezahürat etmeye başladı Felix. Ardından diğerleri de katıldı.
Chan elimde yemeklerle dönmüştü. Hepimiz ona teşekkür edip yemeklerimizi yedik ve tekrar dansa başladık. Chan her başa döneceğimizde bir iki dakika bekliyor, nefesimizi düzenleyip yerimize geçince şarkıyı başlatıyordu.
Akşama kadar süren pratiğin ardından eve döndük ve salonda toplandık. "Hadi bir şeyler izleyek sıkıldım. " dedi Hyunjin.
İçeride bunalınca ön bahçeye çıktım. O sırada Azra aradı. Biraz konuştuktan sonra telefonu kapatıp içeri girdim. Koltuğa oturup televizyona döndüğüm sırada Bang Chan konuşmaya başladı. "Size bir haberim var. Sanırım buna en çok Emre sevinecek. " dedi ve tüm gözleri üzerine topladı. "Ee devam etsene! " dedi Jeongin. "Siz çıktıktan sonra JYP bana bir seçim hakkı verdi. Konser yapmak için. Ya İtalya'da yada Türkiye'de. İlk başta düşünmeden İtalya diyecektim fakat aklıma Emre gelince Türkiye'yi seçtim. Büyük ihtimalle haftaya gideceğiz. Ayrıca toplam 2 haftada 4 konser yapacağız. Bu yüzden bu gün biraz fazla üzerinize gittim. Bunun için de çok özür dilerim. " dedi. O an çok mutlu oldum. "Çok teşekkür ederim! En sevdiğim lider sensin! " diyip diğerleri gibi bende ona sarıldım.
O an bir şey fark ettim. Felix ortalıkta yoktu. Odada oyun oynadığını düşündüğüm için üst kata çıktım. Fakat orada yoktu. Belki tuvalettedir diye düşündüm. "Yongbok? " diye seslendim kapıyı tıklatarak. Fakat orada da değildi. Hızla aşağı indim. "Yongbok'u gördünüz mü? Var yere baktım yok. " dedim salondakilere. "Sen gelmeden önce üst kata çıktı sonrasını bilmiyorum. " dedi Jisung. "Telefonu yatağın üzerinde ancak kendisi yok. " dedim. "Tuvalete girmiştir belki? " dedi Lee Know soru sorar gibi. "Orayada baktım yok. " dedim. Changbin;"Biz bir bahçeye bakalım belki oradadır. " dedi. Onaylayıp bahçeye çıktık.
"Karanlıktan hiç bir şey görmüyorum. " dedi Changbin. O sırada çitlerin yanındaki çöp kutusundan sarkan iki çift plastik eldiven gördüm. "Bu gün plastik eldivenle bir şey yapılmadı değil mi Changbin? " dedim hayır anlamında kafa salladı. Ona eldivenleri gösterdim. Acaba kaçırılmış olabilir miydi?
______
1195 Kelime sürdü. Çok yoruldum ama harika bir bölüm oldu. Yorum atın ve kitabı beğendiyseniz kitaplığınıza ekleyin. Bunu atıp diğer bölümü yazmaya gidiyorum!
Hoşçakalın kitaplarla kalın efendim mucuklandınız! 😻🤟
Bölüm etkileşimi
