12. bölüm · Son Sığınak

12.Bölüm-18 Ekim

Melisa Demir

Beş arkadaş duvardaki yazıya kilitlenmişti.
Kimse tek kelime edemedi. Göksel sessizliği bozdu.
"Bu tarih..."
"...günlükte de yazıyordu."
Yaman başını salladı. "Evet. Ama neden özellikle 18 Ekim?"
Araz düşünceli bir ifadeyle duvara baktı. "Belki o gün bir şey oldu."
"Ya da olacak." dedi Rengin.
Bu ihtimal herkesin içini ürpetti.
...
Ertesi sabah okulun arşiv odasına gitmeye karar verdiler.
Ama bu kez yalnız değillerdi.
Koridorlarda yürürken, arkadalarından aynı ayak sesleri tekrar duydular.
Tak...
Tak...
Tak...
Yaman bir anda arkasını döndü. Koridor boştu.
Batın gergin bir şekilde güldü. "Sanırım bu ses artık benimle yaşamaya başladı."
Araz hariç kimse gülmedi.
...
Arşiv odasına girdiklerinde Göksel eski takvim kayıtlarını incelemeye başladı. Dakikalar sonra bir dosya buldu.
Dosyanın üzerinde tarih yazıyordu:
18 EKİM
Yaman dosyayı açtı. İlk sayfada eski bir gazete kupürü vardı. Başlığı okuduklarında herkes donup kaldı.
"Okulda Beş Öğrenci Gizemli Şekilde Ortadan Kayboldu."
Tarih...
18 Ekim.
Batın yavaşça geri çekildi. "Yani...kaybolanlar, o gün kaybolmuş."
Göksel ikinci sayfayı çevirdi. Sayfa neredeyse boştu. Ortada tek bir cümle yazıyordu.
"Onlar gerçeği aradı."
Bir alt satırda ise ikinci cümle vardı.
"Sıra sizde."
O anda arşiv odasının kapısı büyük bir gürültüyle kapandı.
GÜM
Araz hızla kapıya koştu. Kapıyı açmaya çalıştı.
Açılmıyordu.
"Kilitlendi!"
Rengin de yardım etti. Kapı kıpırdamıyordu. Tam o sırada odanın eski hoparlörlerinden cızırtılı bir ses yükseldi.
"İlk on iki adımı tamamladınız..."
"Şimdi gerçek başlıyor."
Ses kesildi.
Bir saniye sonra...
Odadaki bütün lambalar aynı anda söndü. Karanlığın içinden tek bir el feneri ışığı belirdi.
Işık, odanın en uzak köşesindeki eski dolabı gösteriyordu.