3. bölüm · Son Sığınak

3.Bölüm-Tanıdık Yüz

Melisa Demir

Eski fotoğrafın etkisi, beş arkadaşın aklından bir türlü çıkmıyordu. Kitapçıdan ayrıldıktan sonra bile herkes ara ara aynı konuyu düşünüyordu. "Belki gerçekten tesadüftür." dedi Batın.
Araz omuz silkti.
"Umarım öyledir."
Gksel ise sessizdi. Yaman bunu fark etti.
"Bir şey mi düşünüyorsun?"
Göksel kısa süre duraksadı. "Fotoğraftaki okul üniforması..."
"Ne olmuş?"
"Bizim okulun eski üniformalarına çok benziyor."
Bir anda herkes durdu. Rengin şaşkınlıkla Göksel'e baktı.
"Emin misin?"
"Tam emin değilim ama arması aynı gibiydi.
Araz gülmeye başladı. "Tamam...Bu biraz korkutucu olmaya başladı."
Yaman düşünceli bir şekilde konuştu. "Okula gidince eski yıllıklar varsa bakarız."
Kimse itiraz etmedi.
....
Pazartesi sabahı okul her zamanki gibi kalabalıktı.
Dersler normal geçti.
Ancak teneffüs boyunca beş arkadaşın aklına tek bir konu vardı. Son ders biter bitmez doğruca okulun kütüphanesine gittiler. Kütüphanenin arka tarafında eski yıllıkların bulunduğu büyük bir dolap vardı.
Görevli öğretmenden izin aldıktan sonra rafları incelemeye başladılar.
Batın tozlu bir yıllığı eline aldı.
"Bu neredeyse benden yaşlı."
Araz gülerek, "saygılı ol."
Batın kitabın kapağındaki tarihi okudu.
"On sekiz yıl önce..."
Beşi aynı anda birbirine baktı. Tam aradıkları yıldı. Yaman kitabı dikkatlice açtı.
Sayfaları tek tek çevirmeye başladılar.
Sınıf fotoğrafları...
Kulüp etkinlikleri...
Mezuniyet törenleri...
Derken bir sayfada herkes aynı anda durdu.
Fotoğraf...
Kitapçıda buldukları fotoğrafın aynısıydı.
Aynı beş genç.
Aynı gülümseme.
Sadece bu kez fotoğrafın altına isimeleri de yazıyordu. Göksel isimleri tek tek okumaya başladı.
"Deniz..."
"Mert..."
"Kaan..."
"Selin."
"Gece."
Araz kaşlarını çattı.
"Bunlar haberde kaybolan kişiler."
Tam o sırada yıllığın arasından katlanmış küçük bir kağıt yere düştü. Yaman eğilip aldı. Üzerinde yalnızca tek bir cümle yazıyordu.
"Gerçeği arıyorsanız, bodruma inin."
Kağıdın altına ise siyah kalemle küçük bir sembol çizilmişti.
İçi boş bir daire...Ve dairenin tam ortasında siyah bir nokta.
Göksel sembole uzun sore baktı.
"Bu..."
"Ne?" diye soru Rengin.Göksel başını yavaşça kaldırdı. "Bu sembolü daha önce görmüştüm.
"Nerede?"
Göksel'in sesi neredeyse fısıltıya dönüşmüştü.
"...Okulun bodrum kapısında."