16. bölüm · Son Bahar
Yanında
14. Bölüm – Sessiz Yakınlık
"Artık bizimle."
Doktorun sözleri odadaki gerginliği biraz olsun hafifletmişti.
Alex yeniden uykuya dalmıştı.
Violet ise hâlâ başucundaki sandalyede oturuyor, elini bırakmıyordu.
Dakikalar sonra Alex'in kirpikleri yeniden kıpırdadı.
Bu kez gözlerini daha rahat açabildi.
İlk gördüğü kişi yine Violet'ti.
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"...Gitmedin."
Violet de hafifçe gülümsedi.
"Gitmedim."
Alex konuşmak isterken yüzünü buruşturdu.
Omzundaki ağrı kendini yeniden hissettirmişti.
Violet hemen ayağa kalktı.
"Konuşma."
"Emir mi veriyorsun, doktor?"
"Bu kez evet."
Alex usulca güldü.
"Binbaşı olduğumu unutuyorsun."
Violet kaşını kaldırdı.
"Şu an sadece hastamsın."
Alex, ilk kez itiraz etmedi.
Sadece gözlerini Violet'ten ayırmadan onu izledi.
"Ne oldu?"
diye sordu Violet.
"Hiç."
Alex'in sesi hâlâ çok kısıktı.
"Sadece... seni görüyorum."
Violet'in kalbi bir an duracak gibi oldu.
Bakışlarını kaçırdı.
"İlaçların etkisi geçince bunu hatırlamayacaksın."
Alex hafifçe başını iki yana salladı.
"Hatırlayacağım."
Odanın kapısı çalındı.
Görevli hemşire içeri girdi.
"Doktor Rodriguez, hastanın dinlenmesi gerekiyor."
Violet başını salladı.
"Tabii."
Ayağa kalkıp kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken arkasından Alex'in sesi geldi.
"...Violet."
Violet durdu.
Arkasını döndü.
"Evet?"
Alex birkaç saniye sustu.
Sanki söylemek istediği onlarca şey vardı ama hiçbirini dile getirecek gücü yoktu.
"Sadece..."
Derin bir nefes aldı.
"Teşekkür ederim."
Violet'in gözleri yumuşadı.
"Bana teşekkür etme."
Alex merakla baktı.
"Neden?"
Violet, kapının yanında dururken ona küçük bir gülümsemeyle baktı.
"Çünkü seni hayatta tutmak... benim için bir görev değildi."
Alex'in bakışları derinleşti.
"Öyleyse neydi?"
Violet bu kez gözlerini kaçırmadı.
"İçimden gelen tek şeydi."
Odanın içinde kısa ama anlamlı bir sessizlik oluştu.
Alex'in yüzünde uzun zamandır görülmeyen kadar içten bir gülümseme belirdi.
"İyi ki gitmemişsin."
Violet de gülümsedi.
"Sen de... iyi ki geri dönmüşsün."
İkisi de birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.
Hiçbiri başka bir şey söylemedi.
Çünkü bazen sessizlik, bütün kelimelerden daha fazlasını anlatıyordu.
