14. bölüm · Son Sığınak

14.Bölüm-Altıncı Kişi

Melisa Demir

Ayak sesleri giderek yaklaşıyordu.
Beş arkadaş nefeslerini tutmuş, kilitli kapıya bakıyordu. Sanki kapının hemen arkasında biri durmuştu. Kimse tek kelime etmeye cesaret edemedi.
Batın sessizce fısıldadı.
"Kapının...diğer tarafında biri var."
Araz yavaşça kapının kolunu çevirmeyi denedi. Kapı hala kilitliydi. "Açılmıyor..."
O an ayak sesleri kesildi. Koridor yeniden sessizliğe büründü. Yaman derin bir nefes verdi. "Ne olursa olsun, önce şu dolaba bakalım."
Göksel el fenerini tekrar dolabın içine tuttu. Eski kutuların arasında siyah bir dosya gözüne çarptı. Dosyayı dikkatlice çıkardı.
Üzeri tozla kaplıydı. Kapağında tek bir kelime yazıyordu.
"Tanık."
Rengin dosyayı açtı. İlk sayfada eski bir fotoğraf vardı. Fotoğrafta alto genç gülümsüyordu.
Batın şaşkınlıkla fotoğrafa yaklaştı.
"Altı kişi..."
Araz kaşlarını çattı. "ama önceki fotoğrafta sadece beş kişi vardı."
Göksel dikkatlice baktı.
"Çünkü biri kesilip çıkarılmıştı."
Yaman ikinci sayfayı çevirdi. Sayfanın ortasında tek bir cümle yazıyordu:
"Gerçeği bilen altıncı kişiydi."
Altındaki satır ise daha da dikkat çekiciydi.
"Ama artık kimse onun kim olduğunu hatırlamıyor."
Odanın içini derin bir sessizlik kapladı. Batın yavaşça konuştu.
"Bir insan nasıl unutulabilir?"
Kimsenin cevabı yoktu.
Tam dosyayı kapatacakları sırada içinden küçük, siyah bir kart çıktı.
Kartın üzerinde yalnızca bir sayı vardı.
04
Arka yüzünü çevirdiler.
Bu kez tek bir cümle yazıyordu.
"Hatırlayanlar, hedef olur."
Araz istemsizce ürperdi.
"Bu kartları kim bırakıyor?"
O sırada, kilitli kapının dışından üç kez vurma sesi duyuldu.
Tak...
Tak...
Tak...
Bu kez bunun ayak sesi olmadığı kesindi.
Kapıya biri vuruyordu.
Beş arkadaş oldukları yerde donup kaldı.
Çünkü, kapının diğer tarafında gerçekten biri vardı.