2. bölüm · Son Sığınak
2.Bölüm-Eski Gazete
Cumartesi sabahıydı.
Hafta boyunca yapılan sınavlardan sonra beş arkadaş sonunda rahat bir nefes almıştı. Her zamanki gibi şehir merkezindeki küçük kafede buluşmaya karar verdiler.
Araz, herkesten önce gelmişti.
Elindeki telefonu vardı ama bu kez oyun oynamıyordu. Telefonundan komik videolar izliyor, kendi kendine gülüyordu.
Birkaç saniye sonra Batın içeriye girdi.
"Yine tek başına mı gülüyorsun?"
Araz başını kaldırdı. "Sen gelmeden sıkılıyordum." Batın sandalyeye otururken gülümsedi.
"Ne kadar duygusal."
Ardından Yaman, Rengin ve Göksel de geldi. Siparişlerini verdikten sonra sohbet etmeye başladılar.
"Yaz tatilinde ne yapacağız?" diye sordu Rengin. Batın hiç düşünmeden cevap verdi. "Uyuyacağım."
Araz başını salladı.
"Ne büyük bir hedef."
"Sen?"
"Ben de oyun oynayacağım."
Yaman gülerek araya girdi. "İkiniz gerçekten geleceği düşünmüyorsunuz."
Göksel sessizce pencereden dışarı bakıyordu. Bir süre sonra ayağa kalktı. "Ben biraz kitapçıya uğrayacağım."
"Biz de geliyoruz." dedi Rengin.
Kafeden çıkıp sokağın sonundaki eski bir kitapçıya doğru yürüdüler. Burası yıllardır aynı yerde duran küçük bir dükkandı. İçerisi eski kitap, dergi ve gazete kokuyordu. Göksel rafları incelerken Batın tozlu bir kutunun kapağını açtı. Kutunun içinde yıllar öncesine ait bir gazete vardı.
"Şunlara bakın!" dedi.
Araz gazetelerden birini aldı. Gazetenin sayfaları sararmıştı. Manşette büyük harflerle bir başlık yazıyordu.
"BEŞ GENÇ GİZEMLİ ŞEKİLDE KAYBOLDU."
Bir anda herkes sessizleşti. Rengin gazeteye biraz daha yaklaştı.
"Kaç yıllık bu?"
Göksel tarihi okudu. "On sekiz yıl önce."
Yaman sayfayı değiştirdi. Haberin devamında sadece birkaç satır vardı.
"Beş lise öğrencisi, son olarak okul çıkışında birlikte göründü. Aradan geçen günlere rağmen kendilerinden hiçbir iz bulunamadı."
Araz kaşlarını çattı. "Hepsi aynı anda mı kaybolmuş?"
Batın omuz silkti.
"Belki kaçmışlardır."
Göksel başını iki yana salladı. "Haberlerde öyle yazmıyor."
Tam gazeteyi yerine koyacaklardı ki içinden küçük, eski bir fotoğraf yere düştü. Fotoğrafta beş genç vardı. Hepsi gülümsüyordu.
Tıpkı onlar gibi...
Arkalarında kalemle tek bir cümle yazılmıştı.
"Bazı dostluklar yarım kalır."
Beşi de birkaç saniye boyunca sessiz kaldı. Sonunda Araz derin bir nefes aldı.
"İtiraf edeyim..."
"Bu biraz ürkütücüydü."
Yaman fotoğrafı eline aldı. "Belki de sadece eski bir anıdır."
Kimse cevap vermedi.
Çünkü nedense...
Hiçbiri bunun sadece eski bir fotoğraf olduğuna inanmıyordu.
