7. bölüm / 10
Stray Kids ama tekrar 9. Üye7. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 7. Bölüm
2 Ocak
Sonunda Türkiye'ye gideceğimiz gün. Havaalanına gidip klasik işlemleri yaptık. Bekleme salonunda oturup uçağın kalkış saatini beklarken kini kimle oturacağını seçmeye karar verdik.
Minho: Bir tekli koltuğumuz var buraya kimin oturacağını seçelim ilk.
Jeongin: Taş-kağıt-makas yapalım
Chan: Tamam.
(Taş kağıt makas sonrası.)
Bu taş kağıt makasın sonunda tek koltuk Han'ın oldu. Geri kalanlar:Chan-I.N. , ben-Feilx, Minho-Changbin, Hyunjin-Seungmin eşleştik.
Uçağa bindik ve yerlerimize oturduk. Hepimiz arka rakayaydık. Böylece daha kolay iletişim kurabilirdik. Yongbok cam kenarına oturmuştu. Bulutlar gerçekten yakından daha güzeldi.
(Yolculuk Başladıktan 20 Dakika Sonra.)
Telefonda gezinirken yukarıdan bir bildirim düştü önüme. "WELCOME TO STRAY KİDS✨grubundan mesajınız var. " bildiğime tıklayıp açtım.
WELCOME TO STRAY KİDS✨
Lee Minho🐰:
Atıştırmalık çantası kimde? Changbin ömrümü yiyor.
Siz:
En son Seungmin'e vermiştik.
Kim Seungmin🐶:
Yoo bana kimse atıştırmalık çantasını vermedi?
Seo Changbin🐽🐰:
Bulun şu çantayı! Açım.
Lider Chan🐺:
Ne oluyor gene neyi kaybettiniz?
Siz:
Seungmin atıştırmalık çantasını kaybetmiş.
Kim Seungmin🐶:
Bana kimse çanta vermedi diyorum kıt mısınız?
Hwang Hyunjin🐱:
Ne oluyor sabahtan beri bir susmadınız.
Ayrıca çanta bizde değil.
I.N.🦊:
Çantayı evde bırakmış olabilir miyiz?
Hwang Hyunjin🐱:
Hayır olamayız çünkü en son çantayı hava limanına kadar ben getirdim. Sonra Felix'e verdim en son.
Lee Yongbok 🐤:
Bende Seungmin'e verdim
Siz:
Evet bende gördüm. Hatta sırtına taktın Seungmin
Lider Chan 🐺:
Altı üstü bir çantaya bakmak ne kadar zor olabilir?
Seo Changbin🐽 🐰:
Ölüyorum!
Lee Minho 🐰:
Sanırım bekleme salonunda kaldı.
I.N. 🦊:
Sabahtan beri aynı şeyi söylüyorum.
Hannie 🦫:
Bir uyutmadınız anasını!
Siz:
Çantayı gördün mü Han?
Hannie 🦫:
Seungmin.
Ayaklarının altına bak.
Kim Seungmin🐶:
Aaa.. Burdaymış-
Lider Chan🐺:
Seungmin!
Lee Yongbok🐤:
Seungmin!
Seo Changbin🐽 🐰:
Seungmin!
I.N.🦊:
Seungmin!
Lee Minho🐰:
Seungmin!
Hwang Hyunjin🐱:
Seung!
Siz:
Ах, глупый Сынмин.. (Ah aptal Seungmin..)
Lider Chan🐺:
Ne?
I.N. 🦊 :
Çocuğun Korece oldu Rusça.
Korece konuş Korece Rusça değiliz biz.
Siz:
Boş verin
Hwang Hyunjin🐱:
Translate'den bakın onuda mı ben yöyleyeyim?
Siz:
Ben uyuyorum hadi iyi geceler size.
Telefonu kapatıp çantamın ön gözündeki küçük bölmeye koydum. Küçük bir lastik tokayla saçımın ön kırılmarını rahatsız etmesindiye üstten toplayıp fıskiye yaptıktan sonra kafamı arkama yasladım.
Ölüm gibi geçen bir 10 saatin ardından İstanbul'a gelmiştik. Nedenini bilmediğim bir şekilde bir korku vardı içimde. "Hey iyi misin? " diye sordu Chan. "Evet sadece biraz değişik hissediyorum. " dedim. "Uzun zamandır buraya gelmiyorsun ya ondandır. " dedi beni teselli eder gibi. "Olabilir. Neyse hadi bavullarımızı alalım. " dedim konuyu geçiştirmek için.
Valiz lerinizi alıp havalimanının önündeki kiralık arabaların önüne geldik. "Herkes burda değil mi? " diye sordum. Küçük bir sayım yaprım. "İki arabamız var. Hanginiz hangi arabaya bineceğini seçsin. Ayrıca kim takip işinde iyiyse o diğer arabaya binsin ki birbirimizi kaybetmeyelim. " dedim.
Ben, Felix, Seungmin, Hyunjin ve Han aynı arabaya bindik. Yola çıktık. İstanbul trafiği her zamanki gibi karma karışıktı. Havaalanından benim evimin olduğu yere 2 saatte gidecektik.
Yarım saat sonra Lee Know aradı. "Alo? " dedi Felix. Lee Know bir şeyler dedi ve telefonu kapattı. "Diğer araba acıkmış yemek yemek istiyorum yoksa arabayı sürmem diyo Chan. " dedi Felix. "Sürmezse sürmesin banane 15 dakika boyunca yemek yeri felan yok ne yapayım. " dedim.
Bir süre daha gittikten sonra restorandların yoğun olduğu yere gelmiştik. Benim en sevdiğim yer olan "Şehri Adana" da durduk. Arabadan indik diğer arabada kiler de yanımıza geldiğinde içeri girdik.
Garsonlardan bizim sığacağımız bir masa göstermesini istedim. Hepimiz garsonun gösterdiği masaya oturduk. "Merak ettiğiniz bir yemek var mı hepiniz aynı şeyi mi yersiniz? " diye sordum. Hepsi aynı şeyi yemek istediğini söyledi.
Hepimiz yemeklerimizi yiyip kalktık. Benim evime vardığımız- da saat gecenin bir yarısı olmuştu. Biz kendi arabamızdaki beşli benim evimde. Diğer dörtlü iseyakınlarda JYP'nin ayarladığı kiralık evde kalacaklardı.
Apartmana gelmiştik. "İsterseniz valizlerinizi sonra alabiliriz. " dedim. Birlikte apartmana girdik ve dairemin olduğu kata çıktık. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Benim ileri girmemiş bir miyav sesinin duyulması bir oldu. "Luna. Nerdesin kızım? " diye seslendim ıslık çaldıktan sonra. Koşarak yanıma gelen küçük kediyi kucağıma aldım ve diğerleri içeri girince kapıyı kapattım.
"Evime hoş geldiniz. Ufak dağınıklıklar için üzgünüm. " dedim salona geçerken. "Kedin olduğunu Minho görmesin onu yiyebilir." dedi Han. "Alışkındır kendisi zaten. " dedim Luna'yı rahat bırakarak.
Evin diğer odalarına giderek yavrusunu getirdi. "O da ne? " diye sordu Hyunjin. "Küçük kedimiz anne olmuş. " dedim yavruyu elime alıp.
Küçük yavru gerçektende çok küçüktü. Luna yanımda oturan Yongbok'un üzerine atladı. "Oh korktun beni be-. " dedi Yongbok yerinden sıçrayarak.
"Uzun zamandır Türkiyede yoksan Luna'ya ve yavrusuna kim bakıyordu? " diye sordu Seungmin. "Kardeşlerim genelde kendi evimizden çok burda vakit geçiriyorlar. Luna'ya da onlar bakıyor." dedim.
Valizlerimizi yukarı çıkardık yatacak yerleri ayarladık. Duşa girip uyuduk.
Sabah telefonumun çalmasıyla uyandım. Benim odamda yatan Hyunjin ve Jisung'u uyandırmamaya dikkat ederek mutfağa geçtim. Telefonu açtım.
(Konuşmalar Türkçe olmaktadır.)
Emre: Alo? Efendim abla.
Yağmur: Alo. Nasılsın ne yapıyprsunuz diye aradım.
Emre: Hiç öyle pratik yapmaya gideceğiz. Hazırlanıyoruz.
Yağmur: Öyle mi? Ben kapatayım o zaman sonra ararım.
Emre:Tamam görüşürürz bizimkileri benim yerime öp.
Yağmur: Tamamdır. Bay bay
Telefonu kapattım ve havayı çıkardım. Dolaptan sucuk, yumurta domates, kaşar ve klasik zeytin peyniri tezgaha çıkardım. O sıra- da evde ekmeğin olmadığını fark ettim. Önce yemekleri pişirip alırım diye düşündüm. O zamana kadar diğerleri uyanırdı zaten.
Tam o sırada Hyunjin'in "Bu kokular ne böyle? Aşırı değişik kokuyor. " diyen sesi duydum. "Size kahvaltı hazırlıyorum ayrıca diğer evi de uyandırırsan onlar da gelsin kahvaltı yapsınlar. Yazık aç kalacaklar. " dedim. "Yardım edeceğim bir şey var mı? " diye sordu telefonunu eline alırken. "Hayır sen bunları uyandır yeter. " dedim.
________
Yeterrrli. Yoruldum. Yarın devam edeceğim büyük ihtimal. Ama ne zaman atarım belli değil. Bu arada sizi biraz heyecanlandırayım Türkiye'de bir olaylar olaylar olacak varyaaa. Neysssse
Hoşçakalın, SKZ ile kalın efendim mucuklandınız😻 🤟
Bölüm etkileşimi
