1. bölüm · Son Sığınak
1.Bölüm-Her Zamanki Gibi
Okulun son zili çaldığında koridorlar birkaç saniye içinde kalabalıklaştı. Öğrenciler sınıflardan çıkıyor, bir yandan sohbet ediyor bir yandan da eve yetişmeye çalışıyordu.
Bu kalabalığın arasında her gün olduğu gibi beş kişi aynı noktada buluştu.
Onlar okulun en yakın arkadaş grubuydu.
Neredeyse herkes onları tanıyordu. Çünkü beşi de ne zaman görülse birlikteydi.
Grubun en büyüğü Yaman'dı
Sessizliği severdi. Gereksiz yere konuşmazdı ama konuştuğunda herkes onu dinlerdi. Soğukkanlı yapısı sayesinde arkadaşları arasında doğal bir lider olmuştu.
Yanında yürüyen Rengin, grubun en cesur kızıydı.
Kimsenin haksızlığa uğramasına izin vermezdi. Kararlı yapısıyla bazen öğretmenlere bile itiraz edecek kadar gözü karaydı.
Grubun en hareketli kişisi ise Araz'dı.
Telefonu her dakika elindeydi. Bilgisayar oyunlarına olan ilgisi yüzünden arkadaşları ona hep kızardı. Buna rağmen grubun en komik kişisi oydu.
Onun hemen yanında yürüyen Batın, grubun en küçüğüydü.
Şaka yapmadan duramazdı. Bir gün sessiz kaldığını gören herkes hasta olduğunu düşünürdü.
Ve grubun en sessiz üyesi...
Göksel.
Konuşmaktan çok dinlemeyi severdi. Sessiz görünmesine rağmen ayrıntıları herkesten önce fark ederdi. En zor soruların cevabını çoğu zaman o bulurdu.
...
"Bugün kaç saat oynadın?" diye sordu Batın.
Araz hiç düşünmeden cevap verdi. "Saymadım."
"Çünkü sayı yetmiyor."
Yaman gülümseyerek başını salladı. "Siz ikiniz hiç değişmeyeceksiniz."
"Değişiriz." dedi Araz. "Yeni oyun çıkınca."
Rengin gülerek omzuna hafifçe vurdu. "Bir gün telefonunu saklayacağım."
"O zaman kayıp ilanı veririm."
Batın hemen araya girdi. "Kayıp telefon. Sahibinden daha değerlidir."
Bu sözden sonra beşi birden gülmeye başladı. Okuldan çıkıp her zamanki kafeye doğru yürüdüler. Burası ders çıkışlarında en çok geldikleri yerdi. İçeceklerini aldıktan sonra cam kenarındaki masaya oturdular.
Konu yine hafta sonu planlarına geldi.
"Bu hafta farklı bir şey yapalım." dedi Yaman.
"Mesela?" diye sordu Rengin.
Araz omuz silkti. "Evde oturup oyun oynayabiliriz." Batın gözlerini devirdi.
"Senin için her plan aynı zaten."
Göksel ilk kez konuştu.
"Bence dışarı çıkabiliriz."
Dördü birden ona döndü. Araz şaşkınlıkla gülümsedi.
"Vay...Göksel tam üç kelime söyledi."
Göksel gözlerini devirip içeceğinden bir yudum aldı. Masayı yeniden kahkaha doldurdu.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararmaya başladı. Onlar için her şey sıradandı.
Arkadaşlık...
Kahkahalar...
Planlar...
Hiçbiri, birkaç gün sonra hayatlarının merkezine yerleşecek olan gizemin farkında değildi.
