11. bölüm · Son Sığınak
11.Bölüm-Gölgenin Ardındaki Kişi
Koridor yeniden sessizliğe büründü
Beş arkadaş oldukları yerde kalmıştı.
Az önce gördükleri siyah kapüşonlu kişi, birkaç saniye içinde karanlığın içinde kaybolmuştu.
"Onu ben de gördüm, değil mi?" diye fısıldadı Batın.
Araz başını salladı.
"Eğer hepimiz aynı şeyi gördüysel... evet."
Rengin koridorun sonuna doğru yürüdü. Kimse yoktu.
Kapılar kapalıydı.
Penceler kilitliydi.
Sanki o kişi hiç orada olmamış gibiydi. Yaman elindeli zarfı açtı. İçinden küçük bir kart çıktı.
Kartın üzerinde yalnızca bir sayı vardı:
03
Arka tarafında ise kısa bir cümle yazıyordu:
"Gerçek, hatırlayanları seçer."
Göksel kartı dikkatlice inceledi. "Bu sayıların bir anlamı olmalı."
"01,02 ve şimdi 03..." dedi Araz.
Batın düşünceli bir şekilde konuştu.
"Belki de toplam kaç tane ipucu olduğunu gösteriyordur."
Tam o sırada Yaman'ın elindeki içinden küçük bir kağıt çıktı. Kağıtta eski bir okul planı vardı.
Planın bir köşesi kırmızı kalemle işaretlenmişti.
İşaretlenen yer...
Okulun kullanılmayan eski konferans salonuydu.
Rengin şaşkınlıkla baktı. "Orası yıllardır kapalı değil mi?" Göksel başını salladı. "Evet. Hatta depoya çevirildiğini duymuştum."
Yaman planı katladı.
"O zaman yarın oraya gidiyoruz."
...
Ertesi gün dersler bitince beş arkadaş eski konferans salonuna doğru yürüdü.
Koridorlar sessizdi.
Salonun büyük kapısı toz içindeydi. Kapının üzerinde yine aynı sembol vardı. Batın derin bir nefes aldı. "Bu sembol artık hiç hoşuma gitmiyor."
Yaman kapıyı itti.
Kapı ağır bir sesle açıldı.
İçerisi karanlıktı.
Eski sandalyeler üst üste yığılmıştı. Tozlu perdeler rüzgarla hafifçe hareket ediyordu. Göksel etrafı incelerken sahnenin arkasında küçük bir masa fark etti. Masanın üzerinde eski bir teyp duruyordu.
Yanında da tek bir kaset vardı.
Kasetin üzerinde şu yazıyordu:
"Dinlemeyin."
Beş arkadaş birbirine baktı.
Araz gülümsedi.
"Bir şeyi dinlemeyin diyorlarsa..."
Batın cümleyi tamamladı.
"...kesin dinlemeliyiz."
Yaman gözlerini devirerek teybe kaseti yerleşirdi.
Teypten önce kısa bir cızırtı sesi geldi. Ardından boğuk bir ses duyuldu:
"Eğer bunu dinliyorsanız..."
"...çoktan Son Sığınak'ın bir parçası oldunuz."
Kaset aniden durdu. Salon yeniden sessizleşti. Ve o an...
Sahnenin arkasındaki duvarda, daha önce olmayan kırmızı bir yazı belirdi:
"SIRADAKİ İPUCU:18 EKİM."
